Bitkisel yağ ve yem fiyatı artıyor

Bir çok ülke, koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle bazı tarım ürünleri ihracatına yasak getirdi. Özellikle, hububat, bakliyat ve yağlı tohumlarda ithalatçı olan Türkiye, bundan olumsuz etkileniyor. Bu ürünlerin başında ise ayçiçeği, mısır ve soya var.

İhracat yasaklarının uzun sürmesi durumunda bu ürünlerin üretiminde kendine yeterli olamayan ve ithalat yapmak zorunda olan Türkiye, bitkisel yağda ve yem sektöründe sıkıntı yaşayabilir.

Yıllardan beri yağlı tohumlar üretiminin desteklenmesi,üretimin artırılması gerektiği dile getirilmesine rağmen ihtiyacı karşılayacak seviyede üretim artışı sağlanamadı. İthalat artarak devam ediyor. Ancak, ihracat yasakları bu ürünlerde daha şimdiden fiyatları ton başına 100 dolar civarında artırdı.

Yapılan tahminlere göre yeni ürün hasadına kadar Türkiye’nin mevcut stoklarının yeterli olmaması nedeniyle ithalata devam etmesi bekleniyor. Bu amaçla ayçiçeğinde ve ham yağ ithalatında vergi indirimi yapıldı. Ancak, ithalat yapılan ülkelerdeki alıcılar vergi indirimi getirildikten sonra fiyatları artırdı. Bu nedenle vergi indirimi Türkiye’ye değil ithalat yapılan ülkeye yarayacak.

Türkiye, ayçiçeği ithalatında dünya lideri

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Ayçiçeği Raporu’na göre Türkiye ayçiçeği ithalatında dünya lideri. Rapora göre; dünya ayçiçeği üretimi 2019-2020 sezonunda 54 milyon 450 bin ton olarak gerçekleşti. Tüketim ise 53 milyon 912 bin ton.

Türkiye’nin 2019 yılı ayçiçeği üretimi 1 milyon 950 bin ton olarak tahmin ediliyor. Aynı yıl ithalatı ise, 1 milyon 136 bin ton oldu. Dünya ayçiçeği ithalatının yüzde 30.6’sını Türkiye gerçekleştiriyor. Türkiye’den sonra yüzde 24.4 ile Avrupa Birliği ikinci, yüzde 10.2 ile Çin üçüncü sırada yer alıyor.

İthalat yapılan 2 ülke ihracatı yasakladı

Ülkeler bazında bakıldığında, Türkiye, 2019 yılında ayçiçeği ithalatının yüzde 33.5’ini Moldova’dan, yüzde 23.2’sini Romanya’dan, yüzde 19.6’sını Rusya Federasyonu’ndan ve yüzde 7.5’ini Bulgaristan’dan gerçekleştirdi. Bu ülkelerden Romanya ve Rusya koronavirüs salgını nedeniyle ihracata yasak getirdi. Ayrıca diğer üretici ülkelerden Kazakistan da ihracatı yasakladı. Yasaklama kararları nedeniyle ayçiçeği ithalatı zora girdi. Ayrıca son 1 aylık dönemde ton başına 100 dolar zam geldi. İhracat yasakları nedeniyle fiyatın daha da artması bekleniyor.

Haziran sonuna kadar ayçiçeği çekirdeğine ihracat yasağı getiren Rusya’nın elinde 600 bin ton ham ayçiçeği yağı olduğu ifade ediliyor. Bu nedenle Rusya çekirdeğe ihracat yasağı getirirken ham yağ ithalatına yasak getirmedi. Ancak fiyatlar arttı. Ayçiçeği yağının tonu son bir kaç haftada 670 dolardan 750 dolara kadar çıktığı belirtiliyor.

TMO’ya görev verilebilir mi?

Türkiye, en azından yeni sezona kadar bitkisel yağda sorun yaşanmaması için çözüm arıyor. Bu çözümlerden birisi tarım piyasalarındaki etkinliği dikkate alınarak Toprak Mahsulleri Ofisi’nin ayçiçeği çekirdeği ve ayçiçeği yağı piyasasına girerek düzenleyici rol üstlenmesi. Ancak, bugüne kadar buğday, arpa, mısır, nohut,mercimek, çeltik, fındık,üzüm gibi ürünlerde piyasayı düzenleyen, verilen yetki ile gerektiğinde ithalat yapan Toprak Mahsulleri Ofisi, alıcısı ve satıcısı çok az olan ayçiçeği sektöründe aynı başarıyı elde etmesi zor olabilir. Ayçiçeğinde hem ülke hem firma bazında üretici ve satıcı sayısı çok kısıtlı.Dünyanın dev firmaları bu sektöre hakim. Ayrıca ayçiçeği konusunda Trakyabirlik,Karadenizbirlik gibi güçlü kooperatif birlikleri var. Pankobirlik son yıllarda ayçiçeği üretiminin artırılması için çaba gösteriyor. Bu birlikler güçlendirilerek üretimin artırılması gelecek açısından büyük önem taşıyor.

Tek çözüm dışa bağımlılıktan kurtulmak

İpsala Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Girgin, Türkiye’nin ayçiçeği üretiminin 8 ay kendisine yettiğini kalan 4 aylık ihtiyacın ithalatla karşılandığını söylüyor. Planlı bir üretim politikası ile dışa bağımlılıktan kurtulmanın tek çare olduğunu anlatan İbrahim Girgin’in değerlendirmeleri özetle şöyle: “Biz daha ucuza alalım diye ithalatta vergiyi düşürüyoruz. Adamlar bizim piyasayı ve mevzuattaki değişimi bizden daha iyi takip ediyor. Hemen fiyatın üzerine aynı oranda zam yapıyorlar. Yani devlet daha ucuza gelsin diye 100 dolar indirim yaptığında, ithalat yaptığımız ülkelerde ürüne 100 dolar zam yapılıyor. Vergi indirimi bize değil onlara yarıyor. Yılbaşına kadar ayçiçeğinin tonu 330 dolar civarındaydı. Vergi indirimine gidildi. Şimdi 430 doları buldu. Hatta 430 dolara bile mal alamadık. Ham yağda ise fiyat 670 dolardan 750 dolara kadar çıktı. Türkiye’nin yaptığı vergi indirimi yurtdışındaki üreticinin,satıcının cebine giriyor. Ayrıca Rusya, bize çekirdek yerine yağ satmak istiyor. Yağ ithal edince buradaki kırıcılar zor durumda kalıyor. Ayrıca, küspeyi de ayrıca ithal etmek gerekiyor. Yani çekirdek ithal etmek bizim için daha yararlı ama onlar da kendi çıkarlarını düşünüyor. Bu nedenle bizim tek çaremiz planlı bir politika ile üretimi artırmak ve dışa bağımlılıktan kurtulmaktır.”

Yağ ve yem fiyatı artıyor

Ayçiçeği ithalatındaki zorluklar, fiyatın artması bitkisel yağ ve yem sektöründe ciddi sıkıntılara neden oluyor. Tüketicinin en çok tükettiği yağlardan biri olan ayçiçeği yağının fiyatı artıyor. Yem hammaddesi olan ayçiçeği küspesindeki fiyat artışı ise yem fiyatlarını dolayısıyla et,süt,yumurta gibi hayvansal ürünlerde fiyat artışına neden oluyor.

Türkiye, ayçiçeğinde Dahilde İşleme Rejimi(DİR) kapsamında da ithalat yaparak işleyip yağ olarak ihraç ediyor. Bu dönemde DİR kapsamında da ithalat yapmak zor. Hem ihracat yasakları hem de fiyat artışı ithalatı kısıtlıyor.

Ticaret Bakanlığı bir süreden beri yağ krizi olmaması için farklı senaryolar üzerinde çalışıyor. Bakalım önümüzdeki günlerde nasıl bir çözüm bulunacak. Atılacak adım ne olursa olsun, üretim sezonu öncesinde çiftçiyi zor durumda bırakmamalı.Çiftçiyi üretimden kaçırmamalı. Çünkü üretime ve üreticiye ihtiyacımız var.

Özetle, ayçiçeğinde,mısırda,soyada dışa bağımlı olan Türkiye, başka ülkelerin ihracat yasaklarından olumsuz etkileniyor. Ayçiçeği örneğinde anlattıklarımız diğer ürünler için de geçerli. Yıllardır tarımda yapılan hataların faturasını yine tüketici ödüyor. Ülke olarak hepimiz ödüyoruz. Yıllardır vurguladığımız gibi ithalat politikasından vazgeçerek üretimi artırmak zorundayız.

Reklam Ver

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız