Reklam Ver

Türkiye’nin en büyük tarım örgütü Türkiye Ziraat Odaları Birliği(TZOB)’ nin seçimleri 18-19 Mayıs’ta Ankara’da yapılacak. Seçim öncesinde ülkenin tarımsal sorunları, hedefler,beklentiler, TZOB’ un çalışmaları konuşulmuyor.
Dünyanın en pahalı girdileri ile üretim yapan bunun karşılığında ürettiği ürünü yok pahasına satan çiftçi gündemde yok.
Verimlilik, rekabet, küçük üreticinin tasfiye edilmesi, damızlık hayvan ithalatı, desteklerin zamanında ödenmemesi gibi konular tartışılmıyor.
Birlik seçiminde yarışacak adaylar, listeleri de konuşulmuyor,tartışılmıyor.  Gündemdeki tek konu TZOB Yönetiminin ele geçirilmesi. Bunun için TZOB Yönetimi ile Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker arasında kıyasıya bir mücadele yaşanıyor.
El altından dosyalar medyaya sızdırılıyor. TZOB Yönetimi hakkında soruşturma açılacağı ifade ediliyor. AKP, Fiskobirlik seçimlerindeki oyunları ile yeniden sahnede.
TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar ve yönetimi koltuğu AKP’ ye kaptırmamak için mücadele veriyor.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile TZOB yönetimi arasındaki bu iktidar mücadelesinin malzemesi ise, yardımsever Japon çiftçilerin 623 bin 607 doları.
Türkiye’yi  sarsan 1999 Marmara depreminden sonra Japonya Çiftçi Birliği, Türkiye’deki çiftçilerin yardımına koştu. Koşmakla kalmadı 623 bin 607 dolar yardım gönderdi. Aradan 8 yıl geçti, Japon çiftçilerin yardımı ne yazık ki seçim malzemesi olarak tartışılıyor.
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın  TZOB seçimleri öncesinde el altından medyaya uçurduğu habere göre, bu para amacına uygun kullanılmamış. Bu nedenle, Bakanlık müfettişlerinin denetim raporu doğrultusunda TZOB yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunuyor.
Tarım Bakanlığının bu iddiasına TZOB Yönetim Kurulu Başkanı Şemsi Bayraktar, Dedeman Oteli’nde basın toplantısı yaparak yanıt verdi.
Bayraktar, Marmara depremi sonrasında Japonya Çiftçi Birliği tarafından depremden zarar gören çiftçilere ve ziraat odalarına  yardım amacıyla TZOB’ a 623 bin 607 dolar hibe edildiğini söyledikten sonra bu parayı çiftçilerin ihtiyaçlarını karşılamak yerine, faize yatırarak iki katına çıkardıklarını anlattı. Bayraktar’ ın anlattığına göre, Japon çiftçilerin Türk çiftçilerine yardım diye gönderdiği paradan 215 bin 385 YTL’si,  Ordu, Sivas, Hakkari, Edirne, Batman, Şanlıurfa ve Diyarbakır il  ve ilçelerinde 2005 ve 2006 yıllarında başta sel felaketi olmak üzere, heyelan, yangın ve depremden zarar gören çiftçilere yardım amacıyla gönderilmiş. Geri kalanı faiz işletilerek Mayıs 2007 itibariyle 1 milyon 310 bin dolara çıkarılmış.  Yanlış okumadınız,Japon çiftçilerin depremde zarar gören çiftçilerimizin yaralarını sarmak için gönderdiği para faize yatırılarak iki katına çıkarılmış.
Bakanlık, “bu parayı madem harcamadınız, Japonya’ya geri gönderin” diyor. TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar ise, “biz  parayı faize yatırarak iki katına çıkardık, enayi miyiz niye Japonlara verelim” diyor.
Bütün bu olanlardan ne yardımı yapan Japon çiftçilerin ne de yardım alamayan bizim çiftçilerin haberi var. Bakanlık  ile TZOB Başkanı’nın koltuk kavgası olmasa bu para hiç gündeme gelmeyecekti.
Bakanlığın bir başka iddiasına göre, 22 Eylül 2005’te Manisa’da yapılan  çiftçi mitinginden sonra  TZOB Başkanı’nın o mitingdeki fotoğrafı çoğaltılarak çerçevelenmiş ve ziraat odalarına asılmak üzere kargo ile gönderilmiş. Bu iş için 29 bin YTL yani 29 milyar lira harcanmış. (Anlaşılan çok değerli ve bulunmaz bir poz.) Bakanlık, “bu şahsi reklama girer, 29 bin 129 YTL tutarındaki  poster baskı,çerçeveleme ve postalama giderini TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar kendi cebinden ödesin’ diyor.
Şemsi Bayraktar’ da buna yanıt olarak, belediye başkanları,parti genel başkanları, başbakan ve bakanların fotoğraflarının da çerçevelenip asıldığını ve parasının kurumlar tarafından karşılandığını söylüyor.
Bakanlık, Ordu’da yapılan fındık mitingi içinde  bilet, trafik cezası vs. toplam  7 bin 160 YTL’ lik harcamanın da TZOB yönetim kurulu üyelerinden tahsil edilmesini istiyor.
Anlaşılan, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Manisa ve Ordu çiftçi mitinglerini unutamamış. Bu mitinglerin bıraktığı derin izleri, denetim elemanları aracılığıyla hafifletmeye çalışıyor. Bu mitingler yapıldığında, çiftçileri siyaset yapmakla suçlayan Bakan, tam da TZOB seçimleri öncesinde konuyu gündeme getirerek hem siyaset yapıyor hem de kurumu ele geçirmek için kafaları karıştırıyor.
Bakanlık, soruşturma açma tehdidinin yanı sıra, TZOB’ un gelirlerini tırpanlamak ve üyeleri ile bağını koparmak için desteklerin alınmasında  zorunlu olarak istenen  “çiftçilik belgesi”ni de kaldırmak için yasa tasarısını da yine bu seçim öncesinde gündeme getirdi.
Bakanlık, gerçekten 1999’daki deprem parasının hesabını mı sormak istiyor?
Çiftçilik belgesinin çiftçiye külfet olduğu için mi kaldırmak istiyor, yoksa TZOB seçimlerinde kendi görüşleri doğrultusunda bir yönetimin seçilmesi için siyaset mi yapıyor?
Bu sorulara herkesin açık ve net yanıtlar vermesi gerekiyor. Ancak, yıllarca TZOB’ u siyasete alet edenler ülke tarımına en büyük zararı verdiler. “Kim ne verirse 5 fazlasını veririm” sözüyle özetlenecek bu siyaset oyunundan artık herkes vazgeçmeli.
Özetle, TZOB seçimleri öncesinde ne Tarım Bakanı ne de TZOB Başkanı’nın umurunda değil çiftçi sorunları. Onların derdi koltuk kavgası. Birisi oturduğu koltuğu koruma telaşında, diğeri  o koltuğu ele geçirmenin hesabını yapıyor. Üzücü olanı bütün bunların çiftçiler üzerinden yapılması.
(16.5.2007)

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız