Reklam Ver

Polonya’da tarım için 2004 yılı milat kabul edilir. Kiminle konuşsanız 2004 öncesi ve sonrası diye söze başlıyor. Çünkü, Avrupa Birliği’ne 2004’te üye olduktan sonra tarımın ve tarımcıların kaderi değişiyor. Üye olmanın faturasını ağır ödeyenler de var. Örneğin binlerce hayvancılık işletmesi Avrupa Birliği kriterlerine uygun olmadığı için kapanıyor. Bu kriterlere uyum sağlayanlar ise bugün hem iç piyasada hem Avrupa Birliği’nde ihracatta çok güçlü konumda.Avrupa Birliği pazarı Polonya tarımı için en önemli avantaj.
Bu avantajı nasıl değerlendirebiliyor?
Polonya Yabancı Yatırımlar Ajansı (PAİZ) Başkanı Slawomir Majman, 2004’ten önce Avrupa Birliği üyeliğine en çok tarım ve gıda sektöründekilerin karşı çıktığını, yabancıların gelip kendilerini yok edeceğini düşündüklerini, ancak bugün en çok onların Avrupa Birliği üyeliğinden yararlandığını söylüyor.
Avrupa Birliği’ne uyum sağlamak için gıda sanayinin çok büyük yatırımlar yaptığını ve bugün Polonya’nın Avrupa’nın en genç ve modern gıda endüstrisine sahip olduğunu anlatan Majman: “Bundan 10 yıl önce ‘yabancılar gelecek bizi öldürecek, yok edecek. Avrupa Birliği ile rekabet edemeyiz’ diyen gıda endüstrisi bugün işlenmiş gıda ürünleri bakımından Avrupa’nın lideri konumunda. Üyelik öncesi en çok korkanlar Avrupa Birliği üyeliğinden en çok yararlananlar oldu” görüşünü dile getiriyor.
Majman, gelecek yıl Türkiye-Polonya ilişkilerinin 600.yılı olduğunu hatırlatarak iki ülkenin bir çok alanda olduğu gibi tarım ve gıdada işbirliği yaparak Avrupa Birliği pazarında etkin olarak yer alabileceğini, kapılarının Türkiye’den gelecek yatırımcılara açık olduğunu sözlerine ekliyor.
Polonya Tarım Ajansı Başkan Yardımcısı Lucjan Zwolak ile konuşuyoruz. Tarım ve gıda ürünlerinde ihracatın yüzde 77’sini Avrupa Birliği’ne yaptıklarını söylüyor. Bir anlamda tek pazara bağımlılık olduğunu bunun da özellikle kriz dönemlerinde sorun yarattığını anlatan Zwolak, Türkiye, Kazakistan ve Ortadoğu ülkelerini yeni hedef pazarlar olarak belirlediklerini ve ajans olarak bu pazarlarda tanıtım yapacaklarını vurguluyor.
Polonya’nın en büyük fuarlarından biri olan Poznan Gıda Fuarı’nda beyaz et, kırmızı et sektörünün temsilcileri ile buluştuk. Polonya’nın et sektörü hakkında detaylı bilgiler aldık.
Polonya’da domuz eti, sığır ve kanatlı eti üretimi var. Ucuz olduğu için domuz eti ve kanatlı eti iç piyasada tüketiliyor. Sığır etinin ise yüzde 80-85’i ihraç ediliyor. Ülkede kişi başına yıllık ortalama 2 kilo sığır eti, 40 kilo domuz eti, 30 kilo kanatlı eti tüketiliyor.
Ulusal Kümes Hayvancılığı Sektör Kurulu Başkanı Rajmund Paczkowski’nin verdiği bilgilere göre Polonya’da yıllık 1.6 milyon ton kanatlı eti üretiliyor. Bu üretimin yaklaşık 550 bin tonluk kısmı ihraç ediliyor. İhracatın da yüzde 85’i Avrupa Birliği’ne yapılıyor. Bu pazardaki en büyük rakibi ise Fransa. Ayrıca Rusya, Ukrayna, Romanya, Çin, Japonya ve Güney Kore’ye ihracatları var. Amerika’ya ihracat için çalışmalar yapıyorlar. Dondurulmuş tavuğun kilosunu ortalama 1.7 Avro’dan satıyorlar. Bu nakliyesiz Polonya’da çıkış fiyatı. Genetiği değiştirilmiş yem kullanılmayan tavuk ve diğer kanatlı etleri daha yüksek fiyata satılıyor. Ayrıca etiketinde GDO’lu yem kullanılmadığına yer veriliyor. Tüketici alırken GDO’lu yemle beslenen veya beslenmeyen tavuk etini tercih edebiliyor.
Kırmızı ette ise ülke tüketimi çok az. Dana etini genellikle pahallı diye yemek yerine ihraç ediyorlar.Kırmızı ette de en büyük pazar Avrupa Birliği.
Polonya Ulusal Et Üreticileri ve Sanayicileri Birliği Başkanı Wieslaw Rozanski’nin anlattığına göre Polonya’da 5.5 milyon büyükbaş hayvan var. Ülkede sığır eti tüketim kültürü olmadığı için sığır etinin yüzde 80-85’i ihraç ediliyor. Rozanski’nin verdiği bilgiye göre Polonya’nın kırmızı eti diğer Avrupa ülkelerine göre yüzde 20 daha ucuz.
Polonya kırmızı et sektörü için en cazip pazarlardan birisi ise Türkiye. Ülkede parlamento tarafından helal kesimin yasaklanması ve ayrıca Türkiye’nin şu sıralar et ithalatını durdurması nedeniyle Türkiye’ye ihracat yapılamıyor. Ancak, yakın zamanda bu sorunların aşılarak tekrar ihracata başlayacaklarına inanıyorlar.
Rozanski, Türkiye pazarı hakkında şu değerlendirmeyi yapıyor: “Türkiye’ye 2009′a kadar hiç ihracatımız yoktu. 2010 yılında Türkiye’ye ihracata başladık. 2011’de Avrupa’dan Türkiye’ye en çok et ihraç eden ülke olduk. O yıl Türkiye’ye 280 bin ton et ihraç ettik. Bizim için Türkiye stratejik bir pazar. Yakın zamanda bu pazarın tekrar açılacağını biliyoruz.”
Özetle, Polonya’da tarım ve hayvancılık için Avrupa Birliği çok önemli bir pazar. Bulunduğu konum, Avrupa’ya olan yakınlığı büyük bir avantaj. Bu avantajı da doğru tarım politikaları ile çok iyi değerlendiriyor. Türkiye’nin Polonya örneğinden alacağı çok dersler var.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız