İzmir'in ilk üretici pazarı açıldı

Kooperatif ürünleri üretici pazarları ile tüketiciye ulaşacak

Hükümet, ithalata dayalı tarım politikası uygulamada ısrar ederken, İzmir’de son 12 yılda üretime dayalı, kooperatifler üzerinden çiftçiyi destekleyen, yerelde kalkınma modeli uygulanıyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önceki Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun başlattığı yerelde kalkınma hamlesi, tarımda yeni bir model yarattı. Bu nedenle İzmir’de yaşayan üretici ve tüketiciler diğer kentlere göre güvenilir,sağlıklı gıdaya erişimde daha şanslı. Yerel yönetimlerin tarım ve gıdaya verdikleri önem ve destek hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyor.

Sadece İzmir Büyükşehir Belediyesi değil, ilçe belediyeleri de bu konuda ciddi çalışmalar,atılımlar yaptı. Seferihisar’da başta yerel tohum çeşitlerinin korunması,geleceğe taşınması ve tarım konusundaki diğer çabaları Tunç Soyer’i İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine seçilmesinde önemli etkenlerden birisi oldu.

Tarımda İzmir Modeli’ni tüketiciyi de işin içine katarak bir üst seviyeye taşımak için çalışmalar yapılıyor. Bu amaçla geçen hafta tarımla ilgili İzmir’de iki önemli etkinlik yapıldı. İkisini de izledim.

Tarım ve sağlıklı gıdaya erişim

İlki, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’ in göreve geldikten sonra İzmir’i katılımcı bir anlayışla ve kentlilerle birlikte yönetme hedefi doğrultusunda düzenlenen İzmir Buluşmaları toplantısıydı. İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde yapılan “Tarım ve Sağlıklı Gıdaya Erişim” buluşmasına yüzlerce İzmirli katıldı ve görüşlerini dile getirdi.

Çiftçilerin,üretim ve tüketim kooperatiflerinin, üretici birliklerinin, ziraat odalarının yöneticileri, gıda toplulukları, ihracatçı,sanayici,gıda ve tarım sektörü temsilcilerinin ve daha da önemlisi tüketicilerin katıldığı toplantıda 3 saati aşkın sürede tarım ve sağlıklı gıdaya erişim konusunda özgürce herkes görüşlerini, beklentilerini dile getirdi.

Üretici ve tüketici ne istiyor?

En çok gündeme getirilen konulardan bazıları şöyle;

– Atalık tohumlardan elde edilen ürünler tüketmek istiyoruz. Seferihisar’da kurulan Can Yücel Tohum Merkezi, tüm ilçelerde kurulmalı ve tohum takas şenlikleri yaygınlaştırılmalı.

– Gençler tarım ve gıdada daha etkin yer almalı.

– Belediye tarım arazilerini ranta açmasın.

– İklim değişikliği konusunda çalışmalar yapılmalı.

– Üretim planlaması yapılmalı.

– Gıda atıkları,pazar yerlerindeki atıklar toplanarak bitki besin maddesi, organik gübre yapılsın.

– Belediye, yöresel ürünleri üreten,yaşatan kooperatiflere destek olmalı. Tek tip ürün üretimi desteklenirse çeşitlilik kaybolur.

– Sağlıklı gıda sadece kimyasal ilaç kullanmamakla olmaz.üretim merkezlerine yakın jeotermal enerji santralleri, madencilik,enerji yatırımları da ürünlere zarar veriyor.

– Yeraltı su kaynakları tükeniyor,sulamada büyük sorunlar yaşanacak.Bu konuda önlemler alınmalı.

– Tarım arazileri hobi bahçeleri ile yok ediliyor.Buna izin verilmesin.

– Okul kantinlerinde organik ürünler tüketilmeli.

– Çiftçinin girdi maliyetleri düşürülmeli.

– Çiftçinin ucuza sattığını tüketici pahalıya alıyor. Üretici ile tüketiciyi buluşturacak pazarlar kurulmalı.

– İzmir modeli ülke genelinde uygulanmalı.

Planlı üretim yapılacak

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, toplantı açılışında ve katılımcıların konuşmalarını yanıtlarken önemli mesajlar verdi. Soyer özetle şunları söyledi: “Tarım ve turizm; İzmir’in en temel iki dinamiği. Türkiye’de uygulanan tarım politikalarıyla ilgili çok sözümüz olabilir. Ama biz biliyoruz ki yerelde bir başka tarım politikası geliştirmek mümkün. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin başta Sayın Aziz Kocaoğlu ve bürokrat arkadaşlarımız olmak üzere geliştirdiği bir tarım politikası var. Bizler için 15 yılın hafızasıyla yola çıkıyor olmak çok kolaylaştırıcı bir şey. Şu anda o çıtayı biraz daha yukarı çıkarmanın mümkün olduğunu biliyoruz. İzmir’de ortaya koyacağımız politikaların diğer kentlerimize örnek olacağını biliyoruz. ”

Türkiye’nin çok çeşitli tarım ürünlerini ithal etmek durumunda kaldığına dikkat çeken Soyer, ithalat yaparak ithalatın durdurulamayacağını, ithalatın önüne sadece üretimin desteklenmesiyle geçilebileceğini söyledi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yapması gereken bir çalışmayı İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üstlendiklerini belirten Tunç Soyer, “Kooperatiflerimizle kapsamlı bir toplantı yaptık. Üreticinin hangi havzada, neyi, ne kadar üreteceğini, hangi fiyattan satacağını bilmesini sağlayacak, planlı üretim sürecini başlatıyoruz” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş 12 yıl içinde üreticilerden 470 milyon liralık ürün alımı gerçekleştirdiğini, önümüzdeki 5 yıl içinde bu rakamı 1 milyara çıkaracaklarını anlatan Soyer, tarım alanlarını imara açmayacaklarına söz verdi.

İklim Değişikliği Dairesi kuruldu

Sağlıklı güvenilir gıda için,belediye olarak gıda kontrol laboratuarı kuracaklarını anlatan Soyer, iklim değişikliği çalışmalarını sürdürmek üzere İklim Değişikliği Dairesi kurduklarını söyledi.

Her ilçeye üretici pazarı

İzmir’de ikinci önemli etkinlik ise cumartesi günü Kadifekale’de “Pagos Üretici Pazarı”nın açılışıydı. Eski adı Pagos olan Kadifekale’deki üretici pazarına İzmir’in bir çok ilçesinden kalkınma kooperatifleri,kadın kooperatifleri ürünlerini doğrudan üreticiye satma olanağı bulacak. Her cumartesi açılacak pazarda sebze meyve fiyatları market fiyatlarının yarı fiyatına satılıyor. Hedef, metropoldeki her ilçede benzer üretici pazarları kurmak.

Özetle, İzmir’de 12 yıl önce başlayan yerelde kalkınma hamlesi yeni bir aşamasıyla devam ediyor. Bugüne kadar üretim odaklı yapılan çalışmalara tüketim boyutu da ekleniyor. Kooperatiflerin, çiftçilerin ürettiği ürünler kentteki tüketiciyle buluşturulacak.

Reklam Ver

1 Yorum

  1. sayın. ali ekber yıldırım. türk tarımına hizmetlerinizden dolayı teşekkür ederim.sivas ilinde emekli memur olarak yaşamaktayım.şehirde işci coçuğu olarak büyüdüm.tesadüf olarak ankara üniversitesi toprak bölümünden 1978 yılında mezun oldum.sulama ve toprak etüd konularında çalıştım.beş yıllık fakülte öğrenimimde. genetik.yem dersi.süt gıda labarotuvarı dersi .bitki koruma ve bitki hastalikları.zirai işletme.zirai pazarlama.genel. ekonomi dersleri ve bunun benzeri çok ders okuttular.fakültede bilimsel olarak ziraat nedirin tarifi olarak aklımdan çıkmayan konuyu müsaadelerinizle paylaşmak istiyorum.aile işletmesi olarak toprakta üretilen tarımsal bitkilerin ikinci ürün yetiştirmek maksadı ile çiftlikteki hayvanlara yedirilmesi sonucu etveya süt ürünleri yetiştirilmesi faaliyetine ziraat denilir.tarımsal işletme ekomisi çiftlik planlamasında o işletmenin ekonomik olması için arazi yüzölçmü.yetiştirilecek bitki deseni bitki münavebesi ve mevcut toprak sınıfı dikkate alınarak bu çiftlikte yüzde 40 hayvansal üretim yüzde 60 bitkisel üretim yapılmasına karar verilir. Çiftçinin para kazanması için hayvan yetiştirmek şarttır.O ailede tarım bitkisinin üretim miktarı hazırlanacak günlük rasyon göre yani hayvanların tüketeciği miktarın yıllık toplam miktarına eşit olacak şekilde çesitli üretim modellemeleri ile bulunulunur.tarımsal hasıla sonuçu en çok bürüt gelir belirlenir.yüzde .şu kadar arazide baklagiller yem bitkisi.şu kadar et ve süt kombineli sığır vb belirlenir.hayvansal üretim yapmayan işletme çiftlik ve tarımla uğraşan insanımız çiftçi değildir.bilimsel veri bunu gösteriyor. Dışarıdan yem al hayvancılık yap buolmaz çiftçi rasyonu kendisi hazırlayacak hollandada yapay zeka ile bir robot yem deposunda yemialıyor çiflikteki hayvanların yiyeceği miktarda.karıştırıyor sonra yürüyor her bir hayvanın önünde durup ihtiyacı kadar ayrı ayrı tm hayvanlara dağıtıp tekrar yem deposuna gidiyor. çiftlikteki başka bir robot hayvanları tek tek sağıyor başka bir robot ahırın altını temizliyor.yapay zeka.otonom sistemler neslenerin interteni teknoloji ile hollandalı çiftçi üretim yapıyor.günümüzde çiftçilerimizin bir olup büyük yüz ölçümü olan tarlada üretim ve tek bir açık hayvan barınağında üretim yapması zorunlu olmaktadır.süt tesisi.balya makinası.bellisayıda traktör kullanılması gibi saygılar

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız