Tarım Blog Sayfa 214

"Yanlış Tarım Politikaları Hem Üreticileri Hem de Tüketicileri Vuracak"

“Yanlış Tarım Politikaları Hem Üreticileri Hem de Tüketicileri Vuracak”

Tarım uzmanı Yıldırım’a göre üretimi değil ithalatı destekleyen tarım politikaları nedeniyle üreticiler üretimden koparılıyor, tüketicilerse daha fazla paraya daha sağlıksız ve kaçak ürünler tüketme tehlikesiyle karşı karşıya bırakılıyor.
Kerem MORGÜL/ BİANET
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’in artan pirinç fiyatlarına karşı bulgur yenmesini tavsiye etmesiyle yeniden gündeme gelen gıda krizini Dünya Gazetesi’nden tarım uzmanı Ali Ekber Yıldırım bianet için değerlendirdi.
Yıldırım’a göre sorun üretimden kaynaklanıyor:
“Sorun üretimden kaynaklanıyor. Son yıllarda üretim alanları hızla daralıyor. 2002-2006 döneminde ekim alanları nohutta yüzde 20, kuru fasulyede yüzde 28, mercimek ve pirinçte yüzde 30 civarında geriledi.

"Yanlış Tarım Politikaları Hem Üreticileri Hem de Tüketicileri Vuracak"

“Yanlış Tarım Politikaları Hem Üreticileri Hem de Tüketicileri Vuracak”

Tarım uzmanı Yıldırım’a göre üretimi değil ithalatı destekleyen tarım politikaları nedeniyle üreticiler üretimden koparılıyor, tüketicilerse daha fazla paraya daha sağlıksız ve kaçak ürünler tüketme tehlikesiyle karşı karşıya bırakılıyor.
Kerem MORGÜL/ BİANET
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’in artan pirinç fiyatlarına karşı bulgur yenmesini tavsiye etmesiyle yeniden gündeme gelen gıda krizini Dünya Gazetesi’nden tarım uzmanı Ali Ekber Yıldırım bianet için değerlendirdi.
Yıldırım’a göre sorun üretimden kaynaklanıyor:
“Sorun üretimden kaynaklanıyor. Son yıllarda üretim alanları hızla daralıyor. 2002-2006 döneminde ekim alanları nohutta yüzde 20, kuru fasulyede yüzde 28, mercimek ve pirinçte yüzde 30 civarında geriledi.

Hayvancılık destekleri yeni bir kriz doğuracak…

Üretici de, sanayici de tepkili
Hayvancılık destekleri yeni bir kriz doğuracak

Gazeteniz DÜNYA’ nın 14 Mart’ta açıkladığı 2008 yılı hayvancılık destekleri  15 Nisan 2008 tarihli Resmi Gazete’ de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Ödemeleri 2009’da yapılacak hayvancılık desteklerine üretici de, sanayici de tepki gösterdi.

Ali Ekber Yıldırım
İZMİR- Hükümet,  bitkisel üretimde doğrudan gelir desteğinden vazgeçerken, hayvancılıkta doğrudan gelir desteği uygulamasına geçiyor. Üreticinin de sanayicinin de karşı olduğu hayvan başına desteği öngören Bakanlar Kurulu Kararı 15 Nisan 2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Gazeteniz DÜNYA’ nın 14 Mart 2008’de açıkladığı ve hayvancılık sektörünün endişe ile beklediği 2008 yılı  “Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkında Karar” Resmi Gazete’ de yayınlandı. Söz konusu karar ile bir çok destek kaldırılırken bazı destekler aşağı çekildi. En önemli değişiklik ise ilk kez hayvan başına destek uygulamasına geçilmesi oldu. Karara göre,  melez hayvan başına yılda 300 YTL,  saf ırk hayvana 350 YTL, hastalıklardan ari işletmelerde hayvan başına 400 YTL  ödenecek. Ayrıca manda yetiştiricilerine de manda başına 300 YTL destek ödemesi yapılacak.

Çoban dalkavukluğu! Ucuz pirinç kuyruğu!

Necati Doğru / Vatan Gazetesi

Ne 301’lik ülkeyiz… Ortada çoban yok fakat yağcısı, dalkavuğu, hayranı çok. Etraf, “çobanı hor görüp kendi kendine şişinen” dolunay yüzlü sarışın manken Aysun Kayacı’ya karşı “hepimiz çobanız” öfkesiyle doldu. Rol kesmeler mükemmel. Çoban’ın arkasına saklanıp, halkçılık tiyatrosu oynanıyor. Başbakan, Başbakan Yardımcısı, bakanlar yetmedi, Gençlik Kongresi’nde iki AKP’li toplantı salonuna “çoban kepeneği” giyip geldiler, gösteri yaptılar.

Büyük alkış aldılar.

Şu günlerde:

Çoban gibisi yok!

Çobana yüksek itibar!

Çoban, ismi geçtiği yerde alkışlanıyor. Ancak çok acı gerçektir ki kimse de çoban olmak istemiyor. Anadolu’nun her yerinde çok şiddetli “çoban sıkıntısı” yaşanıyor. Tarım yazılarından uzman gazeteci arkadaşım

Ali Ekber Yıldırım’dan rica ettim. Benim için (yani sizin için) bilgiler topladı.

Buğday, pirinç, pamuk, et, süt… Sırada ne var?

Türkiye, önce buğday fiyatının yüzde 100 artması ile sarsıldı. Ekmeğin fiyatı arttı, tüketici daha pahalıya ekmek yemeye başlayınca buğdayın önemi anlaşıldı.
Sonra  pirincin fiyatı yüzde 100’den fazla arttı. Tüketici pirinci iki kat pahalıya almaya başlayınca, adeta kıyamet koptu.
Tarım sektörünü görmezden gelen, tarım haberlerine dudak büken medya sayfa sayfa pirinç haberi vermeye başladı. Televizyonlarda özel programlarla pirincin faydalarından, spekülatörlerin oyunlarına, ithalattan, üretime  her yönü ile ele alındı.
Yer yerinden oynarken tartışmaları uzaktan izleyen ve Toprak Mahsulleri Ofisi’ni günah keçisi olarak  medyanın önüne yem olarak atan Tarım Bakanlığı nihayet sessizliğini bozdu. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, “buğdayda ve pirinçte sıkıntı söz konusu değildir. Şu anda bizi yeni sezona götürecek kadar elimizde hem buğdayımız hem de pirincimiz var. Türkiye açısından endişe edilecek bir problem yok. Bazı spekülatörler bundan istifade edip daha çok kar etmek istiyorlar. Biz önlemimizi aldık. Endişe edilecek bir şey yok.” diye açıklama yaptı.

Girdi maliyetleri üretimi tehdit ediyor…

Tarımsal girdi fiyatlarındaki hızlı artış üretimi tehdit ediyor. Özellikle gübre, mazot, enerji gibi temel girdilerin fiyatı çok hızlı artarken ürün fiyatlarının aynı düzeyde artmaması üretimi zorlaştırıyor.
Girdilerin pahalı olması nedeniyle son yıllarda üretim yapamayan ve tarlasını boş bırakan çok sayıda çiftçi var. Pek çok çiftçi mazot parası bulamadığı için tarlasını süremiyor. Gübre fiyatları çok arttığı için gübre kullanamayan çiftçilerin sayısı da az değil. Gübre kullanmayınca verim düşüyor, çiftçinin maliyeti daha da yükseliyor.
Girdi fiyatlarındaki aşırı yükselmenin bir başka olumsuz sonucu ise tarımın rekabet gücünü kaybetmesi. Rakip ülkelere göre çok pahalıya girdi kullanan Türk çiftçisi birçok üründe rekabet edemez hale geldi ve ithalata teslim oldu.
Tarımdaki en önemli girdilerden birisi mazot. Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü’nden Doç. Dr. İlkay Delal, Hakan Efendi Özat ve Tijen Özüdoğru’nun ‘Tarımda Mazot Kullanımı ve Mazot Destekleri’ konulu araştırması bu konudaki gerçekleri tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor.

Yaşamın gerçeği…

Bu satırları okuyuncaya kadar kim bilir kaç bebek dünyaya gelecek?
Ve aynı zamanda kaç kişi dünyaya veda edecek?
Doğumlara sevinir, ölümlerle sarsılırız.
Yaşamın gerçeği bu.
Aile olarak bu gerçek ile yüz yüze geldik.
Annemiz gözümüzün önünde erirken, bebeğimizin yaşama “merhaba” demesini bekledik.
Doğumu beklerken, ölüm önce geldi.
Ömrünün çok büyük bölümünü tarlada, bağda, bahçede üretim yaparak geçiren ve bu zor yaşam şartlarında 9 çocuk yetiştiren ‘Anadolu kadını’ annemiz Mercan Yıldırım yaşama veda etti.
Acımızı paylaşan tüm dostlara sonsuz teşekkürler.
Çok yakında doğacak Ekin’imizin mutluluğunu da siz dostlarımızla  paylaşmak dileği ile….

Tarım küçülürken destekler de küçüldü…

Son dönemde rakamlarla, istatistiklerle oynanarak milli gelir yükseltiliyor. Kişi başına milli gelir bir anda 9 bin doların üzerine çıkıyor. Geçen yıl 2006’nın rakamları ile oynanarak tarım sektöründeki küçülme bir anlamda gizlenmişti. Fakat bütün bu rakam oyunlarına rağmen tarımdaki küçülme 2007’de gizlenemedi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2007 büyüme rakamlarına göre, tarım sektörü küçülme rekoru kırdı. Tarım sektörü 2007 yılının son 3 aylık döneminde yüzde 9.7 küçüldü. 2007 yılının 12 aylık döneminde ise küçülme yüzde 7.3  oldu. Sanayi, inşaat, ticaret, ulaştırma, haberleşme, mali kuruluşlar ve diğer sektörler arasında negatif sonuç veren yani küçülen tek sektör tarım. Hem de son 40 yılın küçülme rekoru kırıldı. (Daha önce 1973 ve 1989’da da tarım yüzde 7’nin üzerinde küçülmüştü.) Ekonomik krizin yaşandığı 2001’de bile böyle bir küçülme yaşanmadı.
Yüzde 7.3’lük küçülmenin anlamı başta çiftçiler olmak üzere tarımda olan herkesin 2007’yi çok büyük kayıplarla geçirdiği.
Sektörü yakından izleyen birisi olarak aylardır bu gerçeği söylüyor ve yazıyoruz. Bazılarına abartılı geliyordu. İşte devletin rakamları. Üstelik makyajlı rakamlara rağmen gerçek ortada.
 Böyle bir tablo karşısında sektörün daha çok desteğe, daha çok morale ihtiyacı olduğu çok açık.

Bakan şov peşinde değil, çiftçinin hizmetindeymiş!…

Geçen hafta bu sütunda yer alan “Bakan şov peşinde, çiftçi can derdinde” başlıklı yazımıza Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan 3 sayfalık bir açıklama geldi.
Açıklamanın büyük bölümü 2002’de verilen tarımsal desteklerin 2007’ye kadar, yani AKP Hükümeti döneminde ne kadar çok artırıldığını kapsıyor. Oysa, yazımızda 2002 yılına ilişkin hiçbir değerlendirme olmadığı gibi, hiçbir zaman ve hiçbir yerde 2002 yılında verilen desteklerin 2007’den az olduğunu söylemedik, yazmadık. Sayın Bakan, ezberlediği bu rakamları her fırsatta söylüyor. Hepiniz defalarca duydunuz, okudunuz, tekrar yazmaya gerek yok.
2007 yılına ait desteklemelerin zamanında yapılmadığını, destekleme primlerinin resmi olarak açıklanmadığını yazdık.
Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu Kararı’na göre kütlü pamuk, yağlık ayçiçeği, soya fasulyesi, kanola ve aspir destekleme primlerinin enflasyon oranında dahi artırılmadığını, dane mısır priminin 6,7 kuruştan 2 kuruşa düşürüldüğünü yazdık.

Tarım konuşacağız…

Osman AROLAT / Dünya Gazetesi

Tarım sektöründe yer alan dostlarım, bu alandaki uzman yazarımız Ali Ekber Yıldırım ile yaptığım konuşmalar, son dönemde söz edilmesine karşın, tarımda katma değer artırıcı önemli önlemlerin alınmadığını ortaya koyuyor. Ayrıca, girdi maliyetlerindeki artışlar çiftçileri gittikçe daha da olumsuz bir ortama itiyor. O nedenle dünyada da her geçen gün önemi artan tarım konusunun ülkemizde topraktan sulamaya, gübrelemeden pazarlamaya bütün yönleriyle tartışma gündemimizin ilk sırasına oturtulması gerekiyor.
Tarım uzmanı olan dostlarıma göre Türkiye Bahri Dağdaş’ın 1960’lı yıllardaki bakanlığı sonrasından başlayarak yaklaşık 50 yıllık süre tarımı unuttu. Çiftçi siyasiler tarafından tarımda katma değeri yükselten projeler için değil, oy havuzundaki bireyler olarak görüldü. Ve politikalar hep, “Bir şeyler verir gibi yapılarak, ama asıl sorunlara çare aranmadan” gündeme alındı. Bunun doğal sonucu birçok üründe Türkiye ihracatçı olma özelliğini kaybedip ithalatçı konumuna geldi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bizi Takip Edin!

12,949TakipçilerBeğen
13,053TakipçilerTakip Et
76TakipçilerTakip Et
17,140TakipçilerTakip Et
89,146TakipçilerTakip Et
1,330AboneAbone Ol
- Advertisement -
Reklam Ver

Yazar Hakkında

Ali Ekber Yıldırım kimdir? Dünya Gazetesi'nde 30 yıldan beri gazetecilik yapıyor. Muhabir,haber müdürü ve İzmir Temsilcisi olarak çalıştı. Tarım konusunda uzmanlaştı ve 22 yıldır tarım yazıyor. Tarım,gıda,hayvancılık konularında ulusal ve yerel televizyonlarda sıklıkla görüşüne başvuruluyor.