Reklam Ver

Deniz Sipahi / Milliyet Ege

Geçenlerde çok değerli meslektaşım Ali Ekber Yıldırım Dünya Gazetesi’ndeki köşesinde Ege Bölgesi’ni çok yakından ilgilendiren bir konuyu ele aldı.
Pamukta olduğu gibi tütünde de Egeli üreticiler çok zor duruma düştü.
İzmir’de üç büyük sigara üreticisi bulunuyor, bunun yanında Türkiye’nin en büyük tütün fabrikaları yine bu bölgede…
On binlerce aile geçimini bu üründen karşılıyor, on binlerce kişi bu fabrikalarda çalışıyor.
Ali Ekber Yıldırım diyor ki…
”2003’te 334 bin üretici 183 bin hektar alanda 150 bin ton tütün üretirken, 2007’ye gelindiğinde üretici sayısı 207 bine, üretim alanı 144 bin hektara ve üretim de 117 bin tona geriledi. Cumhurbaşkanı Sezer’in öngördüğü gibi, üretici, tütünden hızla uzaklaştı. 100 bini aşkın çiftçi, tütün üretemez hale geldi. Kentlere göç eden bu üreticiler, sosyal sorunları da beraberinde getirdi. O günlerde Cumhurbaşkanı Sezer’i en ağır biçimde eleştiren sigara üreticileri, tütün ihracatçıları bile bugün, ‘Tütün bulamıyoruz’ diye ağlaşıyorlar. Tütün üretiminin artırılması için destek verilmesini istiyorlar. Tütünden kaçan üreticiyi bir daha tütün ekmeye ikna etmek çok zor. Dünyaca tanınan Ege tütünündeki tablo çok daha vahim. Yasa çıkmadan önce, yılda ortalama 100 bin ton Ege tütünü ihraç edilirdi. Yasa ile bu bölgede de üretim sınırlandırıldı. 2003’te 145 bin üretici 95 bin ton Ege tütünü üretirken, 2007’de üretici sayısı 70 bine, üretim de 50 bin tona düştü. Çok uluslu sigara üreticileri, Ege Bölgesi’ne, özellikle İzmir’e ve Manisa’ya fabrikalar kurdu. Burası sigara üretim merkezi oldu. Fakat bu fabrikalarda yerli tütün yerine ithal tütün kullanılıyor.”
Yedi yılda Türkiye’nin geldiği noktayı görüyor musunuz?

Peki o dönemde eleştirilen Cumhurbaşkanı Sezer, veto gerekçesinde neler söylemişti:
”Yasada, tütün ve tütün ürünlerinin dışalımının serbestleştirilmesi sonrasında yerli üreticilerin ve geçimini tütün tarımıyla sağlayan çiftçilerin sorunlarını çözümleyecek herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Üretici tütünlerinin, sözleşme esasının yanı sıra açık artırma merkezlerinde, açık artırma yöntemi uygulanarak alınıp satılacağı öngörülmüş, ancak sözleşmeye bağlanmadığı için üreticinin açık artırma yöntemiyle satışa çıkardığı tütünlerini, alıcı bulunamaması durumunda nasıl değerlendireceğine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Böyle bir durumda, tütün üretiminden çekilmek zorunda kalacak olan üreticilerin tütün tarımından vazgeçmeleri olasılığının yüksek olmasına karşın yasada, üretimin sürdürülmesi ve üreticilerin gelir kayıplarını giderme yöntem ve ilkeleri gösterilmemiştir. Yasanın belirtilen konulardaki düzenleme eksiğinin büyük sosyal sorunlara yol açması kaçınılmazdır.”
* * *
Ali Ekber Yıldırım’ın yorumu ise şöyle…
”Tekel’in sigara fabrikalarının özelleştirilmesi ve devletin bu alandan çekilmesi ile tütün üretimi daha da azalacak. Çünkü, üretici ile yapılan üretim sözleşmelerinin yüzde 60’ını Tekel gerçekleştiriyor. 2006’da 70 bin ton tütün ithal ederek 250 milyon dolar dövizi dışarıdaki üreticiye ödeyen Türkiye, yerli üretimi desteklemezse, dünyada söz sahibi olduğu şark tipi tütünü de ithal etmek zorunda kalacak.”
Sadece tütünde mi; birçok üründe benzer düşüşler var.
Tarım ürünleri ithalatı yüzde 11 artarken, ihracatı yüzde 1.5 artıyor.
Yani Türkiye, dışarıya bir ürün satarken, dışarıdan buna karşılık 11 ürün alıyor.
Halen 1 milyondan fazla çiftçi, 10 milyon hektara yakın tarım arazisi, desteklerden yararlanamıyor. Ve hala tarım, unutulan bir alan olmaya devam ediyor.

25 ocak 2008/ Milliyet Ege

Reklam Ver

1 Yorum

  1. tütün bitti kırkağaç ta bitti kırkağaçta ki hırsızlık olayları ne kadar arttı bu araştırılsa sayın a.necdet sezer in ne kadar haklı olduğu anlaşılır.

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız