Üreticiden tüketiciye kadar olan zincirin her halkasında sorunlar yaşanıyor. Çiftçi ürettiği ürünü satamamaktan, tüketici fiyatın yüksek olmasından şikayetçi.

Üretimden tüketime kadar olan zincirde gerekli planlama yapılmadığı için üretilen ürünler satılamıyor. Çiftçinin üretim yapması için bir engel yok. Ancak, sokağa çıkma yasağı kapsamında, semt pazarlarının, toplu tüketim yerlerinin kapalı olması nedeniyle üretilen ürünler satılamıyor.

Özellikle depolanma olanağı olmayan, dalında bekletilemeyen yaş meyve ve sebzede büyük zarar var. Üretici elindeki ürünü satamayınca çöpe dökmek zorunda bırakılıyor. Kuru soğanda olduğu gibi toplanmadan, hasat edilmeden tarlalar sürülüyor. Büyük maliyetlerle yapılan üretimden zarar eden çiftçiye hiçbir destek sağlanmıyor.

Üretim aşamasından başlanarak sokağa çıkma yasağı, kısıtlamalarla ilgili kararlar alınırken çiftçinin ürettiği ve hasat etmek zorunda olduğu ürünlerin nasıl satılacağı planlanmalıydı.

“Ekilmedik bir karış toprak bırakmayın, arkanızda biz varız. Ürettiğiniz her ürünü alırız” denildi. Fakat, ürünler alınmadığı gibi destek de sağlanmadı. Ülkenin kaynakları, çiftçinin emeği ve parası çöpe gidiyor.

Bayramda iki gün çiğ süt alınmayacak

Yaş meyve ve sebzedeki soruna çözüm aranırken, bayramda çiğ sütte sorun yaşanması bekleniyor. Ramazan bayramının arife ve ilk günü bir çok sanayici ve mandıralar çiğ süt almayacaklarını bildirdi.

Nazilli ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (ÖR- KOOP) Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Önal, süt sattıkları sanayicilerin kendilerine bayramın arife günü ve ilk günü süt almayacaklarını resmen bildirdiğini belirterek şunları söyledi: “Geçmişte de arife günü özellikle süt alımı azalırdı. Fakat 40 ton süt alan 25-30 ton alıyordu. Şimdi hiç almayacaklarını bildirdiler. Bazı yerlerde bayram boyunca alınmayacağı ifade ediliyor. Süt alınmasa da biz inekleri sağmak zorundayız. Sütü ne yapacağız? Süt tozu yapabiliriz. Fakat süt tozu fabrikaları dolu. Sanayiciler de süt tozu üretiyor. Bu nedenle herkes peynir yapmak zorunda. Büyük bir sorunla karşı karşıyayız.” dedi.

Sütte ev dışı pazar kapalı

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Başkanı Tarık Tezel, pandeminin getirdiği şatların herkesi zorladığını belirterek şu bilgileri verdi: ” Hepimiz zor günlerden geçiyoruz. Ev dışı tüketim yani pazarımızın yüzde 35’i kapalı. Buna rağmen şartları zorlayarak sütü bırakmamak için elimizden geleni yapıyoruz. Aldığımız sütle hepimiz stoğa çalışıyoruz. Süt tozu, peynir yapılıyor. Aslında vadeyi uzatıyoruz. İhracatta da bu günlerde sıkıntı var. Pandemi nedeniyle dünyada agresif bir ihracat pazarı var. Maliyetler nedeniyle ve aldığımız çiğ süt fiyatının diğer ülkelere göre yüksek olması nedeniyle ihracatta da istenilen seviyeye ulaşamıyoruz. Sadece sütte değil, ette de benzer sorunlar var. Ev dışı tüketim kapalı. Mangal olmadığı için et ve ayran gibi ürünler tüketilmiyor. Pandemi döneminde işini kaybedeni geliri azalan insanlar tüketimi azalttı. Geliri iyi olanlar da evde çok kilo aldım diyerek azaltıyor. Yani dışarıda tükettiği kadar tüketmiyor.” bilgisini verdi.

Pazarlar haftada 1 gün açılacak

Semt pazarlarının kapalı olması nedeniyle ürünleri elinde kalan üreticiler zamanla yarışırken, İçişleri Bakanlığı genelgesi ile sadece haftada bir kez pazar açılması kabul edildi. 8 mayıs ve 15 Mayıs Cumartesi günü saat 10.00 ile 17.00 arasında açık olacak pazarlarda sadece  yaş meyve sebze ve fide satılacak.

Sektör temsilcileri, zincir market yöneticileri, Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri 3 Mayıs’ta bir toplantı yapıldı. Toplantıda pazarların açılmasının mümkün olmadığı dile getirildi. Ancak, 4 Mayıs akşamı İçişleri Bakanlığı 81 İl valiliğine “Pazar Yerleri Genelgesi” gönderdi. Genelgeye ile tam kapanma tedbirlerinin uygulandığı dönemde 8 Mayıs ve 15 Mayıs’ta pazarların açılmasına karar verildi. Açılacak pazarlarda sadece yaş meyve sebze ve fide satılacak. Ürünler önceden hazırlanacak poşetlerde satılacak. haftada tek bir gün pazarların açılması ile yaş meyve ve sebze sorununun çözülmesi mümkün görülmüyor.

Üretici zarar görüyor

Toplantıya katılan Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, yaşanan son gelişmeler semt pazarlarının önemini ortaya çıkardığını belirterek şu bilgileri verdi: “Sadece zincir marketlerle bu işin yürümeyeceği anlaşıldı. Üreticinin ürününü çeken önemli miktarda pazar esnafı var. Pazarlar kapanınca ürünler elde kaldı. Bu dönem tam da sera ve turfanda ürün hasat dönemi. O kadar hassas ürünler var ki, hasat edilince satılması gerekiyor. Dalında bırakamazsınız. Bu nedenle fiyatlarda da düşme oldu. Üretici her yönüyle bu işten en çok zarar gören kesim oldu. Mutlaka bir çözüm bulunması gerekiyor. Bakanlıkta yapılan toplantıda pazar yerlerinin tam kapanma döneminde sürekli açılmasının zor olduğu anlaşıldı. Kamu bu konuda kendince haklı. Pazar olunca mutlaka oraya bir yığılma oluyor. Markete gidenlerin sayısı daha sınırlı olabiliyor. Ama pazar açık denilince insanları evde tutmak kolay olmayacak. Bizim önerimiz pazar esnafının kendi mahallesinde ürünleri 2-3 kiloluk poşetlerde mahallede dolaşarak kapıya teslim, al getir mantığı ile satması. Bu konu üzerinde çalışılıyor.”

Çiftçi üretimi bırakırsa felaket olur

Pandemi döneminde dünyanın her yerinde üreticilerin desteklendiğini belirten Yüksel Tavşan: “Bu süreçte zarar eden, ürünü elinde kalan çiftçi üretimi bırakırsa asıl büyük felaket o zaman yaşanır. Bırakan çiftçiyi tekrar üretime kazandırmak kolay değil. Bu nedenle zararları karşılanarak, farklı pazarlama kanalları açılarak çiftçiyi üretimden koparmayacak acil bir çözüm bulunması gerekir” dedi.

Reklam Ver
Önceki İçerikSezon öncesi tahıl piyasalarındaki gelişmeler
Sonraki İçerikÇay hasadı 17 Mayıs’ta başlıyor, fiyat belli değil
Ali Ekber Yıldırım kimdir? Dünya Gazetesi'nde 33 yıldan beri gazetecilik yapıyor. Muhabir, haber müdürü ve İzmir Temsilcisi olarak çalıştı. Tarım konusunda uzmanlaştı ve 25 yıldır tarım yazıyor. Tarım ,gıda, hayvancılık konularında ulusal ve yerel televizyonlarda sıklıkla görüşüne başvuruluyor.

1 Yorum

Average
5 Based On 1

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız