Reklam Ver

Hayvancılık sektörü yüksek girdi maliyetleri, ucuz et ve hayvan ithalatı ile rekabet gücünü yitirirken bir yandan da kaba yem açığı nedeniyle ot, saman ve yonca fiyatındaki artışla yeni bir çıkmaza sürükleniyor.
Hayvan sayısı arttı üretim artmadı
Hükümetin verdiği sıfır faizli kredi ile binlerce yeni hayvancılık işletmesinin kurulması ile hayvan sayısında artış oldu. Hayvan sayısındaki artışa rağmen yonca, ot ve saman üretiminin yeterince artmaması bu ürünlere olan yüksek talep nedeniyle fiyat artışı yüzde 300-400’ü buldu. Ot, yonca ve saman fiyatındaki hızlı artış hayvancılık sektörünün kabusu oldu.
İhracat engellensin ithalat açılsın
Ot,saman ve yonca fiyatındaki artışın durması için Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği, Gıda,Tarım ve hayvancılık Bakanlığı ile İhracat Genel Müdürlüğüne başvurarak ihracatın durdurulmasını istedi. Türkiye Yem Sanayicileri Birliği ise, bakanlığa ithalatın önünün açılması için başvurdu.
Kaba yem fiyatı neden artıyor?
1- Sıfır faizli kredi ile kurulan binlerce işletmeye hayvan ithal edildi. Hayvan sayısı artmasına rağmen kaba yem üretimi aynı oranda artırılmadığı için arz talebi karşılamıyor
2- Yem bitkilerine verilen desteklerin son 5 yılda birkaç kuruşluk artış dışında sabit kalması, üreticilerin yem bitkileri üretimine teşvik edilmemesi nedeniyle üretimin artırılamaması.
3- Daha önce hayvancılık yapmamış ve sıfır faizli kredinin cazibesi ile sektöre girenlerin bilinçsiz kaba yem talebi. Yoncayı, samanı, otu bilmeyen tanımayan bu yatırımcılar piyasaya bilinçsiz ve kontrolsüz girerek fiyatı yükseltti.
4- Piyasadan yüksek miktarda kaba yem alarak stoklayan spekülatörlerin fiyat artışında önemli rolü var.
5- Ürdün, Libya, Suudi Arabistan’a kaba yem ihracatının yapılması fiyatı artırıyor.

Ali Ekber Yıldırım
İZMİR
-Ot, saman ve yonca gibi kaba yem fiyatındaki hızlı artış hayvancılık sektörünün kabusu oldu. Yüksek girdi maliyetleri, canlı hayvan ve et ithalatı ile büyük sıkıntıya giren hayvancılık sektörü şimdide kaba yem fiyatındaki artışın kabusunu yaşıyor.
Geçen yıl kilosu 10-15 kuruş olan saman şu sıralar 50 kuruşa satılmasına rağmen saman bulunamıyor. Geçen yıla göre kuru ot, yonca ve diğer kaba yemlerin fiyatı da birkaç kat arttı. Geçen yıl 30 kuruş olan yoncanın kilosu 65 kuruşa ulaştı. Önlem alınmazsa 1 lirayı bulacağı endişesi var.
Hayvancılık sektörü temsilcileri hayvan sayısındaki artışla aynı oranda yem üretiminin artmaması, yem bitkilerine verilen desteklerin artırılmaması, hayvancılığı bilmeden sektöre girenlerin bilinçsizce yem talebini artırmaları ve piyasadan kaba yemi alarak stoklayan spekülatörlerin fiyat artışında etkili olduğu görüşünü dile getiriyor
Saman altın değerinde
Yıllarca para etmediği için tarlada çürümeye terk edilen saman, bugün altın değerinde bir ürün oldu. Yonca, ot gibi kaliteli kaba yemlerle karşılaştırılmayacak kadar kalitesiz olan saman, fiyatı nedeniyle şu günlerde en önemli ürünlerden biri oldu. Samanın 25 kiloluk balyası geçen yıla kadar 2-3 liradan satılırken bugünlerde 10 liranın üzerinde satılıyor. Bölgelere göre 13-14 liraya alıcı buluyor. Hayvancılık yapanlar saman fiyatının spekülatörler tarafından artırılmasından ve hükümetin seyirci kalmasından yakınıyor. Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlikleri üyelerine zorunlu olmadıkça saman almamalarını alternatif ürünleri kullanmalarını istiyor.
Hayvan sayısı arttı yem üretimi artmadı
Hükümetin 2010’dan bu yana verdiği sıfır faizli hayvancılık kredileri ile binlerce yeni hayvancılık işletmesi kuruldu. Kurulan işletmelere yurt dışından yüz binlerce hayvan ithal edildi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verilerine göre 31 Aralık 2011 tarihi itibariyle 101 bin girişimci hayvancılığa verilen 5.6 milyar liralık düşük faizli krediyi kullandı. Ayrıca, 2002 yılında 50 baş üzeri hayvancılık işletmesi 4 bin 300 iken bugün 24 bin işletmede 50 baş üzeri hayvan var. Yatırımlar ve buna bağlı olarak hayvan varlığı artarken bu hayvanlara yedirilecek kaba yem üretiminde artış olmadı. Zaten arz açığı olan kaba yemdeki açık daha da büyüdü. Bu da fiyatların aşırı yükselmesindeki en önemli etkenlerden biri.
Yem bitkileri desteği yerinde saydı
Hükümet, 2007 ve 2008’de yaşanan büyük kuraklık sonrası hayvancılık desteklerini artırmak yerine azalttı. 2007?de 10?dan fazla kalemde verilen yem desteği hem miktar olarak hem de kapsam olarak daraltıldı. Dekar başına 130 lira olan yonca desteği 103.5 liraya, korunga desteği 80 liradan 67.5 liraya, yapay çayır, mera desteği 100 liradan 67.5 liraya, fiğ, macar fiği desteği 50 liradan 30 liraya, silajlık mısır desteği 60 liradan 40.5 liraya düşürüldü. Sertifikalı tohum kullananlara yapılan yüzde 5 ve kalkınmada öncelikli yöreler için uygulanan yüzde 10 ilave destek, sertifikalı yem bitkileri tohumluğu üretenlere yapılan destekler tamamen kaldırıldı. Bütçe Türkiye Büyük Millet meclisi’nde kabul edilirken Uluslar arası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın telkini ile tarım desteklerinde yüzde 10 kesinti yapılınca destekler daha da azaldı. Desteklerin düşürülmesi kaba yem açığının büyümesine neden oldu. Sonraki yıllarda da yem desteklerinde ciddi hiçbir artış yapılmadı.2008’den bu yana yem desteklerinde ciddi hiçbir artış yapılmadı. Göstermelik olarak bir iki üründe 3-5 kuruşluk artışlar yapıldı.Kuru yonca desteği ve silajlık kuru mısır desteği 4 yıldır aynı. Destekler artmadığı için üretici yem bitkisi üretiminden çekildi. Yem fiyatlarındaki artışın önemli nedenlerinden biriside bu yanlış destek politikası oldu
Üretimde sorun var
Hayvancılık sektörü için en önemli kaba yemlerden biri olan yonca Türkiye’nin birçok yerinde yetiştiriliyor. Ticari olarak üretimin yaygın olduğu merkezler ise, Iğdır, Aksaray ve Konya. Özellikle Aksaray’da yetiştirilen yonca hem hayvancılık sektörü hem de ihracatta çok tercih ediliyor. Bu nedenle, Aksaray bu işin borsası gibi. Yıllık 60 bin ton civarında yonca üretimi yapılan Aksaray’da yeterince su olmadığı için üretim artırılamıyor.Üreticiler yonca tohumu bulmakta da sıkıntı yaşadıklarını ifade ediyor.
Aksaray ve yöresinde yonca üretimi, ticareti ve ihracatı yapan Uzunoba Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Örkçü yonca piyasasındaki gelişmeleri DÜNYA’ ya şöyle değerlendirdi: “Yonca üretiminde Iğdır yıllık 80-90 bin ton, Konya Karapınar 80 bin ton ve Aksaray 60 bin ton üretimi ile öne çıkıyor. Yüksek protein oranı ve düşük nem oranı nedeniyle Aksaray yoncası daha çok tercih ediliyor. Şu anda sektörde yaşanan sıkıntıların temelinde ataerkil üretim ve ticaret anlayışı yatıyor. Yonca ile ilgili birlik ya da kooperatif olmadığı için üretici kafasına göre birinci biçim için bir fiyat belirliyor sonra ikinci üçüncü, dördüncü biçim diye kademeli olarak bu fiyatı artırıyor. Talep çok olunca da fiyat yüksek belirleniyor. Bu sene yoncanın kilosu 40-50 kuruşla başladı kısa sürede 70 kuruşa dayandı.”
Otu, samanı yoncayı bilmeyenler hayvancılık yapıyor
Kurulan bir çok hayvancılık işletmesinin profesyonel olmadığını belirten Örkçü: “Devlet sıfır faizli kredi verince hayvancılığı bilen bilmeyen herkes bu işe girdi. Adamlar 10 dekarlık alana 3 bin 5 bin başlık işletme kuruyor. Yem üretimi yok. İhtiyacını piyasadan karşılamaya çalışıyor. Ama, yoncayı, otu, samanı birbirinden ayırt edemeyecek kadar bilgisiz yatırımcılar var. Yonca istiyorlar, işe yaramaz başka bir ot versen alıp hayvana yedirecek. Çünkü yoncayı bilmiyor. Daha önce tekstil, müteahhitlik işi yapanlar, doktorlar, avukatlar yani hayvancılığı hiç bilmeyenler bugün hayvancılık işletmesi sahibi. Bunların bilinçsizliği ve bilmeden talebi yükseltmeleri de fiyatı artıran önemli etkenlerden birisi” diye konuştu.
İhracat için talep çok
Türkiye’nin 2009 ve 2010’da yoğun olarak yonca ihracatı yaptığını ancak son iki yıldır ihracatın azaldığını belirten Örkçü, Suriye’deki karışıklığın ihracatı durma noktasına getirdiğini söyledi. İhracat için her gün talep aldıklarını belirterek şunları söyledi: “ Geçen yıla kadar Türkiye’den tonu 200 dolara Ürdün, Dubai, Katar, Suudi Arabistan’a yonca ihraç edildi. Bugünde 10 bin tonluk, 5 bin tonluk talepler geliyor. Fakat Suriye’deki olaylar nedeniyle ihracat yapılamıyor. Çünkü Türkiye’den bu ülkelere Suriye üzerinden transit gidiyordu. Suriye olumsuz etkiledi. Ayrıca fiyat da yükseldi.İç piyasa fiyatı daha cazip olunca kimse ihracatla uğraşmak istemiyor.”
Stokçular piyasayı yönlendiriyor
Fiyatların yükselmesinde stokçuların da önemli rolü olduğunu anlatan Örkçü, Konya merkezli bir firmanın Aksaray’da üreticilere piyasanın çok üzerinde fiyat vererek 15 bin tondan fazla yonca alarak stokladığını iddia etti. Örkçü: “Piyasayı bozan stokçular var. Bu dönemde piyasanın üzerinde bir fiyatla yoncayı alıyorlar ve stokluyorlar. Bugün kilosunu 40 kuruşa aldıysa birkaç ay sonra 70-80 kuruşa satacaklar. Aksaray’daki yoncanın dörtte birini bir tek firma alıp stokluyor. Bu nedenle piyasa talebe cevap veremiyor ve fiyat yükseliyor. Bu işte de ciddi spekülatörler var. Bunun bir şekilde önlenmesi gerekiyor” diye konuştu.
İhracat durdurulsun,ithalat açılsın
Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na ve İhracat Genel Müdürlüğü’ne ot, saman ve yonca gibi kaba yemlerin ihracatının durdurulması için başvurdu. Türkiye Yem Sanayicileri Birliği ise kuru ot ithalatına izin verilmesi için benzer bir başvuru yaptı. Miktar olarak somut veriler olmamasına karşın, Türkiye’den Ürdün, Dubai, Katar, Suudi Arabistan ve diğer Ortadoğu ülkelerine yonca ve kuru ot ihraç ediliyor. İhracatın önemli bölümü Suriye üzerinden yapılıyor. Suriye’deki olaylar ve Türkiye’nin kapıları kapatması ile ihracatta ciddi bir azalma olduğu ifade ediliyor. Ayrıca Türkiye’de fiyatların aşırı yükselmesi de ihracatı azaltan bir başka önemli etken. Buna rağmen ihracatın durdurulmasının açıklanması bile psikolojik olarak fiyatları aşağı çekeceği ve özellikle spekülatörleri stok yapmaktan vazgeçireceği belirtiliyor.
İthalat için 3 ülke var
İhracatta Türkiye’nin rakiplerinin Amerika Birleşik Devletleri, İspanya ve Kazakistan. Türkiye’den yonca alan ülkeler şimdi bu pazarlara yöneldi. Türkiye’de yonca ithalatı yasak ama bunun önü açılırsa bu ülkelerden ithalat yapılabilir.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız