Reklam Ver

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 9 aylık et ve süt verileri açıklandı.Kırmızı et üretimi artıyor, çiğ süt üretimi düşüyor.Felaket tellallığı yapmaya niyetimiz yok. Ancak, bu tablo, Türkiye’nin her yerinden bize ulaşan “inekler kesiliyor” haberlerini doğruluyor.
İnek kesimlerinin ne anlama geldiğini bilmeyen var mı?
Bilmeyenler için önümüzde çok somut bir örnek var. Tam 5 yıl önceydi.2008’de çiğ süt fiyatının 80 kuruştan 40 kuruşa düşmesi ile üretici büyük darboğaza girdi. Sattığı 1 litre sütle 1 kilo yem alamaz duruma düştü. Her geçen gün zarar büyüdü. Feryat etti. Sesini duyuramadı. Çaresiz kaldı ve ineklerini kestirdi. Ankara’dakiler “et üretimimiz artıyor” diye sevindi.
Bir yılda yaklaşık 1 milyon süt ineği kesildi. 2009’da kırmızı et krizi patladı. Hayvancılık çöktü. Başbakan talimatı ile ithalat başladı. Eş zamanlı olarak sıfır faizli kredi ile hayvancılık yatırımları desteklendi.
Destekler artırıldı. Öyle ki, 2002’de 80 milyon lira olan hayvancılık destekleri 2.2 milyar liraya çıkarıldı. Bu yıl 2.9 milyar liraya ulaşması bekleniyor.
2010’dan bugüne 7 milyar lirayı aşkın kredi verildi. Aynı dönemde yaklaşık 4 milyar dolarlık ithalat yapıldı.
Türkiye’de 50 baş üzeri büyükbaş hayvancılık işletme sayısı 4 bin 300’den 28 bin 400’e çıktı.
Verilen sıfır faizli kredinin de etkisi ile 2010 yılından bu yılın Ağustos ayı sonuna kadar 174 bin 501 baş damızlık gebe düve ithal edildi.
Bu kadar büyük desteklerle ve kredilerle kurulan işletmelerdeki o inekler kesiliyor. Bu demektir ki önlem alınmazsa 2008’de başlayan ve 5 yılda milyarlarca dolara mal olan bu kriz tekrar yaşanacak. Bu kez fatura çok daha ağır olacak.
Yazdıklarımızı karamsar bulabilirsiniz. Hayvancılık yapanların feryatlarını duymayabilirsiniz. Bu, gerçeği değiştirmez.
Devletin resmi kurumu Türkiye İstatistik Kurumu verileri ne diyor?
Geçen hafta kırmızı et ve süt üretimi istatistikleri yayınlandı. Rakamlar çok net. Kırmızı et üretimi artıyor. Süt üretimi düşüyor.
Bu yılın ilk 9 aylık döneminde toplanan inek sütü miktarı 2012 ile karşılaştırıldığında Ocak ve Nisan ayları hariç 7 ay boyunca geçen yılın altında.
Ayrıca Mayıs ayından bu yana süt miktarı 768 bin 696 tondan gerileyerek Eylül’de 594 bin 386 tona geriledi.
Süt sanayicileri şu günlerde süt bulamamaktan yakınıyor.
İşletme sayısında bu kadar artış olurken, binlerce gebe düve ithal edilirken, süt üretiminin artması bir yana gerilemesi “mevsimsel düşüş” olarak adlandırılabilir mi?
Süt üretimindeki düşüşün en önemli nedeni inek kesimidir. İnanmayan varsa mezbahalara baksın.
İnek kesimindeki artışı doğrulayan bir başka veri ise, kırmızı et üretim istatistikleridir.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, kırmızı et üretiminde istikrarlı bir artış var. Sığır eti üretimindeki artış ise daha dikkat çekici. Bu yılın ilk 9 ayında 546 bin 108 ton sığır eti üretildi. Geçen yıl aynı dönemde 482 bin 244 ton, önceki yıl 422 bin 847 bin tondu.
Kurban bayramındaki kesimler de dikkate alındığında kırmızı et üretiminin yıl sonunda 1 milyon tonun üzerine çıkması bekleniyor. Kurban bayramında çok sayıda inek kesildiği biliniyor.
Kırmızı et üretiminin artırılması gerekiyor. Üretim artarsa ithalata ihtiyaç kalmaz. Ancak, bu üretim artışı inek kesiminden geliyorsa bu tam bir felaket olur.
Beş yıl önce yaşanan krizin temel nedeni çiğ süt fiyatındaki şok düşüştü. Bu kez durum çok farklı. Çiğ süt fiyatı beklenen düzeyde değil. Maliyetin bir miktar altında. Ancak, inek kesiminin tek nedeni süt fiyatı değil.
Yüksek girdi maliyeti, piyasadaki istikrarsızlık, alınan kredilerin geri ödenmesindeki zorluklar gibi pek çok neden sayılabilir.
Süt hayvancılığı yapan hiç kimse ineğini kesmek istemez.
Ancak, gerçek olan şu ki, ister küçük, ister büyük işletme olsun hayvancılık yapan hemen herkes durumundan şikayetçi.
Güncel sorunlardan birisi de, Bakanlar Kurulu Kararı ile doğal afet nedeniyle kredi borçları ertelenen veya ertelenmeyen üreticilerin durumu. Kredisi ertelenenler uygulanan faiz ve komisyondan, ertelenmeyenler ise borcunu ödeyememekten şikayetçi.
Ankara’nın bazı ilçelerinde borç erteleme talebinde bulunan çiftçilere Çiftçi Kayıt Belgesi(ÇKS)’ne gerek yok, hayvanlarınızın kulak küpe numaralarını dilekçenize yazın yeterli” deniliyor. Şu günlerde ise ÇKS belgesi olmadığı için kredi erteleme taleplerinin reddedildiği kendilerine bildiriliyor.
Çiftçiler haklı olarak “bu belgeyi almak çok kolay. Ama istemediler. Kredi erteleme talebimizi ise ÇKS belgeniz eksik diye reddettiler. Büyük bir haksızlıkla karşı karşıyayız. Hakkımızı arıyoruz. Fazla karıştırmayın diyorlar. Biz ne yapacağız?” diyerek yaşanan çarpıklığı dile getiriyor.
Özetle, gerekçesi ne olursa olsun, 5 yıl sonra yine inekler kesiliyorsa herkes aynaya bakıp sormalı, nerede hata yaptık?

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız