Reklam Ver

Defne Koryürek’ten ayrılık kararı

Fikir Sahibi Damaklar(FSD)’ın Kurucu Lideri,Slow Food Türkiye Temsilcisi Defne Koryürek bu görevlerinden ayrıldığını duyurdu. “Etiket Hafiyesi”, “GDO’lar Yönetilemez Yasaklanmalıdır”, “İstanbul Lüfere Hasret Kalmasın” ve “Yedikule Bostanları Tarihi Misyonunu ve Geleneksel Fonksiyonunu Korusun” başlıklı kampanyaların öncüsü ve son yılların en etkin sivil toplum liderlerinden olan Defne Koryürek’in yayınladığı veda mesajı şöyle:

Değerli dostlarım, yol arkadaşlarım, Slow Food destekçileri,
Uzun bir yolun yepyeni bir çatalı var önüme açılan. bugün sizlerle paylaşmak istediğim bir kısa hikayem, dört arkadaşım ve bir de vedam var.
Hikayenin önemli kısmı sizlersiniz, Fikir Sahibi Damaklar’ın 14 yılın hikayesi..
Hatırlayacaksınız. Fikir Sahibi Damaklar’ı 2002’de kurduk. Önceleri bir masa hareketiydi.
Paylaşılan bir tas yemeğin etrafında bir araya gelen ve gelecek yeme içme kanaat önderlerinin yarına, üretime ve zanaate dair derin ve ortak bir kavrayış oluşturacağı hayaliyle başladık yola. 2004’de dönemin en yaygın ve derinleşme imkanı sağlayan sosyal platformunu kullanmaya başladık ve Fikir Sahibi Damaklar bir blog’a dönüştü. 2006’da bir dergi olarak denedik sesimizi. Aynı yıl Terra Madre’ye davet edildik ve bu küçük gayret 2007’de de bir Slow Food konviviyumuna dönüştü.
Ne macera ama, bakıyorum da şimdi geriye!
Fikir Sahibi Damaklar hareketi Slow Food çatısı altında “Etiket Hafiyesi”, “GDO’lar Yönetilemez Yasaklanmalıdır”, “İstanbul Lüfere Hasret Kalmasın” ve “Yedikule Bostanları Tarihi Misyonunu ve Geleneksel Fonksiyonunu Korusun” başlıklı kampanyaları gerçekleştirdi.
Bu dönemde ekip arkadaşlarım fevkalade koşullarda “İstanbul’un Lüfer Bayramı” ve “İstanbul’un Marul Bayramı” adlı iki yerel kutlamanın yanı sıra; “Slow Fish İstanbul” ve “Slow Olive” gibi iki de uluslararası etkinlik başlattılar. Bu sürecin bir parçası olduğum için gururluyum.
Slow Food hareketi, malumunuz, bir yerel oluşumlar, yerel liderler hareketi. ben, bu hareketin İstanbul’dan dünyaya bakan bir lideri olarak ve bu gayretlerin, bu kampanyaların neticesinde, 2012’de, Slow Food Uluslararası Konseyi’ne seçildim. Slow Food’un politikasının nasıl inşa olduğunu, nasıl şekil aldığını birinci elden görme imkanım oldu. Meseleyi yerelden çıkartıp coğrafya olarak değerlendirme şansı edindim. Türkiye’nin Balkanlar ve Orta Doğu coğrafyasında öncü bir yer edinmesi için uğraş verdim.
Sıradışı bir tecrübeydi. minnettarım.
Gerek Slow Food yönetiminin ve gerekse de Fikir Sahibi Damaklar hareketi ekip arkadaşlarımın bana emanet ettiği sorumlulukları severek omuzladım. Hakkını vermek için çok çalıştım.Eminim olmuştur eksiklerim, şüphesiz ama karşılıksız ve mazeretsiz çalışmayı sevdim. Hiç bütçeleri, var neticelere çevirmek beni bir başka ihtimalin mümkün olduğuna her şeyden çok ikna etti.Bahtiyarım.
Ama pek çoğunuzun bildiği üzere üç yıl önce bir karar aldım: 2016 sonu itibarı ile tüm görevlerimden çekiliyorum.
Bu kararımın arkasında benim kendi gelişimimde başka bir ufka büyümüş olmamın yanı sıra; Slow Food’un gelişiminin bir kaç liderle sınırlanmaması, aksine bir bayrak yarışı gibi genç kuşaklara, yeni liderlere devredilmesi gerektiğine inancım var.
Bu vesile ile Slow Food, Fikir Sahibi Damaklar hareketinde yeni dönem/yeni kuşak liderleri sizlere tanıtmaktan onur duyarım: Slow Food Gençlik Ağı’ndan tanıdığınız Ayşenur Arslanoğlu, Yedikule Bostanları ve Yenilebilir Bahçeler çalışma grubundan tanıdığınız Dilek Yuruk ve Slow Olive koordinasyonu ile tanıdığınız Alen Mevlat.
Birlikte yıllarca çalıştığım bu ekip arkadaşlarımın bana ihtiyaç duyacaklarına hiç ihtimal vermiyorsam da sizlerin huzurunda ifade etmek isterim: her zaman yanlarındayım.
Ayrıca Aysen Ergene’yi de tanımanızı arzu ediyorum zira o da Slow Food’un bölge ofisini kurmak üzere aramıza katılmış bulunuyor. yolu uzun ve meşakkatli.
Değerli dostlarım, yol arkadaşlarım, Slow Food destekçileri,
Fikir Sahibi Damaklar’ın 14, Slow Food’un Türkiye’de 9 yılına tanıklık etmiş bir gönüllü/lider olarak, gayretlerimizin bizleri daha iyi, daha adil ve daha temiz bir yarına taşıdığına inancımı tekrarlamak istiyorum.
Yolları farklı ihtimallere çatallanarak çeşitlenen bu hayatta birbirimize kattığımız, birbirimizle katlanan, bizleri çoğaltan tecrübelerin sayısı çok önemli. Ben her birinizin benim tecrübeme kattıklarınız için şükranımı dile getirmek isterim. Kendimi çok şanslı addediyorum.
Tekrar karşılaşacak, yeniden buluşacak ve ufka beraber bakmaya devam edeceğiz şüphesiz. Ancak Slow Food sorumluluklarımı devretme vaktim geldi.
Dilerim bu yolu daha nice genç liderler yürüsün. artsın sayımız, çoğalalım, bayraklarımız birinden bir diğerine devrolarak geleceğe ulaşsın.
Yeniden buluşuncaya dek, en derin muhabbetimle,

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız