Reklam Ver

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile toptan et satışlarında katma değer vergisi(KDV) yüzde 8’den yüzde 1’e indiriliyor. Açıklamayı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Dünya Türk Girişimciler Kurultayı’nda yaptı.
Yapılan açıklamalar ve medyaya yansıyan haberlere bakılırsa sanki tüketici eti yüzde 7 daha ucuza alacakmış gibi sunuluyor. Oysa gerçek öyle değil.
Etteki vergi indirimi kime yarayacak?
En başta ithalatçılara ve toptan et alımı ve satımı yapanlara yarayacak. Belki de bu nedenle açıklama Dünya Türk Girişimciler Kurultayı’nda yapıldı. Mesaj verilmek istenen yer orası. Üreticiye ve tüketiciye yansıması birkaç kuruş ya olur ya da hiç olmaz. Bu tamamen perakendecilerin, marketlerin insafına kalmış bir durum. Bu indirim kayıt dışı satışları bir miktar önleyebilecek bir düzenleme.
Hükümet, etteki katma değer vergisini neden düşürüyor?
Et fiyatını düşürmek için mi?
Böyle bir amacı olduğunu sanmıyoruz. Amaç et fiyatını aşağı çekmek olsaydı öncelikle besicinin belini büken yem maliyetlerini düşürmeye yönelik önlem alınırdı. Yem maliyetinin düşürmenin en önemli adımı da yemdeki katma değer vergisinin yüzde 1’e indirilmesi olurdu. Yem ve yem hammaddelerinde yüzde 18 ile yüzde 8 arasında katma değer vergisi alınıyor. Burada yapılacak indirim üretim maliyetine dolayısıyla doğrudan tüketiciye yansır. Geçen ay Balıkesir’de ve Bandırma’da kırmızı et ve beyaz et üreticileri ile yaptığımız toplantılarda da üreticilerin birinci talebi yemdeki katma değer verginin düşürülmesiydi. Üreticinin sesine kulak vermeyen AKP Hükümeti, ithalatçıların isteğini yerine getirerek hem onları vergi yükünden kurtarıyor hem de tüketiciye de yansıyacakmış gibi bir hava yaratıyor.
Et ithalatında gümrük vergisi yüzde 75 olarak uygulanıyor. Ayrıca yüzde 8 katma değer vergisi alınıyor. Şimdi katma değer vergisi yüzde 1 alınacak. Canlı hayvan ithalatında ise gümrük vergisi yüzde 15, katma değer vergisi yüzde 1 olarak uygulanıyor. İthalatçı yüzde 15 gümrük vergisi, yüzde 1 katma değer vergisi ile ithal ettiği canlı hayvanı kestikten sonra et olarak satışa sunduğunda yüzde 8 katma değer vergisi ödüyordu. Şimdi bu vergi de yüzde 1 olacak.
Yanlış anlaşılmasın henüz çıkmış bir karar yok. Bakanlar Kurulu’nda görüşülmüş. Ne zaman çıkacağı belli değil.
Geriye dönük bir değerlendirme yapıldığında iki yıldan beri kırmızı ette “fiyat yüksek” diye kıyamet koparan hükümetin aldığı önlemlerin hiç biri kırmızı et fiyatını düşürmeye yönelik değil. İthalatı ve ithalatçıları destekleyici önlemler alınıyor.
İki yıl önce yüksek et fiyatının aşağı çekilmesi için alınan birinci önlem Et ve Balık Kurumu’na sıfır gümrükle kasaplık canlı hayvan ve daha sonra besi hayvanı ve et ithalatı yetkisinin verilmesiydi. Bir adım sonrasında özel sektöre de düşük vergilerle canlı hayvan ve et ithal etmesinin önü açıldı. Fiyatta küçük dalgalanmalar olsa da fiyat düşüşü sağlanamadı.
İki yıldan beri kurban bayramında kurbanlıklar bile ithal ediliyor. Kasaplık canlı hayvan, besi hayvanı, karkas et ithalatına rağmen fiyat düşmedi. Atılan her adım ithalatçılara yarıyor. Yerli besiciye nefes aldıracak tek bir önlem alındı. Hayvanını kestirecek olan besicilere hayvan başına 300 liralık destek verildi. Fakat çok kısa bir süre Ocak-Haziran 2011 döneminde uygulandı. Üstelik te geçmişte kilo başına 1.5 lira olan et teşviği kaldırılarak bu destek verildi. Besici yine zarar etti. Kayıt sisteminin oluşturulması açısından büyük önem taşıyan yetersiz ama uygulanabilir bu önlem kısa zamanda uygulamadan kaldırıldı.
Özetle, toptan ette katma değer vergisinin yüzde 8’den yüzde 1’e indirilmesi kayıt sistemine nispi bir katkı sağlayacaktır. Fakat tüketiciye ucuz et olarak yansıması olmaz. Bundan yararlanacak olan birinci derecede ithalatçılar olacak. Hükümet, et fiyatını gerçekten düşürmek ve tüketicinin ucuza et yemesini istiyorsa yem maliyetlerini aşağı çekecek önlemleri alması ve perakendecileri, özellikle hipermarketleri iyi denetlemesi gerekir.
******
Lüfer Timi’nden Eker’e mektup var…Fikir Sahibi Damaklar’ ın sözcüsü Defne Koryürek ve arkadaşları yorulmadan, yılmadan “İstanbul Lüfere Hasret Kalmasın” mücadelesini sürdürüyor. Defne’den bir mesaj geldi. Mesajın birinci derecede muhatabı Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker. Elçiye zeval olmaz diyerek mesajı aynen paylaşıyoruz:
Sayın Bakanım,
Bildiğiniz üzere 2010’un Nisan ayından bu yana İstanbul Lüfer’e Hasret Kalmasın diyor ve lüfer balığının yokolma noktasına geldiğini anlatıyoruz. Aşırı avcılığın bu yok oluşta önemli rol oynadığının bugün herkes farkında. Gayretimiz sizinle söz birliğine döndü ve Ağustos 2011’de lüfer balığının 20 cm altında avlanmasını yasakladınız. Biz “en az 24 cm olmalıydı” dedik, siz “bu bir başlangıçtır, takibinde olacağız” dediniz. Minnettarız. Ancak konunun bizler de takibindeyiz ve gün geçmiyor ki İstanbul’un herhangi bir köşesinde, bir pazarında, bir çarşısında, hatta zincir marketlerinde 20 cm altı lüferlerle karşılaşmayalım!
Biz, sokaktaki vatandaş olarak, bu kıyımın karşısındayız.
Her gördüğümüzde Alo Gıda Hattı’nı arıyoruz, ihbar ediyoruz!
Ancak aşikardır, denetimler yetersiz, cezalar faydasız! Balıkçı eşkiya kanunu uyguluyor, tabir yerindeyse hepimize kafa tutuyor “kim koyacakmış bana kural” diyor!
Sayın Bakanım, İstanbul’da 12 cm lüfer bebelerinin kilosu 6 lira! Tanesi 50 kuruşa gelmiyor, geleceğimizin!
Söylemek bize düşmez, şüphesiz bilirsiniz: kural koymak değil, o kuralı uygulamaktır önemli olan!
Yokolmanın eşiğindeki lüferi korumak için getirdiğiniz 20 cm avlanma alt boyu kuralını alkışlamıştık! Bu kuralın uygulamasına için Alo Gıda Hattı’nı her gün arıyor, desteğimizi de hiç eksiltmiyoruz!
Haydi Bakanım!
Kuralsa kural! Uygulayalım!
Genç lüferlere bir fırsat tanıyalım!

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız