Pamukta yaşanan krize çözüm aranıyor

Türkiye, Çin, Bangladeş ve Vietnam’dan sonra dünyanın 4. büyük pamuk ithalatçısı. Son 5 sezona bakıldığında Türkiye'nin pamuk ithalatı ortalama 1,2 milyon tonun üzerinde. Yani ürettiğinden daha fazla pamuk ithal ediyor.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 30 Ağustos 2021 tarihli kararı ile 7 Ekim Dünya Pamuk Günü ilan edildi. Bu kararın alınmasında Sahra Altı Afrika’daki pamuk üreticisi, “Pamuk Dörtlüsü” olarak bilinen Benin, Burkina Faso, Çad ve Mali etkili oldu.

Dünya Pamuk Günü’nün 2023 yılı teması “Tarladan Modaya: Pamuğu Herkes İçin Adil ve Sürdürülebilir Yapmak” olarak belirlendi.

Birleşmiş Milletler’ in verilerine göre, pamuk, dünya çapında 32 milyon üreticinin (neredeyse yarısı kadın) geçimini sağlayan, 5 kıtada 80 ülkede 100 milyondan fazla aileye fayda sağlayan, hayat değiştiren bir ürün. Pamuk, kadınlar dahil olmak üzere birçok kırsal küçük çiftçi ve işçi için önemli bir geçim kaynağıdır . Dünyadaki en fakir kırsal alanların bazılarına istihdam ve gelir sağlamaktadır.

Türkiye, dünya pamuk üretiminde, tüketiminde ve ithalatında önemli ülkeler arsında yer alıyor. Amerika Tarım Bakanlığı(USDA) verilerine göre, dünya lif pamuk üretimi 2019-2020 sezonunda 26 milyon 140 bin ton olarak gerçekleşti. Bu sezon (2023-2024) ise Eylül ayı itibariyle 24 milyon 471 bin ton olarak gerçekleşmesi öngörülüyor.

Dünyada pamuğa yön veren ülkeler

Dünyanın en büyük pamuk üreticisi ülkeler sırasıyla Çin, Hindistan, Brezilya Amerika Birleşik Devletleri, Pakistan, Avustralya ve Türkiye. Türkiye’nin lif pamuk üretimi 2019-2020 sezonunda 751 ton iken 2022-2023 sezonunda ilk kez 1 milyon tonu aşarak 1 milyon 67 bin ton oldu. Bu yıl ise 762 bin ton olması bekleniyor.

Pamuk üretiminde 7.sırada yer alan Türkiye, tüketimde Çin, Hindistan ve Pakistan’dan sonra 4. Sırada yer alıyor. Türkiye’nin pamuk tüketimi 2019-2020 sezonunda 1 milyon 557 bin ton seviyesinde iken 2023-2024 sezonunda 1 milyon 742 bin ton seviyesinde olması öngörülüyor. Ancak, sektör temsilcileri iplik sektöründeki kriz nedeniyle tüketimin 1 milyon 200 bin tona kadar düşebileceği ifade ediliyor.

Türkiye ürettiğinden daha çok pamuk ithal ediyor

Amerika Tarım Bakanlığı’nın Eylül 2023 verilerine göre, Türkiye, Çin, Bangladeş ve Vietnam’dan sonra dünyanın 4. büyük pamuk ithalatçısı. Türkiye’nin son 5 sezona bakıldığında pamuk ithalatı ortalama 1 milyon tonun üzerinde. Yani ürettiğinden daha fazla pamuk ithal ediyor. Türkiye, 2019-2020 sezonunda 1 milyon 17 bin ton, 2020-2021 sezonunda 1 milyon 160 bin ton, 2021-2022 sezonunda 1 milyon 203 bin ton, 2022-2023 sezonunda 912 bin ton pamuk ithalatı yaptı. Bu sezon ithalatın 958 bin ton olması bekleniyor.

İthal edilen pamuk işlenerek tekstil ve hazır giyim olarak ihraç ediliyor. Ulusal Pamuk Konseyi’nin Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkililerine sundukları verilere göre, tekstil ve hazır giyim sanayi 2022 yılında 17 milyar 902 milyon 56 bin dolar cari fazla verdi ve bunun yaklaşık yarısı pamuktan sağlandı. Konsey’e göre, yerli pamuk asli değerinin 3,9 katı kadar katma değer yaratırken, ithal pamukta bu 3,4 kat ile sınırlı kaldı.

Pamuk ve tekstilde büyük kriz yaşanıyor

Pamukta büyük bir kriz var. Üretici, sanayici, ihracatçı, tüketici herkes şikayetçi. Üretici, artan maliyetlerden ve düşen fiyatlardan şikayetçi. Üstelik fiyatların düşmesine rağmen alıcı da kolay bulunmuyor. Sanayici durgunluktan ve talep yetersizliğinden şikayetçi. Tüketici ise artan fiyatlar nedeniyle giyime para bulamamaktan yakınıyor.

Türkiye’de pamuk alım fiyatını Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri, Çukobirlik, Tariş ve Antbirlik açıklıyor. Birlikler eski gücünde değil. Uluslararası Para Fonu(IMF) ve Dünya Bankası’nın dayatması ile 1 Haziran 2000 yılında kabul edilen 4572 Sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Yasası ile “özerkleştirme” adı altında birlikleri adeta yok edildi. Piyasadaki etkinlikleri, gücü zayıflatıldı. Yasa ile devletin bu birliklere mali destek sağlaması yasaklandı. Devlet adına ürün almaları engellendi. Bazı birlikler kapandı. Kalanların çoğu ekonomik olarak gücünü kaybetti. Zarar gören üretici ve ülke oldu.

Maliyet arttı, fiyat geçen yılın altında

Çukurova Pamuk,Yerfıstığı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Çukobirlik) geçen yıl yüzde 42 randıman kütlü pamuk alım fiyatını kilo başına 21 lira açıkladı. Bu yıl aynı pamuk için açıklanan fiyat 18,5 lira. Artan maliyetlere rağmen fiyat düştü. Tariş Söke Pamuk ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifi geçen yıl 40 randıman pamuk için kilo başına 20 lira, 42 randıman için 22 lira fiyat açıklamıştı. Bu yıl ise 40 randıman için 19 lira 60 kuruş, 42 randıman için 20 lira 58 kuruş fiyat açıkladı. Yine geçen yılın altında. Antalya, Pamuk ve Narenciye Tarım satış Kooperatifleri Birliği(Antbirlik) ise bu yıl 44 randıman kütlü pamuk için kilo başına 22 lira fiyat açıkladı.

Ulusal Pamuk Konseyi sorunu Ankara’ya taşıdı

Pamukta yaşanan sorunların çözümü için Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Bertan Balçık, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri ile görüştü. Daha önce de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın sektör temsilcileri ile yaptığı toplantıda da Bertan Balçık pamukta yapılması gerekenler dile getirmişti.

Özellikle pamuğa verilen destekleme priminin artırılmasını isteyen Ulusal pamuk Konseyi’nin görüş ve önerilerini Bertan Balçık özetle şu sözlerle değerlendirdi: “Bir endüstri bitkisi olan pamuk, çok uzun yıllardır ne ithalatında ne de ihracatında herhangi bir sınırlama, vergi ve fon olmayan, çiftçilerimizin serbest rekabet koşulları içerisinde ve birim alan verimliliğinde dünya ikincisi olarak yetiştirdiği bir üründür.Burada Tarım ve Orman Bakanlığımızın kütlü pamuğun kilogramına verdiği fiyat farkı ödemesi ve dekara ödenen mazot – gübre desteklemesi ile sulama desteği bizler için çok değerlidir. Önemle vurgulamak isterim ki 2001 – 2018 yılları arasında AK Parti hükümetlerinin pamuğa verdiği fark ödemesi desteğinin ortalaması oran olarak üretim maliyetinin %25’in altına ve değer olarak 22 dolar cent’in altına hiç düşmemiştir, hatta çoğu zaman bu değerlerin üzerinde gerçekleşmiştir. 2019 – 2022 yıllarında ise maalesef bu rakamlar sırasıyla ortalama %17 ve 12 cent olarak gerçekleşmiştir.”

Bu yıl açıklanan kilo başına 1 lira 60 kuruşluk fark ödemesi 8 cent’e denk geliyor. Bu kütlü pamuğa verilen dolar bazındaki en düşük fark ödemesi.

Dünyanın en ucuz pamuğu Türkiye’de

Şubat ayında yaşanan deprem felaketi nedeniyle pamuk tüketiminin yüzde 35’ini gerçekleştiren Kahramanmaraş tekstil sanayisinin devre dışı kaldığına dikkat çeken Bertan Balçık: “Bununla birlikte başta ana pazarımız Avrupa Birliği olmak üzere dünyadaki durgunluk maalesef ülkemizdeki pamuk arzını şişirmiştir. Yeni sezona devreden stok miktarı 350 bin tondur. Bu sebeplerden dolayı çok uzun süredir borsalarımızda yerli pamuk, dünya fiyatının yüzde 30 altında işlem görmektedir. Türk pamuğuna emsal ithal lif pamuklar bugün için 59 lira, yerli lif pamuk ise 45 liradır. Bu fiyat yani 45 lira üreticinin maliyetini bile karşılamamaktadır.Pamukta herhangi bir müdahale alım sistemi olmadığına göre yapılması gereken mevcut üretim maliyetleri, iç piyasa ile dünya fiyatı arasındaki fark, mevcut stoklar ve arz fazlası miktarları,1 milyon 800 bin tondan 1 milyon 200 bin tona düşen tüketim, hala milyarlarca dolar ödenerek yapılmakta olan ithalat ve bütün bu koşullarda piyasanın 2024 yılının 2. çeyreğine kadar düzelmeyeceği gerçeği dikkate alınarak, fiyat farkı desteklemesine ayrılan 2022 yılı bütçesinin yüzde 100 arttırılarak, 2023 sezonunda beklenen 2 milyon ton kütlü pamuk üretimine göre fiyat farkı desteklemesinin kilogramda 4,60TL’ye yükseltilmesini öneriyoruz. Bu sayede 2024 yılında pamuk üretimimizin istikrarlı bir şekilde devam etmesi sağlanmış olacaktır. Aksi takdirde bu yıl yüzde 25 oranında küçülen pamuk ekim alanları önümüzdeki yıl da küçülmeye devam ederek lif pamuk üretimimiz 600 bin tona gerileyecektir. Bunun neticesinde pamuk ithalatı için ödediğimiz fatura katlanacaktır.”

Üreticiler ne istiyor?

Geçen hafta 4 Ekim’de Türkiye’nin en önemli pamuk üretim merkezlerinden birisi olan Aydın Söke’deydik. Söke Ticaret Borsası’nda “Söke Pamuğu Coğrafi İşaret” tanıtım toplantısına katıldıktan sonra Türkiye İş Bankası Söke Tarım İhtisas Şubesi’nde çiftçilerle buluştuk.

Türkiye İş Bankası Genel Müdürlüğü Tarımsal Pazarlama’dan Burak Samur, Denizli Tarım Bölge Satış Müdür Yardımcısı Eser Varlı, Söke Şube Müdürü Cemalettin Aydoğan, bölgedeki şube müdürleri ve çok sayıda üreticinin katıldığı toplantıda ağırlıklı olarak pamuk konuşuldu. Üreticilerin dile getirdiği konular özetle şöyle:

– Pamuğun üretim maliyeti kilo başına 25 liranın üzerinde, verilen fiyat 20 liranın altında. Geçen sene sezonu 25 liradan kapatmıştık. Maliyetler artarken fiyat düştü. Artan maliyetlere rağmen pamuk fiyatının düşmesi nedeniyle zarar ediyoruz. Bu şartlarda üretime devam edemeyiz. Tarlalarımız boş kalacak. Fark ödemesi desteği ile mazot ve gübre desteği artırılarak zararımız karşılanmalı.

– Pamukta kullandığımız zirai ilaçlar, çevreyi korumak için yasaklanıyor. Biz de çevrenin korunmasını istiyoruz. Fakat, yerine yeni ilaçlara izin verilmiyor. Yaprak döktürücü ilaç kullanamadığımız için hasat ettiğimiz pamuğun içinde yeşil yaprak oluyor. Bu nedenle ürünümüz alınmıyor veya randımanı düşürülerek düşük fiyattan alınıyor. İlaç için yoğun çabalar sonunda Tarım ve Orman Bakanlığı son anda özel izin verdi. Anma çok geç kalındığı için çoğu çiftçi ilacı kullanamadı.

– Girdilerimizi alırken ve ürünümüzü satarken çiftçi olarak söz sahibi değiliz. Girdi fiyatları sürekli artıyor bunu kontrol edemiyoruz. Ama ürettiğimiz ürünün fiyatını da biz belirleyemiyoruz. Bir ithalat lobisi var, hep onların söylediği yapılıyor.

– Fiyatlar günlük olarak borsada ilan ediliyor ama günlük satılan pamuğa baktığımızda kim satıyor, kim alıyor belli değil. İthal pamuk fiyatı ile yerli pamuk fiyatı arasında yüzde 30 fiyat farkı var. Borsalarda satışlar el altından yapılıyor. Bu konuda sıkı denetim yapılması gerekir.

– Üretim planlaması çok önemli. Bu konuda üreticinin bilgilendirilmesi gerekir. Meyvecilikte, zeytinde herkes kafasına göre dikim yapmamalı. Yanlış bir çeşit dikildiğinde bunun faturası 4-5 yıl sonra ortaya çıkar.

– Çiftçiler kooperatif çatısı altında birleşmek zorunda. Birleşmediğimiz için sorunlarımızı çözemiyoruz.

– Lisanslı depoculuk çiftçiler için kuruldu. Ancak, biz bu depolardan yararlanamıyoruz. Lisanslı depo destekleri hakkında yeterli bilgimiz yok.

– Emanete pamuk alımı yapılıyor. Biz ürünümüzü veriyoruz, ürünümüz işleniyor, iplik oluyor. Bu süreçte söz sahibi olamıyoruz. Fiyat konusunda bize sunulanı kabul etmek zorunda kalıyoruz.

– Pamuk çekirdeği fiyatları artmadan pamuk fiyatı artmaz.

Söke Pamuğu’na coğrafi işaret

Söke Ticaret Borsası, Güney Ege Kalkınma Ajansı’nın desteği ile “Söke Pamuğu”na coğrafi işaret tescili aldı. Söke Ticaret Borsa Başkanı Nejat Sağel törende yaptığı konuşmada pamukta yaşanan sorunlara dikkat çekerek pamuk priminin(fark ödemesi) en az 5 lira olması gerektiğini söyledi.

Söke Pamuğu coğrafi işaret çalışmalarını yürüten Bilecik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mesut Kaplan ise konuşmasında coğrafi işaretle Söke Pamuğu’nun korunacağını, asıl işin bundan sonra başlayacağını belirterek coğrafi işaretli pamuk ile diğer pamukların birbirine karıştırılmadan işlenmesi gerektiğini söyledi.

İzmir Ticaret Borsası 2005 yılında “Ege Pamuğu”, Adana Ticaret Borsası ise 2020 yılında “Çukurova Pamuğu” için coğrafi işaret tescili almıştı. Söke Pamuğu ile coğrafi işaret tescilli pamuk sayısı 3’e çıktı.

Özetle, pamukta çok zor bir sezon yaşanıyor. Üretici, sanayici, ihracatçı, tüketici hemen herkes şikayetçi. Devletin yaşanan krize çözüm bulması gerekiyor. İşe destekleme priminin mutlaka artırılarak başlanmalı.

 

 

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız