Üretmezsen fiyatları kontrol edemezsin

Gıda fiyatlarındaki artışın tek bir nedeni yok. Fiyat artışına neden olan bir çok faktör var. Ülkenin tarımsal üretim potansiyelinden uygulanan tarım ve dış ticaret politikasına, tarladan sofraya kadar olan sürecin yönetiminden perakende sektörünün yapısına kadar bir çok faktörün rolü var.

Ayrıca dışsal faktörler ön plana çıkıyor. Arjantin’de kamyoncular greve gidiyor, ülkenin ayçiçeği, soya ihracatındaki aksamalar Türkiye’deki besicinin yemine fiyat artışı olarak yansıyor. Amerika, İran’a ambargo uyguluyor. İran’dan kimyasal gübre ithal eden Türkiye, tedarikte zorlanıyor ve gübre fiyatları yükseliyor.

Bu nedenle tarım ve gıda fiyatlarını tartışırken özellikle bu dönemde, dünyadaki gelişmelerin, dünya gıda fiyatlarındaki artışın etkilerini de mutlaka hesaba katmak gerekiyor. Sadece iç piyasaya bakarak gıda fiyatlarındaki artışı değerlendirmek doğru olmadığı gibi çözümü de zorlaştırır.

Soğanı depoladı diye çiftçiyi, tüccarı “terörist” ilan etmek, esnafı ceza ile tehdit etmek, sanayiciye “spekülatör” demek, fiyatı artan her ürünü ithal etmekle, yani her seferinde birilerini suçlu göstermekle gıda fiyatlarının düşürülemeyeceğini dün çok ayrıntılı olarak yazdık.

Dünya fiyatları en yüksek seviyede

Gıda fiyatları sadece Türkiye’de artmıyor. Dünyada da artıyor. Özellikle koronavirüs/pandeminin getirdiği üretim ve dış ticaret sorunları, kısıtlamalar ve tüketim alışkanlıklarındaki değişimler, iklim değişikliğinin etkileri ile dünya gıda fiyatları son yılların en yüksek seviyesine ulaştı.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü(FAO)’nün her ay yayınladığı gıda fiyat endeksine göre 2020 yılı fiyatları özellikle bitkisel yağ ve hububatta son yıllardaki en yüksek seviyeye çıktı.

FAO, verilerine göre, 2020 yılında bitkisel yağ fiyat endeksi yüzde 25.7 artarken, hububattaki artış yüzde 19 oldu. Süt ve süt ürünlerinde yüzde 5.1, şekerde yüzde 4.8 artış olurken, et endeksinde yüzde 11.5 düşüş oldu.

Ayçiçeğinde dünyada neler oluyor?

Türkiye’nin en çok konuştuğu ürünlerden ayçiçeği yağındaki fiyat artışının nedenlerini anlamak için dünya piyasalarını yakından izlemek gerekiyor.

Dünya ayçiçeği üretimine bakıldığında, Amerika Tarım Bakanlığı’nın yayınladığı verilere göre, ayçiçeği üretimi 2018-2019 sezonunda 50 milyon 592 bin ton olurken, 2019-2020 sezonunda 55 milyon 22 bin tona düştü. 2020-2021 üretim sezonunda 50 milyon tonun altına düşerek 49 milyon 455 bin ton olarak tahmin ediliyor.

Dünya ayçiçeği ithalatı ise 2018-19 sezonunda 2.6 milyon tondan 2019 -2020 sezonunda 3.26 milyon tona yükseldi. 2020-2021 sezonundaki ithalat Aralık 2020 itibariyle 2.2 milyon ton. Sezon sonu stoklara bakılınca yarı yarıya azalma var. Son iki sezon 1.2 milyon ton olan sezon sonu stoklar 2019-2020’de 600 bin ton seviyelerine kadar indi.

Üretim azaldı, tüketim arttı

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Tarla ve Bahçe Bitkileri Daire Başkanlığı tarafından yayınlanan Aralık 2020 Ayçiçeği Raporu’na göre dünyadaki son gelişmeler özetle şöyle:

“Ayçiçeği üretiminde dünyada söz sahibi olan Rusya, Ukrayna ve Moldova’da ekiliş alanlarındaki artışa rağmen çiçeklenme döneminde yaşanan kuraklık nedeniyle hasatlarla birlikte üretim miktarlarının ciddi anlamda düştüğü görülmektedir. Dünya genelinde üretim miktarının geçen seneye göre %10 azaldığı bu dönemde artan talebi karşılamak adına Rusya, Moldova ve Ukrayna’nın ayçiçeği tohumu yerine ham yağ satarak ihracatta daha fazla gelir elde etmek istemesi, ayçiçeği fiyatında hareketlenmelere neden olmuştur.

Gerek COVID-19 nedeniyle gıda tüketiminin artması gerekse kolza üretiminin azalmasından doğan kolza yağı açığı nedeniyle ayçiçeği yağı kullanımı rekor seviyelere ulaşmıştır.”

Türkiye ithalatta lider

Üretim azalırken, yüksek talep ve tüketimdeki artış dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ayçiçeği fiyatlarının artmasında en önemli faktör görülüyor. Türkiye’nin ürettiği ayçiçeği, ülke ihtiyacının ancak yüzde 64’ünü karşılıyor. Yüzde 36’sı ithal ediliyor. İthal edilen ayçiçeği tohumu veya ham yağın bir bölümü de işlenerek ihraç ediliyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın söz konusu raporunda Amerika Tarım Bakanlığı verilerine dayanılarak yayınlanan grafiğe göre, Ayçiçeği ithalatında Türkiye yüzde 37 pay ile açık ara ilk sırada. Dünya ayçiçeği ithalatının yüzde 37’sini Türkiye, yüzde 19’unu Avrupa Birliği’nin 28 ülkesi gerçekleştiriyor.

İhracatta ise Rusya yüzde 13 ile ilk sırada, Avrupa Birliği 28 ülkesinin toplam ihracatı da yine yüzde 13 seviyesinde. Arjantin’in payı yüzde 6, Ukrayna’nın yüzde 2 seviyesinde.

Fiyat artışı durdurulamıyor

Ayçiçeği fiyatlarına bakınca, 2020 Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında tonu 434 dolar seviyesinde olan yurt dışı fiyatları Eylül’de 476 dolara, Ekim’de 530 dolara ve Kasım’da ise 605 dolara kadar yükseldi.

Türkiye’deki fiyatlar ise, dolar bazında 2020 Mayıs ayında 382 dolar ile en düşük seviyedeyken, Haziran’da 442, Temmuz’da 447 dolara çıkarken Ağustos’ta 550 dolara yükseldi. Aralık ayında ise 644 dolara yükseldi.

Şu anda ayçiçeğinin tonu 720-730 dolara, ham ayçiçeği yağı ise 1340-1350 dolara Türkiye teslimi ithal ediliyor.

Dünya fiyatları artarken Türkiye’de de fiyatlar artıyor. Eğer yeterli üretiminiz yoksa ithalat yapmak zorundaysanız böyle dönemlerde ithalat pahalı olunca iç piyasa fiyatlarını da kontrol etmeniz mümkün olmuyor. Hatta, paranız olsa bile ürün yoksa alamıyorsunuz.

Bu nedenle yıllardır kendine yeterliliğin ne kadar önemli olduğunu, ülkenin tarım potansiyelini değerlendirmenin ne kadar değerli olduğunu anlatmaya çalışıyoruz.

Çin 1 haftada 5.8 milyon ton mısır aldı

Sadece ayçiçeğinde değil bir çok üründe dünyada çarpıcı gelişmeler yaşanıyor. Geçen hafta 29 Ocak günü, Çin, Amerika Birleşik Devletleri’nden sadece bir günde 2 milyon 108 bin ton mısır ithalatı yaptı. Bir gün önce yani 28 Ocak 2021’de de 1 milyon 700 bin ton mısır alımı yaptı. Sadece 25-30 Ocak tarihlerinde Çin’in Amerika’dan ithal ettiği mısır miktarı 5 milyon 848 bin ton. Bu neredeyse Türkiye’nin 1 yıllık mısır üretimiyle eş değer. Çin 1 haftada bizim 1 yıllık üretimimizi ithal ediyor. Bu alımlar dünya mısır fiyatlarını yükseltiyor. Sadece mısırda değil, buğdayda, soyada ve diğer ürünlerde benzer alımlar var. Bunlar hepsi fiyatları artıran nedenler.

Rusya’nın buğday ihracatına getirdiği ek vergilerin Türkiye’yi nasıl etkilediğini daha önce yazmıştık. Son olarak Toprak Mahsulleri Ofisi 22 Ocak’ta 400 bin ton ekmeklik buğday ithalat ihalesi açtı. Yüksek fiyat teklifleri nedeniyle sadece 95 bin ton aldı. Fiyat ortalaması ton başına 303 dolar oldu.

Özetle, pandemi sürecindeki belirsizlik nedeniyle hem ülkeler hem de tüketiciler bireysel olarak ihtiyacından fazla ürün alıyor. En çok tercih edilen ürünler arasında buğday, bitkisel yağlar, bakliyat ürünleri var. Pandemi döneminin en çok talep gören ürünleri. Böyle olacağını geçen yılın başında yazdığımız yazılarda ayrıntılı olarak yazdık. Üretmezseniz ithalat ya pahalı olur veya ürün bulamayabilirsiniz. Gıda fiyatlarını değerlendirirken dünya fiyatlarını gözden kaçırmamak gerekiyor.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız