BOUTENCOURT/PARİS- Son yıllarda iklim olaylarına bağlı olarak artan kuraklık, su sorunu ve benzeri olumsuzlukların yanı sıra Amerika ve İsrail’in İran’a saldırısı ile yaşanan savaş mazot, gübre başta olmak üzere tarımda üretim maliyetlerini ciddi olarak artırdı. Maliyetler artarken tarımsal ürün fiyatlarının aynı oranda artmaması nedeniyle çiftçilerin geliri azalıyor. Çiftçinin gelirinin azalması ve alım gücünün düşmesi beygir gücü daha düşük traktör talebini artırıyor. Traktör üreticisi firmalar çiftçilerin bu talebi doğrultusunda beygir gücü daha düşük traktör üretimine yöneliyor.
Fendt, Massey Ferguson ve Valtra markalarıyla dünyanın en büyük traktör üreticilerinden AGCO Grubu, Massey Ferguson traktörlerinde ara bir model olarak MF 7S MARK 2 serisini üretmeye başladı. Yeni model traktörler 30 Eylül’de bayilere ve iş ortaklarına tanıtıldı.
Yeni MF 7S MARK 2 serisi, önümüzdeki Kasım ayında İtalya’nın Bologna kentinde düzenlenecek Uluslararası EIMA Fuarı’nda alıcılara tanıtılacak, seri üretim ve ilk teslimatlar 2027 baharında başlaması planlanıyor.
İlk tanıtım tarım gazetecilerine yapıldı
Yeni model traktör serisinin tanıtımı ilk olarak tarım gazetecilerine yapıldı. AGCO Grubu’nun üretim tesislerinin olduğu Fransa’nın Beauvais şehrindeki fabrikaya yakın Boutencourt’ta düzenlenen basın etkinliğine Türkiye’den de bir grup gazeteci katıldı. Avrupa’nın farklı ülkelerinden 50’yi aşkın gazetecinin katıldığı basın etkinliğinde Massey Ferguson MF 7S MARK 2 serisi ayrıntılı olarak tanıtıldı.
Massey Ferguson Avrupa ve Orta Doğu Pazarlama Direktörü Jérôme Aubrion, AGCO’nun dünya çapındaki markası Massey Ferguson’un, dünya genelindeki çiftçilerden orta/yüksek güç ve boyut segmentinde traktörlere yönelik artan talebi karşılamak üzere özel olarak tasarlanmış yeni MF 7S MARK 2 serisini traktör ürün gamına eklediğini söyledi.
Jérôme Aubrion, “MF 7S MARK 2 serisi, mevcut MF 7S ve MF 8S Xtra serileri arasına yerleşen 170 ila 245 beygir gücünde altı model içermektedir. MF 7S MARK 2 ile, MF 7S ve MF 8S Xtra serileri arasındaki boyut ve güç farkını kapatan ek modellerle traktör yelpazemizi genişletiyoruz. Ürün gamına eklediğimiz yeni traktörümüzü kısaca tanıtmak gerekirse; 7S MARK 2 olan bu traktör serisi 170 ila 245 beygir gücüne sahip. Bu beygir gücü arasındaki segment Avrupa’daki en büyük segment değil, ancak en stratejik olanı. Stratejik segmentlerden biri. Özetle, 7S MARK 2, ürün yelpazemize eklenen bir seridir. Bu kategorideki mevcut ürün yelpazesini tamamlıyor. Her seferinde mevcut bir seriyi yeni bir seriyle değiştiriyorduk. Ancak bu seri, mevcut seriyi tamamlıyor. Yani MF 7S’nin bir evrimi değil ve mevcut herhangi bir modelin yerini almıyor. Ardından, bir diğer önemli farklılaştırıcı unsur da kullanım ortamı. 7S MARK 2’nin stil, konfor ve teknoloji açısından daha ileri bir adım.” dedi.
7 S MARK 2 serisinin ek bir ürün yelpazesi; ancak konfor, yenilik ve stil açısından bugün bilinenlere kıyasla birçok yeni özellik taşıdığını belirten Aubrion sözlerini şöyle sürdürdü: “Tasarım, amiral gemisi traktörlerimizden ilham alıyor, bu nedenle MF 9S’e dayanıyor ve S serisinin ergonomisini koruyarak segmentteki en büyük kabine sahip. Operatör için neredeyse üç buçuk metreküp alan sunan bir kabin. Daha büyük kardeşleri 8S ve 9S’ten ilham alıyor. Ve bu güç segmentinde, bu kabin şu anda piyasadaki en büyük kabin. En azından 8S ve 9S’teki kabinden bahsediyoruz. Traktör ayrıca iki yeni nesil arayüze de sahip. Datatronic 6 ve FieldStar 6 var. Bu, daha büyük bir ekran, daha fazla işlevsellik ve daha sezgisel bir kullanıcı deneyimi anlamına geliyor. Yeni simgeler ve yeni navigasyonumuz var. Ayrıca yeni lastik boyutlarını da göreceksiniz. BKT ile özel bir ortaklığımız var. Artık segmentteki en yüksek lastikleri, iki metreye kadar çaplarda sunabiliyoruz.”
Türkiye, traktörde önemli bir pazar
Basın etkinliğinde Türkiye’nin traktörde çok önemli bir pazar olduğuna dikkat çekilerek şu değerlendirme yapıldı: “Türkiye, traktörde çok eski ve önemli bir pazar. Yıllara göre değişmekle birlikte, bazı yıllar 80 bin adet traktörün satıldığı, bazı yıllarda ise 25 bin adet satış yapıldığı bir pazar. Massey Ferguson, Türkiye’de en yüksek güç segmentinde yüzde 50 pazar payı ile 10 yıldan beri pazar lideri. Massey Ferguson’un sunduğu her ürün Türkiye için çok önemli ve hayati ürünlerdir. Çünkü Türk çiftçileri de yeni teknolojileri, tam zamanlı çalışanları, dijitalleşmeyi ve her şeyi entegre ederek ilerliyorlar. Türkiye, belki 12 yıl öncesine kadar Asya ve Avrupa arasında bir yerdeydi. Ama şimdi Türkiye, Avrupa’ya, Avrupalı çiftçilere daha da yaklaşıyor. Avrupa’ya göre çiftçiler daha az sübvansiyon alıyor, ancak çiftçiler de yeni teknolojiye ve daha yüksek güce çok iyi odaklanıyorlar ve Massey Ferguson da bu konuda öncülük ediyor. 7S modellerinin olduğu segmentte pazar payımız yüzde 60’tır. Belki Avrupa veya İngiltere’ye göre daha az sayıda ürünümüz var, ama pazar payımız çok yüksek.”
Alım gücü düştü, çiftçi traktör almada zorlanıyor
AGCO Türkiye Genel Müdürü ve Orta Doğu Ticari Direktörü Mete Has, Türkiye’nin traktör satışlarında yüzde 50’ye yakın daralma olduğunu belirterek Türkiye pazarındaki durumu özetle şöyle anlattı: “Çiftçinin alım gücünün düşmesinin yanı sıra, çiftçi, uygun ve uzun vadeli krediye erişmekte sorun yaşıyor. Faiz oranları yüksek. Yaklaşık yüzde 50 faizle kredi kullanılması çok zor, çiftçi bu faizi ödeyemiyor. Ziraat Bankası’nın hazine destekli traktör kredilerinde yüzde 50 sübvansiyon var. Ama orada da limit düşük. Ziraat Bankası 2 milyon liraya kadar sübvansiyonlu kredi veriyor. Özel bankalarda bu sübvansiyon yok. Traktör üreticileri bankalarla işbirliği yaparak çiftçiye destek olmaya çalışıyor. Böyle olunca markalar sektörü ayakta tutmak adına faiz oranlarına, aynı sübvansiyonlu kredi gibi destekler vermeye çalışıyor. Ama bu sürdürülebilir değil. Çünkü son iki yıldır bunu yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’de, 80 bin adet traktör satılırken son iki senede 40 bine, şimdi de 24-25 bin seviyesine doğru gidiyor. Bu en dip seviyelerden biri. En son 2019 yılında bu seviyeyi görmüştük, bir öncesinde de 2009 yılında görmüştük.”
Çiftçinin uzun vadeli, uygun faiz oranlarıyla krediye ulaşması halinde hem ekipmanını yenileme hem işletmesine yatırım yapma olanağı sağlayacağını belirten Mete Has: “ Çiftçi, tohum, ilaç, gübre gibi girdileri ÇKS(Çiftçi Kayıt Sistemi) ile Ziraat Bankası’nda kredi kullanıyor, gücünü buna harcıyor. Ama traktör hem parasal anlamda çok büyük bir yatırım onlar için hem de uzun vadeli bir yatırım olduğu için burada gerçekten düşük faizli uzun vadeli seçenek, kredi imkânı bizim sektörün büyümesini veya küçülmesini belirliyor.” dedi.
Çiftçinin gelirleri azaldı, giderleri arttı
Ortadoğu’da yaşanan sorunlar nedeniyle, gübre, akaryakıt fiyatlarındaki aşırı yükselişin çiftçinin gelirlerinde büyük bir baskı oluşturduğunu belirten Mete Has sözlerini şöyle sürdürdü: “Giderlerinde çok ciddi artış olduğu için çiftçinin kendi elde ettiği kâr marjında bayağı bir sıkılaşmaya sebep oldu. Bunun üzerine tabii traktörde Euro 5’e geçişin zorunlu olmasıyla oluşan fiyat artışlarını kompanse etme, karşılama gücü zayıfladı. Burada da aslında bir handikap içerisindeyiz. Artan fiyatlar ve enflasyon karşısında çiftçinin giderleri çok arttı. Tarımda girdi maliyetleri yüksek. Burada tabii herkes elinden geleni yapıp ciddi destekleri sağlayarak, çiftçinin alım gücünü destekleyecek imkânlar sunmaya çalışıyor. Ama bu yeterli olmadığı için de pazarın yarı yarıya daraldığını görüyoruz.”
Küçük traktör talebi artıyor
AGCO Türkiye Genel Müdürü ve Orta Doğu Ticari Direktörü Mete Has, son yıllarda hem ekonomik baskı, gelirlerin azalıp giderlerin artması ile küçük traktöre talebi artırdığını belirterek: “Massey Ferguson olarak izim 50 beygir altında sunduğumuz bir traktörümüz yok. Ama Türkiye’de 50 beygir altı traktör pazarı büyüyen bir pazar. Özellikle ekonomik anlamda sıkılaşmanın olduğu, daralmanın olduğu, çiftçi gelirlerinin düştüğü bir ortamda daha ucuz, daha küçük traktörlere yönelim var. Ayrıca, 50 beygir altında traktör talebi, hobi bahçeciliğinden, seralara ve benzeri örtü altı yetiştiriciliğinde, meyvecilikte küçük traktöre ihtiyaç var. Ayrıca tarım dışındaki işletmeler, devlet veya kamu işletmeleri, belediyeler de bu getir götür temizlik ve benzeri işler için küçük traktör istiyorlar. Bundan dolayı da 25 beygir ile 45 beygir arasında segmentte bir ilgi var. Bu ilgi de öyle bir büyüdü ki pazar payı anlamında neredeyse bu 25 – 35 beygir aralığı yüzde 7- 8 paya ulaştı. Yani 40 bin adetlik Pazar olduğu varsayılırsa 3-4 bin adedi bu küçük traktörler almaya başladı. Küçük traktöre doğru tüm dünyada bir eğilim var.” dedi.
Yüksek segmentteki fiyat sıkıntısı veya çiftçinin gelirlerinin azalması, karlarının düşmesinden kaynaklı olarak daha ekonomik, daha uygun traktörle ihtiyacını karşılamaya başladığını anlatan Mete Has sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama üzerindeki donanımları biraz daha azaltılmış, orta segment ya da lüks olmayan traktörlere eğilim var. Böyle olunca da tabii Uzakdoğu başta olmak üzere Türkiye’de ki üretilen traktörlere ilginin veya potansiyelin artması lazım. Türkiye’deki en büyük sıkıntı, döviz kurunun enflasyon bazında artmamasından kaynaklı olarak ihracat şansımızın azalmış olması. Türkiye’deki iç pazarda traktör satışı geçen sene 40 bin 500 adetle kapatırken bu sene 30 bin adete iner diyorduk ama şu an böyle giderse 26 bin bandına kadar inecek. Biz 26 bin adet satışı 2019’da görmüştük.”
Markaların da ellerindeki stokları değerlendirmek için üreticiye bazı kolaylıklar sağladığını hatırlatan Mete Has, traktör fiyatlarında yılbaşından bu yana fiyat artışı olmadığını ancak yüksek faiz ve ekonomik sebeplerle çiftçinin traktöre yatırım yapamadığını söyledi. Has: “ Çiftçi traktörü hala Ocak-Şubat’taki fiyatlardan alabilir durumda.Ama işte faiz olayı var.Çiftçi peşinat veremiyor. Kredi kullanacak ama faiz çok yüksek. Bizlerin tarafında fiyat artışı var ama biz bunu çiftçiye yansıtamadığımız için, bahsettiğimiz zorlukları çiftçi yensin diye desteklediğimiz için marka olarak bile bütün kar marjlarımızı bayiler bile neredeyse sıfırladık. Bu, uzun süre sürdürülebilecek bir şey değil ama şu zor süreci noktayı en azından beraber atlatalım diyoruz. Düşük karlarla zararına satışlar gibi bir durumumuz var. Bunun geçeceğini biliyoruz. Tüm dünyada, Avrupa’da, Amerika’da 2027’de toparlanma bekleniyor.” bilgisini verdi.
Büyük traktörlerde pazar lideri
Massey Ferguson’un yüksek beygirli traktörlerde uzun süreden beri Türkiye’de pazar lideri olduğunu hatırlatan Mete Has bunu nasıl sağladıklarını şu sözlerle anlattı: “ MF 7S olsun diğer yüksek beygirli traktörler veya teknolojisi yüksek traktörler konusunda liderliğimizi ürünlerimizin kalitesi, verimliliği, çiftçiye kattığı değerin yanı sıra satış sonrası gücümüzden kaynaklanıyor. Bütün bayilerimiz satış, servis ve yedek parçayı tek çatı altında sunan 7/24 saha servisi hizmetleri veren, yerinde hizmet verebilen mobil ekipleriyle de hem parçayı hem servisi ulaştıran ekipler. Böyle bir teşkilat ilk kurulduğumuzdan beri devam ediyor. Otomotiv kalitesinde hizmet sunuyoruz. Öyle olunca çiftçi de korkmuyor. Massey alırsam yarı yolda kalmam 7/24 hizmet alırım diyor. Ülke genelinde mobil, gezici servisler hariç 250 civarında servisimiz var. Türkiye’de tarımın yapıldığı her yerde bayiliğimiz ve her bayiliğimizin de geniş bir servis ve parça ağı var.”