Reklam Ver

Amerika baskı yaptı, Güney Kore hükümeti et ithalatını kolaylaştırdı. Halk ayaklandı. Milyonlarca Koreli sokağa döküldü. Amerika’nın ‘deli dana’ riski taşıyan etlerinin ithal edilmesini protesto etti. Hükümet protestolara dayanamayarak istifa etmek zorunda kaldı.
Türkiye’ye her türlü et kaçak yollardan giriyor. Bu etler afiyetle yeniyor. Canlı hayvan sınırlardan ülkeye kaçak olarak sokuluyor. Sonra hayvanların kulağına küpe takılarak yasal hale getiriliyor ve piyasaya sürülüyor. Hastalık riski çok yüksek. Ama, kimseden ses çıkmıyor.
Hükümet deli dana riski taşıyan ülkelerden damızlık hayvan ithalatına izin veriyor. Bir iki sivil toplum kuruluşunun cılız tepkisinden başka ses çıkaran olmuyor.
Demokratik Sol Parti(DSP) İstanbul Milletvekili Hasan Macit, Meclis’te soru önergesi verdi. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, damızlık hayvan ithalatının neden yapıldığını aynen şu sözlerle ifade etti: “Bakanlığımız, belirli kriterleri taşıyan ve sadece kendi işletmesinde bulundurmak şartı ile hastalıklardan ari olmak kaydıyla damızlık hayvan ithalatına özel izin vermektedir. Hayvan ithalatı, çiğ süt fiyatlarını dengelemek ve fiyat istikrarını sağlamak amacıyla yapılmaktadır.”
Bugüne kadar yapılan damızlık hayvan ithalatı çiğ süt fiyatlarını ne kadar dengeledi? Gerçekten fiyat istikrarı sağlandı mı?
Hayvan ithalatının başlamasından sonra süt fiyatında bırakın istikrar sağlamayı, istikrarsızlık daha da arttı. Dengeler altüst oldu.
Üstelik hayvancılık sektörünün gelişmeye başladığı, yatırımların yoğunlaştığı bir dönemde AKP Hükümeti hayvancılık desteklerinde radikal bir değişikliğe gitti. Desteklerin çoğunu kaldırdı. Bazı destekleri düşürdü. Süt primini kuşa çevirdi. Hayvan başına ödeme sistemine geçti. Sektörde istikrarsızlığa, kaosa neden oldu. Hayvan ithal edenler büyük bir şaşkınlık içerisinde.
Devlete ait Denizli Acıpayam İşletmesini 30 yıllığına kiralayan Ata Sancak Grubu 50 milyon dolarlık yatırımla süt hayvancılığı yapmaya karar verdi. Yaklaşık 5 bin başlık bir işletme kuracak. İlk etapta Amerika’dan 2 bin baş hayvan ithal edildi. Hayvanlar sağılmaya başlanırken, hayvancılık desteklerinde radikal değişikliğe gidildi. Başbakan Erdoğan’ın deyimi ile oyun başlarken kural değiştirildi.
 Ata Sancak Grubu’nun Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Kirazcı, haklı olarak, “biz bu yatırıma başladığımızda 2010’a kadar hayvancılık destekleri verilecek diye girdik. Verimlilik denildi, sütte verimliliği artırmak için bu işletmeyi kurduk. Süt teşviki düşürüldü. İşletme yapısı küçük, işletmeler büyütülsün denildi. Biz büyük işletme kurduk. Hayvan başına destek uygulamasına geçildi ve büyük işletmelere sınırlama getirildi.” diyor.
Bu işten karlı çıkan elindeki damızlıkları satan Amerika oldu.
Şikayetçi olan sadece Amerika’dan hayvan ithal edenler değil, son dönemde yatırım yapan herkes pişman.
İzmir Tire’de bin başlık işletme kuran Defne Tarım Hayvancılık İşletmesi’nin Genel Müdürü Tevfik Pakdil, süt fiyatındaki düşüşten, süt tozu kullanımının artmasından şikayetçi. Kaçak olarak ülkeye çok miktarda süt tozu girdiğini ve mandıralarda işlendiğini söylüyor ve ekliyor: “İşletmemizi bin baş daha ekleyerek büyütecektik. Ancak hayvancılık desteklerindeki değişiklik, sektördeki istikrarsızlık ve süt fiyatlarındaki düşüş nedeniyle bu yatırımı askıya aldık.”
Sektörde en büyüklerin durumu böyleyse, değişen destekleme sistemi ile küçük ve orta ölçekli işletmelerin durumunu varın siz tahmin edin.
Başa dönersek, Türkiye neden damızlık hayvan ithal ediyor? Neden kaçak hayvana, kaçak ete, kaçak süt tozuna engel olamıyor?
Koreliler kadar duyarlı olamadığımız için.

Reklam Ver

5 YORUMLAR

  1. yukarıda anlatılanlar aynen bizim de başımıza geldi.köyümüzde sosyal destek projelerı ve ve dıger tarım kollarında faaliyet göstermek için tarımsal kalkınma koop.kurduk.ilk iş olarak 100 adet gebe düve aldık.daha bu işin ikinci yılında hayvancılık desteklerı kalktı.saman gecen sene romork 100 ytl ıdı şimdi 250 ytl.herşey dört kat arttı süt hala 450 krş.nıye bunu gerek gördü hukumet bılmıyorum.bırılerının ekmegıne yag sürdü.olan bıze oldu taksıtler geldı çattı.hayvana yedırecek saman bulamıyoruz.

  2. Sayın Ali Ekber YILDIRIM,

    Bu kadar önemli bir konuyu gündeme getirmenizden dolayı tebrik ederim,elinize sağlık.Makalenizde yer alan tüm yorumlarınıza katılıyorum.Bende bu konuda çok sert makaleler yazdım ama ne yazık ki kimsenin umuranda değil,bu güzelim ülkeye yazık oluyor,fakat yılmayacağız hep birlikte bu hayvan ithalatının takipçisi olacağız,Selamlar.

    Adnan SERPEN
    Veteriner Hekim
    İZMİR

  3. Hayvan ithalatının tek sebebi, ithal edilen ülkelerdeki damızlık stoğunu eritmektir. Ayrıca aksi durumda bile sağlıklı bir hayvancılık politikası olmadan ithal edilen hayvanlar maalesef etkin olarak değerlendirilememekte ve ithal edenler bunların besleme rejimlerini bile geldiği ülkelerin uzmanlarına bırakmakta ve çoğu hayvanın ekonomik ömrü azalmaktadır. İthalalat, hayvanının, gen kaynağı olarak görülmesi sağlandığı takdirde başarılı olabilir. O da bir noktaya kadar…

  4. türkiyedeki hayvan potansiyeli çok fazla degil dışardan kaliteli olarak yıllar öncesini hayvan ithalat prosüdürlerini uygulamışlar şimdi ise türkiyedeki kalitesiz ve verimsiz hayvanları temizleyip yerine kaliteli ve buranın iklim şartlarına adaptasyonu uyan yeni nesiller gelmesi lazımki bizde dünyadaki ileri ülkeler gibi rekabet edelim bu itirafımı başta devlet büyüklerime iletirim saygılarım sunarım bayy

  5. biz samsun termeliyiz.hayvan fiyatın daki düşüş bizi önemli ölçüde etkiledi bence sayın başbakanın.konuşmaları piyasayı bayağı.etkiledi ithal.ete gerek kalmadı dışardan ithal yem gelse biz çifçileri daha memnun eder.saygılar

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız