Reklam Ver

Fındığa  AKP Hükümeti’nden beklenmeyecek bir fiyat verildi. Açıklanan fiyatla seçim öncesinde fındık üreticisinin gönlünün ve daha da önemlisi oyunun alınmak istendiği çok açık.
Hükümetin fındık üreticisine ve Fiskobirlik’e yönelik imha edici politikası geride mi kaldı?
Geçmiş çok çabuk unutuluyor. AKP, 4.5 yıllık iktidarı döneminde fındığı ve fındıkçıya yapmadığını bırakmadı.
Tarım Bakanı Mehdi Eker daha geçen yıl,  “fındık  fiyatı bizi ilgilendirmez” demişti.
Eski Dışişleri Bakanı AKP Düzce Milletvekili Yaşar Yakış,” Fiskobirlik’i bölmenin, parçalamanın görev  olduğunu” dile getirmişti.
AKP Giresun Milletvekili Hasan Aydın, Türkiye’den fındık alan ithalatçılara, “Sizin yerinizde olsam Türkiye’den birkaç ay fındık almam,  o zaman fiyatlar düşer, Fiskobirlik devreden çıkar,siz de istediğiniz fiyattan alırsınız” diye akıl vermişti.
Başbakan Erdoğan’ın Veri Koordinatörü ve Özel Asistanı Cüneyd Zapsu, “Tefeciler dışında kimsenin Fiskobirlik’e kredi vermeyeceğini” söyleyerek bankaların Fiskobirlik’e kredi vermesini engelleyerek üreticinin fındık parasını almasını engellememiş miydi?
Başbakan Tayyip Erdoğan, danışmanından ve partili arkadaşlarından daha sert,daha acımasızdı. Fiskobirlik’ i “hortumcu” olmakla suçluyordu. Fındık üreticilerine, “Ben sizin muhatabınız değilim, Fiskobirlik’e gidin” diye yol gösteriyordu. “Fındık fiyatını açıklamak bizim işimiz değil” diyordu..
Fakat seçim kapıya dayanınca söylemler değişti. Üretici ve Fiskobirlik ile dostluk köprüleri kurulmaya başlandı.  Karadeniz halkından  ve fındık üreticisinden oy almak için ne gerekiyorsa yapıldı.
22 Temmuz seçimi olmasaydı fındığa bu fiyat verilir miydi?
Açıklanan  fiyata gelince, 5,15 YTL , Giresun kalite fındığın fiyatıdır. Levant kalite fındık 5 YTL’ den alınacak. Bu yıl kuraklık nedeniyle kalitede ciddi bir bozulma var. Bu nedenle randıman düşük olacak. Ayrıca açıklanan fiyatın  brüt fiyat olduğu unutulmamalı. 
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)’nin geçen yıl verdiği  4 YTL ‘lik fiyat ile karşılaştırıldığında yaklaşık yüzde 29 oranında artış var.
Fiskobirlik’ in geçen yıl açıkladığı 5 YTL’ lik fiyatına göre ise, sadece yüzde 3’lük artış var. Tabii ki, bir de piyasanın gerçekleri var. Geçen yıl TMO 4 YTL, Fiskobirlik 5 YTL fiyat açıklamasına rağmen, üretici fındığını ortalama 2.5 ile 3 YTL’ den satabildi.
Karadeniz’de dibe vuran AKP, 22 Temmuz’da fındıkçının oyunu almak için bu fiyatı verdiği biliniyor.
Hükümet fındık üreticisine, “yersen!” diyor.
Fındığın piyasaya girmesine daha en az bir ay var. Fındık piyasaya çıktığında seçim yapılmış olacak. 2002’de olduğu gibi AKP iktidara gelirse vay fındıkçının haline. Açıklanan fiyatın hiçbir önemi kalmaz. Ödemeler biraz geciktirildi mi fiyat 2-3 milyon liraya iner.
Kaldı ki, Tarım Bakanlığı, 2007 rekolte tahminini 498 bin ton olarak açıkladı. TMO’nun depolarında geçen yıldan 163 bin ton, Fiskobirlik depolarında ise 80 bin ton fındık var. Üreticide de  bir miktar olduğu dikkate alınırsa bu yıl 750 bin ton kabuklu fındık arzı olacak. Fiyatın 5 YTL’ de kalması mümkün mü?
Bu yıl ilk kez kademeli fiyat verildi. Bununla TMO ve Fiskobirlik’ e yığılmanın önlenmesi amaçlanıyor. Fındığı almak için para bulunmaya çalışılıyor. Tarım Bakanı’nın deyimi ile depolar yetiştirilmeye çalışılıyor. Fiskobirlik ve TMO bu yılda 250-300 bin ton fındık alırsa stokları  500 bin tonu aşacak. Ne yapacaklar bu fındığı doğrusu merak ediyoruz.
Fiyatın açıklandığı tarih de dikkat çekici değil mi?
İlk kez fındık fiyatı Temmuz’da  açıklandı. Seçim için erken açıklandığı çok açık. Fazla geriye gitmeye gerek yok. Son 7 yılda fındık fiyatının açıklandığı tarihlere bakılırsa seçim açıklaması olduğu daha iyi anlaşılır.
2000 yılından bu yana fındık fiyatının açıklandığı tarihler şöyle:
14 Ağustos 2000
17 Ağustos 2001
8 Ekim  2002 
21 Ağustos 2003
20 Ağustos 2004
15 Ağustos 2005
6 Eylül 2006
9 Temmuz  2007
Dikkat edilirse fındık fiyatı genellikle Ağustos’ta açıklanıyor. Eylül veya Ekim’e sarktığı yıllar var. Ama ilk kez Temmuz’da açıklandı.Çünkü ilk kez Temmuz’da seçim yapılıyor.
Fındıkta yaşanan bu tabloyu  tüm tarım ürünlerinde, tarım politikalarında görmek mümkün. Yıllardır oynanan siyaset oyunun bir parçası bu. Hükümetler tarım ürünlerinin fiyatını belirlerken üretici maliyetine, piyasa veya ekonomik gerçeklere değil, elde edeceği siyasi ranta bakıyor.
Öyle olmasaydı 18 Haziran 2006’da Giresun’da fındık parasını isteyen üreticilere :
”Karakterimin, inancımın gereği şudur… Bilsem ki her şeyi kaybedeceğim doğru ne ise bunu söylemeye mecburum. Ben milletime söz verdim. Ne aldanan olacağım,ne aldatan olacağım iktidara geldiğimde. Ben şimdi tüyü bitmemiş yetimin hakkını nasıl yedirir yedirtirim buna hakkım var mı? Buna hakkım yok. Bunu yapamam.” diyen Recep Tayyip Erdoğan, 22 Temmuz’da 5,15 YTL’lik fındık fiyatını açıklar mıydı?
Öyle olmasaydı ülke tarımı bugünkü çıkmazda  olur muydu.
Başlığa geri dönelim tarımdaki politikamızın özü, fındık reklamındaki sloganda gizli:
 “Yersen!”
 ****
Atıf Atilla’yı saygı ile anıyoruz
Ege’deki her köyde, her zeytinde, her bağda emeği olan, Karaburun’a nergizi armağan eden, sayısız tarımcı yetiştiren gerçek bir çiftçi dostu olan Yüksek Ziraat Mühendisi Atıf Atilla 87 yaşında  yaşama veda etti. Gerçek bir yurtsever olan Atilla’nın eserleri, Ege’nin bağlarında,zeytinliklerinde asırlarca yaşayacak. Saygı ile anıyoruz.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız