Reklam Ver

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Örgütü (FAO)’nden sonra Dünya Bankası da dünyada yaşanan kuraklık nedeniyle gıda fiyatlarının artacağına dikkat çeken bir rapor yayınladı.
Her iki kuruluş, yaşanan kuraklığın 2008’dekine benzer bir gıda krizine neden olabileceği ve artan gıda fiyatlarının özellikle yoksulların yaşamını olumsuz etkileyeceği uyarısı yaptı.
Türkiye’de ise yetkililer her fırsatta; “Kuraklık bizi etkilemez. Türkiye’de gıda fiyatları artmaz” açıklaması yapıyor.
Bu açıklamalar ne kadar gerçekçi?
Dünyayı kasıp kavuran ve tarım ve gıda ürünlerinde fiyatların son birkaç ayda yüzde 30-40 artmasına neden olan kuraklık Türkiye’yi gerçekten etkilemiyor mu?
Etkilemiyorsa son bir haftada ikisi ithalat diğeri kredi borçlarının ertelenmesiyle ilgili 3 önemli kararname neden yayınlandı?
Neydi bu kararnameler?
1-Çeşitli afetler nedeniyle zarar gören gerçek veya tüzel kişi üreticilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan düşük faizli kredi borçlarının bir yıl süreyle ertelenmesi.
Kararname, 28 Ağustos 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Kararname ile yılbaşından geçerli olmak üzere 60 ilde meydana gelen sel-su baskını, fırtına, aşırı yağış, aşırı kar yağışı, dolu, don, kuraklık, yıldırım düşmesi ve hortum afetlerine maruz kalan ve bu afetler sebebiyle ekilişleri, ürünleri, hayvan varlıkları, tesisleri veya seraları zarar gören Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı gerçek veya tüzel kişi üreticilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan kredi borçları bir yıl erteleniyor. Bu bir yıllık dönemde ertelenen krediye yüzde 5 faiz uygulanacak.
Kurulacak il ve ilçe hasar tespit komisyonlarının çalışmaları sonucunda yukarıda sayılan afetlerde zararı yüzde 30’u aşan üreticiler kredi borcu ertelemesinden yararlanabilecek.
Kaç üreticinin yıldırım düşmesi nedeniyle zarara uğradığını bilemiyoruz. Fakat, kuraklık nedeniyle çok sayıda üreticinin zarara uğradığı biliniyor. Toplam 60 ili kapsayan kararname ile büyük ölçüde kuraklıktan zarar görenlerin yararlanacağı dikkate alındığında kuraklığın Türkiye’de de yaşandığı ve olumsuz bir etkilenme olacağı çok açık. Bu kararname de bu amaçla çıkarıldı.
2-Kaba yem ithalatında gümrük vergisinin bazı ürünlerde sıfırlanması bazı ürünlerde ise yüzde 5 oranında uygulanmasına ilişkin kararname. Bir süreden beri ot ve saman ithalatı gündemde. Bu konuda ilk haber bu satırların yazarı tarafından kaleme alındı. Bakanlık yetkilileri de yalanlamadı. Hazırlıklar tamamlandı. Ot ve saman başta olmak üzere kaba yem ithalatında gümrük vergisi oranlarını belirleyen kararname 2 Eylül Pazar günü Resmi Gazete’de yayınlandı.
Kararname ile hububat sapları ve kapçıkları (işlenmemiş) (kıyılmış, toz haline getirilmiş, preslenmiş veya pellet şeklinde olsun olmasın), yonca kaba unu ve pelletleri, hayvan pancarı, İsveç şalgamı ve diğer kök yemler, soya fasulyesi yağı ekstraksiyonundan (özütleme) arta kalan küspe ve diğer katı artıklar (öğütülmüş veya “pellet” halinde olsun olmasın) gibi birçok üründe gümrük vergisi sıfırlandı veya en fazla yüzde 5 vergi alınması kararlaştırıldı. Daha açık anlatımıyla ot, sap, saman, küspe ve kepek gibi yem ürünleri ithalatı serbest bırakıldı. Böyle bir kararın alınmasında yanlış hayvancılık politikaları kadar kuraklığında etkisi var. Kuraklık olmasaydı belki yine ot, sap ve saman ithal edilirdi ama bu kadar erken olmayabilirdi. Bu kararname de kuraklığın Türkiye’de etkili olduğunun bir başka kanıtı.
3- Toprak Mahsulleri Ofisi’ne sıfır gümrükle buğday, arpa ve mısır ithalat yetkisi verilmesine ilişkin kararname. Yine 2 Eylül Pazar günü Resmi Gazete’de yayınlanan kararname ile Toprak Mahsulleri Ofisi’ne gümrüksüz (sıfır gümrükle) 1 milyon ton buğday, 500 bin ton arpa ve 500 bin ton mısır ithalatı yetkisi verildi.
Hükümet yetkilileri mutlaka bu kararın da kuraklıkla ilgisi olmadığını söyleyeceklerdir. Bunun “rutin bir izin” olduğunu, büyütülecek bir olay olmadığını ifade edeceklerdir. Fakat, bu kararname de Türkiye’nin kuraklıktan nasıl etkilendiğinin bir başka kanıtıdır.
Bu 3 önemli kararnameden sonra Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı ve bürokratlarının “Kuraklık Türkiye’yi etkilemez. Bizim tüketimimize yetecek kadar buğdayımız var. Bizde fiyatlar artmaz” sözleri geçerliliğini yitirmiştir.
Kuraklık, birçok ülkeyi olduğu gibi Türkiye’yi de olumsuz etkiliyor. Bundan sonra etkisi daha büyük olacaktır.
Kaldı ki, kararnameyle ithal edilmek istenen buğdayın, arpanın, mısırın fiyatı her gün artıyor. Türkiye bu ürünleri ithal edeceğine göre nasıl etkilenmeyecek?
Türkiye, bu ürünlerin tamamını daha pahalıya ithal edecektir. Bu da fiyatlara yansıyacaktır. Bu nedenle “kuraklık bizi etkilemez” edebiyatından vazgeçilmeli. Üreticiyi ve tüketiciyi koruyacak önlemler acilen alınmalı.

Kuraklık kararnameleri…
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız