Reklam Ver

Fındık sezonu öncesinde Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Grup Başkan Vekili ve Giresun Milletvekili Nurettin Canikli çok önemli bir açıklama yaptı: Canikli’nin açıklamasına göre, Türkiye’nin en büyük tarım satış kooperatif birliklerinden biri olan Fiskobirlik devletleştirilecek. Çaykur gibi bir genel müdürlük olacak. Türkiye’nin İlk Kadın Başbakanı Tansu Çiller de “Tarım birliklerini özelleştireceğiz” demişti. Birliklerin çiftçilerin kurduğu ve ortağı olduğu örgütlenmeler olduğunu yok sayarak.Sonraki yıllarda özerkleştirme adı altında birlikler tasfiyeye zorlandı.
Siyasetçiler her dönemde tarım satış kooperatifleri birliklerini kendi siyasi amaçları doğrultusunda yönetmeye ve şekillendirmeye çalıştı.
Tarımın desteklenmesi ile birliklerin yönetilmesi birbirine karıştırıldı. ‘Madem destek veriyoruz istediğimiz gibi yönetiriz’ anlayışı hep egemen oldu. Nurettin Canikli konuyu çok samimi sözlerle ifade etmiş: “Davul bizde tokmak başkasında. Davulun da tokmağın da bizde olmasını istiyoruz.”
AKP Hükümeti 2002’de görev başına geldikten sonra özellikle Fiskobirlik’le yakından ilgilendi. O dönemin Fiskobirlik yönetimine 2003 ürünü fındığın fiyatını 2 lira olarak dikte etti. Birlik yönetimi bu fiyatı kabul etmeyerek 2.5 liralık fiyat açıklayınca da kıyamet koptu.
Bu olaydan sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet yetkilileri her fırsatta Fiskobirlik’i hedef alan açıklamalar yaptı. O dönemdeki yöneticileri, yetim hakkı yemekle suçlandı. Fiskobirlik’in 200 milyon liralık kredi talebi geri çevrildi ve birlik çıkmaza sürüklendi. Özel bankaların kredi vermesi bile engellendi. Üç kez yapılan birlik genel kurulunda AKP’nin desteklediği liste kaybetti. Baskılar daha da arttı.
Fiskobirlik yönetimi dize getirilemeyince, 1938 yılından beri fındık alımı yapan Fiskobirlik devre dışı bırakılarak 2006 yılında ilk kez Toprak Mahsulleri Ofisi’ne devlet adına fındık alma görevi verildi. Fiskobirlik’e 200 milyon lira kredi verilmezken, Toprak Mahsulleri Ofisi’ne fındık alım görevi verilerek devlet hazinesi milyarlarca lira zarara uğratıldı.
Hükümetle Fiskobirlik arasında yaşanan kavga fındığa ve fındık üreticisine ciddi zarar verdi. Birileri bundan çok iyi yararlandı. Fındıkta yeni zenginler türedi.
Yoğun baskı ve yıldırma politikası ile Fiskobirlik yönetimi değiştirildi. Yönetim değişti fakat hükümetin bakışı değişmedi. Seçim dönemlerinde üreticiye ve Fiskobirlik’e mavi boncuk verildi, sonrasında yok etme süreci işletildi.
Bundan üç yıl önce Toprak Mahsulleri Ofisi’ni de fındık alımından çeken ve fındığı tamamen serbest piyasanın insafına bırakan hükümet, 2009’da 3 yıllık “yeni fındık stratejisi” uygulamaya koydu Bu stratejinin devlet hazinesine faturası da 2.8 milyar lira.
Genel seçiminden önce hükümet bir kez daha üreticiye ve Fiskobirlik’e mavi boncuk verdi. Çıkarılan kararname ile Toprak Mahsulleri Ofisi’nin deposundan Fiskobirlik’e 50 bin ton fındık verilmesi kararlaştırıldı. Fiskobirlik, kilosunu 1 lira 20 kuruştan alacağı fındığı işleyerek satacak ve üreticiye olan borcunu ödeyecekti. Fakat, Cumhurbaşkanı’na gönderilirken gizli bir el kararnameye Fiskobirlik’e verilecek fındığın sadece yağ üretiminde kullanılacağı şartını eklediği ortaya çıktı. Böylece seçimden bir gün önce çıkarılan kararname uygulanamaz hale geldi.
Seçimden sonra tek başına iktidara gelen AKP, fındık sezonu öncesinde yeni bir operasyon başlattı. AKP Grup Başkan Vekili Nurettin Canikli, Başbakan Erdoğan’ın talimatı ile Fiskobirlik’i devletleştirecek çalışmayı başlattıklarını açıkladı. Canikli’nin açıklamasına göre, Fiskobirlik’in üreticiye olan 80 milyon lira borcu devlet tarafından ödenecek. Fiskobirlik devlete bağlı bir genel müdürlük olacak.
Fiskobirlik önce devletleştirilecek sonra da Tansu Çiller’in arzu ettiği gibi belki de özelleştirilecek. En etkisiz olduğu dönemde bile fındık üreticisinin umudu olan Fiskobirlik, tamamen tarihe karışacak ve üretici örgütsüz kalacak.
Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, borçların üstlenilmesini sevinçle, Fiskobirlik’in devletleştirilmesini ise temkinli karşıladıklarını söylüyor. Hatta bunun kolay olmayacağını vurguluyor.
Diyelim ki Fiskobirlik devletleştirildi ve Çaykur gibi bir genel müdürlük oldu. O zaman ne olacak?
Genel müdürü ve yöneticileri devlet tarafından atanacak. Fiskobirlik devlet adına fındık alacak, satacak ve zararı devlet hazinesine yazılacak. Yıllarca bu yapıldı. Üreticiye ve fındık sektörüne bir yararı olmadı. Ayrıca, Fiskobirlik’in üreticiye olan borcu ödenecekse Türkiye’deki diğer 15 birliğin borcu neden ödenmiyor?
Fiskobirlik gibi zor günler yaşayan ve kapanmak zorunda kalan Kayısıbirlik’in günahı neydi?
Çukobirlik, Tariş Pamuk Birliği ve diğerleri neden devletten aynı desteği göremediler ve borç kapatmak için gayrimenkullerini, fabrikalarını yok pahasına satmak zorunda kaldılar?
Fındığa ve Fiskobirlik’e bu ayrıcalık neden?
Yoksa operasyonun perde arkasında başka şeyler mi var?
Acaba, fındık üretiminin 400 bin tonun altında olduğu bir sezonda, fındık altın değerinde bir ürün olacakken yine hedef mi şaşırtılıyor?
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin deposundaki binlerce ton fındık sezon öncesinde ucuz fiyatla satıldı. Birileri bu fındığı stokladı. Rekolte düşük olduğu için ucuza alınan fındıklar çok yüksek fiyatla satılacak. Birileri ciddi paralar kazanacak. Perde arkasında bu numara çevrilirken, Türkiye, Fiskobirlik’e yönelik operasyonu konuşuyor olacak. Kimbilir belki de biz abartıyoruz. Ne dersiniz?

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız