Bu makalede ele alınan konular hakkında hızlı bir genel bakış.

Son güncelleme Şub 22, 2024

Yeni bir yıla girdik. 2023 sıradan bir yıl değil. Mustafa […]

Yeni bir yıla girdik. 2023 sıradan bir yıl değil. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde milli mücadelenin zafere ulaşması ile ilan edilen Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı.

Henüz cumhuriyet ilan edilmeden İzmir’de yapılan İktisat Kongresi ile çizilen yol haritası doğrultusunda ekonomide özellikle tarımda büyük başarılar elde edildi.

Yüz yıl sonra geldiğimiz noktada birçok alanda olduğu gibi tarım ve gıda konusunda da Türkiye’nin çözüm bekleyen çok önemli sorunları var. Bu yıl yapılacak genel seçim sorunların çözümü ve ülkenin ikinci yüzyıldaki yol haritası ve hedeflerinin belirlenerek uygulanması açısından büyük öneme sahip.

Bundan 12 yıl önce yine bir seçim öncesinde iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi, pek çok alanda olduğu gibi tarım konusunda da 2023 hedeflerini belirledi.

2023 hedeflerinden bir tanesi bile gerçekleşmedi

Neydi o hedefler?

–Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, tarımda 150 milyar dolarlık üretim, 40 milyar dolarlık ihracat yapılacağını her fırsatta müjdeliyordu.

— Türkiye, tarımda 2023’te dünyanın ilk 5 ülkesi arasında yer alacaktı.

— Sulanabilir 8,5 milyon hektarlık alanın tamamı 2023’e kadar sulamaya açılacaktı.

— Tarımsal girdilerde destekler artarak devam edecekti.

— Türkiye’nin coğrafi durumu küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini zorunlu kılmaktadır. Koyun ve keçi yetiştiriciliğinde modern ve profesyonel işletmelerin kurulmasına yönelik teşvik ve destekler artarak devam edecekti.

— Desteklemeler bütün bölgelerde ve ürünlerde havza modeline göre uygulanacaktı.

— Tarımda arazi toplulaştırması 2023’te tamamlanacaktı.

— Türkiye, kendi çiftçisine yeterli tohumu sağlamasına ilaveten en önemli tohum ihracatçısı ülkeler arasında yer alacaktı.

Geldik 2023’e. Hedeflerin açıklanmasından bu yana 12 yıl geçti. Tek bir tanesi bile gerçekleştirilemedi. Hepsinin gerisinde kalındı.

Tarımsal destekler reel olarak azaldı

Tarımda 150 milyar dolarlık üretim hedeflenirken son 5 yılda dolar bazında bırakın artışı gerileme oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 2017 yılında 51 milyar 875 milyon dolar olan tarımsal gayrisafi milli hasıla, 2021’de 44 milyar 739 milyon dolara geriledi. 2022’nin ilk 3 çeyrekteki hasıla 40 milyar 390 milyon dolar. Belirlenen 150 milyar doların çok gerisinde. İhracatta da benzer bir durum var.

Tarımsal desteklerin reel olarak artması bir yana yasal olarak verilmesi gereken destekler bile ödenmedi. 2006 yılında çıkarılan Tarım Kanunu’na göre tarımsal destekler gayrisafi milli hasılanın en az yüzde 1’i kadar olması gerekiyor. Yasa’nın çıktığı 2006’dan 2023’e kadar hiç bir yıl buna uyulmadı. Yasanın çıkışından sonraki yıl 2007’de tarıma ödenen destek dolar bazında 4 milyar dolar ve gayrisafi milli hasılanın yüzde 0,60’ı kadar oldu. 2022’de destek miktarı dolar bazında 1,6 milyar dolara ve gayrisafi milli hasılanın yüzde 0,33’üne geriledi. Diğer hedeflerde de durum pek farklı değil.

2023’te tarımda neler olacak?

Geçen hafta 2022 yılının genel bir değerlendirmesini yapmıştım. 2023’te tarımda gündemde olacak konuları ise şöyle özetleyebiliriz.

1-Öncelikle dünyanın en önemli sorunu haline gelen iklim krizi, tarım ve gıda sektörü üzerindeki etkisini daha da artıracak. Kuraklık, sel, aşırı yağış, dolu, fırtına, aşırı sıcaklar ve daha birçok felaket tarım ve gıda üretimini olumsuz etkileyecek. Avrupa Birliği başta olmak üzere tarımsal üretimde küresel ısınmayı azaltacak önlemler ön plana çıkacak. Politikalar daha “yeşil” bir dünya dikkate alınarak belirlenecek.

2- Devam eden Rusya – Ukrayna savaşının, özellikle tahıl, yem ve bitkisel yağ sektörü üzerindeki olumsuz etkileri sürecek. Dünyanın en önemli tahıl ihracatçısı konumundaki Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle buğday, ayçiçeği, mısır, soya gibi birçok üründe fiyat istikrarsızlığının devam etmesi bekleniyor.

3- En önemli tarımsal girdilerden birisi olan gübre konusunda Rusya’nın sahip olduğu kaynaklar ve uyguladığı politika, bu ülkeye yönelik ambargo, tarımsal üretimi olumsuz etkileyen faktörlerden birisi olarak gündemdeki yerini koruyacak.

4- Çin’in tarım ürünleri ithalatı, uyguladığı politika dünya piyasaları üzerinde etkisini hissettirmeye devam edecek.

Seçim vaatleri yarışacak

5- Türkiye açısından bakıldığında dünyadaki bu gelişmelerin yanı sıra, çok önemli bir seçim var. Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri bu yıla damgasını vuracak. Tarım konusunda yine birçok vaat sıralanacak. Alım fiyatları, destekleme ödemeleri seçime göre şekillenecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yılbaşı akşamı 2022’de tarımda neler yaptıklarını bir dizi halinde paylaştı. Paylaşımlara bakılırsa Türkiye tarımda uçuyor. Tarıma verilen destekler, yapılan çalışmalar öyle bir sunuluyor ki, hiçbir sorun yokmuş, çiftçi çok memnunmuş algısı yaratılıyor. İthalattan, zarar ettiği için süt ineklerini kesmek zorunda kalan yetiştiriciden, gümrük vergileri sıfırlanarak sonuna kadar açılan ithalat kapılarından, Bağ – Kur primini ödeyemeyen çiftçilerden, boş kalan arazilerden, amaç dışı kullanıma açılan tarım topraklarından, Tarım Kanunu’na göre 2006 yılından bu yana çiftçiye ödenmesi gereken desteklerin ödenmemesinden hiç söz edilmiyor. Öyle görünüyor ki, seçim meydanlarında tarım ve gıda yine çok konuşulacak.

Torba yasadan neler çıkacak neler?

6- Tarım ve Orman Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı torba yasa taslağı ile tarımda çok önemli değişiklikler yapılması öngörülüyor. Bu taslağın seçimden önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilmesi hedefleniyor. “Tarım Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Taslağı” ile Bakanlıkça belirlenen ürün ve ürün gruplarının üretimi için çiftçiler üretim öncesi Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan izin almak zorunda. Yani çiftçinin ne üreteceğine bakanlık karar verecek. İzin almayanlar önce uyarılacak, izin almadan üretime devam ederlerse desteklerden 5 yıl süreyle men ve idari para cezası uygulanacak. Bir başka önemli değişiklik Bakanlığın belirlediği ürünleri çiftçi sözleşmeli olarak üretmek zorunda. Tarımsal desteklemeler Çiftçi kayıt Sistemi(ÇKS)’ne göre değil, Bakanlığın belirlediği kayıt sistemlerine göre ödenecek. Ayrıca üst üste iki yıl ekilmeyen tarım arazileri Tarım Bakanlığı tarafından öncelikle bulunduğu yerde ikamet edenlere veya sivil toplum kuruluşları ile meslek odalarına öncelikli olmak üzere kiralanacak. Tarım Kanunu’nda yapılması öngörülen köklü değişikliklerden birisi de sözleşmeli üretim. Kanunun 13.maddesi değiştirilerek sözleşmeli üretimle ilgili şartlar yeniden belirlenecek. Burada da alıcı ve satıcının sözleşmeye uymaması durumunda bazı yaptırımlar, cezalar öngörülüyor.

Üretim deseninde değişim ve vazgeçilmeyen ithalat

7- Toprak Mahsulleri Ofisi’nin Kasım 2022 Fenolojik Değerlendirme- Saha Araştırma Raporu’na göre, 2023 üretim yılında ülke genelinde pamuk, yağlık ayçiçeği ve haşhaş ekili alanların geçen yıla göre azalacağı bu alanların büyük kısmına buğday ve arpa ekildiği/ekileceği öngörülüyor. Değerlendirme raporuna göre, sahada yapılan gözlemler, üretici ve sivil toplum kuruluşları ile yapılan görüşmelerle yapılan incelemeler dikkate alındığında bu yıl ülke genelinde Toprak Mahsulleri Ofisi’nin uyguladığı alım politikasının da etkisiyle diğer ürünlerden hububata geçişler var. Bu da buğday, arpa gibi ürünlerin 2023’te üretiminin artacağını, ayçiçeği, pamuk gibi Türkiye’nin dışa bağımlı olduğu ürünlerde üretimin azalacağını yani ithalatın artacağını gösteriyor.

8- Gümrük vergileri sıfırlandı ithalat devam edecek. Resmi Gazete’nin 31 Aralık 2022 tarihli 3.mükerrer sayısında yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı buğday, mısır ve arpada 30 Nisan 2023’e kadar, aspir, ham ayçiçeği yağı, ayçiçeği çekirdeği ve kanolada 31 Mayıs 2023’e kadar gümrük vergisi sıfırlandı. Bu ürünlerde ve daha bir çok üründe 2023 yılında da ithalat devam edecek.

100 yıl sonra iki iktisat kongresi

9- Bağımsızlık savaşını kazanan Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları henüz cumhuriyeti ilan etmeden 17 Şubat 1923’te İzmir İktisat Kongresi’ni topladı. 2023 yılı aynı zamanda İzmir İktisat Kongresi’nin de 100.yılı. Şubat ayında yani İzmir İktisat Kongresi’nin 100.yılında yine İzmir’de iki ayrı iktisat kongresi yapılacak. Birisini Hazine ve Maliye Bakanlığı, diğerini İzmir Büyükşehir Belediyesi gerçekleştirecek. İzmir Valiliği, bundan 100 yıl önce kongrenin yapıldığı binanın yerinde aslına uygun olarak yeni kongre binasını inşa ediyor. Yıllardır bu alan otopark olarak kullanılıyordu. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın düzenleyeceği kongre 100 yıl sonra aynı yerde yapılacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi ise “İkici Yüzyılın İktisat Kongresi” çalışmalarını sürdürüyor. İlk iktisat kongresinde olduğu gibi “Çiftçi Grubu”,”İşçi Grubu”,”Sanayici Grubu” ve Tüccar Grubu” olmak üzere 4 grup kongreye sunulacak bildirileri hazırlıyor.

10- Gıda enflasyonu, artan gıda fiyatları 2023 yılında da her ay enflasyon verileri açıklandığında üzerinde en çok konuşulacak konu olmaya aday.

11- Bu yıl gündemden hiç düşmeyecek konulardan birisi hayvancılık olacak. Hayvan varlığı azalırken, artan üretim maliyetleri üreticiyi zorlarken, tüketici yine et ve süt ürünlerini almakta çok zorlanacak.

Özetle, cumhuriyetimizin 100. yılında tarım ve gıdada yine önemli sorunlarla karşı karşıyayız. Aynı zamanda önemli bir seçim yapmak durumundayız. Tarım ve gıdada ülke potansiyelini değerlendirebilen politikalarla bu sorunları aşabilir ve geleceğe umutla bakabiliriz. Bu potansiyeli görmezden gelen ve ithalata dayalı politikalarda ısrar edilirse üretici için de tüketici için de ne yazık ki zor günler olacak. Cumhuriyetin 100. yılında daha çok üretmeye, daha çok paylaşmaya, toprağımızı, çevremizi daha çok korumak zorundayız. Bereketli bir yıl olması dileği ile yeni yılınızı bir kez daha kutluyorum.

Bu makale ile ilgili yapılan yorumlar

En Son Yayınlanan Makaleler