Tarımda yeni bir düzen kurulacak

Dünyayı esir alan koronavirüse (COVID-19) karşı mücadelede en az sağlık kadar önem kazanan tarım ve gıdada da ciddi önlemler alınıyor. Tarımsal üretimin devam etmesi, gıda temininde sorun yaşanmaması için bir çok ülke destekleri artırırken, ihracata yönelik yasaklar gıda milliyetçiliğinin yükselmesine yol açıyor.

Anlaşılan, koronavirüsle birlikte tarımda yeni bir dönem başlayacak. Bu dönemin ana eksenini “kendine yeterlilik” oluşturacak. Bu nedenle korumacı politikalar ön plana çıkacak ve ticarette kısıtlamalar artarak devam edecek. Ülkeler öncelikle kendi yurttaşının gıda ihtiyacını karşılayacak, arz fazlasını ihraç edecek. Gıda milliyetçiliği daha da yükselecek. Bunun zararını ise tarımsal potansiyeli düşük, teknolojiden yoksun, açlık yaşayan yoksul ülkeler çekecek. Hiç de adil olmayan bir durum.

Ülke bazında değerlendirildiğinde; ihracat yasakları, yerli ürüne yönlendirme, yerli malı tüketiminin teşvik edilmesi, desteklerin artırılması, korumacılığın ön plana çıkması yeni döneme ilişkin güçlü ipuçları veriyor.

Bulgaristan, marketlere yerel ürün satma zorunluluğu getirdi

Komşumuz Bulgaristan, üreticilerini korumak amacıyla marketlerde yerel ürünlerin zorunlu olarak satılması için karar aldı. Buna göre en az 3 ayrı ilde satış noktası olan market zincirleri reyonlarında yerel ürünleri satmak zorunda.
Türkiye’nin Sofya Ticaret Müşavirliği’nden Ekonomi Bakanlığına ve İhracatçı Birlikleri’ne gönderilen yazıda, Bulgaristan’da  Bakanlar Kurulu’nun 14 Nisan 2020 tarihinde aldığı karar doğrultusunda ülkedeki perakende gıda zincirlerinde yerel üretici tarım ürünlerinin satılmasının zorunlu hale getirildiği ifade ediliyor.

Bakanlar Kurulu Kararı ile, Bulgaristan’ın en az üç ayrı ilinde satış noktaları bulunan perakende gıda zincirleri yerel üretici tarım ürünlerinin satılacağı özel reyonlar oluşturması zorunluluğu getirildi. Bu özel reyonlar yeterli büyüklüğe sahip olması ve müşteri tarafından kolay bir şekilde bulunacak şekilde işaretlenmiş olması gerekiyor.

Satışı zorunlu ürünler ve satış koşulları

Bulgaristan’da Bakanlar Kurulu Kararı ile marketlerde satılması zorunlu olan yerel üretici tarım ürünleri ise şöyle belirlendi; taze Bulgar sütünden elde edilmiş süt ve süt ürünleri, balık ve balık ürünleri, taze et, yumurta, arı balı, taze meyve ve sebzeler.

Karar ile “yerel üretici” olarak kastedilen, perakende gıda ticaret satış noktasının bulunduğu ilde veya komşu ilde faaliyet gösteren üreticiler olduğu belirtiliyor.

Bakanlar Kurulu Kararı’na göre yerel üreticiden alınan ürünlerin satışına ilişkin koşullar ise şöyle:

1- Perakende gıda zincirleri, belirtilen ürünleri yerel üreticilerden direkt olarak satın almak zorunda.

2- Perakende gıda zincirleri, yerel üreticilerin ürünlerini satmaları için yerel üreticilerden herhangi bir ücret talep etme hakkına sahip değil.

3- Perakende gıda zincirleri, yerel üreticilerden almış oldukları ürünlere ilişkin ödemeleri en geç 14 gün içinde yapması gerekiyor.

4- Belirlenen ürünler dışında yerel üreticiler tarafından üretilen diğer tarım ürünleri de market zincirlerinin yerel ürünler reyonunda satılması mümkün olacak.

5- Perakende gıda zincirlerinde satılan tamamıyla taze Bulgar sütünden elde edilmiş süt ve süt ürünleri toplam satılan süt ve süt ürünlerinin yüzde 90’ını oluşturması zorunlu.

Üreticiden domates, biber, salatalık alana hibe desteği

Bulgaristan, market zincirlerine yerel ürün satma zorunluluğunun yanı sıra üretici seralarından domates, biber, salatalık satın alan perakende şirketlere de hibe desteği sağlayacağını açıkladı.

Bulgaristan Devlet Tarım Fonu İcra Müdürü Vasil Grudev,13 Nisan 2020’de alınan kararla, yerel üretici seralarından domates, salatalık ve biber alan perakende gıda ticaret şirketlerine hibe desteği verileceğini duyurdu.

Açıklamaya göre, 2020 yılında yerel üretici seralarından satın alınan domates, salatalık ve biberlerin getirdiği ulaştırma, lojistik, sınıflandırma, temizlenme, paketleme vs. gibi giderlerin telafi edilmesi amacıyla perakende gıda ticareti şirketlerine hibe desteği sağlanacak.

Hibe desteğinden yararlanmak için, Bulgaristan Tarım, Gıdalar ve Ormancılık Bakanlığının hazırlamış olduğu listede yer alan yerel üreticilerden domates, salatalık ve biber satın alınması gerekiyor.

Hibe destek bütçesi 5 milyon leva ( 2.5 milyon euro) olarak belirlendi. Şirket başına azami hibe desteği 200 bin euro olacak. Hibe destek miktarı hesaplanırken yerel üretici seralarından alım yapan perakende gıda ticaret şirketlerine domates için ton başına 600 leva, salatalık için 400 leva ve biber için 800 leva ödeme yapılacak.

Amerika’dan tarıma 19 milyar dolar ek destek

Amerika Birleşik Devletleri(ABD) Başkanı Donald Trump, çiftçilere, çiftlik sahipleri ve tüketicilere destek olmak amacıyla 19 milyar dolarlık ek destek paketi açıkladı. Trump, paketi açıklarken çiftçilere kritik dönemde destek sağlamak, gıda tedarik zincirinin bütünlüğünü korumak ve her Amerikalının ihtiyacı olan gıdaya ulaşmaya devam etmesini sağlamak için 19 milyar dolarlık acil yardım programını uygulayacaklarını söyledi.

Amerika Tarım Bakanı Sonny Perdue’nün ayrıntılarını açıkladığı “Coronavirus Gıda Yardım Programı (CFAP)” kapsamında 19 milyar dolarlık bütçenin 16 milyar doları COVID-19′ dan dolayı zarar gören çiftçilere ve çiftlik sahiplerine doğrudan ödenecek. Kaynağın 3 milyar dolarlık bölümü ile üreticilerden ürün satın alınacak. Restoranlara,otellere ve diğer alıcılara gıda tedariki sağlayan bölgesel-yerel distribütörlerle işbirliği yapılarak 3 milyar dolarlık taze ürün, süt ürünleri ve et satın alınacak.

Türkiye’den üretim desteği yerine ithalata destek

Bulgaristan ve Amerika sadece iki örnek. Diğer bir çok ülke tarımsal üretime ve gıda tedarik zincirinde sorun yaşanmaması için önemli destekler sağlıyor. Türkiye’de ise çok sınırlı miktarda tohum desteğinden başka koronavirüs önlemleri kapsamında üreticiye sağlanan doğrudan bir destek yok. 2019 ürününe ait rutin destek ödemeleri yapılıyor.

Cumhurbaşkanlığı Kararı ile ayçiçeği çekirdeğinde, ayçiçeği yağında vergi oranları düşürülerek ithalat kolaylaştırıldı. Yani üretime değil ithalata destek sürüyor.

Özetle, dünyada yeni bir tarım düzenine geçilirken, Türkiye, sahip olduğu yüksek potansiyeli değerlendirmek yerine ithalata destek politikasını sürdürürse hiç hak etmediğimiz halde tarım ve gıdada zor günler yaşayabiliriz.

Reklam Ver

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız