Reklam Ver

Dünyada hızla yayılan fast-food kültürüne dayalı tek tip beslenme modeli aynı zamanda yerel ve geleneksel ürünlerin önemini arttırdı. İtalya’dan başlayarak dünya çapında yerel ürünleri gelenekleriyle, kültürüyle birlikte yaşatmaya çalışan Slow-Food hareketi bu nedenle hızla büyüyor.Türkiye, geleneksel ve yerel ürünler bakımından en zengin ülkelerden birisi. Ancak bir çok konuda olduğu gibi yöresel ürünlerde de bu zengin potansiyel yeterince değerlendirilemiyor. Daha önce de yazdığımız gibi Türkiye’de coğrafi işaret alabilecek 2 bin 500 ürün var. Bugüne kadar tescil edilen ürün sayısı 180 civarında.
Yöresel ürünler konusunda 6 yıldan beri Antalya’da düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX) var. Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ve ekibinin çabaları ile yapılan fuara, yöresel ürün üreticileri ve yetiştiricilerinin; bağımsız veya bölgesel ticarete öncülük eden oda, borsa, kalkınma ajansı ve belediyeler katılıyor.
Ali Çandır’ın verdiği bilgilere göre, bu yıl 7-11 Ekim tarihlerinde Antalya EXPO Center Fuar Alanı’nda gerçekleştirilecek olan Yöresel Ürünler Fuarı, yöresel ürünlerin varlığını koruyup geliştirmeyi hedefliyor.
YÖREX, yöresel ürün üreticilerinin ekonomik gelişimlerine yardımcı olmak; yöresel ürünleri koruma altına alan Coğrafi İşaret Tescili ve Menşe Adı Koruması gibi hukuki düzenlemelerin yaygınlaşmasını sağlama ve benzeri amaçları olan bir organizasyon.
İlk olarak Antalya Ticaret Borsası Çalışma Grubu’nun özgün projesi olarak ortaya çıkan ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteğiyle sürdürülen YÖREX, bu yıl Kalkınma Bakanlığı başta olmak üzere çok sayıda kurum ve kuruluş tarafından da destekleniyor. Geçen yıl 114 bin 180 ziyaretçinin katıldığı, 325 katılımcıyı ağırlayan YÖREX, bu yıl daha çok katılımcıya ulaşmayı hedefliyor.
YÖREX’in katılımcı profilinde ticaret borsaları, ticaret ve sanayi odaları, esnaf ve sanatkâr odaları, kalkınma ajansları, belediyeler, bazı akademik kuruluşlar, kültür dernekleri ve bazı kamu kuruluşları ile yöresel ürün üreticisi veya yetiştiricisi firmalar yer alıyor.
Türkiye’de Coğrafi İşaret tescili almış 180 ürün bulunuyor. Coğrafi İşaret tescili için başvuru süreci başlatılan ürün sayısı ise 187. Oysa, Anadolu’da yaklaşık 10 bin yıllık kültürel birikimin mirası olarak günümüze kalan yaklaşık 2500 yöresel ürün var. Bu ürünler, yerinde istihdam sağlayan geleneksel üretim biçimleriyle hem yerel ekonomiyi ayakta tutan, hem de kültürel zenginliğimizi yaşatıp gelecek kuşaklara aktaran değerli mirasımızdır.
İspanya ve Fransa gibi bu konuya gereken önemi veren bazı ülkelerde bu sektörün ticaret hacmi çok büyük rakamlara ulaşabiliyor. 2010 yılı verilerine göre; 178 Coğrafi İşaret tescilli ürünü bulunan İspanya’da yöresel ürünler sektörünün cirosu 950 milyon Avro olarak gerçekleşti. Fransa’da ise 212 adet Coğrafi İşaret tescilli ürün bulunuyor ve yöresel ürünler sektörünün aynı yıl sergilediği performans, 4 milyar Avro’ya ulaştı.
Yöresel ürünler yerinde istihdam ve kırsal kalkınmanın anahtarı, kadın istihdamını arttırma ve geliştirme konusunda da en etkin unsurlardan biridir. Kültürel varlığın öncelikli aktarıcısı olan kadınların çalışma alanı olarak büyük önem taşıyan yöresel ürünler, kamu yararı üreten ekonomik faaliyetler arasında da sayılıyor.
Antalya’da ilki 2010 yılında yapılan Yöresel Ürünler Fuarı’nın yansımalarını ise Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, şöyle özetliyor:”Geçen 6 yıllık sürede, yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılmasında önemli gelişme sağlandı. Gerek sanal ortamda gerekse fiziki alanda yöresel ürünlerin satışı canlanmış, bu konuda önemli yatırımlar gelişmiştir”. Tüm çabalarımıza rağmen yöresel ürünlerin korunmasıyla ilgili yasal düzenlemelerde eksiklikler var.Yöresel ürünlerle ilgili çıkması gereken kanunun çıkmamış olması hala büyük eksiklik. Anadolu’nun 12 bin yıllık emanetini gelecek nesillere aktarma sorumluluğumuz var.Hepimiz zaman zaman yeni neslin tüketim alışkanlıklarının deforme olmasından dertleniyoruz. Sadece dertlenmek yerine YÖREX gibi bir çalışmayı geliştirerek Anadolu’nun genlerinde olan tüketim alışkanlıklarını harekete geçirebiliriz. Bize dayatılanı değil bize ait olanı tüketerek hem insanımıza iş, hem yörelerin tanıtımını sağlayabilir, hem de ekonomimize can verebiliriz.”
Özetle,dünyada 200 milyar dolarlık hacme ulaşan coğrafi işaretli ürünler pazarı hızla büyürken, Türkiye’nin sahip olduğu potansiyeli değerlendirmesi için Yöresel Ürünler Fuarı gibi tanıtım organizasyonlarına ihtiyaç var. Yerelde kalkınma, kırsalda refah artışı ve yaşanan ekonomik krizden çıkış yollarından biri bu olabilir.

Yöresel ürünler…
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız