Reklam Ver

miliyet pazar2Türkiye’nin ekili tarım arazisi son 10 yılda Belçika’nın yüzölçümü kadar azaldı. Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım: “İyi durumdaysak insanlar neden tarımdan çekiliyor? 4 milyon hektarlık arazi ekilmiyor. Bu işlerin iyi gitmediğini gösterir”
Fırat Karadeniz – firat.karadeniz@milliyet.com.tr
millyet pazar


Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ziraat Mühendisleri Odası geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamayla sadece son 10 yılda ülkemizdeki tarım arazilerinin 27 milyon dekar, yani yaklaşık Belçika’nın yüzölçümü kadar, küçüldüğünü vurguladı. Dünya nüfusunun 7 milyarı aştığı, gıda krizinin kapıda olduğunun varsayıldığı bir dönemde yapılan buaçıklamalar ürkütücüydü.
Genel seçimden önce bu “kara haber” üzerine partilerin seçim beyannamelerini inceledik ve Dünya gazetesi tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım’dan tarımın sorunlarını dinledik. Yıldırım’a göre tarımın en büyük sorunlarından biri yeterince önemsenmemesi. Yıldırım devletin, tarımı hibeyle desteklediği için gelen eleştirileri “Gözünüzü toprak doyursun”, “Ananı da al git” gibi cevaplarla savuşturduğunu söylüyor. Oysa Yıldırım’a göre devletin tarım için sistemi yok…
–  Türkiye’de tarım konusu hep bir doğal afet, bir felaket olduğu zaman gündeme geliyor. Bir de fiyatlar yükseldiği zaman tarımı konuşmaya başlıyoruz. Mesela bu dönem patates gündemde. Özetle biz hep sorunu tartışıyoruz. Oysa bu sorunun kaynağı çok farklı. Son 10 yılda hatta 1980’lerden itibaren Türkiye’de küçük çiftçilik, aile çiftçiliği yok oldu. Bu nedenle de insanlar şehirlere göç ediyor. Ekilmeyen tarım alanları hızla artıyor. Maliyetler de çok yüksek. Çiftçiler ürünlerinden masrafını çıkaramıyor. Çıkaramayınca da üretim yapmıyor. Bana kalırsa en büyük sorunlardan birisi bu.
“Destek var ama analizi yapılmıyor”
–  Türkiye’nin uyguladığı destek politikasında çok büyük hatalar var. Bir üretim planlamamız yok. Planlama nasıl yapılır? Üreticilere “şunu ek, bunu ekme” diyemezsiniz ama verdiğiniz desteklerle onları yönlendirirsiniz. Destekleme tarımsal üretimin en büyük aracıdır. Bizde destekler şöyle veriliyor: Bakanlık’a ayrılan bir bütçe var. Devlet bu parayı dağıtıyor. Aslında destek vermiyor. Harçlık gibi para dağıtılıyor. Desteğin bir hedefi olmalı. Bizde bu yok. Daha önemlisi verilen desteğin ne gibi sonuçlar doğurduğuyla ilgilenen
bir analiz mekanizması yok.
–  Avrupa Birliği 7 yıllık tarım bütçeleri yapar. Amerika ise 5 yıllık planlama yapar. Bizim 1 yıllık bile planımız yok. Üretici tohumu ekmeden desteğin hangi ürünlere verileceğini bilemiyor. Hangi ürünün fiyatı yüksekse onu ekiyor. Herkes o ürünü ekince fiyat düşüyor. AB 2014-2020 bütçesinde aile çiftçiliğini ve genç çiftçileri destekleme konusunda adımlar attı. Çünkü aile çiftçiliği özellikle ekonomik kriz dönemlerinde tarımın ayakta kalması için en önemli araçtır.
–  Tarımsal verilerle ilgili bir sıkıntımız var. Fakat ben bunu bir kenara bırakıp Ak Parti’nin rakamlarının doğru olduğuna inanıyorum. Tamam, bu başarı elde edildi; Avrupa’nın birinci, dünyanın yedinci tarım ülkesiyiz. Fakat bu dönemde Türkiye ilk kez saman ithal etti, patates ithalatı gündemde. Türkiye ne bulsa ithal ediyor. Burada bir terslik yok mu? Terslik şurada: Devlet tarafından verilen teşviğin, desteğin büyük bir bölümü ithalata gidiyor. Hayvanı, onun yemini, aşısını ithal ediyoruz. Demek ki biz aslında fason iş yapıyoruz.
–  Tamam, ihracatımız 3.6 milyar dolardan 18 milyara kadar geldi. Fakat ithalat da 2 milyardan 18 milyar dolara kadar yükseldi. Başa baş. Hani biz tarım ülkesiydik? Ak Parti’nin seçim beyannamesine bakın; hiç ithalat sözcüğü geçmiyor. Tarımda bu kadar iyi bir durumdaysak neden insanlar sürekli tarımdan çekiliyor? Şu an 4 milyon hektara yakın arazi ekilmiyor. Bunların hepsi tarımda işlerin iyi gitmediğinin bir göstergesi.
“Muhalefet de tarımı görmezden geldi”
–  Geçtiğimiz 10 yılı eleştirirken muhalefetin payını da unutmamak gerekiyor. Muhalefet de tıpkı hükümet gibi tarımı görmezden geldi. Sadece seçimden seçime tarımı hatırlıyorlar. Üreticinin derdini dinleyerek Meclis’e taşımadılar. Tabii ki birkaç miletvekilinin çalışmaları var. Fakat muhalefetin de iktidar gibi tarımı yok saydığı söylenebilir. Yine de beyannamelere bakınca muhalefetin teşhisi doğru koyduğunu söyleyebiliyoruz. En önemli konu girdi maliyetleri, doğrudur. 5-10 yıllık tarım planlamaları yapacağını anlatan bir parti de yok.
–  Çiftçi tarımdan kâr edemediği için bir müteahhit geldiği zaman toprağını, bir daire karşılığında seve seve veriyor. Amaç dışı kullanım bu nedenle artıyor. HDP bölgesinin bu sorunlarını bildiği için iyi bir beyanname hazırlamış. Güney ve Doğu Anadolu’da elektrik borçları da büyük bir problem o bölge için.
SEÇİM BEYANNAMELERİNDEN PARTİLERİN TARIM VAATLERİ
Ak Parti
10 milyar liralık destek

–  2015 yılında 10 milyar lira nakit olarak hibe desteği vereceğiz.
–  Tarım sigortalarının kapsamını genişleterek yaygınlaştıracağız.
–  Tarım sayımını tamamlayacağız. Verileri tek bir veri tabanında düzenleyerek güncel halde takip edeceğiz.
–  Sulanan arazi varlığının nihai hedef olan 8.5 milyon hektara ulaştırılmasını sağlayacak; özellikle su tasarrufuna imkan sağlayan basınçlı
modern sulama yatırımlarına devam edeceğiz.
–  2019 yılına kadar 10 milyon dekar ilave araziyi sulanabilir hale getirmeyi hedefliyoruz.
CHP
Üretici hak ettiğini alacak
–  Tarım üretiminin, alternatif sektörlerle desteklendiği yeni bir modele geçişi sağlanacak.
–  Doğal tarım alanlarını, kent yaşamından uzaklaşmak isteyen yurttaşlarımız için alternatif yaşam alanları olarak geliştireceğiz.
–  Aile çiftçiliğini yeni sektörlerle entegre ederek, çağdaş kırsal kalkınma alanları yaratacağız.
–  Üreticinin nihai üründen elde edilen kârdan hak ettiği payı almasını sağlayacağız.
–  Kurulacak zincir marketler aracılığıyla, tarımsal ürünlerin nihai tüketiciye ulaştırılmasını, esnaf ve sanatkarların ulusal zincirlerle rekabet edecek güce kavuşmasını sağlayacağız.
HDP
İşçilere sosyal güvence

–  Tarım işçileri iş yasası ve sosyal güvence kapsamına alınacak.
–  Küçük çiftçiler için mazottan ve gübreden vergi alınmayacak.
–  Su ve elektrik küçük çiftçilere ücretsiz verilecek. Üretici küçük köylülerin elektrik borçları silinecek.
–  Hayvan yetiştiricilerinin ücretsiz yem alanı olan mera, otlak ve yaylaklar koruma altına alınarak köylere verilecek.
–  Mayınlı araziler temizlenerek geçimlik tarıma açılacak. Uygun hazine arazileri de topraksız köylülere geçimlik tarım amacıyla dağıtılacak.
Tarımsal ürün ve gıda kaçakçılığı önlenecektir.
–  Organik nitelikli tarımsal üretim ve iyi tarım uygulamaları teşvik edilecek.
–  Fındık, incir ve kayısı gibi ürünlerin katma değer yaratarak satışı için alt yapı oluşturulacak.
–  Halen çiftçilere sağlanan GSYH’nın yüzde 0.5’i düzeyindeki devlet desteği ilk etapta yüzde 1’e yükseltilecek.
–  Küçük çiftçileri desteklemek için mazot, gübre, ilaç, tohum gibi temel tarımsal girdilerin vergileri kaldırılacaktır.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız