Tarım Blog Sayfa 221

İnekler de havalanıp uçacaklarına inanıyordu!

Necati Doğru/Vatan Gazetesi

Başlangıçta, “inekler de” çok sevinçliydi, “take off’a geçeceklerine” yani “kanatlanıp uçacaklarına” onlar da inanıyordu.
Bu konuları Dünya Gazetesi’nin tarım ekonomisinde uzman yazarı Ali Ekber Yıldırım, çok kere dile getirdi. Hatta, Avustralya’dan, Yeni Zelanda’dan, Uruguay’dan ithal edilmiş buzağılamaya hazır (gebe) cins ineklerin köylülere teslim törenine kameralarını dayayan Habertürk TV’sinden Taki Doğan da; canlı yayın sırasında “ineklerle onlara sahip olan köylülerin neşesine diyecek yok, inekler bile sanki ‘beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber take-off’a geçip uçuracağız ülkeyi…’ şarkısını söyler gibiler” diyerek reyting yükseltmeye çalışmıştı.

Tekel ve şekerde özelleştirme yanlış

ANKARA- DÜNYA Gazetesi

Tarım haftası kapsamında, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) tarafından düzenlenen “Tarımda Yeni Özelleştirme Dönemi”nin tartışıldığı sempozyumda ortak kanaat tarım sektöründe gerçekleştirilen özelleştirmelerin yanlış olduğu yönündeydi. Katılımcılar, Tekel ve şeker fabrikaları gibi kuruluşların özelleştirilmesinin AKP iktidarının yanlış politikalarından kaynaklandığını ifade ettiler.
Tarımsal öğretimin başlangıcının 162. yıldönümü dolayısıyla ‘Tarımda Yeni Özelleştirme Dönemi’ne yönelik sempozyum gerçekleştirildi, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde görevli Prof. Dr. İzzettin Önder, özelleştirme sorununun sadece Türkiye’ye ait bir sorun olmadığını belirterek, özelleştirmelerin ulusları kalkındıracak mekanizmalar olmadığım söyledi.
Tek Gıda iş Genel Sekreter Yardımcısı Tülay Özerman, Türkiye’nin tütün üretiminde ilk defa 2007 yılında 100 bin tonun altına düştüğünü belirterek, “Bunun sebebi Tekel’in özelleştirme kapsamına alınması ve tütündeki desteklemelerin kaldırılmasıdır” diye konuştu.
İşsizlik arttı
ZMO Yönetim Kurulu üyesi Fatih Taşdöğen, özelleştirmelerle birlikte yoksullaşma ve issizliğin arttığını belirtti.
Türk Enerji Sendikası Genel Eğitim Sekreteri Muzaffer Demir, iktidarın personel sayısı fazla gerekçesiyle özelleştirmelere gittiğine dikkat çekti.
KESK/Enerji Sanayi Maden Genel Başkam Kemal Bulut, bütün kurumların taşeronlaştığını belirtti.
Tütün Eksperleri Demeği Genel Başkanı Oktay Çelik, ‘Tekel Sigara fabrikası özelleştirilirse işçiler zor durumda kalacaktır. Özelleştirmelerinde ekonomik açıdan yarar yok. Zaten kârlı olan kuruluşlar elden çıkarılıyor” diye konuştu.
Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Petek Ataman da, özel sektörün zarar eden kuruluşları almadığım belirtti. TZOB’u temsilen sempozyuma kanlan Hatice Ünal ise, çiftçiyi kurtarmak adına kısa vadeli bir çözümle Tarım Bakanlığı’na gittiklerini söyledi.

Yıldırım: İhracatçılar tütün bulamıyor

Sempozyumun son oturumunu ise DÜNYA Gazetesi Yazarı Ali Ekber Yıldırım yönetti. Yıldırım, tütün konusunda sıkıntılarını dile getiren ihracatçıları eleştirerek, “10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Tütün Yasası’nı veto etmesindeki gerekçenin bugünlerde gerçekleştiğini görüyoruz. Şimdilerde ise ihracatçılar tütün bulamıyoruz diyorlar. Onlara da günaydın demek lazım” dedi.
Tütün Sen Genel Başkam Ali Bülent Erdem, en umulmadık kuruluşların bile küreselleşme adı altında sermayenin hizmetine sunulduğunu belirterek, “Özelleştirmelerle gıda insanlık üzerinde bir silaha dönüşebiliyor. IMF, Dünya Ticaret Örgütü ve Dünya Bankası gibi örgütler kullanılarak baskı yapılıyor” dedi.

Tarım karşıtlığı yükseliyor…

Türkiye’de tarım karşıtlığı 1980’de başladı. Yaşanan ekonomik sorunların baş sorumlusu ilan edilen tarım sektörü, dışa açılma politikalarının ve sanayileşmenin önünde bir engel gibi gösterildi. Tarım yapmak “ayıp” sayıldı. Çiftçilik horlandı, küçümsendi.
Tarımdan ve tarımcılardan kurtulmak temel ilke olarak benimsendi. Bu nedenledir ki, dünyadaki bir çok uygulamanın aksine, Türkiye’de özelleştirme, Süt Endüstrisi Kurumu, Et ve Balık Kurumu gibi tarımsal KİT’lerin tasfiyesi ile başladı. Bu dönemde tarım karşıtlığı adeta bir virüs gibi beyinlere girdi ve yerleşti.
Günümüzde küresel ısınma tehdidi,  tarımsal ürünlerden enerji üretimi, hızlı nüfus artışı nedeniyle beslenme ihtiyacı dünyada tarımın önemini her geçen gün artırıyor.
Bir çok ülke, yeni döneme uygun politikalar geliştiriyor. Tarımsal üretimi destekleyen, katma değer üreten ve daha da önemlisi “kendi kendine yeterlilik” ilkesini benimseyen bir politika bu.

Tarıma hizmet ödülü

Tarım Haftası kapsamında İzmir’de ilk kez tarım sektörüne katkılarından dolayı hizmet ödülleri verildi. Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlenen ödül töreninde basın dalında DÜNYA Gazetesi Yazarı Ali Ekber Yıldırım ödüle layık görüldü. Yıldırım’ ın  ödülünü Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır verdi. Hayvancılık yetiştirme dalında Prof. Dr. Reşit Sönmez, bitkisel üretim dalında Prof. Dr. İbrahim Demir, tarım ekonomisi dalında Prof. Dr. Metin Talim, su ürünleri üretimi dalında Prof. Dr. Atilla Alpbaz, tarım teknolojileri dalında da Prof. Dr. Erdoğan Uz ödül aldı.

Yoksul çiftçiye inek cezası…

Türkiye’nin birçok sorunu kaynak yetersizliği nedeniyle yıllardır çözülemiyor. Altyapı yatırımları yapılamıyor. Barajlar bitirilemiyor. Eğitime, sağlığa yeterince kaynak ayrılamıyor. Ulusal bütçenin yarısından fazlası faize gidiyor. İç ve dış borç arttıkça ülkeyi yönetenler “borcumuzu çevirebiliyoruz” diye övünüyor. 
Yıllardır, Uluslararası Para Fonu(IMF) ve Dünya Bankası’nın direktifi ile uygulanan ekonomik programın sonucu olarak gelir dağılımındaki uçurum büyüyor ve yoksulluk hızla yayılıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre ülkedeki her 5 kişiden biri yoksul.
Halk önce yoksullaştırılıyor, sonra yoksulluğa çözüm için projeler geliştiriliyor. Bu arada halkın yoksulluğundan yararlananlar da oluyor.

Tarımda 2007 bilançosu…

Kuraklık, susuzluk, ithalat, ihracat, seçim, işsizlik derken bir yıl daha geride kaldı. Beş gün sonra yeni bir yıla merhaba diyeceğiz.
Yılın son yazısında tarım ve hayvancılık sektörü açısından 2007’nin bilançosunu değerlendireceğiz.
Bu yıl tarıma damgasını vuran iki önemli olaydan birisi kuraklık diğeri ise genel seçim oldu. Kuraklık ve seçim bir çok sorunu tetikledi.Üreticiyi, sanayiciyi, ihracatçıyı, tüketiciyi yani toplumun her kesimini etkiledi.
Tarım ve hayvancılık sektöründe 2007′ ye damgasını vuran gelişmeler ana başlıklarıyla şöyle:
Kuraklık:
Küresel ısınmanın da etkisi ile yaşanan aşırı sıcaklar ve kuraklık nedeniyle bir çok üründe üretim düştü. Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre kuraklığın zararı 5 milyar doları aştı. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ise kuraklığın zararını 2.5 milyar dolar olarak açıkladı.

Tarım kitapları

0

Kitap yazmak da, okumak da her geçen gün güçleşiyor. Türkiye’de kitap okuma alışkanlığı zaten çok sınırlı. Kütüphanelerin yerini bilen kaç kişi var?
Gelişen teknoloji ile birlikte kitaba ilgi daha da azaldı. Birçok bilgiye internet ortamında çok hızlı bir biçimde ulaşılıyor. Fakat internette ulaşılan bilginin doğruluğu ve güvenilirliği de tartışılıyor. Bu nedenle ciddi bir bilgi kirlenmesi olduğu gerçeğini akılda tutmakta yarar var.
Okurlarımız zaman zaman kitap önerisinde bulunmamızı istiyor. Tarım konusunda ne yazık ki çok az kitap yazılıyor. Yazılan kitapların bir bölümü çok teknik ve karmaşık. Ziraat mühendislerinin bile çözmekte zorlandıklarını biliyoruz.
Tarım kitapları ile ilgili bir başka zorluk ise, kitapçılarda rahatlıkla bulunamaması. Özellikle üniversite yayınlarını, çok değerli bilim adamlarının yazdığı tarım kitaplarını her kitapçıda bulmak kolay olmuyor.

Tarımdaki küçülmenin tek nedeni kuraklık değil

Türkiye İstatistik Kurumu 6 gün arayla 2007 yılı bitkisel üretim ikinci tahmin rakamlarını ve 9 aylık büyüme verilerini açıkladı.
Her iki açıklama tarımdaki acı tabloyu su yüzüne çıkardı.
Seçimden önce tarımsal destek bütçesinin yüzde 95′ ini dağıtarak pembe bir tablo çizen Hükümet, çiftçiden istediği oyu aldı. Herkes köylünün bu kadar yüksek oranda oy ile Hükümete destek vermesini yadırgadı.
Doğrusunu söylemek gerekirse Tarım Bakanı Mehdi Eker medyayı çok iyi kullanarak kuraklığa rağmen tarımın çok iyi durumda olduğuna kamuoyunu inandırdı. Bakan, her fırsatta “kuraklığın etkisi sanıldığı kadar büyük değil” diye açıklamalarda bulundu.
Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK)’nun açıkladığı iki veri, tarımın üzerindeki cilayı çıkarıp attı. Gerçek ortaya çıktı.
TÜİK’in ortaya koyduğu tablo çok açık ve net.

Fındıkçılar, Fiskobirlik'i AKP'ye teslim etti

Funda Özkan/Radikal Gazetesi

Geçen yıl (2006) temmuz ayında Ordu’da 100 bin kişiyle, 1980 sonrasının en büyük üretici eylemini yapan fındık üreticileri 22 Temmuz’da AKP’yi yüzde 60’ın üzerinde oyla sandıktan çıkardıktan sonra, şimdi de Fiskobirlik’in yönetimini teslim etti.

AKP’liler, 2003’ten bu yana üç kez Fiskobirlik genel kurul seçimlerini kaybetmişti, dördüncüsünde AKP Sakarya-Kocaali İlçe Başkanı Lütfü Bayraktar, Fiskobirlik yönetim kurulu başkanlığı koltuğuna oturdu.

Tarım dünyasının uzman gazetecisi Ali Ekber Yıldırım, Dünya gazetesindeki köşesinde, Fiskobirlik’in yeni başkanı Lütfü Bayraktar’ın “Ben seçilirsem, siyasi iktidarı buraya getiririm. Siyasi iktidar olmadan sorunları çözmemiz mümkün değil” diyerek, seçimi kazandığını yazıyor.

Operasyonun faturası en az 1.5 milyar dolar

İşbaşına geldiği günden beri FİSKOBİRLİK yönetimini ele geçirmeye çalışan AKP Hükümeti sonunda muradına erdi. Uzmanlara göre bu operasyonun Türkiye’ye faturası ise, en az 1.5 milyar dolar olacak.

Necmettin Çakmak/Milli Gazete

İşbaşına geldiği günden beri FİSKOBİRLİK yönetimini ele geçirmeye çalışan AKP Hükümeti sonunda muradına erdi. Daha önce yapılan 3 genel kurulda liste çıkaran, ancak delegeden istediği oyu alamayan AKP, uyguladığı fındık politikası ile birliği batma noktasına getirdikten sonra yönetimi ele geçirmeyi başardı. AKP Kocaali İlçe Başkanı Avukat Lütfü Bayraktar, FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Bayraktar, 2002 genel seçiminde AKP’den milletvekili aday adayı olmuştu. 22 Temmuz seçiminde ise, AKP Kocaali İlçe Başkanı olarak seçim çalışmalarına aktif olarak katıldı. Sakarya’nın Kocaali ilçesi Yalpankaya köyüne seçim çalışması yaparken fındık üreticilerinin tepkisi ile karşılaşmıştı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bizi Takip Edin!

13,128TakipçilerBeğen
13,091TakipçilerTakip Et
79TakipçilerTakip Et
17,140TakipçilerTakip Et
91,425TakipçilerTakip Et
1,330AboneAbone Ol
- Advertisement -
Reklam Ver

Yazar Hakkında

Ali Ekber Yıldırım kimdir? Dünya Gazetesi'nde 30 yıldan beri gazetecilik yapıyor. Muhabir,haber müdürü ve İzmir Temsilcisi olarak çalıştı. Tarım konusunda uzmanlaştı ve 22 yıldır tarım yazıyor. Tarım,gıda,hayvancılık konularında ulusal ve yerel televizyonlarda sıklıkla görüşüne başvuruluyor.