Yeni destekleme modeli uygulanırsa en büyük zararı çiftçi görür.

Tarımda destekleri azaltacak,maliyetleri artıracak model geliyor

Tarımda en önemli sorun nedir ? Yüksek girdi fiyatları. Yapılan saha araştırmalarında, anketlerde, sohbetlerde, salon toplantılarında, tarla günlerinde, sosyal medya mesajlarında, tarımla ilgili her platformda mazot ve gübre başta olmak üzere girdi fiyatlarının yüksek olmasından herkes şikayetçi.

Hükümette bundan şikayetçi olmalı ki, 2016 yılında “mazotun yarısı bizden” diye önemli bir destek açıkladı. Fakat aynı hükümet şimdi yeni bir destekleme modeli ile tarımsal girdilerdeki desteği tamamen kaldırmaya hazırlanıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Yeni Destek Stratejisi” ile bitkisel üretimde destekleme modeli tümüyle değiştiriliyor. Mazot ve gübre desteği kaldırılacak. Bunun yerine puanlama sistemi getiriliyor. Çiftçi ektiği ürüne, kullandığı girdiye göre puan toplayacak. Aldığı puana göre destek alacak.

Yeni destekleme sistemini iki gün üst üste haber olarak yazdık.Detaylarını www.tarimdunyasi.net ‘ten okuyabilirsiniz. Bugün de uygulanmak istenen yeni destekleme sistemine ilişkin yorumlarımı paylaşmak istiyorum.

Yeni Destek Stratejisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulacak.Kabul görürse uygulamaya geçilecek. Bu yeni strateji ile yapılmak istenen nedir?

Hedef; destekleri azaltmak

Yeni Destek Stratejisi’nin ana hedefi tarım desteklerini düşürmektir. Bu model kabul edilir ve uygulanırsa tarıma verilen destekler azaltılacak. Mazot ve gübre desteği tamamen kaldırılacak. Çiftçinin canını yakan, üretim yapmasının önündeki en büyük engel olan yüksek girdi maliyetleri daha da artacak. Zaten yetersiz olan ve zamanında ödenmeyen tarım desteklerini azaltmak,mazot ve gübre desteğini kaldırmak çiftçiye de,tarıma da büyük ihanet olur.

Puan sistemi üretim planlamasını engelleyecek

Yeni uygulama ile puanlama sistemine geçilecek. Çiftçiler ektikleri ürüne göre,kullandıkları girdilere göre puan toplayacak. Her 1 puan 1 lira olacak. Puanı yüksek olan çiftçi daha çok destek alacak. Bunun için belirlenen kriterler var.

Bu kriterlerden birincisi üretimi teşvik puanı. 2000 yılında Dünya Bankası’nın Türkiye’ye uygulattığı doğrudan gelir desteği benzeri bir uygulama olacak. Çiftçi Kayıt Sistemine üretim yapacağını bildiren her çiftçiye sabit bir para ödenecek. Bunun için tarihler belirlenmiş. Tarla ve bahçe bitkileri için Çiftçi Kayıt Sistemi kaydını 01 Eylül-30 Kasım arası yapanlara 1000 lira, Aralık – Mart döneminde yapanlara 500 lira destek sağlanacak. Seracılıkta 1 Eylül- 31 Aralık tarihlerinde Örtüaltı Kayıt Sistemine kayıt yapanlara 2 bin 500 lira, Ocak-Şubat döneminde kayıt yapanlara 1250 lira doğrudan destek verilecek. Bu ödeme dekar başına değil. Yılda bir kez sabit bir ödeme olacak.

Üretimi teşvik desteğinde 2018/2019 Çiftçi Kayıt Sistemi kayıtları baz alınacak.Dikili arazilerde 5 dekar ve üzeri olması şartı var.

Bu uygulama geriye dönük uygulanacağı için çiftçinin önünü görmesi, kimin hangi üründe ne kadar üretim yapacağını görmek pek mümkün olmayacak. Çünkü geriye dönük olarak Çiftçi Kayıt Sistemine bakılacak. Oysa, Amerika 5 yıllık,Avrupa Birliği 7 yıllık bütçe yapıyor. Çiftçi ne kadar destek alacağını bilerek üretime karar veriyor.Tarımsal üretimi planlayabiliyorlar. Bu sistem uygulanırsa zaten yapılamayan üretim planlaması hiç yapılamayacak.

Prim, verimliliği cezalandırmaya dönüşecek

Mevcut destekleme uygulamasında fark ödemesi(prim) verilen 17 ürün bu yeni sistemde temel ürün olarak kabul ediliyor. Fakat, her ürün için ortalama bir verim belirlenerek buna göre puan yani destek verilecek. Örneğin pamukta ortalama verim dekara 496 kilo kabul ediliyor. Bundan daha yüksek verim alan yani 600 kilo verim alan sadece 496 kilosu için destek alabilecek. Prim sistemi verimliliği cezalandırmaya dönüşüyor. Bu da çiftçinin zarar etmesine yol açacak.

Özel ürünler neye göre tespit edildi?

Yeni Destekleme Stratejisinde, çay,fındık,zeytin ve yem bitkileri özel ürün olarak kabul ediliyor ve bunlara farklı puan,farklı destek oranları uygulanacak.

Sofralık zeytinin destekleme kapsamına alınması olumlu bir adım. Fakat bu özel ürünler neye göre belirlendi? Mesela fındık varken neden Antep fıstığı yok? Üzüm,incir neden yok? Sistemde hiç yer verilmeyen şeker pancarı,tütün gibi ürünler nasıl desteklenecek?

Sistemi şirin göstermek için “Organik” sos kullanılıyor

Yeni destekleme stratejisinde organik tarım ,iyi tarım uygulamalarına, organik gübre kullananlara ilave puan yani destek verileceği ifade ediliyor. Çiftçiler organik gübre kullanmak istese yeterli üretim yok. Öyle görünüyor ki, bu sistemin bütün olumsuzlukları “organik” sos ile kapatılmaya ,perdelenmeye çalışılıyor. Toplumun organik sözcüğüne olan sempatisi kullanılıyor.

Hayvancılık destekleri ne olacak?

Yeni stratejide sadece bitkisel üretime yönelik desteklemeler ele alınıyor. Hayvancılıkla ilgili destekler ayrıca ele alınacak ve açıklanacaktır. Edindiğimiz bilgilere göre hayvancılıkta da destekleri azaltacak bir sistem üzerinde çalışılıyor.

Özetle, bu ana konular dışında, yeni modelle destekleme sistemi olabildiğince karmaşık,içinden çıkılamaz hale getiriliyor.Yıllarca üzerinde çalışılan havza modeli tamamen devre dışı bırakılıyor. Çiftçi desteksiz bırakılıyor. Yüksek girdi maliyetleri ile üretim yapmak zorunda bırakılan çiftçi tarımdan çekilmeye zorlanacak. Bunun sonu tarımın tasfiye edilmesidir. Bu sistem bu haliyle Cumhurbaşkanı tarafından kabul edilir ve uygulanırsa sadece çiftçi değil, üretici,tüketici,sanayici,tüccar yani ülke kaybedecektir.
*****
Sadullah Uumi’yi saygıyla anıyoruz

Türkiye’de tarımsal üretim yapmak kadar, tarım yazmak da gerçekten çok zor. Bundan 23 yıl önce Gazetemizin kurucusu Nezih Demirkent’in yönlendirmesiyle tarım yazmaya başladığımda bir tek Sadullah Usumi tarım yazardı. Bundan 17 yıl önce yaşama veda eden ustam Sadullah Usumi’yi, tarım yazarı olmamı sağlayan Nezih Demirkent’i saygıyla ve özlemle anıyorum.

Reklam Ver

7 YORUMLAR

  1. Cumhurbaşkanı bu sisteme onay verirse kendi sonunu hazırlamış demektir..zaten çiftçi kesimin ve4diği oylarla başkan oldu öyle birşey yapmaya kalkarsa başkanĺığı rüyasında bile göremez

  2. Zaten maliyet verim ve bundan daha da önemlisi ilkim değişikliği yüzünden bir sürü sıkıntılar yaşıyoruz birde puanlar la uğraşacağız neden tarımın önemini anlamıyoruz insan hasta da olsa yaşaya bilir ama insan aç yaşayamaz…

  3. Merhabalar Sayın Yıldırım. Desteklerin azaltılıp bazılarınında kaldırılması bence doğru bir karardır. Çünkü sizinde yazında belirttiğiniz gibi tarımsal destekler hem yetersiz hem de zamanında ödenmemektedir. Destekler üreticimizi çalışmaz bir hale getirmiştir. Verilen desteklerin acaba üretici gelirine, üretim miktar ve verimine katkısı ne yönde olmuştur? Bununla ilgili bir etki analizi çalışması yapılmış mıdır? Bunlar araştırılıp desteklemeler ona göre planlanmalıydı. Avrupa Birliği’nde olduğu gibi destekleme politikası sürdürülebilir olmalı, 3-5 yılda bir değiştirilmemelidir. Peki nasıl bir destekleme politikası izlenmelidir? Bana göre destekleme özellikle tarımdaki en önemli iki girdi olan mazot ve gübrenin ayni olarak ve zamanında (üreticinin son 2-3 yıl içindeki ekim alanı, üretim miktarı, girdi kullanım durumu vb. dikkate alınarak) üreticiye verilmesi şeklinde omalıdır. Belki Bakanlığın yeni puanlama sistemide bununla entegre edilebilir. Puan durumuna göre mazot ve gübre destek miktarları belirlenebilir.

  4. Biz bu garabelerden umudu kesdik bunlar bizim arazilerimizi ele geçirme peşindeler ancak şunu unutuyorlar şantiyelerde çalışırız inşaatlarda çalışırız birkilo ürün satmadanda geçimimizi sağlarız zaten geçimimiz un bulgur salça yağ yinede bunlara arazilerimizi satmayız ekmeyizde.

  5. Nasıl filistin topraklarında şuan israil devleti oluşturuldu ise bu gidişatın sonucu bizimde.vatan bölünmez sloganı sadede klişe sözlerde.kalir çiftçi elindeki toprağı satsın die bu yarim ekonomisi kendi kaderine terk edilirken filmi izler gibi izliyorum halkımız o gün geldiğinde satacak tüm arazileri veya bankalar el koyacak tum arazilere ve yabancılara gerçekki arazilerimiz biz çiftçi olarak sıcağın yahmurun altında çalışıyoruz sezon soni çocuklarımızın gözüne bakamioruzz para kazanamioz kimse kusura bal.asin çiftçi bitmesi demek bu kutsal toprakların yahudilerin ermelirenin eline gecmesi demek olur sonra.cikip kimse millete vatan millet sakarya esamesi okumasın 2 dönümlük apartman bahçesi ile bu ülkenin toprak bütünlüğü koru mazz o bahsettiği.iz şehitler ölmez vatan bölünmez sloganındaki toprak vatan toprağı işte bugün kaderi e terkedilen yoksullastirilan arazisini elinde tutmaktan aciz hale getirilen ciftcidedirrr geleceğimiz çok karanlık valla ciftcicocugunu doyurmaz.halde iken başka çocukları doyurma derdinde olmazsa bu topraklara habip çıkacak olan ciftcidirrr herkes duyarlı olmak zorundadır bu konu sadece tarım ve çiftçi sorununun otesindedirrr çiftçinin eli deki toprak bölünmez vatan topragidirrr geri dönülmez hatalara izin vermeyelimmm

  6. Tarımda en büyük destek ithalatı azaltarak yerli milli mallara şans tanımak akıllı tarın tarımda insan kaynaklı ziraat mühendisleri teknikerleri ve gıda mühendisler ile teknikerlerini sahaya göndermek teknik çalışmak moderin makina verimli tohum toprağın gücüne göre tohum kullanmak girdileri azaltmak pazar paylarını arttırmaktır.

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız