Ayçiçeği üretim arttı, fiyat ve destekleme primi ne olacak?

Buğday, arpa, mercimek, nohut gibi ürünlerde kuraklığa bağlı olarak ciddi üretim kaybı yaşanırken, ayçiçeği üretiminde önemli oranda artış olmasının tek bir nedeni yok. Yüksek fiyat, kuraklık, su sorunu ayçiçeği üretimini artırdı.

Reklam Ver

Ayçiçeği hasadı Çukurova’da başladı. Diğer bölgelerde de yakın zamanda başlayacak. sadece Türkiye’de değil, dünyada da üretimin azalması nedeniyle kabus gibi geçen 2020-2021 sezonundan sonra artan üretimle normale dönülüyor. Üreticinin de, sanayicinin de yüzü gülüyor.

Amerika Tarım Bakanlığı verilerine göre, dünyada 2020-2021 sezonunda 49,5 milyon ton seviyesindeki üretimin 2021-2022 sezonunda 56,9 milyon ton olması bekleniyor. Bazı kuruluşlar üretimin 60 milyon ton olabileceğini tahmin ediyor. Özellikle Rusya, Ukrayna gibi büyük üretici ülkelerde üretimde ciddi artışlar var. Amerika Tarım Bakanlığı, aynı dönemde Türkiye’nin yağlık ayçiçeği üretiminin 1 milyon 560 bin tondan 1 milyon 800 bin tona çıkacağını tahmin ediyor.

Türkiye’nin üretimi ile ilgili farklı veriler var. Türkiye İstatistik Kurumu 2020 üretimini 2 milyon 67 bin ton olarak açıklarken, 2021 ilk tahmininde üretimin yüzde 14.7 oranındaki artışla 2 milyon 370 bin ton olacağını duyurdu. Amerika Tarım Bakanlığı’nın Türkiye tahmini 2021 yılı üretimi için 1 milyon 800 bin ton. Trakyabirlik ve yağ sanayicileri ise 2020 üretiminin 1 milyon 300 bin ton seviyesinde olduğunu 2021 üretiminin 1 milyon 600 bin ton olacağını tahmin ediyor.

Üretim artışı nasıl sağlandı?

Buğday, arpa, mercimek, nohut gibi ürünlerde kuraklığa bağlı olarak ciddi üretim kaybı yaşanırken, ayçiçeği üretiminde önemli oranda artış olmasının tek bir nedeni yok.

Ayçiçeği üretimindeki artış, Tarım ve Orman Bakanlığının planlı bir çalışması, yönlendirmesi veya sağladığı özel desteklerden kaynaklanmıyor. Üretim artışı için birçok neden sayılabilir. En önemlisi, 2020 ürünü ayçiçeği fiyatının yüksek seyretmesi.

Türkiye’de çiftçilerin önemli bir bölümü ürünün fiyatına bakarak hangi ürünü ekeceğine karar verir. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 2019 ürünü yağlık ayçiçeği alım fiyatını ton başına 2 bin 500 lira açıkladı. Fiyat daha sonra 2 bin 100 liraya kadar düştü. 2020 ürününde ise hasat başlarken tonu 3 bin lira olan yağlık ayçiçeği 5 bin 500 liraya kadar yükseldi. Konya Şeker, Trakyabirlik, Karadenizbirlik ve diğer alıcılar açıkladıkları fiyatı revize etmek zorunda kaldı.

Hem Türkiye hem de dünya fiyatlarındaki hızlı artış üreticiyi ayçiçeği ekimine yönlendirdi. Alternatif ürünlerde de fiyatlar arttı. Buğday fiyatı düşük olsa ayçiçeği üretimi bu yıl daha çok artardı.

Üretim artışındaki bir başka önemli neden ise, kuraklık ve buna bağlı su sorunu. Bazı illerde planlı, bazı yerlerde ise çiftçi, kuraklığın etkilerini hissederek daha az su isteyen ayçiçeği üretimine yöneldi. Örneğin, Aydın Valiliği “Kısıtlı Sulama Programı” kapsamında 2021 yılı sulama sezonunda Adıgüzel, Kemer ve Çine Barajı’ndan sulanan Akçay, Aydın, Bozdoğan, Koçarlı ve Söke sulamalarında çiftçilere sadece 2 kez su verileceğini açıkladı. Bu nedenle çiftçi, daha çok su isteyen pamuk ve diğer ürünler yerine ayçiçeği ekti.

Yine Amasya’da valiliğin yönlendirmesi ile kuraklık nedeniyle ayçiçeği üretim alanları genişledi. Çiftçi su sorunu yaşamamak için ürün tercihini ayçiçeğinden yana kullandı.

Hasada sıfır gümrükle girildi

Türkiye, yağlık ayçiçeğinde dünyanın en büyük ithalatçısı konumunda. Çekirdek/tohum veya ham yağ olarak Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ithalat yapılıyor. İşlendikten sonra bir bölümü rafine yağ olarak ihraç ediliyor. Bu nedenle uygulanan dış ticaret politikası çok önemli. Gümrük vergileri sık sık indiriliyor, yükseltiliyor. Genellikle hasat döneminde vergi artırılarak üretici korunuyor. Fakat bu yıl hasat başlamasına rağmen ayçiçeği tohumu(çekirdeği) ithalatında gümrük vergisi sıfır. Ham yağda ise yüzde 10 olarak uygulanıyor. Hasat devam ederken gümrük vergisinin artırılarak üreticinin korunması gerekiyor.

İthalat 250-300 bin ton azalacak

Ayçiçeği piyasasını çok yakından izleyen, fiyatın ve piyasanın oluşumdaki en önemli aktörlerinden birisi Trakyabirlik. Yeni sezondaki gelişmeleri Trakyabirlik Genel Müdürü Hakan Çalen ile konuştum. Anlattıkları özetle şöyle:

“Türkiye’de üretici 2020 mahsulünü çok iyi fiyata satınca üretime yönelme oldu. Bu yıl 250-300 bin ton artış bekliyoruz. Türkiye’nin üretimi 1 milyon 600 bin ton ile rekor seviyeye ulaşacak. Türkiye İstatistik Kurumu 2 milyon tonun üzerinde diye açıklıyor ama onların yaptığı hesap ile sanayinin ve bizim hesaplarımız arasında her sene 400-500 bin ton fark oluyor. Yapılan ithalat, ham yağ üretimi ve ihracatı bizim verilerin doğru olduğunu gösteriyor. Yapılan destekleme ödemeleri de bizim rakamların doğruluğunu teyit ediyor.

Bu sene daha az ayçiçeği ve ham yağ ithalatı olacak. En az 250-300 bin ton azalacak. İthalatın azalması elbette çok olumlu. Miktar açısından umut verici bir gelişme. Eğer fiyat dengesi de buna uygun olarak sağlanabilirse, Türkiye-3-5 yıl içinde üretimini 2 milyon tonun üzerine çıkarabilir. O zaman da ihtiyacımızın yüzde 70-75’ini içerden karşılamış oluruz.

Harmana ilk defa sıfır gümrükle giriliyor. İlk kez böyle bir uygulama ile hasada giriliyor. Ürünün bu kadar bol olduğu bir yılda sıfır gümrükle hasada girmek üretici için endişe verici.”

Finansman sorunu stok tutmayı engelliyor

Trakyabirlik Genel Müdürü Hakan Çalen, 2019’da yurtdışı fiyatların ayçiçeğinde ton başına 335 dolara kadar düştüğünü hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürdü: “2020’de en yüksek fiyat olarak ton başına 820 doları gördük. Mayıs ayında 700 dolara, daha sonra 600-650 dolara kadar düştü. Ekim-Kasım dönemi için 530-550 dolar olarak tahmin ediliyor.

Bu sene 1 milyon 600 bin ton ürün dediğimizde en az 8 milyar lira finansman demek. Fiziki olarak, finansman olarak sıkıntılar yaşanabilir. Geçen sene yüzde 9 yüzde 10’la finansman ihtiyacı karşılanırken bu sene yüzde 20’lerde. Finansman çok pahalı. Bu nedenle stok tutmak çok mümkün olmayacak. Birlik olarak tabii ki biz verdiğimiz taahhüdü yerine getirmiş oluruz.

Vergi sıfır, finansman pahalı. Bu seneki en önemli sıkıntı bu. Çiftçilerimizin beklentilerinin karşılanması için bu konuda adımlar atılması gerekiyor.”

Fiyat ve destekleme priminin önemi

Trakyabirlik Genel Müdürü Hakan Çalen, Gıda Komitesi’nin enflasyon konusundaki duyarlılığına dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: ” Enflasyonla mücadele elbette çok önemli. Bu sene ayçiçeği yağının enflasyonun düşürülmesine etkisi olacaktır. Burada çiftçinin ürününe verilen fiyatın belirlenmesi çok önemli.

Tonu 820 doları görmüş bir üründen söz ediyoruz. Şimdi üretim arttı, fiyatlar düşecek endişesi var. Çiftçi bu ürünü ekerken fiyatına bakarak da ekim yaptı. Bir taraftan da bu ürünün üretimini 2 milyon tona çıkarma fırsatı var. Bunun için çiftçinin üretime yönelik davranışı, fiyat beklentisi iyi yönetilmeli.

Diğer tarafta girdi fiyatlarındaki artış var. Gerçekten üretimin sürdürülmesi açısından çiftçiye verilecek fiyat önemli. Bu yıl zor bir yıl olacak ve herkesi memnun etmek kolay olmayacak.

Geçen sene Çukurova’da ayçiçeğinin alım fiyatı 3 bin 100 lira ile başladı sonra 3 bin 200 lira oldu. Trakya’da 3 bin 500- 3 bin 850 lira ile başladı ve sonrasında 5 bin 5 bin 500 liraya kadar çıktı.

Son bir yılda gübre fiyatları yüzde 100’ün üzerinde arttı. DAP gübresinin tonu 6 bin 500 lira, 20-20-20 gübresi 4 bin 500 lira. Çiftçi buğday ekimi için hazırlık yapacak. Ayçiçeğinden alacağı para ile bu ekimi yapacak. Bu nedenle çiftçinin beklentisi yüksek. O da haklı.

Yüksek girdi ile üretim yapmaya hazırlanan çiftçinin umudu ayçiçeği fiyatlarında. Ayçiçeğini satıp alacağı para ile üretim yapacak. Haklı olarak borçlanmadan, faiz yükünden kurtulmaya çalışacak.

Bu yıl ayçiçeğine verilecek fiyat gelecek yılın ekimini, fiyatını da belirleyecek. Bu nedenle bütün bu parametreleri dikkate alarak ithalatta vergi politikası ve çiftçiye verilecek destekleme priminin buna uygun olarak uygulanması gerekir.

Ayçiçeği primi ve gübre, mazot desteklerinin mutlaka artırılması gerekiyor. Bu hem bizim için hem de sanayi için önemli.

Çiftçi kanola hasadını yaptı ve tonunu 5 bin 800 liradan sattı. Haklı olarak kanola bu fiyata gidiyorsa ayçiçeği de en az bu seviyede olmalı diyor.

Ayrıca bölgesel farklılıklar da var. Çukurova’da dekara 250 kilo, Konya ve civarında sulamayla 350-360 kilo alınırken, Trakya’da dekara 170-180 kilo alınıyor. Verdiğiniz fiyat Çukurova, Konya çiftçisi için yeterli olabilecekken Trakya çiftçisi için kurtarmayabilir. Maliyet farklı. Fiyatın Eylül ayı başı gibi açıklanması beklenebilir. Yurt dışı piyasalara da bakmak lazım.”

Özetle, ayçiçeğinde üretim artışı elbette sevindirici. Ancak bunun iyi yönetilmesi gerekiyor. Üretim arttı diye fiyat düşük açıklanır ve çiftçi para kazanamazsa gelecek sene üretim yine düşer. Yapılması gereken hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyacak bir fiyat ve destekleme politikası uygulamaktır. Bu yapılmazsa, çiftçiye gereken destek sağlanamazsa seneye yine ithalata daha büyük miktarda döviz ödenmiş olur.

 

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız