Reklam Ver

Bir kez daha gün doğmadan Antalya’ya gitmek üzere İzmir’den yola çıkıyoruz. Bu kez 6 yıldan bu yana düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı(YÖREX)’ndayız.
Antalya Ticaret Borsası’nın öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteği ile düzenlenen fuar, bir lezzet ve kültür şöleni niteliğinde. Ülkenin binlerce yıllık tarım,gıda ve mutfak kültürünü yansıtıyor.
Fuarın düzenlenmesinde Ali Çandır’ın başkanlığındaki Antalya Ticaret Borsası yönetimi ve çalışanlarının büyük emeği var. Geçmiş yıllarda olduğu gibi açılışı yapan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu fuarın başarısı için her türlü desteği sağlıyor.
Yöresel Ürünler Fuarı’nda 68 ilden katılımcı var. Ali Çandır’ın anlatımıyla, Türkiye’de 12 bin yıllık medeniyetlerin el emeği göz nuru ürünlerinin gün ışığına çıkması sağlanıyor. Fuar sayesinde Anadolu topraklarının emaneti yöresel ürünleri insanların tanımasını, koklamasını, tatmasını sağladıklarını belirten Ali Çandır şu bilgileri verdi: “Yerel kalkınmanın anahtarı yöresel ürünler toplantıları ile çeşitli bölgelerde bin 500 insana ulaştık. Fuarın başlaması ile 5 yılda 350 bin ziyaretçi geldi. Birçok girişimciye yeni iş imkanı doğdu. Coğrafi işaret konusunda farkındalık yarattık. 2009 yılında 110 olan coğrafi işaretli ürün sayısı bugün 183’e ulaştı. Coğrafi işaret almak için müracaatı kabul edilen 200 ürün var. Bunun dışında Türkiye’nin kanaat önderleri konumundaki oda ve borsaların çalışmasıyla yöresel ürünlerine coğrafi işaret almak için çaba gösterdi.”
“Küreselleşmenin getirdiği etkiyle bizi baskısı altına alan, bize ait olmayan ürünler yerine kendimize ait bu ülkenin emeğini, birikimini, insanın alın terini ekonomiye nasıl kazandırırız” diye çaba gösterdiklerini anlatan Ali Çandır, fuarda 68 il olduğunu hatırlattıktan sonra ekledi: “Biz 81 ile ulaşmak için çalışıyoruz. 101 oda ve borsa, 11 kalkınma ajansı, 52 kurum, 224 firma katılımcı olarak yer aldı. Toplamda 388 katılımcı halkımızla buluşacak, 158 stant açıldı. Geçen yıl 100 bin ziyaretçi hedefi koyduk, 114 bin 180 kişi geldi. Bu yıl hedefimiz 150 bin kişinin ziyaret etmesi.”
Fuarı gezerken geçen yıl İtalya’nın Torino kentinde katıldığımız Slow Food Terra Madre toplantısıyla eş zamanlı yapılan “Nuh’un Ambarı” ve gıda fuarını anımsadım. Nuh’un Ambarı’nda dünyanın dört bir yanından getirilen geleneksel, yerel tarım ve gıda ürünleri sergileniyordu. Pazarda, manavda, market reyonlarında görmediğimiz, göremediğimiz ürünlerdi.
Gıda Fuarı’nda ise İtalya’nın yöresel, geleneksel ürünleri,başta zeytinyağı ve şarap olmak üzere bölgesel düzeyde sergilenen,satışa sunulan binlerce ürün vardı. Sadece 6 yılda önemli bir yol alan Antalya’daki Yöresel Ürünler Fuarı gelecekte sadece Türkiye’nin değil, uluslararası düzeyde geleneksel ve yöresel ürünlerin tanıtıldığı bir platform olabilir.
Bunları düşünürken bir yandan da son yıllarda yöresel, doğal ürünlere olan talebin artmasıyla ortaya çıkan fırsatçılar konusunda tüketicilerin duyarlı olması gerektiğini hatırlatmak gerekiyor. Bir çok ilde,ilçede kimi zaman iyi niyetli yerel yöneticilerin de desteği ile yöresel ürünlerle ilgili veya il adına tanıtım organizasyonları yapılıyor. Sözünü ettiğimiz bu organizasyonlarda illerin adı değişse de katılımcılar hep aynı oluyor. Adına organizasyon düzenlenen ilde üretimi olmayan ürünler o ile aitmiş gibi satışa sunuluyor.Örneğin Hatay mutfağı veya ürünleri tanıtılırken Trabzon tereyağı veya Kocaeli pişmaniyesi satılabiliyor.
İnsanların hemşerilik duygusu sömürülürken, “yerel ve doğal ürün” adı altında tüketiciler aldatılıyor. Çoğu zaman merdivenaltı, sahte, tağşişli ürünlerin satıldığı bu tür organizasyonlar o ürünlerin gerçek üreticilerine,illere ve kültüre de zarar veriyor.
Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, bu konudan şikayetçi: “Türkiye’de fuar düzenlemek için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin onayını almak gerekiyor. Fakat, sadece para kazanmak amacıyla çeşitli adlar altında düzenlenen organizasyonlar var. Bunlara dikkat etmek gerekir.Ne olduğu belli olmayan ürünlerin satıldığı bu organizasyonlarda 1 liraya Çin malları satılıyor.Bunların denetlenmesi, izne tabi tutulması gerekir. Tüketici böyle bir yerden 8-10 liraya aldığı Trabzon tereyağını tükettiğinde, “çok kalitesizmiş” diyerek bir daha Trabzon tereyağı almıyor .Yöresel ürünlerin hakkını gasp eden, isim hırsızlığıyla haksız kazanç elde eden organizasyonları da görüyoruz. Ya da kimyasalla karartılmış ürünlerin doğal diye satıldığını duyuyoruz. Özellikle yerel yönetimlerin, denetim yapan gıda teşkilatının bu konularda çok hassas davranması gerekir.”
Özetle, Antalya’daki Yöresel Ürünler Fuarı, Türkiye’nin tarımsal potansiyelini değerlendirmek, zengin mutfak kültürünü geleceğe taşımak için önemli bir organizasyon.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız