Sanayi domatesinde özellikle salçalık domateste hemen her yıl kriz yaşanıyor. Üretim çok olsa da az olsa da fiyat krizi yaşanıyor. Kuru soğanda olduğu gibi üretim bir yıl çok olur fiyat düşer ürün tarlada kalır, zarar eden çiftçi ertesi yıl ekim yapmadığı için ürün azalır fiyat yükselir. Yükselen fiyata bakan üretici ertesi yıl tekrar soğan eker ve bu kısır döngü şeklinde devam eder. Benzer bir durum salçalık domateste de yaşanıyor. Fakat, domatesin durumu soğandan çok farklı. Salçalık domatesin çok büyük bölümü sözleşmeli olarak üretiliyor. Yani salça fabrikası üretici ile sözleşme imzalar ve üretim buna göre yapılır. Ekicisi, alıcısı belli olan bir üründe böyle bir krizin yaşanması kabul edilebilir değil.
Üretici artan maliyetten, düşük fiyattan şikayetçi
Salçalık domates hasadının başladığı İzmir’in Torbalı, Tire ve Menemen ilçesindeki üreticiler, domateslerini satamadıklarını, fiyatın düşük, maliyetin yüksek olduğunu ve özellikle salça fabrikalarının domates alırken fire oranını çok yüksek belirlediklerini söylüyor. Salçalık domateste yaşananlar özetle şöyle:
1- Türkiye, yıllık ortalama 13,5 milyon ton domates üretimiyle Çin ve Hindistan’dan sonra üçüncü sırada. Bu, bazen biraz daha yüksek olur, bazen daha düşük olur ama Türkiye’de yıllık ortalama 13,5 milyon ton domates üretiliyor. Türkiye İstatistik Kurumu’na göre 2025 yılında domates üretimi 13,5 milyon ton iken 2026 yılı için yapılan ilk tahmine göre 13 milyon 425 bin ton olacak.
2- Üretilen domatesin yüzde 70’i sofralık, yüzde 30’u sanayide değerlendiriliyor. Sanayide tüketilen domatesin de çok büyük bölümü salça üretiminde değerlendiriliyor. Domates Türkiye’nin her yerinde üretiliyor. Fakat, sanayi domatesi Marmara ve Ege Bölgesi ağırlıklı üretilirken son yıllarda Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu’da da yaygınlaşmaya başladı. Ayrıca son yıllarda ihracattan gelen talep ile kurutulmuş domates üretimi de yaygınlaşıyor.
Sözleşme yapılıyor ama çoğu zaman uyulmuyor
3- Salçalık domates üretimi salça fabrikaları ile üreticiler arasında yapılan sözleşme çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Ancak sözleşme yapılmasına rağmen hemen her yıl sorun yaşanıyor. Üretimin az fiyatın yüksek olduğu yıllarda üretici sözleşme dışı ürün satıyor. Üretimin çok olduğu ve fiyatın düşük olduğu seneler ise sanayici sözleşme yaptığı üreticiden daha az alım yaparak piyasadan daha ucuza ürün alıyor. Ayrıca, sözleşme dışı, açığa ekim yapıldığında çok daha büyük sıkıntı yaşanıyor. Salçalık domateste yıllardır bu sözleşmeler yapılıyor ama çoğu zaman tam olarak uygulanmıyor.
4- Salçalık domates hasadının yapıldığı İzmir Torbalı, Menemen ve Tire’de üreticiler maliyetlerin yüksek fiyatın düşük olmasından şikayetçi. Üreticilerin anlattıkları özetle şöyle: “Mazot, gübre başta olmak üzere girdi fiyatları sürekli artıyor. İran savaşı nedeniyle gübre ve mazotun fiyatı iki katına çıktı. Toplama maliyeti, işçilik yüksek. Zirai ilaç fiyatı arttı. Ama biz 3 yıldır domatesi hemen hemen aynı fiyata satıyoruz. Para kazanmak bir yana zarar ediyoruz. Domatesi toplayıp fabrikaya götürüyoruz yüzde 25-30 fire yazıyorlar. Fiyat 4-4,5 lira iken fire kesintisi nedeniyle bir anda 3-3,5 liraya düşüyor. Domatesin az olduğu yıllarda fire oranı yüzde 1-2 olarak kesilirken domates çok olduğunda fire yüzde 25-30’a çıkarılıyor. Çok büyük haksızlık.”
Kriz ilk kez yaşanmıyor
5- Salçalık domateste yaşanan kriz yeni değil. İki yılda bir mutlaka yaşanıyor. Daha iki yıl önce 2024’te üreticiler domatesi yollara döktü, eylemler yaptı. Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı salça fabrikalarına domatesi 2,4 liranın altında almayın diye baskı kurdu ve salça fabrikalarına ton başına 5 bin lira destek sağlanacağını duyurdu. Ama bu da çözüm olamadı. 2020 yılında da yine aynı bugün yaşanan krizin benzeri yaşandı. Salçalık domatesin maliyeti 45 kuruş, alım fiyatı 30-35 kuruştu. Aradan geçen 6 yılda sadece paradaki sıfır değişti. Şimdi salçalık domatesin kilosu 4,5 liradan alınıyor. Maliyet 3,5 – 4 lira. Fire oranının yüksek olması ile fiyat 3-3,5 liraya kadar düşüyor. Sadece domateste değil yüksek maliyet, düşük fiyat sorunu hemen hemen her üründe yaşanıyor. Yıllardır sorunlar çözülmediği için katlanarak büyümeye devam ediyor.
6- Tarımsal üretimde planlama olmadığı için üretici fiyata bakarak hangi ürünü ekeceğine karar veriyor. Domatesin fiyatı yüksek olduğunda çok sayıda üretici domates ekiyor. Üretim artınca fiyat düşüyor. Üretici zarar edince ertesi yıl ekim yapmıyor. Ekim yapmayınca bu kez üretim azalıyor ve fiyat yükseliyor. Bu kısır döngü kırılmadığı sürece bu sorun devam eder. Üstelik domateste sözleşmeli üretim olmasına rağmen bu sorun yaşanıyor.

7- Salça fabrikaları fire oranının yüksek olmasının temel nedeninin hasat öncesinde yağan yağmur nedeniyle ürünün zarar görmesine ve makinalı hasatla taş, toprak ve yabancı maddelerin çok olmasına bağlıyor.
İhracat kısıtlamaları pazar kaybına neden oldu
8- Salça sektörü temsilcileri de üreticiler gibi artan maliyetlerden şikayetçi. Özellikle enerji, ambalaj malzemeleri ve işçilik maliyetlerinin artmasından yakınan salça üreticileri ihracata 2022-2023 dönemindeki kısıtlamalar nedeniyle pazarların kaybedildiğini ve talebin çok düştüğünü dile getiriyor. Salça ihracat verilerine bakıldığında, 2020 yılında 170 bin ton ihracat karşılığında 157 milyon dolarlık gelir elde edilirken 2021’de miktar olarak 207 bin tona, değer olarak 208 milyon dolara ulaşıldı. 2022 yılında ise salça ihracatı 300 bin tonun üzerine çıkarken elde edilen döviz 468 milyon dolar oldu. İhracatın bu denli yükseldiği bir dönemde içerde salça fiyatı arttığı için Eylül ayında domates salçası, “ihracatı kayda bağlı mallar” listesine alındı. İhracat kısıtlandı. Bu kısıtlama sonucunda 2023’te ihracat 171 bin tona geriledi. İhracat geliri de 271 milyon dolara düştü. 2024’te 177 bin ton ihracat karşılığında 233 milyon dolar gelir sağlandı. 2025’te de 175 bin ton ihracat karşılığında yaklaşık 300 milyon dolar gelir elde edildiği tahmin ediliyor.
9- Türkiye’nin salça ihracatında ana pazarı Irak. 2024 yılı verilerine göre ihracatın 60 bin tonu Irak’a yapılırken, 25 bin ton ile İtalya ikinci sırada, Almanya ise 14 bin ton ile üçüncü sırada yer alıyor. Almanya’ya giden salçayı daha çok orada yaşayan Türkler tüketiyor. Ayrıca, Japonya ve Suudi Arabistan’a da salça ihracatı yapılıyor.
10- Salça ihracatının 2022 yılında kısıtlanması ile pazarların kaybedilmesi ve döviz kurunun baskı altında tutulması nedeniyle üretici firmalar için ihracat cazip olmaktan çıktı. Salça üreticileri zincir marketlerle anlaşarak iç piyasaya ağırlık vermeye başladı. İç piyasada yoğun bir rekabet olunca fabrikalar da artan maliyetler nedeniyle sorun yaşamaya başladılar. Bunun faturası da büyük ölçüde domates üreticisine yansıyor. Salça üreticileri, yeterli talep olmayınca piyasaya girmekte nazlı davranıyorlar. Ayrıca yüksek faiz nedeniyle finansman sorunu da sektörün önemli sorunlarından birisi.
Kurutulmuş domateste de plansızlık hakim
11- Domateste son yıllarda gelişen alanlardan birisi kurutulmuş domates. İhracat talebi ile yaygınlaşan kurutulmuş domateste de deyim yerindeyse ipin ucu kaçtı. Ege ve Marmara bölgesinde yoğunlaşan kurutulmuş domates üretimi iklimin de etkisi ile Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu’da da yapılmaya başlandı. İhracat için talep var ama yine talebin çok üzerinde bir üretim olunca orada da sıkıntılar yaşanmaya, ihracat fiyatının düşmesine neden oldu. Türkiye, burada da bir anlamda kendi kendisiyle rekabet ediyor. Yüksek faiz, düşük kur politikası nedeniyle ihracatçı da para kazanamamaktan şikayetçi.
12- Birçok üründe olduğu gibi domateste de risk yönetimi yerine kriz yönetimi benimseniyor. Üreticilerin beklentisi ve isteği, artan girdi maliyetleri oranında girdi desteklerinin artırılması. Üretici, kendileriyle yapılan sözleşmelerin tam olarak uygulanmasını ayrıca taban fiyat açıklanmasını istiyor. Bakanlık domates için taban fiyat açıklayıp fiyatın bunun altına düşmesini önleyebilir. Böyle bir uygulamada salça veya domatesi sanayide kullananlara destek sağlanabilir.
13- Tüketici açısından bakıldığında, tüketici hem domates fiyatından hem de salça fiyatından şikayetçi. Üretici fiyatı ile tüketici fiyatı arasındaki uçurumun büyümesi, alım gücünün düşmesi tüketiciyi de ciddi olarak zorluyor.
Özetle, salçalık domateste aslında sorunlar da, çözümler de belli. Sadece hasat döneminde fiyat üzerinden bir tartışma yapmak yerine, tarladan sofraya kadar olan sürecin doğru planlanması ve yönetilmesi gerekiyor. Ayrıca destekleme politikası, dış ticaret politikası bu planlamaya uygun olarak belirlenmeli. Üretici de, sanayici de önünü görebilmeli. Yoksa daha uzun yıllar aynı sorunlar daha da ağırlaşarak devam eder.