Reklam Ver

Kuraklık, susuzluk, ithalat, ihracat, seçim, işsizlik derken bir yıl daha geride kaldı. Beş gün sonra yeni bir yıla merhaba diyeceğiz.
Yılın son yazısında tarım ve hayvancılık sektörü açısından 2007’nin bilançosunu değerlendireceğiz.
Bu yıl tarıma damgasını vuran iki önemli olaydan birisi kuraklık diğeri ise genel seçim oldu. Kuraklık ve seçim bir çok sorunu tetikledi.Üreticiyi, sanayiciyi, ihracatçıyı, tüketiciyi yani toplumun her kesimini etkiledi.
Tarım ve hayvancılık sektöründe 2007′ ye damgasını vuran gelişmeler ana başlıklarıyla şöyle:
Kuraklık:
Küresel ısınmanın da etkisi ile yaşanan aşırı sıcaklar ve kuraklık nedeniyle bir çok üründe üretim düştü. Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre kuraklığın zararı 5 milyar doları aştı. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ise kuraklığın zararını 2.5 milyar dolar olarak açıkladı.

Bu konuda en kapsamlı çalışmayı Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) yaptı. TÜİK’ in yaptığı son tahminde bitkisel üretimde 2006’ya göre yüzde 9.3, tahıl üretiminde yüzde 14.4, tarla ürünlerinde yüzde 12.7, sebze üretiminde yüzde 2.7  ve meyve üretiminde de yüzde 3.9 oranında azalma olacağı saptandı.
Buğday üretimi son yıllarda ilk kez 18 milyon tonun altına düştü.
Türkiye’nin dışa bağımlı olduğu ve iç üretimi artırmak zorunda olduğu yağlı tohumlarda üretim geçen yıla göre yüzde 20’den fazla düştü.
Pamuk üretimi son yılların en düşük seviyesine 800 bin tonun altına düştü. Buna karşılık ithalat ilk kez 1 milyon ton sınırına dayandı. Sadece pamuk için ödenen döviz 1 milyar doları aştı.
Hayvansal üretimde kuraklıktan olumsuz etkilendi. Aşırı sıcaklar süt verimini yüzde 20 oranında düşürdü. Süt ve süt ürünlerinin fiyatında ciddi artışlar yaşandı.
2007’de etkisini gösteren kuraklığın gelecek yıla da olumsuz yansımaları olacak.
Seçim:
Kuraklığın ülkeyi kasıp kavurduğu bir ortamda Türkiye seçime gitti. Muhalefet partileri 22 Temmuz’da yapılan genel seçimlerinden önce “ucuz mazot” tartışmasını alevlendirirken, hükümet para musluklarını açtı. Tarımsal destekler için bütçeye konulan 5.3 milyar YTL’ nin  5 milyar YTL’ si seçimden önce harcadı.
Doğrudan gelir desteği, mazot  ve gübre desteği destekleme primleri ve diğer bir çok destek seçimden önce ödendi. Seçimden aylar sonra ödenmesi gereken çay budama tazminatı da, 3 yıl öncesinin ödenmeyen dondan zarar gören fındığın parası da seçimden önce çiftçiye verildi.
Çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan 200 milyon YTL tutarındaki kefalet borcu af edildi.
Tarım ürünleri fiyatı enflasyonun üstünde açıklandı.
Dağıtılan paralar, verilen sözler oya dönüştü iktidar partisine aktı. Bazı bölgelerde AKP kırsalda yüzde 70 civarında oy aldı.
Seçim sonuçlanınca ödemeler kesildi. 2007 bütçesi seçim öncesinde harcandığı için bu yıla ait bir çok destek ödenemedi.
Her zamanki gibi, seçim ekonomisinin faturasını toplum ödedi ve ödemeye devam ediyor.
Büyüme:
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2007’nin ilk 9 aylık döneminde ekonomi yüzde 4 büyürken, aynı dönemde tarım sektörü yüzde 5.6 oranında küçüldü. Yılın üçüncü çeyreğinde yani Temmuz-Ağustos-Eylül döneminde tarımdaki küçülme yüzde 7.8’e ulaştı.
Görev zararı kabusu geri döndü:
Bakanlar Kurulu, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin fındık alımından ve fındığın yağlığa ayrılmasından doğacak zararın Hazine tarafından karşılanmasına karar verdi. Böylece, tarımsal ürünlerde 2000 yılında rafa kaldırılan “görev zararı” uygulaması 7 yıl sonra tekrar ülkenin gündemine girdi.
Yanlış fındık politikası nedeniyle Türkiye, 1 milyar dolar ihracat geliri kaybına uğradı. Ayrıca, Hazine’ ye en az 1 milyar dolarlık görev zararı fatura edilecek. Ülkenin kaybı 2 milyar dolara ulaşacak. Faturayı halk ödeyecek.
Hükümet, Fiskobirlik yönetimini ele geçirdi:
2007’nin bir başka önemli gelişmesi ise, AKP Hükümeti’nin 5 yıllık uğraştan sonra Fiskobirlik yönetimini ele geçirmesi oldu. AKP Kocaali İlçe Başkanı Avukat Lütfü Bayraktar, Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. 2002 genel seçiminde AKP’ den milletvekili aday adayı olan Bayraktar, Fiskobirlik’ in Genel Kurulunda; “Ben seçilirsem siyasi iktidarı buraya getiririm. Siyasi iktidar olmadan sorunları çözmemiz mümkün değil” diyerek seçimi kazandı.
Fiskobirlik’in 69 yıllık tarihinde ilk kez, geleneksel üretim bölgesi olarak kabul edilen  Ordu, Giresun ve Trabzon’un dışında yani Batı Karadeniz’den bir başkan seçildi.
Damızlık ithalatı:
10 Yılı aşkın bir süredir Avrupa Birliği ve Amerika’dan BSE (deli dana hastalığı) nedeniyle yapılamayan canlı hayvan ithalatının kapsısı açıldı. Uzun tartışmalardan sonra 2007’de Amerika’dan ithalat başladı. Sırada Avrupa var.
Ürün konseyleri kuruldu:
Ürün bazında yeni bir örgütlenme modeli yaşama geçirildi. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi, Ulusal Pamuk Konseyi, Ulusal Fındık Konseyi, Ulusal Turunçgil Konseyi’nin yönetmelikleri Resmi Gazete’ de yayınlandı.
Damla sulama kredisi:
Kuraklık ve aşırı sıcaklar su sorununun büyümesine neden olurken Ziraat Bankası sulama kredisi ile büyük bir tasarruf hamlesi başlattı. Ziraat Bankası’nın çiftçilere açtığı  tarımsal sulama kredisi 2007’nin en yararlı çalışmalarından biri oldu.
Diğer gelişmeler:
Küçük üreticiliğin tasfiyesi hızlandı. Tarımdaki nüfusun tarım dışına çıkması hızlandı. Sektöre tarım dışından yeni yatırımlar arttı.
Avrupa Birliği Komisyonu’nun “Türkiye 2007 İlerleme Raporu” yayınlandı. Avrupa Birliği, tarım, gıda, hayvancılık ve balıkçılık konularında işlerin yolunda gitmediğini bildirdi.
2007’de uygulanması beklenen “Havza Bazlı Üretim Destek Projesi” yaşama geçirilemedi.
Seçimden sonra, bir çok değerli bürokrat ya görevden alındı veya emekliye zorlandı.
Özetle, tarım ve hayvancılıkta 2007 kayıp yıl ololdu.
Umarız, yaşananlardan gereken dersler alınır. Türkiye’nin sahip olduğu tarımsal potansiyel gelecek yıllarda ülke yararına değerlendirilir.
Yeni yılınızı kutlar,sağlık,mutluluk ve başarılar dileriz.

Reklam Ver

1 Yorum

  1. sayın Ali Ekber YILDIRIM açık yürekliliğinizle belirttiğiniz gerçekleri okudum..Bizleride aydınlattığınız için teşekkür ederim.. Yazılarınızın devamını dilerim… sevgiyle kalın…

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız