Reklam Ver

Perşembe günü bu sütunda yayınlanan “Tarım Bakanlığı’nın üvey evlatları..” başlıklı yazı büyük yankı uyandırdı. Tarımsal Yayımı Geliştirme Projesi(TARGEL) kapsamında istihdam edilen 7 bin 500 ziraat mühendisi ve veteriner hekimin sorunlarını içeren yazıyla ilgili Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı aydınlatıcı bir bilgi notu gönderdi. TARGEL kapsamında görev yapan ziraat mühendisleri ve veteriner hekimler ise deyim yerindeyse bizi mesaj yağmuruna tuttular. Bakanlığın bilgi notu ve TARGEL
kapsamında çalışanlardan gelen mesajlar bu konunun daha uzun süre tartışılacağını gösteriyor. Sorunların çözümüne katkı sağlayacağı ümidi ile tarafların görüşlerini paylaşıyoruz.
Bakanlığın bilgi notu şöyle:
******
Sayın Ali Ekber YILDIRIM
Dünya Gazetesi Yazarı
Dünya Gazetesinin 26.01.2012 tarihli nüshasında “Tarım Bakanlığı’nın üvey evlatları…” başlığı ile bir yazınız yer almıştır. Söz konusu yazınızla ilgili olarak aşağıdaki bilgi notunu dikkatinize sunar, çalışmalarınızda başarılar dileriz.
TARGEL Projesi kırsalda bulunan özellikle de köy ve beldelerde yaşayan çiftçilerimizin eğitim ve yayımı amacıyla uygulamaya konulan bir çalışma olup, bu proje çerçevesinde şuana kadar 7500 civarında ziraat mühendisi ve veteriner hekim istihdam edilmiştir. 2012 yılı içerisinde bu sayının 10.000’e çıkarılması hedeflenmektedir.
Bakanlığımızın taşrasında görev yapan teknik ve sağlık personelimizin üçte birine tekabül eden bu personelin yürüttükleri faaliyetler halen devam etmektedir. Bu personelin 632 sayılı KHK ile kadroya geçmiş olmaları bu projenin sonuçlanması ve bu şekilde istihdamlarının devamına engel teşkil etmez. Kaldı ki söz konusu personel, istihdam edilme gayelerinin bu proje olduğunu bilerek sözleşme imzalamış ve işe başlamışlardır.
632 sayılı KHK bu personelin pozisyonlarının vizelendiği birimlerde Devlet memuru olarak çalışmalarını öngördüğünden, söz konusu birimler Tarımsal Yayımı Geliştirme Birimi olarak ihdas edilerek bu personelin çalışma alanı olarak belirlenmiştir. Yani bu birimler TARGEL Projesinin uygulama birimleridir.
Diğer taraftan söz konusu personelden 657 sayılı kanunun 4/A maddesine geçerek atama işlemlerinin yapılmadığı iddiası doğru değildir. Bu şekilde kadroya geçen bu personelden diğer personelimizde olduğu gibi eş ve sağlık mazereti nedeniyle atama talebinde bulunanların talepleri mevzuata uygun olması halinde yerine getirilmektedir. Nitekim şimdiye kadar bu kapsamdaki 553 personelin tayini gerçekleştirilmiştir.
Ayrıca bu personele, diğer personelde olduğu gibi mevzuata uygun olması kaydıyla harcırah, seyyar görev tazminatı, özel hizmet tazminatı ve arazi tazminatı ödemesi yapılmaktadır.”
******
Bakanlığın bilgi notu, geçen hafta yazdıklarımızı doğruluyor. Bir iki noktada ek bilgi verilerek konunun daha iyi anlaşılmasını sağlıyor. Ancak, TARGEL kapsamında çalışanların mesajlarında özellikle tayin konusunda sorunların devam ettiğini gösteriyor.
TARGEL kapsamında çalışan ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerden gelen mesajlardan bazı bölümler özetle şöyle:
*****
“Ali Bey bizler gerçekten üvey evladız. Bugün birileri bizlerle yer değiştirip sadece 1 haftasını bu statüde geçirse ne olduğunu anlayacaklardır. Artık bu durumları bilerek geldiniz diyenlere bizlerinde cevap verebilmesi için sesimiz olun lütfen. Bizler bir devlet kurumunun bu denli imkansızlıklar içine personeli gönderip dışlayacağını, bir o kadarda performans bekleyeceğini bilerek gelmedik.Hiç bir kurum yoktur ki, bir dairesi olmadan oraya personel atasın ve bu kadar görmezden gelsin.Hiç birimizin sözleşmesinde köyde bir büronuz yok ama kabul ediyorsanız gidersiniz diye yazmıyordu.Hayal kırıklıkları ve umutsuzluklar içerisindeyiz.Gerçekçi bir yaklaşım için lütfen bize destek olmaya devam edin.” *****
“Gün farkıyla kadroya giremeyen ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerin durumu daha da beter.Aynı anda atananların birçoğu kadrolu bir çoğu da sözleşmeli kaldı. Bu eşitsizlikte giderilmeli. Aynı anda atananların özlük haklarında da dağlar kadar fark oluştu. Aylardır her yere yazıyoruz. Bir Allah’ın kulu ilgilenmiyor.Biriside sözleşmeli arkadaşların elinden tutsun. Yok mu vicdan sahibi biri?”
*****
“Ben, 10 kişinin yaşadığı bir köye atandım. Beni ajan sandılar. Acaba ne işi var bunun burada diye. O derece yani durumumuz.”
*****
“Bakanlığımız bu projenin başarısız olduğunu bildiği halde kabullenmek istemiyor. Başarısız oldu diyemiyor. Oysaki, başarısızlıkları da kabullenmek erdemlilik göstergesidir. Nihayetinde köydeki personel bakanlığı temsil ediyor. Bürosu, lojmanı, araç gereci olmayan köyde yayım dışında en ufak evrak işine dahi bakamayan, yetkisi olmayan personel sizce ne kadar başarılı olur ve bu durum bakanlığın prestijini de ayaklar altına düşürmez mi?”
*****
“Ben atanmadan evvel bakan konuşuyordu. TARGEL personeli Emekli Sandığı’na bağlı (biz sözleşmeliyken söylüyor), her şeyleri ofisleri hazır. Bilgisayar gibi altyapısı hazır.Gidip çalışacaklar diyordu. Ama, atanıp gittik ki muhtarlara yalvar yakar yer ayarlamaya çalıştık. Bilgisayar desen o ne ki. Kadro için Kanun Hükmünde Kararname çıktı. Sevindik. Her şey düzelir diye. Ama bizim kadro bir açıklandı ki çakma kadro. Hayır altyapı olsa amenna araba bina ofis malzemeleri. Ama bizim bakanlık nerde bunları sağlayarak Ankara’dan her şey kolay. Onlar sıcak odalarında otursunlar. Çok şey söylenir ama neyse.”
*****
“Allah razı olsun. Ne güzel Dile getirmişiniz.Ancak bahsi geçen 7500 kişi aynı anda hareket etmedikçe biz bu bataklıktan çıkamayız.”

Tarafların görüşleri özetle böyle. Bakanlık sorun olmadığını, yaşayanlar tersini söylüyor. Hangisine inanacaksınız. Karar sizin.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız