Nişasta bazlı şeker kotası düşürülerek ithalat artırılacak

·

30 Ocak 2019

·

Bu haberde ele alınan konular hakkında hızlı bir genel bakış.

Nişasta bazlı şeker kotası düşürülerek ithalat artırılacak

30 Ocak 2019

·

Ali Ekber Yıldırım

·

Haber

Güncelleme: Şub 20, 2024

Nişasta bazlı şeker kotası düşürülerek ithalat artırılacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, nişasta bazlı şeker(NBŞ) kotasının yüzde 5’ten yüzde 2.5’a düşürüleceğini açıkladı. Kotanın düşürülmesi pancar üreticileri,şeker sanayi,sendikalar tarafından olumlu karşılandı.

Kotanın düşürülmesi ile nişasta bazlı şeker üretimi 135 bin tondan 67 bin 500 tona gerileyecek. Bu tüketimin de aynı oranda gerileyeceği anlamına gelmiyor. Türkiye’de üretilmeyen nişasta bazlı şeker dışarıdan ithal edilerek tüketime sunulacak. Kotanın düşürülmesi olumlu bir adım olarak görülüyor ancak ithalatın önünü açacak bir adım olacak.

Nişasta bazlı şeker üreticileri, kotanın düşürülmesi ile sanayinin ihtiyaç duyduğu izoglikozun ithalatla karşılanacağını belirterek: “Bu ürün sağlık açısından zararlı ise kota tamamen kaldırılsın. Bu ürünün tüketimi yasaklansın. Fakat, üretimini sınırlayıp, ithalatın önünü açmak, Türkiye’de üretilen mısır yerine dışarıda üretilen mısırın desteklenmesi demektir. Kotanın düşürülmesi ile yurt içindeki sanayi tesisleri kapanacak. Üretim olmayacak.Ama ithalat artarak devam edecek. Yani üretim yerine ithalat desteklenecek” diyor.

Şeker sektörüne yansıması ne olacak?

Türkiye’de şeker üretimi 2001 yılında yürürlüğe giren 4634 Sayılı Şeker Yasası ile düzenleniyor. Yasa’ya göre toplam şeker üretiminin yüzde 90’ı pancar şekerinden yüzde 10’u ise nişasta bazlı şeker üretiminden sağlanması öngörülüyor. Nişasta bazlı şeker için belirlenen yüzde 10’luk kota için Bakanlar Kurulu’na her yıl yüzde 50 artırma veya yüzde 50 düşürme yetkisi verildi. Uzun yıllar, bu yetkiyi hep artırmaya yönelik kullanıldı. 2018’de nişasta bazlı şeker kotası ilk kez yüzde 5’e düşürüldü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları doğrultusunda kota yeniden yüzde 50 düşürülürse yine ilk kez yüzde 2.5’a inmiş olacak. Nişasta bazlı şeker kotasının düşürülmesi demek yerine pancar şekerinin ikame edilmesi anlamına gelmiyor. İthalat yapıldığı için düşürülen kota yerine ithal edilen nişasta bazlı şeker kullanılacak.

Tüketim 1 milyon ton, kota 67 bin 500 ton

Türkiye’de 1 milyon ton civarında nişasta bazlı şeker üretim kapasitesi var. Kotanın yüzde 2.5’a düşürülmesi ile üretim kotası 67 bin 500 ton olacak. Türkiye’nin nişasta bazlı şeker tüketimi ise yine yaklaşık 1 milyon ton olduğu tahmin ediliyor. Bu tüketimin sadece 67 bin 500 tonu iç piyasadan karşılanacak. Kalanı farklı yollardan ithal edilecek. Özellikle büyük gıda firmaları piyasada sıvı şeker bulamadıklarını belirterek yüzde 15 gümrük vergisi ödeyerek ihtiyaç duydukları nişasta bazlı şekeri ithal ediyor. Kota ile yerli sanayiye ürettirilmeyen glikoz ve izoglikoz, ithalatla karşılanıyor. Ayrıca bir çok ülke ile serbest ticaret anlaşması olduğu için bu anlaşmalar çerçevesinde gümrüksüz ithalat yapılıyor.

GDO gibi üretimi yasak,tüketimi serbest olacak

Türkiye’de yasa ile genetiği değiştirilmiş(GDO) tohum kullanımı ve dolayısıyla genetiği değiştirilmiş ürünlerin üretimi yasak. Ancak, yem sanayinde kullanmak üzere genetiği değiştirilmiş mısır ve soya ithalatına izin veriliyor. Benzer bir durum nişasta bazlı şekerde uygulanacak. Kota ile üretim sınırlandırılırken bu ürünler serbestçe ithal edilerek sanayide kullanılıyor ve tüketiciye sunuluyor. Sağlık açısından zararlı olduğu her fırsatta dile getirilen GDO’lu ürünlerin ve nişasta bazlı şekerin tüketiminin yasaklanması daha doğru bir karar olmaz mı?

Bu haber ile ilgili yapılan yorumlar

  1. hamit_(Bursa) 30 Ocak 2019 - 14:49 - Yanıtla

    Ali Ekber bey,

    Bildiğim kadarıyla GDO lu tohum ile üretim konusu ABD de çok yaygın. Asıl amaç bitki üretim miktarını arttırmak, zararlı böceklerden korunmasını sağlamak vb faydalarıdır. Ancak bu ürünlerin insan/hayvan/çevre sağlığına etkileri dünyada %100 olarak bilinmiyor. Bu nedenle riskli ürünler.

    Türkiye’ye yem üretiminde kullanmak için gelen soya ve mısır için belli genler için ithalat izni var. Riskli görülen genlerin ithalatına izin verilmiyor. Örneğin mısırda 24 farklı gen var, 18 gen için gümrükten geçmesine izin var. (2014 yılından aklımda kalanlar)

    Dünyada mevcut populasyonun hızla artması ile yeterli gıda ürünleri bulunması arasında ters oranlı bir ilişki var maalesef. Bu nedenle GDO ya gidişi durdurmak pek mümkün olmuyor kanımca. Yapılması gerekenler GDO konusunda uzmanlığın arttırılması, yan etkilerinin çok kesin bir şekilde öğrenilmesi, faydalı olan genler içinde üretimlerin bizim ülkemizde de olması. (En azından bio ethanol için)

    GDO ithali genler dolayısıyla kısıtlı, ancak bioethanol tarafında kullanım için de neden olmasın diyorum şahsen.

  2. ahmet baykara 1 Şubat 2019 - 10:28 - Yanıtla

    ithal edılmeyen ne varkı .kaç kalem sayabılırsınız

Güncel: İlişkili Diğer Haberler

En Son Yayınlanan Makaleler