Balıkesir’de kırmızı et…

AB 2011 İlerleme Raporu’nda tarım…
18/10/2011
Van depremi…
25/10/2011
Tümünü göster

Balıkesir’de kırmızı et…

Hayvancılık sektörünün kalbi Balıkesir’de atıyor. Kırmızı et üretiminde ilk sırada. Süt hayvancılığı ve yem üretiminde de ilk sıralarda. Bandırma İlçesi’nde faaliyet gösteren entegre tavukçuluk işletmeleri ile beyaz et üretiminin yüzde 20’sinden fazlasını gerçekleştiriyor. Gazetemiz DÜNYA’ nın Balıkesir Temsilcisi Sultan Azizoğlu’nun çabaları ile Pazartesi Balıkesir’de kırmızı et sektörü temsilcileri ile, Salı günü ise Bandırma’da beyaz et sektörünün temsilcileri ile bir araya geldik. Sorunları ve çözüm önerilerini dinledik. Her iki toplantıda da çok önemli mesajlar çıktı. Bu konudaki ayrıntılı haberleri DÜNYA’ da okuyacaksınız.
Balıkesir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Kula ve yönetim kurulunun ev sahipliğinde, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Engin Sancı, Ulusal Kırmızı Et Konseyi Başkan Vekili ve Balıkesir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cemalettin Özden’in yanı sıra mezbaha sahipleri, yem sanayicileri, besicilik ve süt hayvancılığı yapan işletme sahipleri, et ve süt üretici birliklerinin temsilcileri, koyun-keçi üreticileri birliği yöneticilerinin yer aldığı kırmızı et sektör toplantısında öne çıkan konuları şöyle sıralayabiliriz:
1- Hayvancılık sektörünün vazgeçilmez girdisi olan yemde çok yönlü sorunlar yaşanıyor. Toplantıda söz alan hemen herkes yemin pahallı olmasından yakındı. Yem sanayicileri de haklı olarak yem hammaddesinin ithal edildiğini fiyat yükselmelerinin bundan kaynaklandığını dile getirdi. Kaba yem üretimi yetersiz.Kesif yemde ise yerli hammadde üretimi yeterli olmadığı için dışa bağımlı bir yapı var. Bu nedenle dövizdeki yükselme yem fiyatına doğrudan yansıyor. Yem hammaddelerinin ithal edildiği ülkelerde mısır, soya ve kanola genetiği değiştirilmiş(GDO) olarak üretiliyor. Biyogüvenlik Yasası çıktıktan sonra mısır ithalatı eskisi gibi kolay yapılamıyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’ne sıfır gümrükle 500 bin ton ithalat yetkisi aylar önce verildi. Fakat TMO’da ithalat yapamıyor.Yerli üretimin artırılması gerektiği çok net ortada. Kaldı ki, Türkiye’de milyonlarca dönüm tarım arazisi boş dururken dışarıdan mısır almaya çalışıyoruz. Etanol üretiminde ve nişasta bazlı şeker üretiminde kullanılması nedeniyle mısırın fiyatı yükseldi. İthalat eskisi gibi ucuz değil.
2- Yemde, et ve diğer ürünlerde katma değer vergisi en önemli sorun olarak öne çıkıyor. Yem fiyatı çok yüksek deniliyor ama katma değer vergisi yüzde 8’de tutuluyor. Et fiyatı yüksek deniliyor, hükümet fiyatı düşürmeye çalışıyor.Fakat yüzde 8 olan katma değer vergisi düşürülmüyor. Balıkesir’deki kırmızı et sektörü temsilcileri katma değer vergisinin yemde, ette mutlaka düşürülmesini istiyor. Bu konu gündeme geldiğinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı her seferinde “biz de istiyoruz, fakat vergiyi düşürecek merci Maliye Bakanlığı” diyerek geçiştiriyor. Genel istek katma değer vergisinin dürülmesi yönünde.
3-Kepeğin fiyatı buğdaydan daha yüksek. Üretici kepek alamazken, Türkiye’den kepek ihraç ediliyor. Dahilde işleme rejimi kapsamında ithal edilen buğday işlenerek un olarak ihraç ediliyor. Buradan çıkan kepekte mevzuat gereği ihraç ediliyor. İhraç edilmediği taktirde bir vergi ödenmesi gerekiyor.Bu vergi düşürülürse veya sıfırlanırsa kepek içerde kalır. Bir yandan kepek ithal etmek bir yandan ihraç etmek sektöre katkı sağlamadığı gibi maliyetleri artırıyor.
4-Hayvancılığa verilen destekler yetersiz ve amacına uygun kullanılmıyor. Besiciliğe hiçbir destek yok. Çok kısa süreli uygulanan hayvan başına 300 liralık destek, hayvan başına değil kilo başına verilerek verimliliğin teşvik edilmesi isteniyor. Ayrıca, kırmızı ette yaşanan krizin önemli nedenlerinden birisi koyun ve kuzu etindeki yetersizlik. Küçükbaş hayvan varlığının artması ve et üretimine katkıda bulunması için küçükbaşla verilen desteklerin artırılması gerekiyor. Ayrıca, etçi sığırlara destek verilerek et üretiminin artırılması sağlanacağı ifade ediliyor.
5-Et ithalatı ve kasaplık canlı hayvan ithalatı sektörün her kesimine büyük zarar veriyor. Hayvan ithal edilecekse besi hayvanı ithal edilerek Türkiye’de beslenmesi ve burada kesilmesi sağlanmalı. Böylece yem, deri ve diğer sektörlerde bu ithalattan daha az etkilenmiş olur. İthalatın bir süresi olmalı. İthalatın çözüm olmayacağı, asıl çözümün üretimle sağlanacağı benimsenmeli ve buna uygun politika uygulanmalı.
6- Balıkesir’de son iki yılda 8 bin 301 büyük baş besi hayvanı, 1426 büyük baş damızlık hayvanı ithal edildi. Sadece 2011’de 156 bin küçükbaş hayvan ithalatı yapıldı. Aynı dönemde 888 bin 322 kilo sığır eti ithalatı yapılırken bunun 78 bin 804 kilosu Balıkesir’de tüketildi. Kalanı Bursa, Kocaeli, Çorum ve İzmir gibi kentlere sevk edildi. Türkiye’nin en fazla kırmızı et üretimi yapılan Balıkesir’e bu kadar ithalat yapılması yerli üretimi tehdit ediyor.
7-Et üretiminin yüzde 50’sinden fazlası kayıt dışı kesimlerden elde ediliyor. Bu hem halk sağlığını tehdit ediyor hem de devletin gelir kaybına uğramasına, kayıtlı kesim yapanlar için haksız rekabete neden oluyor. Kayıt dışılığın önlenmesi talep ediliyor.
Daha pek çok sorun dile getirildi. Çözüm önerileri ile birlikte. Anlatılanların hepsini Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Engin Sancı’da bizim gibi not etti.Rapor olarak bakanlığa bildirecek. Yemden ete katma değer vergisinin düşürülmesi, desteklerin amacına uygun verilmesi, kayıt dışılığın önlenmesi ve ithalat yerine üretimi esas alan bir hayvancılık politikası sadece Balıkesir’deki kırmızı etçilerin önünü açmayacak, ülke hayvancılığına ciddi bir atılım sağlayacaktır. Bu önlemler alınmazsa, yeni bir süt krizi ve buna bağlı olarak kırmızı et krizi kapıda bekliyor. Herkes bu endişe ile güne başlıyor.
*****
Teröre lanet…En batıdan en doğuya ülkenin her yerinde toplantılara katılıyoruz. Hangi konuyu konuşursak konuşalım her seferinde söz dönüp dolaşıp teröre geliyor. Herkesin “teröre lanet olsun” dediği bir dönemde 24 fidan daha toprağa düştü. Bu acı nasıl yazılabilir ki? Herkesin başı sağ olsun.

TETA TEKNİK TARIM VE HAYVANCILIK
Bu yazıyı değerlendirin

Ali Ekber Yıldırım
Ali Ekber Yıldırım kimdir? Dünya Gazetesi'nde 28 yıldan beri gazetecilik yapıyor. Muhabir,haber müdürü ve İzmir Temsilcisi olarak çalıştı. Tarım konusunda uzmanlaştı ve 20 yıldır tarım yazıyor. Tarım,gıda,hayvancılık konularında ulusal ve yerel televizyonlarda sıklıkla görüşüne başvuruluyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir