HABER/ANALİZ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 60.Hükümetin eylem planını açıklarken, doğrudan gelir desteği uygulamasına son verileceğini ve ürün bazında destekleme sistemine geçileceğini açıkladı. 2008 bütçesinden tarıma ayrılan kaynak ile 2007 destekleri ödeneceği için  Başbakanın açıkladığı ürün bazında destekleme çiftçiye en erken  2009′da ödenebilir.

Girdi,fiyat ve kredi destekleri kaldırılarak Dünya Bankası ile yapılan anlaşma doğrultusunda 2000 yılında uygulamaya konulan Tarımda Reform Uygulama Projesi ile Doğrudan Gelir Desteği(DGD) uygulamasına geçildi. 2001 yılından beri uygulanan ve üretime, ürüne bağlı olmaksızın alan bazında desteklemeyi öngören DGD, tarım sektörü tarafından hiç bir zaman tam olarak benimsenmedi.

DGD ödemeleri her zaman sorun oldu
Doğrudan gelir desteği, ödemeleri her zaman sorun oldu. Başlangıçta dekar başına ve dolar bazında tespit edilen DGD, daha sonra  Türk Lirası üzerinden belirlendi.Yılda iki taksitle ödenmesi gereken DGD, iki yıl gecikmeli ödenmeye başlandı. Son iki yılda destek azaltıldı.

Ali Ekber YILDIRIM
İZMİR- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 60.Hükümetin Eylem Planı’nı açıklarken tarım sektörünü derinden etkileyecek bir politika değişikliğine gideceklerini söyledi. Erdoğan, “Doğrudan gelir desteğini kaldırıyoruz.Bundan sonra araziye değil,ürüne destek vereceğiz” dedi. Başbakanın açıkladığı destekleme modelindeki değişikliğin çiftçilere yansıması en erken 2009′da olacak. 22 Temmuz seçimlerinden önce 2007 tarım bütçesinin yüzde 95′i harcandığı için 2007 destekleri ödenemiyor. Hükümet, 2008 bütçesinden ayırdığı kaynak ile 2007 desteklerini ödeyecek. Bu nedenle 2008′de yapılacak değişimin çiftçiye yansıması 2009′da olacak.
Başbakan Erdoğan’ın “kaldıracağız” dediği doğrudan gelir desteği, Dünya Bankası’nın önerdiği bir modeldi. Dünya Bankası, Türkiye’nin uyguladığı fiyat, girdi ve kredi desteğinin kamu maliyesi üzerinde çok büyük baskı yarattığını, bu desteklemelerin tarımda serbest piyasanın oluşmasını engellediğini, verilen desteklerin zengin çiftçiye yaradığını ileri sürerek bu sistemden tamamen vazgeçilmesini ve yerine doğrudan gelir desteği uygulamasına geçilmesini istedi. 2000 yılında Dünya Bankası ile imzalanan Ekonomik Reform Kredisi anlaşması çerçevesinde “Tarımda Reform Uygulama Projesi” uygulanmasına karar verildi. Proje ile destekleme sistemi tamamen değiştirilerek doğrudan gelir desteği uygulamasına geçilmesi, bunun altyapısını oluşturmak üzere çiftçi kayıt sisteminin oluşturulması, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin yeniden yapılandırılması hedeflendi. Ancak gelinen noktada bu hedeflerden sadece çiftçi kayıt sisteminde başarı sağlanabildi. Doğrudan gelir desteği uygulaması ise tarım üzerinde çok büyük tahribata yol açtı.
Doğrudan gelir desteği, 14 Mart 2000 tarihli Resmi Gazete de yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı  doğrultusunda, Ankara-Polatlı,  Antalya- Serik ve Manavgat, Adıyaman- Merkez ve Kahta, Trabzon- Akçaabat ve Sürmene ilçelerine bağlı merkezlerde pilot uygulama ile başladı. Üreticilere 199 dekara kadar dekar başına 5 dolar  ödenmesi öngörüldü. Fakat, pilot uygulamada çok ciddi sıkıntılar yaşandı.Ankara Polatlı’da 2 bin kişinin başvurması beklenirken 8 bin kişi başvurdu. Adıyaman Merkez ve Kahta ilçelerinde beyan edilen arazi, Adıyaman’ın toplam arazi varlığından daha büyük olunca ciddi sıkıntılar yaşandı. Buna rağmen Dünya Bankası ısrar etti ve 2001′de DGD ülke genelinde uygulanmaya başlandı.
2001′de üreticiye dekar başına 10 dolar ödenmesi kararlaştırıldı.Dolardaki aşırı yükselme nedeniyle 10 dolar yerine 10 milyon lira(10 YTL) olarak ödendi. Üretici 2001 ödemelerini 2002′de ancak alabildi.  2002′de ise üreticiye dekar başına 13 milyon 500 bin lira (13.5 YTL) doğrudan gelir desteği ödemesi kararlaştırıldı. 2003 ve 2004′te dekar başına 16 milyon lira(16 YTL) ödenirken 2005 ve 2006′da  10 milyon liraya(10 YTL) düşürüldü.
2006′ da kabul edilen Tarım Strateji belgesinde tarımsal destekler içerisinde DGD’ nin payı azaltıldı. Daha önce toplam tarımsal desteklerin yüzde 85′ini oluşturan DGD’ nin payı yüzde 45′e düşürüldü.Geçen yıl kabul edilen Tarım Kanunu’nda DGD uygulamasına yer verildi.
DGD ödemeleri her zaman sorun oldu
Dekar başına ödenen DGD’nin ödenmesinde de her zaman ciddi sıkıntılar yaşandı. Genellikle bir yıl gecikmeli olarak ödenen DGD, 2004′ten itibaren ödemeler iki yıl gecikmeli olarak yapılmaya başlandı. 2004 yılının  ödemeleri 2006′da tamamlanabildi. Hükümet 22 Temmuz 2007 seçiminden önce geçmiş yıllara ait DGD ve diğer birikmiş desteklerin büyük bölümünü ödedi. 5 milyar 300 milyon YTL olan 2007 tarım bütçesinin 5 milyar YTL’ si seçimden önce harcadı. 2007 yılına ait hayvancılık, kuraklık, destekleme primleri ve benzeri desteklerin hiçbiri ödenmedi. Ödenemiyor çünkü bütçede para yok. 2008 bütçesi ile 2007′nin destekleri ödenecek. Çiftçiler 2007 desteklerini alamadıkları için her gün Ankara’da Tarım Bakanlığı’nın kapısını aşındırıyor. Köşeye sıkışan hükümet, destekleme sistemini değiştirerek hem üreticinin memnun olmadığı DGD’ den kurtulmayı hem de 1 yıl zaman kazanmayı hedefliyor. Başbakan Erdoğan’ın açıklamaları doğrultusunda DGD kaldırılırsa 2008 için DGD açıklanmayacak. Ürün bazında desteklemeler ise çiftçiye en erken 2009′da ulaşacak.
Üretim yerine arazi desteklendi
Arazi büyüklüğü ve kadastro çalışmalarındaki sorunlar nedeniyle DGD, bazı bölgelerdeki çiftçiler için önemli bir gelir kaynağı olurken bazı bölgelerde üreticinin başvuru masraflarını bile karşılamaktan uzaktı. Karadeniz Bölgesi’ndeki çiftçiler ortalama 170 milyon lira destek alırken Güneydoğu veya İç Anadolu’daki bir çiftçi 1.5 milyar lira destek alıyor.Dünya Bankası’nın önerdiği doğrudan gelir desteği de yoksul çiftçiye değil, zengin çiftçiye yaradı.
DGD’ nin en önemli özelliği ise, üretime ve ürüne bağlı olmaksızın çiftçiye verilmesidir.Tapu sahibi olan herkes üretim yapsın yapmasın bu destekten yararlanabiliyor.Avrupa Birliği’nin üretim fazlası olan ürünlerde üretim artışını frenlemek için uyguladığı DGD’ nin Türkiye’de uygulanması bir çok üründe üretimin düşmesine neden olurken çiftçiyi tembelleştirdi. Çiftçi üretim yapmadan destek aldı. Özellikle Güneydoğu da büyük toprak sahipleri DGD zengini oldu. Başlangıçtan 2005′e kadar DGD tüm çiftçilere eşit olarak ödenirken iki yıldan beri toprak analizi yapan çiftçiler ile organik üretim yapan çiftçilere ek bir ödeme yapılıyor.
Mazot ve gübre desteği nasıl verilecek?
Başbakan Erdoğan’ın açıklamaları doğrultusunda DGD kaldırılırsa  mazot ve kimyevi gübre desteği de bundan etkilenecek. Mazot ve gübre desteği DGD kayıtları esas alınarak üreticiye veriliyor. DGD kaldırılınca mazot ve gübre desteğinin nasıl verileceği, bu iki desteğin de kaldırılıp kaldırılmayacağı merak konusu.
Havza bazında destekleme ne olacak?
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı destekleme uygulamaları konusunda iki önemli çalışması var. İki yılı aşkın bir süredir üzerinde çalışılan “Havza Bazlı Destekleme Projesi” uygulamaya geçilemedi. DGD kaldırıldığında Havza Bazlı Destekleme Projesi’ne işlerlik kazandırılması bekleniyor. Proje ile ürün bazında desteklemeden çok havza bazında destekleme  hedefleniyor. Havza bazında destekleme ile ürün planlaması hedefleniyor. Belli ürünler sadece belli bölgelerde desteklenecek. Edirne’de ayçiçeği desteklenecekse Ege’deki ayçiçeği üreticisine destek verilmeyecek. Ege’de, GAP’ta  pamuk üreten çiftçiye destek verilecek, fakat Balıkesir’de, Çanakkale’de veya başka bir yerde  pamuk üreten çiftçiye destek verilmeyecek. Konya’da buğday desteklenecek. Karadeniz’de fındık.
Destekleme priminde doğrudan ödemeye geçiliyor
Hükümetin destekleme konusunda yaptığı ikinci bir çalışma ise yağlı tohumlara verilen destekleme priminin miktar bazından alan bazına geçilmesi. Başbakan’ın kaldıracaklarını söylediği doğrudan destek uygulaması yağlı tohumlarda farklı bir biçimde uygulanacak. Buna göre, kütlü pamuk, soya fasulyesi, dane mısır, yağlık ayçiçeği, kanola, aspir ve zeytinyağında kilo başına yapılan destekleme primi, verime bakılmaksızın alan üzerinden yani araziye verilecek. Türkiye’de destekleme primi uygulaması 1993′te pamuk ile başladı. Ürün bazında verilen destekleme primi, üreticiyi de ihracatçıyı memnun eden bir sistem. Tarım Bakanlığı, Avrupa Birliği’nin alan bazlı doğrudan destekleme sistemini örnek alarak bunu değiştirmek için çalışmalar başlattı. Bugüne kadar kilo başına alınan destek bundan sonra alan üzerinden doğrudan gelir desteği olarak verilecek. Mevcut sistemde pamuk üreten bir çiftçi ürettiği kütlü pamuğa kilo başına destek alıyor. Alan bazlı desteklemeye geçilirse Türkiye’nin ortalama pamuk verimi dekara 400 kilo kabul ediliyor ve destekleme bunun üzerinden verilecek. Yani bir çiftçi dekardan 600 kilo pamuk alsa bile sadece 400 kilosuna destek alacak, 200 kilosu desteklenmeyecek. Tarım Bakanlığı alan bazlı doğrudan gelir desteği üzerinde çalışırken, Başbakan’ın “doğrudan gelir desteği uygulamasına son verilecek” sözleri şaşkınlık yarattı.
Başbakanın söylediği gibi doğrudan gelir desteğinden vazgeçilerek ürün bazlı destekleme modeline geçilirse 2000 öncesi sisteme yani taban fiyat ve görev zararı uygulamasına geri dönülecek.
Görev zararı dönemi yeniden başladı
2000 öncesinde tarım sektörünün en önemli sorunu olan ve devlet bütçesine de ağır yük getiren görev zararı uygulamasına dönülmesi endişe ile karşılanıyor. Fındıkta bunun ilk adımı atıldı. Fiskobirlik’i  devre dışı bırakarak fındığı Toprak Mahsulleri Ofisi’ne aldıran Hükümet, 13 Kasım 2007′de çıkardığı kararname ile TMO’nun fındık alımından, satımına,  fındığın yağlığa ayrılmasından doğacak tüm zararların Hazine tarafından üstlenilmesini kabul etti.
Başbakanın ürün bazında destek sözü diğer ürünlerde de uygulanırsa fındıkta olduğu gibi, tütünde, pancarda, üzümde, ayçiçeğinde her üründe görev zararı dönemi yeniden başlayacak. Zaten tarım satış kooperatifleri birlikleri de TMO’ya tanınan görev zararı imtiyazının kendilerine de tanınmasını istiyor.

Tablo:

Doğrudan Gelir desteği ödemeleri
Yıl                    DGD Ödemesi(Milyon YTL)   
———–         ———————————–                       
2001              84              
2002          1.877
2003          1.942
2004          2.120
2005          1.675
2006*         2.639
2007          Ödenmedi 

*ödemelerin 1 milyar YTL’ si 2004 yılına aittir.
Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı