Çin'e süt ürünleri ihraç etmek kısa sürede çok zor

Çin’e süt ihracatı zor ama imkansız değil

Uluslararası Sütçülük Federasyonu(IDF)tarafından düzenlenen Dünya Süt Zirvesi İstanbul’da yapılıyor. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Zirve’nin açılışında süt ihracatı için Çin ile anlaşmaya vardıklarını, Çin’in onay vermesi durumunda bu ülkeye düşük riskli süt ürünleri ihraç edileceğini söyledi.

Türkiye,gerçekten de Çin’e süt ürünleri ihraç edebilir mi?

Çin’e süt ürünleri ihracatı kolay değil, ama imkansız da değil. Bunun için Türkiye’nin potansiyeli,üretim ve sanayi altyapısı yeterli. Ayrıca, 2019’un ilk 6 aylık verilerine bakıldığında Türkiye’nin süt ürünleri ihracatı artarken ithalatı azalıyor. İhracat ağırlıklı olarak Ortadoğu ülkelerine yapılıyor. Bunu Uzakdoğu’ya taşımak mümkün.

İthalat azalırken,ithalat artıyor

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2018 yılında süt ürünleri ithalatı miktar olarak 23 bin 326 ton olurken ihracatı 195 bin 844 ton olarak gerçekleşti. Değer olarak 2018’de 97 milyon 957 bin dolarlık ithalata karşılık 328 milyon dolarlık ihracat yapıldı.Yani 230 milyon 657 milyon dolarlık dış ticaret fazlası var.

Bu yılın ilk 6 aylık dönemi ile 2018’in 6 aylık dönemi karşılaştırıldığında ihracattaki artış dikkat çekiyor. 2018’in ilk 6 ayında 15 bin 497 ton süt ürünleri ithal edilirken bu yıl aynı dönemde ithalat yarı yarıya azalarak 7 bin 704 tona geriledi. İhracat ise 90 bin 753 tondan 125 bin 494 tona yükseldi. Değer olarak 2018’in ilk 6 ayında 66 milyon 408 bin dolarlık ithalat yapılırken 2019’un aynı döneminde 29 milyon 278 bin dolara geriledi. İhracat ise geçen yılın ilk 6 ayında 164 milyon 949 bin dolar olurken, bu yılın aynı döneminde 199 milyon 15 bin dolar olarak gerçekleşti.

AB’ye yapılamayan ihracat Çin’e yapılabilir

Avrupa Birliği 2002 yılından bu yana üretim koşullarına gerekçe göstererek Türkiye’den süt ve süt ürünleri almıyor.İhracat için Avrupa Birliği ile sürdürülen çalışmalar var. Avrupa Birliği yetkilileri hemen her yıl Türkiye’ye gelerek işletmeleri geziyor, eksiklikleri tespit edip gidiyor. İstedikleri her şey yapıldı.Avrupa Birliği onaylı bildiğimiz kadarıyla 20’ye yakın çiftlik, süt işletmesi var. Fakat,münhasıran yapılan bir kaç parti dışında Avrupa Birliği’ne süt ürünleri ihracatı yapılamıyor.

Avrupa Birliği onaylı işletmelerden Çin’e ihracat yapılabilir. Çin, dünyanın en büyük süt ürünleri ithalatçısı. Aynı zamanda önemli süt üreticilerinden birisi. Yıllık ortalama 32 milyon ton süt üretimi var. Ayrıca yılda ortalama 15 milyon ton süt ve süt ürünleri(süt eşdeğeri) ithalat yapıyor. Bu ithalatın büyük bölümünü de Yeni Zelanda’dan gerçekleştiriyor.

Yeni Zelanda pazara hakim

Çin, süt ve süt ürünleri ithalatının çok büyük bölümünü Yeni Zelanda’dan yapıyor.Süt hayvancılığında dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olan, dünya süt ve süt ürünleri ihracatının yaklaşık yüzde 27’sin gerçekleştiren Yeni Zelanda Çin pazarına hakim. Mera hayvancılığına dayalı, üretim maliyeti düşük ve Fontera gibi dünya devi bir kooperatife sahip olan Yeni Zelanda ile rekabet etmek kolay değil.

Çin’in süt ürünleri ithalatı yaptığı bir başka ülke Amerika Birleşik Devletleri. Amerika ile Çin arasında yaşanan ticaret savaşları süt ve süt ürünleri sektörünü de etkiliyor. Çin, Amerika’nın yaptırımlarına karşılık bu ülkeden ithal edilen süt ve süt ürünlerine yüzde 25 gümrük vergisi uyguluyor. Bu nedenle Amerika’dan almadığı ürünleri başka pazarlardan alıyor. Bu da Türkiye için bir avantaj olabilir.

Kiraz için 12 yıl beklendi

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Çin’e Süt ihracatı yapmak amacıyla, Veteriner Sağlık Sertifikası üzerinde anlaşmayı sağladık. 67 adet işletmenin CİFER sisteminde kaydı yapıldı. Çin tarafının onaylamasına takiben, düşük riskli süt ürünleri için ihracat başlayacak.” diyor.

Pakdemirli’nin açıklamasından anlaşılan Çin, Türkiye’den süt ithalatını henüz onaylamamış. Bu onay çok kolay alınamıyor. Yaş sebze ve meyve sektörü, Çin’e kiraz satabilmek için 12 yılı aşkın süre bekledi. Şu anda ihracat yapılıyor ama Çin her yıl Türkiye’deki bahçeleri denetliyor. İlaç kalıntısı başta olmak üzere bir çok konuda sıkı önlemler uyguluyor.

Süt ve süt ürünleri konusunda da aynı hassasiyeti göstereceklerdir. Bu nedenle Pakdemirli’nin sözleri hemen ihracat başlayacak diye anlaşılmasın. Uzun bir müzakere sürecinin sonunda ihracat yapılabilir.

Türkiye ette kendine yeterli mi?

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin Türkiye’nin ette kendine yeterli ülke olduğunu söylemesi ise şaşkınlık yarattı. Pakdemirli, bu konuda aynen şunları söyledi: “Ülkemiz istisnai dönemler haricinde, et ve sütte kendine yeterli bir ülke. Ancak, bizi çevreleyen coğrafyalardaki pazarlara, ülkemizi lojistik üs olarak kullanarak hem et hem süt tedariki yapmak mümkün. Bölgemizdeki tüm ülkelerle ortak işbirliği yapacağımız projeler için sizleri birlikte çalışmaya davet ediyorum.”

Süt konusunda söyledikleri doğru. Fakat et konusunda Türkiye kendine yeterli değil. Uygulanan ithalat politikası nedeniyle 2010 yılından bu yana “istisnasız” her yıl daha fazla ithalatla, daha fazla dışa bağımlı hale geliyor. Pakdemirli’nin başında olduğu Tarım Bakanlığının bağlı kuruluşu; Et ve Süt Kurumu verilerine göre, Türkiye, 2018 yılında 55 bin 552 ton kırmızı et ithal etti.Bunun için 260 milyon dolar ödendi.

2018 yılında, toplamda 1 milyon 460 bin 563 büyükbaş ve 426 bin 507 küçükbaş olmak üzere 1 milyon 886 bin 70 baş canlı hayvan ithal edildi. Bu ithalat için ödenen toplam döviz 1.7 milyar dolar. Yani toplamda yaklaşık 2 milyar dolarlık canlı hayvan ve et ithalatı yapıldı. Bu nasıl kendine yeterlilik?

Süt üretene “eleştiri” cezası olamaz!

Süt konusuna değinmişken yapılan büyük bir yanlışı da hatırlatalım. Türkiye’nin en modern işletmelerinden birisini kurarak çiğ süt üreten Sencer Solakoğlu, süt ihraç edilecekse ilk ihracatı yapacak işletmelerden birinin sahibi. Solakoğlu, Bakan Pakdemirli’yi eleştirdiği için kendisine 5 yıl süre ile tarımsal desteklerden men cezası verildi.Hukuka ve vicdana sığmayan bu ceza hemen iptal edilmeli. Üretene eleştiri cezası olmaz,olamaz.

İzmir’den İstanbul’a süt köprüsü

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İzmir’de olduğu gibi dar gelirli ailelerin çocuklarına süt dağıtımı yapacak. Bu konuda,Tire Süt Kooperatifi ile işbirliği yapılacak. Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük, yerelde Kalkınma Projesi’ni başlatan İzmir Büyükşehir Belediyesi önceki Başkanı Aziz Kocaoğlu, bugünkü başkan Tunç Soyer ve bu çabaları gören,işbirliği yapan Ekrem İmamoğlu’na süt sektörü teşekkür etmeli. Yerelde başlayan kalkınma hamlesi ülkeye yayıldıkça ithalata gerek kalmayacağı gibi, Türkiye ciddi bir süt ürünleri ihracatçısı olacaktır.

Reklam Ver

2 YORUMLAR

  1. merhaba. sayın ali ekber yıldırım. çin e dökme süt mü satılacak yoksa,markalı ürünmü ihraç edilecek.
    ayrıca 67 adet işletme listesini yazabilirmisiniz? kimler var ? veya bu listeye nasıl ulaşabilirim

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız