Reklam Ver

tarim_kredi_koop_logo_300x300_947018585Geçen Perşembe, “Hayvancılık politikasının çöküşü” başlıklı yazıda ette ve sütteki fiyat artışı ve buna bağlı olarak hayvancılık politikasındaki yanlışları dile getirdikten sonra yaşanan bu sorunlara ithalatla çözüm bulunamayacağını yazdık. Çiftçi kuruluşu olan Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’nin hayvan ithal etmesini eleştirdik. İthalatın çözüm olamayacağını geçmişteki deneyimlerin gösterdiğini dile getirdik.
Yazı ile ilgili Tarım Kredi’den açıklama geldi. Yaklaşık 4 sayfalık açıklamanın özünde, Tarım Kredi’nin ithalatı savunmadığı ancak çiftçilerin talebi doğrultusunda ithalat yaptığı belirtiliyor. Tarım Kredi’nin açıklaması özetle şöyle:
“ Teşkilatımız ülkemizin en büyük çiftçi kuruluşudur. Çiftçilerimizin büyük bir bölümü de hayvancılıkla uğraşan ortaklarımızdır. Çiftçi ortaklarımızın ihtiyaç duyduğu her türlü tarım girdisi ile birlikte kredilerini sağlayan bir kuruluş olmasının ötesinde çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren şirketleri ki bunların içerisinde karma hayvan yemi üreten fabrikaları ve hayvancılık işletmeleriyle de hizmet sunmaktadır.
Ülkemizin muhtelif yerlerinde 10 adet yem fabrikasıyla birlikte, Yozgat Boğazlıyan’da modern ve ülkemizin 3. büyük damızlık sığır işletmesi mevcuttur.
Hayvancılıktan geçimini sağlayan çiftçi ortaklarımızın karma hayvan yemi, suni tohumlama gibi ihtiyaçlarının yanında büyük ve küçükbaş damızlık hayvan ihtiyaçlarını karşılamak en asli görevidir. Kaldı ki ülke şartları göz önüne alınarak gerektiğinde hayvan ithal etmek gibi bir görev ayrıca 1581 sayılı Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununun ilgili maddesince kurumumuza verilmiştir. Nitekim tohumculuk ve hayvancılık faaliyetleriyle ilgili TAREKS A.Ş. şirketimiz,geçtiğimiz yıllarda da Avrupa ülkelerinden hayvan ithalatını gerçekleştirmiştir.
Hayvancılık politikaları hususunda ithalatı savunan bir görüşe sahip olmadığımızı da belirtmek isteriz.
Ancak ; yetiştiriciler gerek damızlık süt sığırı ve gerekse besi sığırı bulmakta sıkıntı çekmektedirler. 2009 yılı Ocak ayından 2009 Aralık ayına kadar et ve süt fiyatlarındaki artış yüzde 60-65’lere ulaşmış bulunmaktadır. Bunun piyasalara yansıması, son günlerde üreticiden alınan süt fiyatlarının 0,830 TL/Lt’ye, marketlerde ise 2,00 TL/Lt’ye çıkması, dana kesim fiyatlarının 14,50 – 15,00 TL/ Kg’a, marketlerdeki et fiyatlarının ise 25,00 TL – 30,00 TL/kg’ a yükselmesi şeklinde kendini göstermiştir.
Kısa ve orta vadede piyasaların rahatlatılmasının yolu ithalat olarak gözükmekle birlikte, 1996 yılından bu yana deli dana hastalığı nedeniyle Besi sığırı ithalatının tamamen yasaklandığı, Damızlık süt sığırı ithalatına ise 2001 yılından itibaren şartlı izin verilmektedir.
Kanunun Kuruluşumuza vermiş olduğu yetkiler doğrultusunda bugüne kadar sermayesinin tamamı Merkez Birliğimize ait olan TAREKS A.Ş. aracılığı ile Avrupa ülkeleri ve Avustralya’dan getirilen damızlık gebe süt inekleri ve suni tohumlama faaliyetleri ile ABD ve Almanya orijinli boğalardan alınan spermaları ithal edilerek yüksek kalitede gen aktarımı sağlanmaktadır.
1990 yılı Kasım ayında 1995 yılları arasında Almanya’dan 43.000 baş damızlık gebe düve ithalatı yaparak (Holstein Friesian, Montofon, Simmental) talep sahibi Tarım Kredi Kooperatifi ortaklarına dağıtımını yapmıştır.
Şirketimiz ayrıca,1995 yılında Macaristan’dan 2.500 baş erkek besi danası ithal ederek talep sahibi Tarım Kredi Kooperatifi ortaklarına dağıtımını yapmıştır.
Ortaklarımızın 2010 yılı büyükbaş, küçükbaş hayvan ihtiyaçlarını karşılamak üzere, Büyükbaş, Küçükbaş Hayvan Yetiştiricileri Birlikleri ile görüşmeler yapılmış, şuan için Birliklerinde hayvan olmadığı söylenmiştir. Tedarik konusunda TİGEM’ ile görüşmelerimiz devam etmektedir.
İşletmelerin damızlık ihtiyaçlarının bir an önce karşılanmaması halinde, hayvansal ürünlerdeki fiyat artışlarını ne kadar süreceği kestirilememekte olup, fiyat artışlarındaki ivmenin bu şekilde devam etmesi halinde, doğrudan et ithalatının bile zorunlu hale geleceği ihtimalinin gerçekleşmesinden korkulmaktadır. Böyle bir durumdan gerek ülke hayvancılığı, gerekse hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerimizin büyük zarar göreceği aşikardır.
Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çiftçilerimize her türlü desteği verecektir.”
Türkiye’nin en büyük çiftçi kuruluşu aynı zamanda en büyük hayvan ithalatçısı ise, Türkiye’nin vay haline. Geçen Perşembe bu yanlışlığı dile getirmeye çalıştık. İthalata dayalı hayvancılık politikasının 1980 sonrasında sektörü nasıl çökerttiğini bilmeyen yoktur. Aradan 30 yıl geçti. Bir çok destek paketine, milyarlarca dolarlık kaynakla yapılan ithalata, büyük çabalara, projelere rağmen sektör bir daha o dönemdeki hayvan varlığına ulaşamadı. Türkiye’nin en büyük çiftçi kuruluşu Tarım Kredi, ithalatla değil, üretimiyle övünmeli. İthalata dayalı hayvancılık politikası dünyanın neresinde var?
*****
Bu Toprağın sesi 5 gün İzmir’de
Tarımcıların yakından izlediği TRT 3 ve TRT GAP kanalının ortak yayınında her gün saat 08.00-09-15 saatleri arasında yayınlanan Bu Toprağın Sesi programı 5 gün İzmir’den yayınlanacak. Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri ve Tariş, Ege Bölgesi’nin tarım ve gıda ihracatı, İzmir Kalkınma Ajansı ve İzmir Kalkınma Kurulu’nun tarım projeleri, Avrupa Birliği ve hayvancılık konularının ayrıntılı olarak ele alınacağı programları izlemenizi öneririz.

En büyük çiftçi kuruluşu ithalatçı olur mu?
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

5 YORUMLAR

  1. Türkiye’de herkes istemiyoruz ama mecburuz gibi bi mazeret bulmuş, kendi günlük çıkarının peşinde. Memleket kimsenin umurunda bile değil. Hemde bu bir çiftçi kuruluşu ve yönetiminde de çiftçiler var?

  2. tarım kredi kooperatifleri kuruluşu olan tareks aş. ithalat gerçekleştireceğine tohumladığı hayvanları gen kaynağı olarak alıp kendi çiftçi örgütünün değerli ortaklarına dağıtabilir.
    tareks aş yıllardır sahalarda suni tohumlama uygulaması zaten yapmaktadır. zaten gebe düve toplamaktadır. zaten bunlarıda çiftçilerine satmaktadır. özel teşebbüslere satmayı bırakıp kendi çiftçilerinede dağıtabilir.
    kaldıki 90-95 yılları arasında yazıda geçtiği gibi zaten 43 bin hayvan getirtilmiş, herhalde 15-20 yıl içinde hepsi birden buharlaşıp uçmamıştır.
    en azından doğanlar satılmış olsa bile 43 bin başlık sürünün en az yarısı mevcudiyetini korumalıdır. 20 bin baş hayvandan 2 yıl sonra ortalama 5 bin baş gebe düve satılır. 5 yıllık bir sürede 40 bin baş hayvan bu sikülasyona katılır.
    hatta yukarıda bahsedildiği gibi 15-20 yıllık süre içinde 43 bin baş hayvandan sadece tarım kredi kooperatifinin değil bütün türkiyenin düve ihtiyacı karşılanır. kalkıp dışarıdan gelen hayvanları kesime gönderirseniz, bakamayıpta satarsanız işte böyle bir tabloyla karşılaşırsınız.
    gelenlerin akıbetleri ne olmuş bunu sorgularsanız herşey ortaya çıkar. bundan sonra getirilecek olanlar daha farklımı olacak?

  3. Tarım Kredi Kooperatifleri yüksek maliyetle çalışan ve siyasilerin müdahil oldukları bir kuruluş. Mal alır satar, kredi verir. Müşterileri çiftçidir, ancak çiftçilere çok verimli hizmet ettiğini söylemek zordur. Parası olmayan vatandaş mecburiyetten alır, borcunu ödemekte zorlanır, belki iki gün sonra ya kredi kullanamaz, ya da borcu takibe düşer.
    amma çalışanların keyfi iyidir. Müdürleri, mühendisleri, çalışanları iyi imkanlara sahiptir. Hele hele genel müdürleri, yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri işin kaymağını götürür. Yani Tarım Kredi sözde çiftçi kuruluşu gerçekte memur kuruluşu gibidir.
    Kapatılsa daha hayırlı olur diye düşünüyorum.

  4. süt 330 kurusken çiftci yem parasını kurtarmadıgı ıcın sut sagmıyordu yemde vermıyordu .sımdı sut para edıyo neden hemen ıthalata yonlenıyo cıftcının kooparatıfı????sut ucuz yem pahalıyken neden ucuz yem ithal etmek için çalışmadıda ????? sımdı sıgır ıthal etmek ıcın caba sarf edıyo sozde cıftcının yonettıgı tarım kredi kooparatıfı anlamıyorum arkadaslar

  5. cukurova bolgesınde yaklasık 5 yıldır turkıye tarım kredı kooperatıfı ürün alımı yapmadı halada yapmıyor çıftcının mahsulu elnde kalıyor artık inek lerıne koyunlarınada el koyun tam olsun

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız