Reklam Ver

Her fırsatta dile getirdiğimiz gibi, Türkiye sahip olduğu tarımsal potansiyeli yeterince değerlendiremiyor. Verimliliği artıracak, aynı alandan daha fazla ürün elde edilmesini sağlayacak, dışa bağımlılığı  azaltacak modern teknolojiler bilinmesine rağmen kullanılamıyor. Nedense ithalata dayalı bir politika her zaman daha çok tercih ediliyor. Yıllardır hükümetler, bakanlar değişse de ithalat hayranlığı  genel olarak değişmiyor. Bu virüs özellikle 1980 sonrasında iyice yerleşti.
Okurlarımızdan zaman zaman tarımda devrim etkisi yapacak, mevcut potansiyeli harekete geçirecek çok ilginç öneriler, projeler geliyor. Bizde bu görüşleri yayınlayarak ilgililerin dikkatine sunuyoruz. Ne kadar yararlandıklarından emin değiliz. Fakat bugün paylaşacağımız konu hükümetin de üzerinde durduğu desteklediği modern sulama teknikleri. Modern sulama teknikleri konusunda Türkiye’nin sayılı uzmanlarından, okurumuz Abdurrahman Güngör, doğru sulama yöntemleri ile tarımda nasıl bir dönüşüm sağlanacağının ipuçlarını veriyor.
Abdurrahman Güngör’ün bizimle paylaştığı “tarımın çılgın projesi” şöyle:
“ Türkiye’de tarımın kaderi bulunduğu iklim kuşağı itibari ile sulamayla yakından ilgilidir.  Çünkü halen tarım yapılan 25 milyon hektar tarım arazisinin bulunduğu büyük bölümüne yağmur kışın yağar.  Halbuki buğday hariç diğer önemli ürünler yazın yetişir, bunun için yüksek verim ve kaliteli ürün için sulama en önemli etkendir.
Tarım su ile çalışan bir fabrikadır. Halen 25 milyon hektar tarım arazisinin 5,3 milyon hektarı sulanmaktadır.  Ayrıca su kıtlığından dolayı 5-6 milyon hektar her yıl nadasa bırakılmaktadır.
Halen sulanmakta olan 5,3 milyon hektar yani arazilerin %20’si bilinçli ve öngörülebilir tarım yapılmakta geriye kalan ise kaderine bırakılmıştır.
Bugün sulanan 5,3 milyon hektar tarım arazisinin 4 milyon hektarı salma sulama denilen en iptidai sulama şekliyle yapılmakta, bu sistemde tarla sulanmakta, suyun verimliliği yüzde 30’dur. Halbuki bu 4 milyon hektar damlama veya yağmurlama ile sulansa aynı su ile 12 milyon hektar arazi sulanabilecektir.  Bu ekstradan gelen 8 milyon hektar arazide basınçlı sulama sistemi ile sulandığında en az 32 milyon ton mısır veya 32 milyon ton pamuk veya 25 milyon ton ayçiçeği olarak fazla ürün alınacaktır.  Şayet mısır dane veya silaj ekilse hayvancılığın kaderi değişecektir.  Şayet ayçiçeği ekilse Türkiye ‘nin sıvıyağ problemi hallolacaktır.  Şayet pamuk ekilse tekstil sanayi büyük hamle yapacaktır.  Bu değişimin ülke ekonomisine katkısı 20-50 milyar dolar olacaktır.  Bir de istihdama katkısı 1 milyon kişi olacaktır.  Bunun için hükümet salma sulamayı yasaklamalı.  Böylece lüzumsuz israf, çevre kirliliği ve GAP’ta olduğu gibi tuzlanma olmayacak.  Nereden bakılırsa bakılsın tarımda devrim olacak bu proje için hükümetin mantıklı cesur olarak şu kararları alması gerekmektedir;
   1-Salma sulama yasaklanacak.
   2-Hibe ve diğer destekler kaldırılacak.
   3-Ziraat Bankası’na her yıl 1 milyon dekar arazide tarımsal sıfır faizli 5 yıl vadeli destek kredisi verme görevi verilmeli ve takip edilmeli.
   4-Tarımsal sulama tek elde toplanmalı. Bugün sulama birlikleri İçişleri Bakanlığına bağlı. Suyun tarımdaki sahibi belirlenmeli.
Ülkemizde 40 milyar metreküp kullanılabilir su var.Bunun 30 milyar metreküpü yaklaşık yüzde 75’i tarımda, 6 milyar metreküpü yani yüzde 15’ evlerde, sanayide ise yüzde 10’u olan 4 milyar metreküp kullanılıyor.
Tarımda kullanılan suyun önemini anlamak için şu verilere bakmakta yarar var. Ortalama 1 kilo buğday üretmek için 1 ton suya,1 kilo et üretmek için 16 ton suya,1 kilo peynir üretmek için 5,3 ton suya,1 kilo yumurta üretmek için 4,7 ton suya ihtiyaç vardır. Bu suyun verimli kullanılması çok önemli. Türkiye’de yüzde 25 ile 35 oranında verimliliği olan salma sulama ile 3.9 milyon hektar sulanıyor. Su verimliliği yüzde 75-85 olan yağmurlama sulama yöntemi ile 900 bin hektar ve en verimli sulama yöntemi olarak bilinen verimliliği yüzde 90-98 olan damlama sulama ile sadece 424 hektar sulanabiliyor. “
Veriler çok net. Tarımda verimliliği artırmak, dışa bağımlılığı azaltmak ve ithal eden değil, ihraç eden olmak istiyorsanız bu projeyi uygularsınız. Fazla söze gerek yok.
                                     ******
Balbay, 1000 gündür tutuklu
Gazeteci dostum Mustafa Balbay, 1000 gündür tutuklu.Daha ne kadar tutuklu kalacağını bilmiyoruz.Sadece Balbay değil elbette. Tuncay Özkan, DÜNYA’da birlikte çalıştığımız arkadaşım Nedim Şener,Ahmet Şık,Soner Yalçın,Doğan Yurdakul ve 68 gazeteci tutuklu. Neyle suçlandıklarını bilmeden yargılanıyorlar.Yargılanan gazeteciliktir. Mesleğimizdir. Cezalandırılan ise sadece onlar değil, aileleri, okurları, ülkedir. Balbay’ın oğlu Deniz, kızım Ekin’den 1 ay küçük. Ekin 3.5 yaşına geldi. İlk “baba”deyişinde yaşadığım heyecanı sözcüklerle anlatamam. Bir insanın evladının konuştuğunu, yürüdüğünü,düştüğünü, hastalandığını, ateşlendiğini, kahkahalarla güldüğünü görememesinden daha büyük bir ceza olabilir mi?
                             ******
Aydınlanma bilgesi Server Tanilli’yi yitirdik
Aydınlanma bilgesi Server Tanilli yaşamını yitirdi. Türkiye’nin en üretken aydınlarından olan Server Tanilli’ nin tüm eserlerini ama özellikle Uygarlık Tarihi’ni bugünlerde herkesin bir kez daha okumasında yarar var. Saygıyla uğurluyoruz, toprağı bol olsun.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız