Kuraklık, tarımsal sulamada yeni önlemlerin alınmasını zorunlu kılıyor. Su kaynaklarının azalması, yağışların yeterince yağmaması nedeniyle tarımsal sulamada büyük sıkıntılar yaşanıyor. Mevcut suyun en verimli kullanılması amacıyla yeni önlemlerin devreye alınması gerekiyor.

Aydın Valiliği bu çerçevede “Kısıtlı Sulama Programı” başlattı. Program kapsamında 2021 yılı sulama sezonunda Adıgüzel, Kemer ve Çine Barajı’ndan sulanan Akçay, Aydın, Bozdoğan, Koçarlı ve Söke sulamalarında çiftçilere sadece 2 kez su verilmesi kararı alındı.

Bu uygulamanın tarımsal üretimi olumsuz etkileyeceğini, verimliliği azaltacağını belirten çiftçiler, 4-5 kez su isteyen ürünler yerine daha az su isteyen ürünlerin ekileceğini ifade ediyor. Aydın Valiliğinin başlattığı Kısıtlı Sulama Programı’nın bir çok ilde, havzada başlatılması zorunlu hale gelmesi bekleniyor.

Kısıtlama kararı neyi kapsıyor?

Aydın Valisi Hüseyin Aksoy’un imzası ile yayınlanan Kısıtlı Sulama Programına ilişkin kararda şu bilgilere yer verildi: “Aydın ve Denizli İli Havzasında yaşanan kuraklık nedeniyle DSİ(Devlet Su İşleri) 21. Bölge Müdürlüğü tarafından 2021 yılı sulamasında uygulanmak üzere Kısıtlı Sulama Programı çalışmaları başlatılmıştır. Kısıtlı Sulama Programının uygulanması ile birlikte Büyük Menderes havzasında ihtiyaç duyulan sulama suyu ihtiyacının da karşılanması daha kolay olacak ve bundan sonraki yıllarda yaşanması muhtemel su sıkıntılarına da bu oranda önlem alınmış olacaktır.

Program kapsamında neler yapılacak

Aydın Valisi Hüseyin Aksoy imzası ile yayınlanan kararda yapılacaklar tek tek sıralandı. 2021 sulama sezonundaki uygulama ana hatları ile şöyle:

1-Sulama birliklerince (Bozdoğan, Akçay, Aydın, Menderes ve Söke sulama birlikleri) kendi görev alanı içerisindeki yerleşim yerlerinde bulunan mükelleflere kısıtlı sulama yapılacağının bildirilmesi sağlanacaktır. Bu yerlerde ilanlar ile sulama faaliyetleri hakkında bilgilendirme yapılacaktır.

2- Sulama birlikleri görev alanı dışında kalan şebeke dışı arazilere daimi tesisler hariç su verilmeyecektir.

3- ÇKS(Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlarına göre buğday ekimi yapılan alanlarda, buğday hasadından sonra ikinci ürün ekilişleri için tav suyu(ekim zamanı toprakta tohumun yeşillenip çıkmasına yetecek düzeyde nem olmadığında verilen su) dahil olmak üzere bir kere su verilecektir. Buğday hariç diğer birinci ürün ekilişleri sonrası yapılacak ikinci ürün ekilişleri ile birinci ürün ekilişi olmayan sadece ana ürün ekilişi yapılacak alanlarda tav suyu dahil iki su verilebilecektir.

4- Sulama birlikleri görev alanı içerisinde kalan arazilere, ürün çeşidi gözetmeksizin, tav suyu dahil maksimum 2 (iki) su verilebilecektir.

5- Belirtilen kararlara uymayarak kaçak olarak su alan ve planlama dışı ekim yapan kişilere Aydın Valiliği ve Sulama Birliği tarafından gerekli İdari ve Mali cezai işlem uygulanacaktır.

Kaçak sulamaya karşı 24 saat nöbet tutulacak

6- Büyük Menderes Nehrinden kontrolsüz su alımlarını engellemek ve su dağıtımını planlama doğrultusunda yapabilmek için yatak kontrol ekipleri kurulacaktır. Bu ekipte DSİ, Sulama Birlikleri, Tarım İl Müdürlüğü ve Kolluk kuvvetlerinden oluşacaktır. Ekip sorumlusu DSİ elemanını olacaktır. Bu ekipler 24 saat esasına göre Büyük Menderes Nehri güzergahında su transferinin düzgün yapılması için sürekli kontrol hizmetini yapacaktır.

Kuyu açılması serbest bırakıldı

7- Akçay, Aydın, Nazilli, Koçarlı ve Söke sulama sahaları içerisinde; kuraklık nedeniyle 2021 yılı sulama sezonunda geçici olarak yeni yer altı kuyuların açılması ve mevcut kuyuların kullanımı uygun görülmüştür. Ancak bu kapsamda kullanılan yeraltı sularına kalıcı izinlendirme yapılmayacaktır.

Barajlardaki su miktarında büyük düşüş var

Kısıtlama programının uygulanacağı sulama bölgesinde 2020 yılında 750 milyon metreküp su olan barajlarında, bu yıl 250 milyon metreküp su olduğu tahmin ediliyor. Suyun tarlaya ulaşmasında en az yüzde 30’u kaybedildiği dikkate alındığında, yeni yağışlarla su miktarı artmazsa çok büyük sorun yaşanacak. Özellikle bölgenin en önemli ürünleri olan pamuk silajlık ve dane mısır, yem bitkileri en fazla etkilenecek ürünler olarak dikkat çekiyor. Aydın, Koçarlı, İncirliova gibi bölgelerde pamuk 4-5 kez sulanırken Söke Ovası’nın büyük bölümünde pamuk iki veya 3 kez sulanıyor. Ancak ilk üründen sonra verilecek tav suyu ile pamuk ekiminden sonraki birinci sulamanın tek su olarak verilmesi pamukta ekim zamanının önemini artıracak.

Çiftçi endişeli ve kararsız

Devlet Su İşleri 21.Bölge yetkilileri Kısıtlı Sulama Programı’nı anlatmak için toplantılar düzenliyor. Ziraat Odaları, Sulama Birlikleri ve ilgili kurum temsilcilerinin katıldığı toplantılarda uygulamanın detayları paylaşılıyor.

İncirliova Ziraat Odası Başkanı Ali Kaykı, yapılan toplantıda kendilerine detaylı bilgi verildiğini belirterek: “Su kısıtlamasından bizim bölgemizde özellikle pamuk, silajlık mısır, dane mısır etkilenecek. Diğer ürünlerde de kısmi etkilenmeler olabilir. Kısıtlama programı Aydın Ovası’nın tamamını, Buharkent’ten Söke Ovası’na kadar çok geniş bir alanı kapsıyor. Bu saatten sonra yağmur yağsa bile bu programdan vazgeçilmesinin pek mümkün olmadığını yetkililer ifade etti. Önümüzdeki dönem ne ekeceğimizi bilemiyoruz. Herkesin bankalara borcu var. Ekeceğimiz ürün bizim değil, bankaların. Buradan elde edeceğimiz gelirle banka borçlarını ödeyeceğiz. Fakat, çiftçinin kafası karışık. Endişeli ve kararsız. Yeni programa göre ne ekeceğimize karar veremiyoruz.” dedi.

Sulu tarımı yarı yarıya azaltalım önerisi

Alınan kararla kuyu ruhsatının serbest bırakıldığını da hatırlatan Ali Kaykı şu bilgileri verdi: “Kuyu açmak için şimdiye kadar birçok bürokratik işlem vardı. Ruhsat almak çok zordu. Sulama sahasında olan yerlerde izin verilmiyordu. Şimdi 2021 yılı için bu prosedürler olmayacak, kuyu açılmasına izin verilecek. İsteyen herkes sondajla su çıkarabilecek. Fakat maliyeti çok yüksek. Küçük bir sondajın maliyeti 25-30 bin liradan başlıyor. Derin kuyu açmak 50-60 bin lirayı buluyor. Bizim için iki alternatif var. Ayçiçeği ve susam. Su istemeyen iki ürün. Artezyeni olan sebze ekiyor. Sebze üretimi pek etkilenmez. Bizim bölgede pamuk 4-5 kez sulanır, artezyen suyu olan pamuk, mısır ekebilir. Biz bir öneride bulunduk. Pamuk, mısır, dane mısır ekimi yapanlar arazisinin yarısında ayçiçeği, susam eksin kalan yarısında pamuk, mısır eksin ona göre 3-4 su verilsin. Fakat kabul etmediler. Çok karışıklık olur dediler.”

Hayvancılık da zarar görecek

Söke Ziraat Odası eski başkanlarından Kemal Kocabaş hem pamuk üretimi hem de hayvancılık için yem bitkisi üretimi yapıyor. Söke’de pamuğun 2 en fazla 3 su ile yetiştirilebildiğini ancak İncirliova, Aydın tarafında 4-5 kez sulandığını belirterek oralarda pamuk ekiminin olumsuz etkilenebileceğini söyledi.

En çok zararı silajlık ve dane mısır üretimi nedeniyle hayvancılığın yaşayacağını anlatan Kemal Kocabaş: “Buğday ve yem bitkisi ekenler bu ürünleri kaldırdıktan sonra ikinci ürün olarak pamuk ekecek. Yem bitkisi hasadından sonra pamuk ekimi için tav suyu(ekim zamanı toprakta tohumun yeşillenip çıkmasına yetecek düzeyse nem olmadığında verilen su) verilir. Pamuk ektikten bir süre sonra ilk sulamanın yapılması gerekiyor. Kısıtlama programı ile tav suyu dahil bir su verilecek. Tav suyu şart. Yağmur yağsa bile tav suyuna ihtiyaç var. Tav suyu dahil iki su verileceği için sıkıntı olur. Yem bitkileri olumsuz etkilenecek. Benim 500 dekar yem bitkisi ekimim var. Hasadı 20-25 gün erken yapmak zorunda kalacağız. Ot verimi düşecek. Söke’de normalde pamuğa 2 su yetebilir. Ama verim dekara 600 kilo kütlü pamuk yerine 400-450 kilo olur. Verim yüzde 25 azalır.” diye konuştu.

Su yönetimi çok önemli

Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Bertan Balçık, özellikle Söke Ovası için pamukta bir sıkıntı olmayacağını, pamuğun burada zaten iki kez sulandığını Ancak mısır üreticileri için sıkıntı olacağını söyledi. Benzer bir durumun 2007 ve 2008’de yaşanan kuraklık döneminde uygulandığını hatırlatan Balçık: “Devlet Su işleri bu konuda deneyimli. 2007’de büyük sıkıntılar yaşanmıştı. 2008’de bundan ders alınarak iyi bir su yönetimi uygulandı. O dönemki personel yine görevde bu işi iyi yönetmişlerdi. Valimiz de bu konuda deneyimli. Şimdi de 2008 gibi bir uygulama olursa çok büyük zarar olmadan sulamalar yapılır” dedi.

Ürüne göre su yönetimi yapılmalı

Söke’de bu sezon çiftçilerin 68 bin dekar buğday, 40 bin dekar yem bitkisi ektiğine dikkat çeken Bertan Balçık, böylece 100-110 bin dekar yani Söke Ovası’nın üçte biri için zaten sorun olmayacağını iddia etti. 2007’de kuraklık olduğunda Söke’ye neredeyse hiç su gelmediğini ve ciddi sıkıntılar yaşandığını hatırlatan Balçık sözlerini şöyle sürdürdü: ” Bundan ders alınarak 2008 iyi yönetildi. Söke’de pamuk iki su ile yetişir. Burada önemli olan çok erken veya çok geç ekim yapılmamalı. Tohum olarak da kuraklığa toleranslı çeşitler tercih edilmeli. Sulamada mümkün olan en geç zamanda birinci su verilmeli. Üreticilerin hangi ürünü üreteceğine dair beyanı var. Ekim tarihi ortalaması dikkate alınarak birinci sulama suyu herkesin yararlanabileceği dönemde verilir. DSİ’nin ürüne göre su yönetimi yapması gerekir.”

 

Reklam Ver
Önceki İçerikTMO’dan 115 bin ton mısır ithalat ihalesi
Sonraki İçerikReform paketinde çiftçiye destek yok, fatura çok!
Ali Ekber Yıldırım kimdir? Dünya Gazetesi'nde 33 yıldan beri gazetecilik yapıyor. Muhabir, haber müdürü ve İzmir Temsilcisi olarak çalıştı. Tarım konusunda uzmanlaştı ve 25 yıldır tarım yazıyor. Tarım ,gıda, hayvancılık konularında ulusal ve yerel televizyonlarda sıklıkla görüşüne başvuruluyor.

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız