Reklam Ver

Başlık Ayvalık’tan. Ayvalık Ticaret Odası ve Ayvalık Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği, zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin, sanayicilerinin ve Körfez Bölgesi’nde zeytincilikle uğraşan hemen herkesin katılımı ve desteği ile yapılan “Zeytin Hasat Günleri”nin bu yılki ana teması bu: “Ortak istek, zeytine destek.”Ege’de, Marmara’da, Güney’de ve top seslerinin yükseldiği Hatay’da üretici zeytin hasadına hazırlanıyor. Zeytinde üretim iyi, fakat piyasadaki gelişmeler endişe verici.Hasat öncesi 2012-2013 üretim tahminleri de belli oldu.Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi öncülüğünde oluşturulan “Zeytin ve Zeytinyağı Rekoltesi Ulusal Resmi Tespit Heyeti”nin yaptığı çalışmaya göre bu sezon, ülke genelinde 1 milyon 438 bin ton zeytin üretilecek.Bu zeytinin 455 bin 30 tonu sofralık, 983 bin 450 ton ise zeytinyağı üretiminde değerlendirilecek. Buna göre zeytinyağı üretiminin bu yıl 201 bin 196 ton olması bekleniyor. Geçen yıla göre zeytinyağı üretimi yüzde 5 oranında artacak.
Yapılan bu tespit gelecek açısından da önemli ipuçları veriyor. Zeytin dikimi 5 yıl önceki hızla olmasa da devam ediyor. Rekolte tespit heyetinin çalışmasına göre geçen yıldan bu yana 2 milyon adedin üzerinde yeni zeytin dikildi. Türkiye’nin zeytin ağacı varlığı 163 milyon 645 bin adede ulaştı. Bu ağaç varlığı ile Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı üretimi her yıl aratacak.
Geçmişteki gibi zeytinde “var yılı” ve “yok yılı” olmayacak. Makas iyice kapandı. Zeytinde her yıl “var yılı” olacak. Bu bilinçle artan üretime çare aranmalı. Tüketimi artırıcı önlemler alınmalı. İç piyasada tüketim artıyor. Ancak yeterli değil. Sistemli bir tanıtımla tüketimin yaygınlaştırılarak artırılması sağlanmalı.
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Dr.Mustafa Tan’ın verdiği bilgilere göre, bölgesel olarak üretimde Ege ve Marmara Bölgesi’nin büyük ağırlığı var.Bu iki bölgede zeytinyağı rekoltesi geçen yıla göre yaklaşık yüzde 27 artış gösterdi. Ege ve Marmara’nın zeytinyağı üretimi ülke üretiminin yüzde 72’sini, sofralık zeytin üretiminin ise yüzde 65’ini oluşturuyor. Diğer üretim bölgelerinde zeytinyağı üretimi geçen yıla göre yaklaşık yüzde 29 düştü. Bu bölgelerde sofralık zeytin rekoltesi geçen yıldan yüzde 21 düşük olması bekleniyor.
Geçen yıl 191 bin ton olan zeytinyağı üretiminin 150 bin tonu iç piyasada tüketildi. Bu da Türkiye’de yıllarca kişi başına 1 litrenin altında olan tüketimin 2 litreye çıktığını gösteriyor. Tabi hedef birkaç yılda tüketimi 5 kiloya çıkarmak.
İç tüketimde sağlanan artış ihracatta sağlanamıyor. Geçen yıl 20 bin ton civarında bir ihracat yapıldı. Ancak ihracatta da önemli bir değişim yaşanıyor. Geçmişte dökme olarak zeytinyağı ihraç eden Türkiye, devletin verdiği desteklerinde etkisi ile daha fazla ambalajlı ihraç etmeye başladı. Katma değeri yüksek ürünler ihraç ediliyor.
Bu yıl 201 bin ton olan üretim, geçen yıldan kalan 40 bin tonluk stok eklendiğinde sezona 241 bin tonluk arz ile başlanacak. Dolayısıyla hem iç tüketime hem de ihracata yetecek kadar zeytinyağı var. Bu nedenle son yıllarda ihracatçıların her fırsatta dile getirdiği “ ihraç edecek yağ bulamıyoruz, Dahilde İşleme Rejimi(DİR) kapsamında yağ ithal edilsin” argümanı ortadan kalkmış oldu. İhracat yapmak isteyen için yeterli miktarda zeytinyağı var.
Zeytinyağı ile ilgili asıl sorun fiyat konusunda yaşanıyor. Üretici neredeyse 4-5 yıldır aynı fiyattan hatta geçmiş yıllara oranla daha düşük fiyattan yağ satmak zorunda kalıyor. Girdi maliyetleri artarken üreticinin sattığı yağın satış fiyatı artmıyor. Ama, tüketici fiyatı artıyor. Üretici ucuza satmak, tüketici pahallıya almak zorunda kalıyor. Bu birçok tarım ürününde böyle.
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı ve zeytinciliği en iyi bilen uzmanlardan biri olan Dr. Mustafa Tan’ın fiyat ve maliyet ile ilgili değerlendirmesi şöyle: “Üretici, maliyetler açısından sıkıntıda. Bugün 1 kilo zeytinyağının fiyatı asit oranına göre 3.5 ile 5.5 lira arasında. Zeytin danesinin kilosu 1 lira 18 kuruştan alınıyor. Zeytinyağının 1 kilosunun maliyeti 6 lira 70 kuruşa geliyor. Artan maliyetler yüzünden üreticinin cebinden her yıl çıkan bir para var. Avrupa’da da benzer bir durum var. Fakat, Avrupa’da üreticinin cebinden çıkan para üreticiye prim olarak veriliyor. Avrupa Birliği’nde üreticiye dekar başına 1.2 Avro destek veriliyor. Türkiye’de zeytinyağına kilo başına 50 kuruş destek veriliyor. Zeytine destek yok. Sektörün talebi bu 50 kuruşluk desteğin zeytine verilmesi, Zeytinyağına en azından kilo başına 1- 1.5 lira destek verilmesi.”
Dış piyasaya bakıldığında Avrupa Birliği’nde ciddi bir kriz var. Krizin en etkili olduğu Yunanistan,İspanya ve İtalya aynı zamanda en büyük zeytin ve zeytinyağı üreticisi ülkeler. Bu nedenle hem fiyat hem dış ticaret açısından olumsuzluklar bu ülkelerde de yaşanıyor.
Özetle, zeytin ve zeytinyağı sektöründe yine sıkıntılı bir yıl olacak. Ayvalık Ticaret Odası’nın “Ortak istek, zeytine destek” sloganı rehber alınarak herkesimin zeytin ve zeytinyağına destek olması gerekir. Bu işin iktidarı, muhalefeti olmaz. Yılda yaklaşık 3 milyar dolar ödeyip bitkisel yağ ithal eden Türkiye, kendi ürünü olan zeytinyağına destek vererek tüketimini ve ihracatını artırmalı. Bu konuları daha detaylı konuşmak için Ayvalık Zeytin Hasat Günleri’nde buluşmak dileği ile.

Ortak istek,zeytine destek
2 (40%) 1 vote

Reklam Ver

1 Yorum

  1. BAYAN ORGANİK ZEYTİN URETİCİSİYİM FAKAT SATACAK YER BULAMİYORUM ŞİŞELEME YAPAMİYORUM MADDİ OLANAKSİZLİKTAN TOPTAN SATMAK İSTİYORUM ODA OLMUYOR
    ELLE OT TOPLATİYORUM HİÇBİR İLÂÇ KULLANMİYORUM MALİYET ÇOK YUKSEK BUNA GÖREDE SATİS FİYATI YUKSEK OLUYOR VE PİYASA BULAMİYORUM
    SOGUK SIKIM 3 TON YAĞ ELİMDE KALDİ NE MASRAFIMI KARSİLİYABİLİYORUM NEDE KAZANÇ SAĞLAYABİLİYORUM.SAYGILAR DİDİM AYDIN SUZAN ÖZGÜL

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız