Süt olmazsa peynir,yoğurt,yağ da olmaz

Fabrikalar, AVM’ler kapanabilir, ineğin memesini kapatamazsınız

Gezegeni esir alan yeni koronavirüs yaşamın her alanını olumsuz etkiliyor. Bu etkinin daha büyük yaralar açmaması için gıda üretiminin kesintisiz sürmesi gerekiyor. Bunun için tarımsal üretim çok çok önemli.Gerekli önlemler zamanında alınmazsa tarımdaki olumsuz etkiler gıda üretimini dolayısıyla yaşamı tehdit edecek boyutlara ulaşır.

Dün bitkisel üretim konusunda yaşananları ve neler yapılması gerektiğini sahadan aldığımız bilgilerle paylaştık.

Hayvancılıkta,et ve sütteki durum bitkisel üretimden farklı değil. Hatta özellikle sütte daha büyük sıkıntılar var.

Kırsalda yaşayanlar için hayvancılık vazgeçilmez bir faaliyet. Hayvanlar da insanlar gibi sürekli bakım,ilgi istiyor. Hastalığı,doğumu var. Kendi haline bırakamazsınız.

Süt hayvanlarının sağılması gerekiyor. Sağılan sütün zaman yitirilmeden soğuk zincire girmesi için alım merkezine ulaştırılması gerekiyor. Bunun için sağılan süt, köye gelen kooperatif veya süt alıcısına teslim ediliyor. Ancak bu işler her geçen gün zorlaşıyor.

Alınan son kararla köylerde de 65 yaş ve üzeri olanların sokağa çıkmaları kısıtlandı. Jandarma köylerde gerekli kontrolleri yapıyor ve 65 yaşın üzerindeki üreticilerin dışarı çıkmaması için uyarıyor.

Süt üretimi olmazsa yoğurt,peynir,yağ da olmaz

Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük’e süt toplamada sorun olup olmadığını sordum. Ciddi sorunlar yaşanmaya başlandığını söyledi. Köylerde süt alım merkezleri kurduklarını, ancak 65 yaş üzeri ortaklarının bu merkeze süt getirmelerinin yasaklandığını bunun büyük sıkıntılara neden olacağını anlattı.

Sokağa çıkma yasağı da olsa gıda üretiminin durmaması gerektiğini belirten Mahmut Eskiyörük durumu şöyle özetledi: ” Köylerde 65 üstü çok sayıda çiftçi var. Bizim ortaklarımız da var. Ortaklarımızdan günlük 150-200 litre sütü olan var. İnekleri sağmak zorundalar. Fabrikayı,işyerini kapatabilirsiniz ama ineğin memesini kapatamazsın. Sütü traktörün römorkuna koyup köydeki alım merkezimize getiriyor. Orada bir elemanımız tüm önlemleri alarak sütü teslim alıyor. Sabah 6.30’da başlayan süt teslimatı 9.30’a kadar sürüyor. Üreticiler aynı anda gelmiyor. Çoğu zaman karşılaşmıyorlar bile. Şehirde parka çıkmaları yasaklansın doğru. Ama köyde keyfi olarak dışarı çıkmıyorlar. Sütü teslim edip eve dönüyorlar. Ortağımız sütünü getirmezse nasıl geçinecek. Sağdığı sütü ne yapacak? Ayrıca onlardan aldığımız sütü işleyerek içme sütü, yoğurt, peynir, tereyağı yapıyoruz. Biz bunu yapmazsak tüketici ne yiyecek? Her şeyin üretimini durdurabilirsiniz, ama tarım ve gıdayı durduramazsınız. Yarın sokağa çıkma yasağı olursa ne olacak? İnsanlar açlıktan ölür. Buna bir çare bulunmalı.”

Besici ithalat istemiyor

Besicilik yapanlar, kırmızı et üretenler, süt üreticilerine göre işlerini daha rahat yapıyor. En azından günde iki kez sağım yapmıyorlar. Ancak, hayvanlarının bakımını,beslenmesini, kesime gelenleri alıcılara satmaları için onlar da dışarı çıkmak zorunda.Ayrıca bu süreç çok uzarsa yem temini konusunda sıkıntılar yaşanabilir. Dövizdeki artışa bağlı olarak yem fiyatları artabilir.

Besicilik yapanlar et temininde bir sorun olmadığını böyle bir dönemde fiyat artışını bahane ederek ithalatı gündeme getirmek isteyenler olduğunu ancak ithalatın kesinlikle yapılmamasını istiyor. Geçen hafta satışların yüksek olduğunu ancak bu hafta çok düştüğünü ifade eden besiciler uzun zamandan beri zaten zararına çalıştıklarını ifade ediyor.

Kurban döneminden daha fazla et satılınca fiyat yükseldi

Koronavirüs önlemleri kapsamında insanlar eve kapanınca sadece bakliyat ürünleri stoklamadı. Et satışlarında da ciddi artışlar oldu. Sektörü yakından izleyenler Kurban Bayramı döneminden daha fazla et alındığını söylüyor. Bu nedenle karkas et fiyatı 32 liradan 39 liraya kadar çıktı.

Et piyasasını yakından takip eden Hüseyin Özşenoğulları’nın verdiği bilgilere göre dana bıçak fiyatı bu dönemde 32 liradan 39 liraya, kuzu eti bıçak fiyatı 48 liradan 52 liraya çıktı. Ancak bu hafta satışlar büyük oranda azaldı. Gelecek hafta ne olur belli değil.

Türkiye’de et ile ilgili bir sınıflandırma olmadığı için büyük market zincirleri inek etini dana eti olarak satıyor. Bugünün konusu değil, ancak tüketicinin aldatılmaması için ette sınıflandırma olması lazım. Üreticiden alınırken hayvanın cinsine göre alınıyor. Güney Amerika danası karkas olarak kilosu 35-36 liradan alınıyor. Angus ve türleri 36-37 liradan, yerli danalar montafon,simentalin karkas kilosu 38-39 liradan, Şarole, Limozin ırkı hayvanların 1 kilo karkas eti 40 liraya alınıyor. Fakat markete giderseniz satılan etin hepsi dana eti. İnek eti de dana eti olarak satılıyor. Özellikle ucuz kıymaların çoğu inek eti.

Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Osman Uzun yemek firmalarına ve şarküterilere 29 liradan karkas et teminine devam ettiklerini isteyen herkese et verebileceklerini söylüyor.

Genel olarak et temininde büyük bir sorun yaşanmıyor. Ancak, restoran, toplu tüketim yerlerinin, otellerin kapanması veya tüketimlerinin azalması nedeniyle fiyatlarda dalgalanma olabilir.

Beyaz et ve yumurta da olumsuz etkileniyor

Beyaz et sektöründe ise, üretimin çok büyük bölümü entegre işletmelerde yapılıyor. Geçen hafta kırmızı ette olduğu gibi yoğun bir talep oldu. Ancak, toplu tüketim yerleri, restoran, kurum yemekhanelerine yönelik satışlar büyük oranda durdu. Satışlar marketler üzerinden sürüyor. Evde kalma süreci daha fazla uzarsa, mangal sezonunda yapılması beklenen satışlarda düşüş olması bekleniyor.

Koronavirüs öncesinde yaklaşık 1 yıldır Irak pazarı kapalı olan yumurta sektöründe ise sorunlar katlanarak arttı. Irak’a yumurta ihracatı İran,Ürdün gibi ülkeler üzerinden yapılıyordu. Fakat, İran’da koronavirüs çıktıktan sonra sınırlar kapatıldı. Yumurta üreticileri zaten sıkıntıdayken şimdi daha büyük sorunlar yaşıyor.

Özetle, bitkisel üretimde olduğu gibi hayvancılıkta da üretimin devam etmesi gerekiyor. Üreticinin,yetiştiricinin et,süt,yumurta üretmesi için gerekli desteğin sağlanması şart. Markette,mandırada,bakkalda süt,yoğurt,peynir,tereyağı,et ve et ürünlerinin olması için hayvancılığa yönelik özel önlemlerin alınması gerekiyor. Bunun için Tarım ve Orman Bakanlığı acilen harekete geçmeli.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız