Reklam Ver

Birleşmiş Milletler kararı ile 2012 “Dünya Kooperatifçilik Yılı” ilan edildi. Bu yıl aynı zamanda ülke kooperatifçiliğinin öncülerinden Eski Gümrük ve Tekel Bakanı Mahmut Türkmenoğlu’nun 20.ölüm yıldönümü. Türkmenoğlu ve arkadaşlarının kurduğu Bademler Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin de 50.yılı.
Mahmut Türkmenoğlu, ölümünün 20.yılında doğduğu köyde, İzmir’in Seferihisar İlçesi Bademler Köyü’nde anıldı.
Bademler Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yönetimi ve İzmir İl Genel Meclisi Üyesi ve Bademler Köyü’nün renkli simalarından Seyfettin Şen’in çabaları ile düzenlenen anma etkinliğinde anılar tazelendi. Duygusal anlar yaşandı. Türkmenoğlu’nun kooperatifçilik anlayışı konuşuldu.
Anma etkinliğine Mahmut Türkmenoğlu’nun eşi Filiz Türkmenoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir milletvekilleri Musa Çam, Mustafa Moroğlu, CHP İl Başkanı Ali Engin, İl Genel Meclis Başkanı Serdar Değirmenci, Urla Belediye Başkanı Selçuk Karaosmanoğlu, Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce, Türkiye Gazeteciler Federasyon Başkanı Atilla Sertel, Eski Milletvekilleri Türkan Miçooğulları, Bülent Baratalı, Ali Rıza Bodur,bir dönemin gençlik lideri ve 1980 öncesi CHP milletvekillerinden Süleyman Genç, Bademler Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatif Başkanı Mehmet Sever, Mahmut Türkmenoğlu kitabını yazan Gazeteci Yazar Zeynel Kozanoğlu ve Türkmenoğlu ailesi ile köy sakinleri katıldı.
Etkinlikte bütün konuşmaları özetleyen sözü eski milletvekillerinden Türkan Miçoğulları söyledi: “Mahmut Türkmenoğlu, Anadolu solcusuydu. Tarıma, köye ve köylüye değer veren, üretimden yana, hakça paylaşımdan yanaydı. Kooperatifçilikle kalkınmaya inanıyordu.”
Kooperatifçilikle kalkınma olur mu?
Dünyanın gelişmiş pek çok ülkesinde kooperatifçiliğe büyük önem verilir. Avrupa’da tarım politikasını kooperatifler yönlendirir. Bir çok üründe kooperatiflerin payı yüzde 70-80 seviyelerindedir.
Daha öncede bu sütunda yazdığımız gibi, Uluslararası Kooperatifler Birliği(ICA) çatısı altında 750 bin kooperatif ve 800 milyon kooperatif ortağı var.
ICA’ nın Global 300 çalışmasına göre, ilk 300 büyük kooperatifin iş hacmi 1 trilyon doların üstünde. İlk sıralarda da tarımsal kooperatifler var. Dünyadaki en büyük kooperatif birliği, 53.9 milyar dolarlık iş hacmi ile  Japonya Tarımsal Kooperatifler Federasyonu (Zen-Noh)’dur.
Norveç ve Kanada’da 3 kişiden biri, Amerika Birleşik Devletleri’nde 4 kişiden biri kooperatif ortağıdır.
Kanada’da buğday ve tahılların yüzde 75’i, Hollanda’da sütün yüzde 97’si, çiçeğin yüzde 96’sı, Almanya’da sütün yüzde 76’sı, hububatın yüzde 70’i, yaş sebze ve meyvelerin yüzde 60’ı ve tüm tarım ürünlerinin yüzde 55’i ve İspanya’da zeytinyağının yüzde 70’i kooperatiflerce işlenip pazarlanmaktadır.
Almanya, Fransa ve Hollanda’da kooperatif bankaları ülkenin en büyük 5 bankası arasında yer alır.
Son yıllarda sıkça yaşanan ekonomik krizler kooperatifçiliğin önemini daha da artırdı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon ekonomik krizin ilacının kooperatifçilik olduğunu söylüyor.
Türkiye’de ise, kooperatifler ekonomin sırtında yük olarak görülüyor. Üretici kooperatifine yeterince sahip çıkmıyor. Kooperatif yöneticisi üreticisini yeterince bilinçlendirmiyor. Hükümetler, kooperatifleri ya arka bahçesi gibi birer istihdam deposu ve siyasi amaçlarının bir aracı olarak görüyor ya da tamamen yok sayıyor. Tarım politikalarının oluşmasında kooperatiflerin hiçbir etkisi yok.
Kooperatifçiliğin tarihi Ziraat Bankası’nın temellerini oluşturan Memleket Sandıkları’na dayanır. Gerçek anlamda kooperatifçilik ise yüzyıl öncesine dayanıyor. Mustafa Kemal Atatürk, kooperatifçiliğe büyük önem vermiş. İlk yasal düzenlemeler onun direktifleriyle yapılmış. Kooperatif ortağı olmuş, öncülük yapmış ender liderlerden biridir. Atatürk Orman Çiftliği başta olmak üzere birçok tarımsal çalışmanın öncüsü de Atatürk’tür.
Atatürk sonrası dönemde köye ve kırsal kalkınmaya gereken önem verilmediği gibi, Köy Enstitüleri kapatılırken, kooperatifçilik faaliyetlerine engeller çıkarılarak kooperatifçiliğin içi boşaltıldı.
1960’lı yıllarda ve 1970’li yıllarda kooperatifçilikle ilgili çalışmalar yeniden hız kazanırken Mahmut Türkmenoğlu ve arkadaşları Atatürk’ün kooperatifçilik hareketini yeniden canlandırdı. Rahmetli Bülent Ecevit’in çabaları ile kooperatifçilik yeni bir ivme kazandı. Fakat 1980 darbesinden sonra kooperatifçilik yeniden yerle bir edildi.
2000 yılından sonra ise özellikle tarım satış kooperatifleri Dünya Bankası’nın Tarımda Reform Uygulama Projesi ile yeniden yapılandırma adı altında adeta yok edildi. Fiskobirlik’in durumu ortada. Kayısıbirlik kapandı. Bir çok birlik zorda.
Özetle, Mahmut Türkmenoğlu ve arkadaşlarının açtığı yolda demokratik, katılımcı  ve üretken kooperatifçilik anlayışı egemen kılınsa, Türkiye bir çok ürünü ithal etmek yerine kendi topraklarında üretirdi. Köylüsü daha iyi koşullarda yaşar. Üreten de tüketen de daha mutlu bir hayat yaşardı. Kırsalda gelişmişlik olur, yoksulluk olmazdı.
Mahmut Türkmenoğlu’nu bir kez daha saygı ile anıyoruz.

Mahmut Türkmenoğlu'nun kooperatifçiliği…
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız