Reklam Ver

Enflasyonda düşüş 1 puanı bulmadığı için erken Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı hayal oldu, faiz indirimi beklentisi gerçekleşmedi. Enflasyonda ise son dönemde en çok dikkat çeken sebze meyve fiyatları…
Ali Ekber YILDIRIM
İZMİR-
Türkiye Ziraat Odaları Birliği(TZOB)’nin açıkladığı rakamlara göre tarla ve raf fiyatları arasında 3-4 katı aşan farklar var. Konu Merkez Bankası’nın da gündeminde. Banka uzmanları fiyatlama mekanizmasını inceledi. Ocakta fiyatlardaki artışın büyük ölçüde ağır kış ve olumsuz hava koşullarından kaynaklandığı söylenebilir. Don felaketi yaşandı, seralar zarar gördü. Ürün azalınca fiyatlar arttı. Ancak tarım ürünleri genel olarak spekülasyona çok açık. Kardan, dondan etkilenmeyen ürün fiyatlarında da yüksek artışlar var. Sağlıklı kayıt sistemi ve örgütlenme olmadığı için spekülatif hareketler piyasayı olumsuz etkiliyor.
Merkez Bankası araştırıyor
Merkez Bankası uzun bir süreden beri işlenmemiş tarım ürünleri ve gıda ürünlerinin enflasyona etkisini araştırıyor. Fiyat artışları konusunda Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile karşı karşıya geliyor.
Her ay sonunda enflasyon verileri açıklandığında fiyat artışının etkilerine yönelik tartışma alevleniyor.
Yıllardır kronikleşen bir sorun var. Yaş sebze, meyve ve diğer bir çok tarım ürününde çiftçinin çok ucuza sattığı bir ürün tüketiciye çok yüksek fiyatla satılıyor. Bu fiyat farkı bazen 6-7 katı buluyor.
Fiyat artıyor müdahale edilemiyor
Türkiye Ziraat Odaları Birliği her ay üretici ile market arasındaki fiyat farkını ürün bazında kamuoyuna açıklıyor. Fakat bu açıklamayı da artık ciddiye alan yok. En son açıklama 1 Şubat’ta yapıldı. Maydanozda çiftçi fiyatı ile perakende fiyatı arasında yüzde 443’lük bir fiyat farkı var. Portakalda yüzde 350, kuru incirde yüzde 332,limonda yüzde 241 fiyat farkı var. Yani çiftçinin 17 kuruşa sattığı bir demet maydanoz markette tüketiciye yaklaşık 1 liraya(92 kuruşa ) satılıyor. Antalya Finike’de 40-50 kuruşa satılan en kaliteli portakalın kilosu markette 2.5-3 liradan satılıyor. Aynı ürünü 5 liraya satan da var. Üreticinin 5 liraya sattığı 1 kilo kuru incir tüketiciye 23-25 liradan satılıyor. Daha pek çok örnek verilebilir.
Tarla fiyatı ile perakende satış fiyat farkını üretici, tüccar,tüketici, hal komisyoncusu, yerel yöneticiler, denetim yetkisi olan Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkilileri başta olmak üzere herkes biliyor. Fakat somut önlem alınmıyor. Fiyata müdahale edilemiyor. Bakanlık yetkilileri,”serbest piyasa var, müdahale edemeyiz” diyor. Tüketici yeterince örgütlü olmadığı için bu fiyat artışına karşı duramıyor.
Aracı sayısı sanıldığından az
Yaş sebze ve meyvenin üreticiden tüketiciye genellikle komisyoncular aracılığıyla ulaşıyor. Ürünü çiftçiden alan toptancı hal komisyoncusu ürünün üzerine yasa ile belirlenen yüzde 8 komisyon bedeli ekleyerek pazarcı esnafa,manavlara veya küçük marketlere satıyor. Onlarda kendi karlarını koyarak tüketiciye satar. Aslında sanıldığı kadar çok fazla aracı yok. Fakat, ürünün sadece üçte biri toptancı hallerine giriyor. Yaklaşık 3 yıl önce çıkarılan Hal Yasası yaş sebze ve meyvenin hallerden geçme zorunluluğu kaldırıldı. Bunun yerine bildirim sistemi getirildi. Fakat altyapı sorunları nedeniyle bildirim sistemi de sağlıklı çalışmıyor.
Hal komisyoncularından en fazla ürünü pazar esnafı alıyor. Bu nedenle semt pazarlarında satılan yaş sebze ve meyve ürünleri manav ve marketlere göre daha ucuz. Süpermarket ve hipermarket zincirleri ise ürünü doğrudan üreticiden alarak tüketiciye satmasına rağmen en pahallı satış yerleri.Herhangi bir aracı yok. Üreticiden tüketiciye satmalarına rağmen fiyat farkı yüzde 300-400’ü buluyor ve kimse buna bir yaptırım uygulamıyor.
Spekülasyona açık
Ocak ayında yaş sebze ve meyve fiyatlarındaki artış büyük ölçüde ağır kış ve olumsuz hava koşullarından kaynaklandığı söylenebilir. Yoğun kar yağışı ve aşırı soğuk hava nedeniyle bir çok üründe don felaketi yaşandı. Aşırı yağış nedeniyle seralar büyük oranda zarar gördü. Dolayısıyla ürün azaldığı için fiyatlar arttı. Ayrıca yolların kapanması ürünlerin üretim bölgesinden büyük kentlere ulaşımında da ciddi sıkıntılar yaşandı. Bütün bu olumsuzlukların fiyata olumsuz yansıması kabul edilebilir. Ancak tarım ürünleri genel olarak spekülasyona çok açık. Kardan,dondan hiç etkilenmemesine rağmen fiyatı artan,artırılan ürünler de var. Sağlıklı bir kayıt sistemi ve örgütlenme olmadığı için spekülatif hareketler piyasayı olumsuz etkiliyor.
Piyasa Denetim Komitesi çözüm olur mu?
Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda alınan karar doğrultusunda Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasalarını İzleme ve Değerlendirme Komitesi kuruldu. Ancak bugüne kadar henüz somut bir çalışma yapılmadı. Fiyatları denetleme ve haksız kazancı önleme yetkisi olmazsa bu komitenin de sorunu çözme gücü olamayacak ve her ay tarım ürünlerinin gıda fiyatına etkileri tartışması sürecek.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız