Reklam Ver

Türkiye’nin Suriye sınırında bir Rus savaş uçağını düşürmesi ile iki ülke arasında başlayan kriz derinleşerek büyüyor. Rusya Federasyonu, Türkiye’ye yönelik her gün yeni yaptırımlar açıklıyor. Son olarak Türkiye’den yaş sebze ve meyve başta olmak üzere tarım ürünlerine fiili olarak ambargo uygulanacağı açıklandı. Daha açık anlatımla Türkiye’den tarım ürünü alımını yasakladı.
Rusya’nın yaptırımları karşısında Türkiye ne yapıyor?
Görebildiğimiz kadarıyla Türkiye’nin somut olarak yaptığı hiç bir çalışma yok. Yaş meyve ve sebze ihracatında sezonun tam ortasında gelen bu engellemeye,ambargoya karşı nasıl bir adım atılacağı, sorunun nasıl çözüleceği konusunda bir açıklama yok.
Rusya Federasyonu, Türkiye için sıradan bir pazar değil. Özellikle yaş meyve ve sebzede uzun yıllar yapılan çalışmalar sonucunda Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı oldu.
Rusya pazarının önemi ve bundan sonra yaşanması muhtemel gelişmeleri şöyle özetleyebiliriz:
1-Akdeniz İhracatçılar Birliği’nin verilerine göre Türkiye, bu yılın Ocak-Ekim döneminde 2.3 milyon ton yaş meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirdi. Bunun karşılığında 1.5 milyar dolar döviz girdisi sağlandı. Bu ihracatın 894 bin tonu Rusya Federasyonu’na ihraç edildi. Elde edilen döviz 633 milyon dolar. Yaş meyve ve sebze ihracatında Rusya’nın payı miktar olarak yüzde 38, değer olarak yüzde 42 ile ilk sırada.
2-Rusya Federasyonu’na ilk 10 ayda 213 milyon dolar karşılığında yapılan yaş meyve ihracatı 247 bin ton. Bu ülkeye aynı dönemde 401 bin ton yaş sebze ihracatı yapıldı ve 281 milyon dolar döviz girdisi sağlandı.Narenciye ihracatı ise 245 bin ton karşılığı 138 milyon dolar.Türkiye, portakal ihracatının yüzde 20’si,limon ve greyfurtun yüzde 26’sı,mandalinanın yüzde 46’sı Rusya’ya yapılıyor.
3- Rusya’nın yaş sebze ve meyveye yönelik ambargosu şu anda fiili olarak uygulanıyor. Türkiye’den yola çıkan ürünler bu ülkeye sokulmuyor. Buna rağmen Rus yetkililerin tarım ürünlerine yönelik ambargonun bir kaç hafta sonra başlayacağını duyurmaları tamamen iç piyasaya yönelik. İç piyasada fiyatların yükselmesini önlemek için ambargonun bir kaç hafta sonra başlayacağı ifade ediliyor. Oysa,şu anda ürünler bekletiliyor.
4- Rusya’nın fiili ambargosu nedeniyle Türkiye’deki ihracatçılar üreticiden ürün alımını ve sevkiyatını tamamen durdurdu. Depolarda ve uygun saklama koşullarında bekleyen ürünler için alternatif pazarlar aranıyor. Rusya’dan sonra yaş meyve ve sebze ihracatında Türkiye’nin en önemli pazarları sırasıyla Irak,Almanya,Romanya,Suudi Arabistan,Ukrayna,Hollanda, Bulgaristan,Polonya,İngiltere,Gürcistan,Suriye,Beyaz Rusya,Belçika,Moldavya , Avusturya, İtalya,Birleşik Arap Emirlikleri,Sırbistan ve Fransa. Bu ülkelere veya diğer alternatif pazarlara kısa vadede bağlantı kurmak kolay değil.
5- İhraç edilemeyen ürünler büyük oranda iç piyasaya verilecek.Bu nedenle bu kış Türkiye daha ucuza yaş meyve ve sebze tüketecek. Ancak bu hafta havaların soğuması ve kış koşullarının ağırlaşmasını fırsat olarak değerlendirenler bir çok üründe fiyatı artırdı. Önümüzdeki günlerden itibaren fiyat mutlaka düşecektir.
6- Rusya’nın da işi kolay olmayacak. Türkiye’den ürün almadığı için yaş meyve ve sebze fiyatı daha şimdiden artmaya başladı. Alternatif pazarları hemen organize edip ürün tedarik etmesi kolay değil. Kaldı ki, Avrupa Birliği ülkelerine yönelik ambargosu devam ediyor.
7- Türkiye’nin Rusya’dan ithal ettiği buğdayı başka pazarlardan temin etmesi gerekecek. Bu da mutlaka ek maliyetler getirecek ve un ihracatı bundan olumsuz etkilenecek. En olumsuz etkilenecek sektörlerden birisi de bitkisel yağ sektörü. Rusya’dan ayçiçeği,aspir,mısır ve bitkisel yağ ithal eden Türkiye’nin ürün teminindeki sıkıntılardan dolayı maliyetin yükselmesi ve fiyatın bir miktar artması beklenebilir.
8-Türkiye’nin önemli bir dezavantajı da hükümetin yeni kurulmuş olması. Yaptırımların yoğunlaştığı tarım konusunda Türkiye tarafında büyük bir sessizlik var. Çünkü,Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik tarım konusuna çok yabancı. Tarım sektörünü bilmiyor, Rusya pazarının önemini bilmiyor. Bu yaptırımlara karşı neler yapılacağını bilmiyor.
Özetlersek,Rusya Türkiye’ye diyor ki, “senden ürün almayacağım”. Türkiye’nin buna karşı şu ana kadar açıkladığı bir planı yok. Daha çok işi alttan alarak durumu düzeltmeye çalışıyor. Rusya ise kararlı görünüyor. Fakat bu tavır iki ülkeye de zarar veriyor.
******
NOT: Geçen hafta hayvancılık istatistikleri,et ve süt ürünleri üretimi konusundaki verilerin yanlışlığını yazdık. Doğru verilerin elde edilmesi için neler yapılması gerektiğini bugün yazacaktık. Ancak Rusya krizi nedeniyle bu konuyu başka bir yazıda ele alacağız.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız