Reklam Ver

Türkiye son iki yılda dünyanın değişik ülkelerinden küçükbaş ve büyükbaş hayvan ithal ediyor. Besilik, damızlık, kasaplık hayvan ithalatı yapılırken bir yandan da et ithal ediliyor.
İthalat, yerli üretime ve üreticiye, ülkenin genetik kaynaklarına çok büyük zarar veriyor.
Geçmiş yıllarda da bir çok kez ithalat yapıldı. Hayvancılığı kurtaracak çözüm olarak sunulan ithalatın çıkar yol olmadığı defalarca görüldü
Hükümet bir yandan ithalata dayalı politika uygularken bir yandan da genetik kaynakların korunmasına yönelik projeleri desteklemeye çalışıyor.
Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın “Hayvan Genetik Kaynakları Yerinde Koruma ve Geliştirme Desteklemeleri Hakkında Uygulama Esasları Tebliği” dün Resmi Gazete’de yayınlandı.
Koruma amaçlı ve geliştirme amaçlı olarak birçok genetik hayvan ırkı destekleme kapsamına alındı.
Doğrusu da bu. Genetik kaynakların korunması, geliştirilmesi ile hayvancılıkta yaşanan sorunlar çözülebilir.
Yeter ki, desteklerle korunan geliştirilen genetik kaynaklar ithalatla yok edilmesin.
Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğe göre,  koruma amaçlı destekleme kapsamına alınan hayvan ırkları şöyle: Yerli koyun ırklarından Kıvırcık, Sakız, Gökçeada, Karagül, Herik, Hemşin, Çine Çaparı, Dağlıç, Tuj, Norduz ve Karakaçan. Keçi ırkları; Ankara Keçisi (Renkli tiftik verenler dahil), Kilis, Honamlı, Abaza, Gürcü (Osmanlı), Kaçkar, İspir ve Halep. Sığır ırklarından; Yerli Kara, Boz Irk, Doğu Anadolu Kırmızısı, Kilis (Güney Anadolu Kırmızısı), Yerli Güney Sarısı ve Zavot. Anadolu Mandası ve Kafkas arı ırkı da destekleme kapsamında.
Geliştirme amaçlı olarak farklı ırklardan toplam 686 bin 700 koyun, 194 bin 300 keçi ve 20 bin manda desteklenecek.
Söz konusu desteklerden, Bakanlığın hayvan kayıt sistemlerine kayıtlı hayvan ırklarını yetiştirmek suretiyle hayvansal üretimle iştigal eden yetiştirici/birlik bu desteklemeden yararlanabilecek.
Tebliğe göre, yerinde koruma desteklemesinden yararlanan yetiştiricinin, koruma yerinde ikamet etmesi ve destek aldığı türün farklı ırklarını bir arada yetiştirmemesi şartı var.
Hayvancılıkla uğraşan yetiştiriciler arasından, çocuklarından en az birisi yanında olan, çiftçilik dışında bir işle uğraşmayan, tarımsal eğitim görmüş, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini bir arada yapmayanlar tercih edilecek.
Hayvan ırklarını yerinde koruma ve geliştirme amacıyla yetiştirmek üzere daha önceki yıllarda başvuran ve projeye alınan yetiştiricilerden herhangi bir sebeple çıkan ya da çıkarılanların yerine alınacaklar ile yeni başvurular için, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü(TAGEM)’nün talebi yeterli olmakla beraber projenin uygulanacağı il/ilçe müdürlüklerinin ve/veya yetiştirici birliklerinin yazılı başvurusu sonucu taraflarla iletişime geçilerek hayvan ırk ve sayıları ile alt proje sayısı belirlenecek.İl müdürlükleri 2012 Kasım ayı sonuna kadar başvuru dilekçesi ve diğer istenilen belgelerle yapılan müracaatları kabul edecek.
Yetiştiricilere; koyun, keçi, sığır ve manda için hayvan başına, arı ırklarından Kafkas Arısı yetiştiricilerine ise koloni başına, destekleme ödemesi yapılacak.
Koruma amaçlı destekleme miktarı; yerli koyun ve keçi ırklarında her ırk için bin başı ve bütün ırklardaki toplam hayvan sayısı 20 bin başı; yerli sığır ve manda ırklarında her ırk için 750 başı ve bütün ırklardaki toplam hayvan sayısı 5 bin 250 başı; Kafkas Arı Irkı için de 10 bin koloniyi geçmeyecek. Kafkas Arı Irkında en az 20 ve üzeri koloniye sahip yetiştiriciler desteklenecek.
Geliştirme amaçlı destekleme, verim ve doğum kaydı alınan sürülerde; doğan yavru, ana, baba (kullanılan koç/teke) başına ayrı ayrı ödenecek. Doğum kayıtları taban sürülerde; ana-yavru (doğan yavrunun doğum tarihi, cinsiyeti, ana-yavru kulak numaraları), elit sürülerde; ana-baba-yavru (doğan yavrunun doğum tarihi, cinsiyeti, ana-baba-yavru kulak numaraları ve benzeri) şeklinde olacak. Manda türü için yapılacak desteklemelerde, destekleme anaç manda ve damızlıkta kullanılan manda boğası üzerinden yapılacak.
Özetle, bir yandan hayvan ithalatı ile yerli üretim ve üretici kıskaca alınırken ve üretim yapılamaz hale getirilirken bir yandan yok olma tehlikesi yaşayan hayvan gen kaynakları korumaya alınıyor. Bu çelişkinin giderilmesi gerekiyor. Yapılması gereken zorunlu olmadıkça ithalat yapmamaktır. Yapılacaksa da ülkenin yararına, yerli üretimi ve üreticiyi koruyan bir anlayışla yapılmalı. Bugünkü gibi üreticiyi üretim yapamaz hale getiren bir anlayışla ithalat kesinlikle yapılmamalı. Bunun yerine yerli kaynakların korunması, geliştirilmesi ve ihraç edilmesi hedeflenmeli.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız