Pamuk ve tekstilde fırsat var,üretim yok

Amerika Birleşik Devletleri, Çin pamuğuna ve bu pamuktan elde edilen tekstil ürünlerine yönelik yaptırım uygulayacağını açıklaması, Türkiye’nin pamuğuna ve tekstil sektörüne yeni fırsat kapıları açıyor.

Amerika’nın Çin pamuğuna ve tekstiline yönelik uygulayacağını duyurduğu yaptırımlar, Türkiye pamuğu ve tekstil ürünleri için yeni fırsatlar yaratabilir.

Çin’in Xinjiang(Sincan) Bölgesi’ndeki Uygur Müslümanlarına yönelik baskı ve asimilasyon politikasını gerekçe gösteren Amerika Birleşik Devletleri, bu bölgede faaliyet gösteren firmalara yönelik yaptırım uygulamaya başladı. Yaptırım uygulanan ürünler arasında pamuk ve tekstil ürünleri de var. Başta Çin olmak üzere Uzak Doğu’da üretilen ürünlerle rekabet edemediği için Amerika pazarını büyük ölçüde kaybeden Türkiye, bu yeni uygulama ile önemli bir fırsat yakalayabilir. Türkiye’nin pamuğu ve tekstil ürünleri için önemli bir fırsat doğacağını belirten tekstilciler, öncelikle pamuk üretiminin desteklenmesi ve üretimin artırılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Şirketlere ithalat yasağı

Uluslararası haber ajanslarına göre, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump Çin’in Sincan (Xinjiang) bölgesinde faaliyet gösteren 3 şirketin Amerika’ya ithalatını durdurdu. Çin yönetiminin Uygur Müslümanlarına yönelik baskısı gerekçe gösterilerek ithalatı yasaklanan şirketlerin yanı sıra, pamuk,tekstil ve domates ithalatı yapan 6 şirkete daha kısıtlama uygulaması bekleniyor. Ağırlıklı olarak Çin pamuğuna yönelik olan bu yaptırımların tekstil sektörünü etkileyecek. Çin’de üretilen pamuğun yüzde 80’i Sincan bölgesinde üretiliyor.Bir çok firmanın bu bölgede üretim tesisi var. Pamuktan ürettikleri ürünleri Amerika’ya ihraç ediyorlar.

Türkiye pamuğu ve tekstili için fırsat

Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası önceki dönem Başkanı ve Söktaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Kayhan, Amerika ile Çin arasında bir süreden beri devam eden çekişmenin pamuk ve tekstilde de yaşandığını belirterek şu bilgileri verdi: ” Sincan’da yaşayan Uygur Müslümanlarına yönelik baskılar nedeniyle Amerika, Çin’in bu bölgede üretilen pamuğuna karşı bir yaptırım uyguluyor. Sadece pamukta değil, Sincan pamuğundan üretilen tekstil ürünlerine de bu yaptırımların uygulanacağı ifade ediliyor. Bu Türkiye açısından önemli bir fırsat. Tedarik zinciri dikkate alındığında Türkiye pamuğu ve tekstil ürünleri tercih edilecek. Avrupalı alıcılar, müşterilerimiz ürünlerimizde Sincan pamuğu kullanıp kullanmadığımızı sormaya başladı. Uzak Doğu rekabeti nedeniyle Amerika pazarını kaybeden Türkiye için bu önemli fırsat mutlaka değerlendirilmeli. Bunun için pamuk üretiminin artırılması temel hedef olmalı. Çiftçiye verilecek destekleme primi önceden belirlenmeli, üretime başlanmadan açıklamalı ve zamanında ödenmeli. Sadece Amerika pazarı değil, Avrupalı alıcılar da Türkiye’ye yöneleceklerdir. Bu fırsatı iyi değerlendirmek gerekiyor.”

Çin’in pamuk üretimindeki yeri

Uluslararası Pamuk İstişare Komitesi (ICAC) verilerine göre; 2019-2020 sezonunda dünya toplam pamuk üretimi 26.1 milyon ton iken, Çin’in payı 5.8 milyon ton olarak gerçekleşti.Türkiye ise bu sezonda 815 bin ton pamuk üretti. Dünyada üretilen pamuğun yüzde 22’sini elinde tutan Çin, ürettiği pamuğun büyük bölümünü kendisi kullandığı için ihracatta ön planda değil.Dünya toplam pamuk ihracatının 15 milyar doları geçtiği 2019’da ABD 6.2 milyar dolar ile birinci ihracatçı konumundayken, Türkiye 227 milyon dolar ile 10. Sırada, Çin ise 90 milyon dolar ile 20. Sırada yer aldı. Türkiye’nin pamuk ithalatına bakıldığında ise 2019’da 1.5 milyar doları bulan ithalatın 680 milyon doları ABD’den sağlanırken Çin’den ithalat yok denecek kadar az.

Pamukta üretim ve dış ticaret

Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşananların sektöre etkileri

– Çin’in Sincan Eyaletinde yaşayan Uygur Müslümanlarına yönelik asimilasyon programına tabi tutulduğu bir süredir uluslararası medyada yer buluyor. Sincan Bölgesi’nin dünya ham pamuk piyasasının yüzde 20’sini, Çin pamuğunun yüzde 80’den fazlasını karşıladığı düşünüldüğünde, bu haberler “sosyal ve çevresel sürdürülebilirliğin” gündemde olduğu tekstil ve hazır giyim endüstrisinde büyük tartışmalara yol açtı. Üstelik yakın zamana kadar Sincan Bölgesi menşeli pamuk, BCI (İyi Pamuk Girişimi) ve Cotton Connect (CC) gibi iyi pamuk sertifikası veren kuruluşlar tarafından “sürdürülebilir ve organik” olarak etiketlenmekteydi.

– Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü’nün raporuna göre 2017-2019 arasında 80 bin kadar Uygurlu aralarında Nike, Apple gibi markalara üretim yapan fabrikalarda zorla çalıştırılmış. Hatta bu “işçileri” organize eden aracılar ve yerel idarecilerin kişi başı komisyon aldıkları öne sürülüyor.

– Zorla çalıştırmanın (forcedlabour) yanı sıra çocuk işçiliği de bu raporlarla yer buluyor. 1 milyon civarında öğrencinin “work-study” ya da “tarıma katkı sağlayarak öğrenme” gibi programlarla pamuk tarlalarında zorla çalıştırıldıkları biliniyor.

– Avrupa Parlamentosu Aralık 2019 tarihli bir kararla, Avrupa Komisyonu’nu ve üye devletleri Çin otoriteleri tarafından Uygur kökenli topluma uygulanan insan hakları ihlallerini tanımaya, Çin Hükümeti ile diyaloglarında bu konuyu gündeme getirerek kampları kapatmaya ve bu ihlallere son vermeye ikna etmeye çağırmıştı. Karar metninde “Kuşak-Yol projesi için kilit bir lokasyonda bulunan ve tekstil gibi emek-yoğun sektörlerde üretim hedefini yakalamak için önemli görülen Sincan Bölgesi’nin Çin otoritelerince kontrol altına alınması çabasından” da bahsedildi.

– ABD bu konuda somut bir adım atarak 17 Haziran 2020 tarihinde “Uygur İnsan Hakları Yasası” ile Sincan Bölgesi’ndeki insan hakları ihlalleriyle bağlantısı olan yabancı kökenli kişi ve kuruluşlara yaptırım uygulanması kararını açıkladı (yasanın geçmişi 2019 yılına dayanmaktadır). Daha sonra ise ilgili bakanlıklar ortak bir tavsiye metni yayınlayarak (businessadvisory) tedarik zincirlerinde Sincan kökenli ürün/üretici olan şirketleri “imaj, ekonomik ve yasal riskler aldıkları” konusunda uyardı. ABD’nin yıllardır bilinen ve raporlanan bu uygulamalara karşı şimdi eyleme geçmesi, ABD-Çin ticaret savaşlarının bir parçası olarak yorumlanıyor.

– Temmuz sonu itibariyle yaptırım listesine alınan 11 şirketten biri olan Hong Kong merkezli, 50 bin kadar çalışanı olan tekstil-hazır giyim devi Esquel, ABD Ticaret Bakanlığı’na yazdığı mektupta suçlamaları kesin bir dille reddederek bu listeden çıkarılmayı talep etti. RalphLauren, Hugo Boss, TommyHilfiger, Apple gibi markalara üretim yapan şirket “dünyanın önde gelen denetçi firmalarından biri tarafından sürekli denetlendiklerini” de belirtti.

– Aralarında AAFA (Amerikan Hazır Giyim ve Ayakkabı Birliği) gibi tekstil ve hazır giyim endüstrisinin temsilcilerinin de olduğu pek çok kurum bildiriler yayınlayarak Sincan menşeli pamuk, bu pamuktan yapılmış tekstil ürünleri, hatta Sincan dışındaki bölgelerde olup da Uygur kökenlilerin zorla çalıştırıldığı fabrikaların ürünlerini tedarik zincirlerinden çıkaracaklarına dair taahhütlerde bulundular.

– Uluslararası Tekstil Üreticileri Federasyonu (ITMF) yönetiminin sorusu üzerine Çin Ulusal Tekstil ve Hazır Giyim Konseyi (CNTAC) bir mektup kaleme alarak özetle “ bölgede Çin yönetiminin aşırı uçlarla savaş verdiği, uygulanan kalkınma programı sayesinde yoksulluğun minimuma indirildiği, ABD’nin girişimlerinin ticari olduğu, dünya tekstili için çok önemli olan Sincan pamuğunun böyle bir savaşa konu edilmesinin sektöre küresel anlamda zarar vereceği, yükselecek maliyetlerin bedelini tüketicilerin ödeyeceği, markaların tedarikçileriyle konuşmadan alımı bir anda durdurmalarının işçilere de zarar vereceği, tüm tarafları sağduyulu düşünmeye ve işbirliği yapmaya çağırdıkları” yönünde bir açıklama yaptı.

– Başka bir önemli gelişme, pamuk sertifika sağlayıcısı BCI(İyi Pamuk Girişimi)’ın başlayacak olan 2020-2021 sezonunda Sincan Bölgesi’nde pamuk sertifikasyon operasyonlarını durduracağını açıklaması oldu. BCI’ın daha önceki açıklamaları zorla çalıştırma uygulamalarının farkında olduğu ve fakat bölgede varlığını devam ettirerek çiftçilere fayda sağlamaya devam edeceği yönündeydi. Bu, dünya pamuk ve tekstil üretimini doğrudan etkileyebilecek bir gelişme olarak görülebilir. Zira, ürün ve üretim süreçlerinde sürdürülebilirliği ön plana çıkarmak isteyen pek çok uluslararası marka, tedarikçilerinden BCI (ve benzerleri) gibi kurumlarca sertifikalandırılmış, sürdürülebilir, organik, “iyi” pamuk kullanmalarını talep ediyorlar. Sincan menşeli pamuğun bu sertifikasyondan yoksun olması, pek çok markanın ve tedarikçinin bu pamuğu kullanmaması sonucunda küresel pamuk piyasasında hissedilir değişikliklere yol açabilir.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız