Çiftçi para kazanmadan üretimi, nasıl yapsın?
Reklam Ver

Çiftçi para kazanmazsa üretemez

Her işte olduğu gibi tarımda da üreten çiftçi para kazanamazsa üretimi sürdüremez. Bu nedenle tarımsal üretimin devam etmesi, toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdalarla beslenmesi, sanayinin hammadde ihtiyacının karşılanması, ihracatın yapılabilmesi için çiftçilerin üretim yapması ve bu işten para kazanması gerekiyor.

Daha önce de yazdığımız gibi, girdi fiyatları ne kadar artarsa artsın, çiftçinin maliyeti ne kadar yükselirse yükselsin tarım ve gıda fiyatlarının hep aynı kalması isteniyor. Oysa böyle bir dünya yok. Maliyet artarken fiyat aynı kalamaz. Domates üreten bir çiftçinin üretimi sürdürmesi için, ürettiği domatesi sattığında hem kendi geçimini sağlayacak hem de bir sonraki dönem veya yılda üretim yapmak için girdileri satın alacak kadar para kazanması gerekiyor. Zararına en fazla bir yıl üretim yapabilir. Sonra devam edemez.

Türkiye, bu konuda tam bir yol ayrımında. Yıllardır çözülemeyen yüksek girdi fiyatları sorunu özellikle 2018 yılının ikinci yarısında döviz krizi ile doruğa çıktı. Artan yüksek girdi fiyatları nedeniyle çiftçi sattığı ürünle girdi alamıyor. Bu nedenle üretim yapmamanın maliyeti hesaplanıyor. Çiftçi, “üretmezsem ne kaybederim” diye hesap yapıyor. Çiftçilerin bir bölümü maliyetleri karşılayamadığı için sadece kendi ihtiyacı kadar üretim yapıyor. Tarımsal üretimden çekilenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Bu nedenle 2019’da tarımsal üretimde ciddi bir gerileme bekleniyor.

Üretim olmazsa dışa bağımlılık artar

Ziraat Mühendisleri Odası, Et ve Süt Kurumu verilerinden yararlanarak. “Çiftçimiz neden üret(e)miyor?” başlığı ile çarpıcı bir araştırmayı yayınladı. Araştırmada özetle şu bilgilere yer veriliyor:”

“Tarımsal üretimimizin talebi karşılayamaması nedeniyle her geçen gün artan tarımsal ithalat, gıda güvenliği ve ülkemizin dışa bağımlılığını artırmakta, çiftçilerimizin kârlı bir üretim yapamayarak üretim süreçlerinin dışında kalmasına yol açmaktadır. Bu durumun akla getirdiği ilk soru, neden talebimizi karşılayacak üretimi gerçekleştiremiyoruz, çiftçimiz neden üretemiyor olmaktadır. Bu soruya verilecek ilk yanıt, girdi fiyatlarının yüksekliği ve çiftçimizin kazanamıyor olmasıdır.

Yem fiyatları, et fiyatlarının çok üzerinde artmıştır

Et ve Süt Kurumu’nun yayınladığı haftalık bültenlerde, perakende et fiyatı olarak Et ve Süt Kurumu’nun kıyma ve kuşbaşı, tüketici fiyatları olarak kuşbaşı ve kuzu eti fiyatlarına yer veriliyor. 2015 yılı Aralık ayının son haftasında kilosu 25.75 lira olan kıyma fiyatı, 2018 yılı Aralık ayının sonunda 31 liraya yükseldi. 2015 yılındaki fiyat, baz olarak 100 kabul edildiğinde, 2018 yılında 120 olmuştur. Aynı baz değer kuşbaşı et için 116’dır. Tüketici fiyatlarına bakıldığında, 2015 yılının son haftasında kuşbaşı et fiyatı 38.17 lira iken, 2018 yılının son haftasında 44.2 lira oldu. Tüketici kuzu eti fiyatı 2015 yılının son haftasında 30.57 lira iken, 2018 yılının son haftasında 49.62 liradır. Tüketici kuzu etinin baz değeri aynı dönemde 162’ye yükselmiştir. 

Kıyaslama yapılan aynı dönemde yem fiyatlarına bakılacak olunursa, 2015 yılı değerleri baz alındığında, bültende yer alan yemlerin tümünün ortalama fiyatı 151 baz değerine çıkmıştır. Bu ortalama değere karşın, silajlık mısırın 167, samanın 161, mısırın 159 baz değeri ile ortalamanın üzerinde bir artış gösterdiği görülmektedir.

Girdi fiyat artışı yem fiyatlarının çok üzerinde

Değerlendirme yapılan dönemde motorin 169, DAP gübresi 155, Üre gübresi 171 baz değerleri ile dikkat çekici bir artış göstermiştir.

Tüm bu veriler üzerinden bir değerlendirme yapıldığında, et fiyatlarında yüzde 20 civarından bir artış söz konusu iken, yem fiyatlarında yüzde 50, motorin ve gübre fiyatlarında ise bunun da üzerinde bir artış söz konusudur.

2015 yılı Aralık ayı sonunda 1 kilo kıyma ile 29.06 kilo besi yemi alınabilirken, 2018 yılı sonunda 22.86 kilo besi yemi alınabilmektedir. Aynı dönemde 1 kilo kıyma ile 41.27 kilo mısır alınırken, 31.22 kilo mısır alınabilmektedir. 1 kilo kıyma fiyatıyla alınabilecek motorin miktarı 6.87 litreden 4.92 litreye, DAP gübre 13.21 kilodan 10.26 kiloya düştü.”

Ziraat Mühendisleri Odası, araştırmanın sonunda ise şu uyarıyı yapıyor: “Et ve Süt Kurumu,Haftalık Piyasa Bülteni Verileri üzerinden yapılan bu genel değerlendirme, tarımsal üretimin durumunu ortaya koymaktadır. Tarımsal üretimde üretim maliyetlerinin azaltılmasına, çiftçilerimizin üretime devam etmesine yönelik adımlar ihmal edilmeden bir an önce atılmalıdır. Mevcut durumun sürdürülmesi halinde gıda ihtiyacımızın karşılanmasında daha fazla dışa bağımlı bir ülke haline gelmemiz kaçınılmaz bir sonuç olacaktır.”

Özetle, tarımsal üretimin devamı, dışa bağımlılığın azaltılması için çiftçinin üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve ürettiği üründen para kazanması şart.

Çiftçi para kazanmazsa üretemez
4 (80%) 4 vote[s]

Reklam Ver

2 YORUMLAR

  1. Ziraat Bankası tarimsal kredileri yuzde 11 faiz oranı ve 12 ay vade ile yapilandırdik dediler. Şube ile görüstüm boyle bir uygulama yoktur dediler. Her söylenilen YALAN! Çiftçi kredilerine futbol kulupleri ve hurriyet gazetesine yapıldığı gibi 2 sene ödemesiz 10 sene vadeli yapılandırma yapsınlar da üreticiler olarak 1-2 senede toparlanıp doğru düzgün üretim yapalım. Hem devlete hem de kendimize faydamız olsun. Hepimiz icralık olmak üzereyiz.

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız