Reklam Ver

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, müjdeyi verdi. Türkiye, 11 yıl sonra Avrupa Birliği’nden damızlık hayvan ithalatına başlamak için gün sayıyor.
Avrupa’dan neden hayvan ithal edilemiyor?
Halk dili ile “deli dana”, bilimsel adıyla BSE hastalığı nedeniyle bütün dünya 1996’da Avrupa’dan hayvan ithalatını yasaklayınca Türkiye’de yasakladı.
Bugün Avrupa’da deli dana hastalığı riski yok mu?
Dünya Salgın Hastalıklar Ofisi (OIE) verilerine göre hastalığın görüldüğü 23 ülke var. Bunlardan 18’i Avrupa Birliği üyesi. 2005 yılında  başlıca hayvan ihracatçısı olan 14 ülkede bu hastalık görüldü. Risk devam ediyor.
Bu riski gören  Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği ve bağlı bütün birlikler, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ziraat Mühendisleri Odası ve Veteriner Hekimler Odası, Türkiye Ziraat Odaları Birliği(TZOB), Tüm Süt Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ( TÜSEDAD), Edirne’den Kars’a kadar büyük veya küçük hayvancılık işletmeleri, üreticiler, yetiştiriciler, hayvancılık ve süt kooperatifleri, Köy – Koop, Tarım Bakanlığı’nda bir çok bürokrat,uzman, sektöre hizmet üreten kuruluşlar, hepsi hayvan ithalatına karşı. Avrupa’dan yapılacak damızlık ithalatının Türkiye’de gelişen hayvancılık sektörüne çok büyük darbe vuracağını savunuyor. Hükümeti ve Tarım Bakanı’nı ithalat konusunda her fırsatta uyarıyor.
Bu kadar geniş kesimin karşısında  duran, ithalatı isteyen kim?
Sayıları iki elin parmaklarını geçmeyen sayıdaki sanayici ve henüz yatırım yapmamış ama ithalat olursa yatırım yapacağını vaat eden birkaç yatırımcı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, sektörün tamamını karşısına alarak bu üç beş kişinin isteği doğrultusunda ithalat yapacağının müjdesini veriyor.
Nerede veriyor müjdeyi?
İstanbul’ da düzenlenen  “Et ve Süt Sektöründe Küresel Vizyon” konulu uluslararası  toplantıda. Toplantının ev sahibi Türkiye Süt ve Et Üreticileri Birliği(SETBİR) ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.
Toplantının temel amacı ithalat müjdesini kamuoyuna duyurmak.Konuşmacı olarak çağrılanlar ise, Türkiye’ye et ve canlı hayvan satmak veya Türkiye’deki tesisleri almak için sıraya giren kuruluşların temsilcileri.
Açılış bölümünde  ev sahibi olarak SETBİR Başkanı Erdal Bahçıvan,Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan konuştu.
Başbakan “Emrinizdeyiz” dedi. Mehdi Eker, “Avrupa’dan en kısa zamanda damızlık ithalatı başlayacak” müjdesini verdi. İthalat vizesini cebine koyan SETBİR Başkanı Erdal Bahçıvan ise Bakanlığın adındaki “köy” sözcüğünün de çıkarılmasını istedi.
Protokol konuşmalarından sonra iki panel yapıldı. Birleşik Arap Emirlikleri’nden, Brezilya’dan,Yeni Zelanda’dan, Amerika’dan, Avrupa’dan üreticiler,sanayiciler, bankacılar,yatırımcılar,ihracatçılar görüşlerini açıkladı. Sadece Türkiye’den konuşmacı yoktu. Türkiye’deki üreticiler, birlikler, kooperatif yöneticileri, uzmanlar, bankacılar, dinleyici olarak davet edilmişti.
Yabancılar konuştu, bizimkiler dinledi. Türkiye’nin yabancı sermaye cenneti olduğu anlatıldı. İthalatın yararları, küreselleşmenin dayanılamaz gücü ifade edildi. Bizimkiler can kulağı ile dinledi. Bizimkilerin ne düşündüğü önemli değildi. Önemli olan Türkiye’nin ithalata kapılarını sonuna kadar açmasıydı. Toplantının amacı da bu zemini yaratmaktı.
Yıllardan beri “ithalat lobisi” bu mutlu günü, bu müjdeli haberi bekliyordu. İthalatın yapılması için öncelikle Tarım ve Köyişleri Bakanı’nın ikna edilmesi gerekiyordu. Çünkü bundan önceki bakanları (Musa Demirci,yakın zamanda yitirdiğimiz Mustafa Taşar, Mahmut Erdir, Hüsnü Yusuf Gökalp, Sami Güçlü) ikna edememişlerdi. Fakat, Mehdi Eker’ in ikna edilmesi zor olmadı.
Birkaç sanayici Tarım Bakanı Mehdi Eker ile Amerika’ya gittiler. Bu geziye katılanlar “çok verimli” bir gezi olduğunu anlata anlata bitiremiyorlar. Sonra aynı ekip Diyarbakır’da, Mehdi Eker’in memleketinde toplandı. Burada Diyarbakır’ın,  GAP’ın Amerika’nın hayvancılık yaptığı güney ve güneybatı eyaletleri  ile aynı enlemde olduğu fark edildi(!) .
Amerika’da bu iş başarıyla yapılıyorsa  aynı enlemde olan Diyarbakır’da neden olmasın?  Avrupa’dan ithal edilecek ineklerin Amerika ile aynı enlemlere  yerleştirilmesine karar verildi.
Mehdi Eker’in memleketi Diyarbakır’a bir süt tesisi kurulması için söz verilince, Bakan hemen orada ithalatın yapılmasına inanmaya başladı.Böylece bir süt sanayicisi dostumuzun deyimi ile “iş pişirildi”.
Bakan, Ankara’ya döner dönmez Avrupa’ya bir inceleme heyeti gönderdi. İncelemeler devam ederken Bakan, “Bağıranlar,çağıranlar olacak ama damızlık hayvan ithalatı başlayacak” diye medyaya demeçler verdi. Bakan’ın, “bağıranlar,çağıranlar” dediği kesim,  milyonlarca üretici,sanayici,yetiştirici ve sektördeki sivil toplum örgütleri,üretici birlikleri ve kooperatifler. Onlara rağmen ithalat kararı alındı.
İstanbul’da  yapılan “Et ve Süt Sektöründe Küresel Vizyon” toplantısında Bakan, en kısa zamanda Avrupa’dan damızlık ithalatının başlayacağının müjdesini vererek son noktayı koydu.  İstanbul buluşmasında konuşanlar kazandı, dinleyiciler kaybetti.
Yaşam devam ediyor. Yarın (12 Nisan 2007), Edirne Ticaret Borsası’nın Canlı Hayvan Borsası’nın yeni tesisleri ile Edirne Et ve Et Ürünleri Entegre Tesisleri’nin temel atma töreni var. Her temel bir başlangıçtır. Yılgınlığa , umutsuzluğa kapılmak yok.
(11.4.2007)

Tarım Bakanı'ndan ithalat müjdesi(!)
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız