Reklam Ver

Geçmiş yıllara oranla fındıkta sakin bir sezon yaşanıyor. Sektöre en çok finansman sağlayan bankalardan biri olan Garanti Bankası’nın Genel Müdür Yardımcısı Turgay Gönensin’ in işaret ettiği gibi belki de “fırtına öncesi sessizlik” bu.
Sektörde geçmişe oranla bu sezon tartışmaların azalmasında Toprak Mahsulleri Ofisi(TMO)’nin önemli bir payı var.
Geçen yıl siyasi bir karar ile Fiskobirlik devre dışı bırakıldı. TMO ilk kez arz fazlası fındığı almakla görevlendirildi. TMO, uluslararası piyasadaki kredibilitesini kullanarak dış piyasalardan kredi aldı. Hiçbir  finansman sorunu yaşamadan üreticiden fındık aldı ve parasını son kuruşuna kadar ödedi.
Fakat, Hükümet ile Fiskobirlik arasındaki tartışma, kavga devam etti. Seçim gündeme gelince Başbakan Tayyip Erdoğan fındıkçılarla ve onların kuruluşu Fiskobirlik ile barıştı. 2007-2008 sezonunda TMO ile Fiskobirlik’in birlikte hareket etmesini istedi. Fındık alması ve borçlarını ödemesi için Fiskobirlik’ e kredi açıldı. Deposundaki eski yıllara ait fındığın satın alınacağı sözü verildi.
Sezonun açılmasından bu yana bir ay geçti. TMO ile Fiskobirlik arasında ciddi bir sorun yok. Bu bir aylık dönemde 38 bin üretici fındık satmak için TMO’dan randevu aldı. Bu üreticiler ellerinde  91 bin 135 ton kabuklu fındık olduğunu beyan etti. TMO, beyan edilen fındığın yaklaşık üçte birini, 27 bin ton kabuklu fındık aldı.
Geçen sezondan deposunda 162 bin ton kabuklu fındığı olan TMO’nun  yeni alımlarla birlikte ay sonuna kadar toplam fındık stoğu 200 bin tona ulaşacak.
Ödemeler konusunda herhangi bir sıkıntısı yok. TMO, aldığı fındığın yarısını peşin yarısını 15 gün sonra ödüyor. Geçen yıl uluslararası piyasalardan borç alarak fındık parasını ödemişti. Bu yıl ise, şansı yaver gitti ve  hububat parası ile fındık alıyor.
Üretimdeki düşüş nedeniyle serbest piyasada fiyat artınca çiftçi buğdayını TMO yerine tüccara verdi. Buğday alamayan TMO’nun parası elinde kaldı. Şimdi o parayla fındık alıyor.
TMO Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu ile konuşuyoruz. Son derece rahat. Para ile ilgili bir sorun yaşamadıklarını söylüyor ve ekliyor: “Elimizdeki para ile sezon sonuna kadar fındık alabiliriz. Geçen yıl  aldığımız kredinin ilk ödemesi 2008’in Mart’ında . Fındık satmadan bu borcun taksitlerini bile ödeyebiliriz.Bu nedenle şu anda fındık satmamıza gerek yok.”
Fındık piyasasının bir diğer aktörü Fiskobirlik, aynı rahatlığa sahip değil. Hiçbir zaman da olamadı. Yıllarca hükümetlerin istedikleri gibi at koşturduğu Fiskobirlik, fındık piyasasında büyük ölçüde devre dışı kaldı. Bir aylık dönemde aldığı fındık 2 bin ton civarında.
Sezon başında da yazdığımız gibi, 1938’den beri piyasanın içinde olan Fiskobirlik, iki yıldır piyasada olan TMO’nun taşeronu konumuna düşürüldü. Fiskobirlik, fındığı üreticiden alarak, her hafta sonu TMO’ya teslim ediyor. TMO’dan aldığı parayı üreticiye veriyor.
Çalışanlarının maaşını ödemek, entegre tesisini çalıştırmak için Fiskobirlik’e para gerekiyor. Bunun için Fiskobirlik yöneticileri Ankara’da  seçim öncesinde kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmesini bekliyor. Fakat Ankara’nın gündeminde fındık yok, anayasa değişikliği var.
Fiskobirlik’in deposundaki geçmiş yıllara ait 80 bin ton fındık adeta saatli bomba gibi.Bu fındık piyasaya sürülse bütün dengeler altüst olur.Hem üretici hem de TMO büyük zarar görür. Deposunda yaklaşık 200 bin ton fındık stoğu olan TMO, bu riski ortadan kaldırmak için Fiskobirlik’in elindeki fındığı satın almak istiyor. Böylece piyasanın tek patronu olacak. 
Fiskobirlik ve TMO cephesinde bunlar yaşanırken, alivre satış yapanlar da boş durmuyor. Fiskobirlik’i devre dışı bırakan bu çevreler, şimdi TMO’yu yıpratmaya yönelik çaba harcıyor. Her gün yeni bir söylenti çıkararak fındığın fiyatını düşürmeye çalışıyorlar. Nitekim kısa bir süre önce Ankara’da yapılan sektör toplantısında ihracatçılar 2006 fındığının alış fiyatından yani brüt 4 YTL’ den satışa çıkarılmasını istedi.  Bundan sonra bu görüşü daha sık dile getirerek hükümeti bu yönde bir karar almaya zorlayacaklardır.
TMO’nun buna karşı ne kadar direnebileceği hükümetin tutumuna bağlı. Hükümet, “nasıl olsa seçim yapıldı istediğimiz oyu aldık, üreticiden bize ne” diye düşünürse fındıkta fırtınalar değil, kasırgalar kopar.
 TMO Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu, geçmişte Fiskobirlik’in başına gelenlerin kendilerinin de başına gelmemesi için piyasayı akılcı bir politika ile yönetmek istiyor. Sezon devam ederken eski fındığı piyasaya sürerek harakiri yapmak istemiyor.
Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Pamuk, üreticiye zarar verecek bir tutum içinde olmayacaklarını söylüyor.
Üretici, manav, tüccar,fabrika sahibi, ihracatçı ile her an diyalog içerisinde olan ve fındığın nabzını çok iyi tutan  fındık  komisyoncusu Osman Çakmak’ın değerlendirmesi gelecek açısından bazı ipuçları veriyor.”Devletin TMO’ya fındık aldırması ile Fiskobirlik’e fındık aldırması arasında fazla bir fark yok. Önemli olan depodaki fındığın ne zaman ve hangi şartlarda değerlendirileceğidir.”
Fındık, yakın zamanda yeniden gündeme gelecek gibi görünüyor. Önemli olan, Türkiye’nin yüzde 75-80 üretimine ve ihracatına sahip olduğu bu milli üründen daha yüksek katma değer elde etmesidir. Bunu sağlayan herkes saygı ile anılır.Tersini yapanlar ise lanetlenir. Yıllardır bu böyle.
                                ****
Teşekkür ve anma
Türkiye Ziraatçılar Derneği’nin 59. Kuruluş Yıldönümü ve geleneksel ödül töreni dün Ankara’da yapıldı. Her zaman örnek aldığımız ve gerçek bir “Çiftçi Dostu” olan Sadullah Usumi 5 yıl önce aramızdan ayrıldı. Kendisini saygı ve özlemle anıyoruz. O’nun adına düzenlenen ödülü  almak gerçekten gurur verici,onur verici. Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin ve arkadaşlarına teşekkür ederiz.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız