Tarım ürünlerinde Türkiye’nin en önemli rakiplerinden birisi Mısır oldu. Özellikle yaş meyve ve sebze de Türkiye’nin ihracat pazarlarını ele geçirmeye başlayan Mısır, Türkiye’deki alıcılar, gıda sanayicileri için de önemli bir tedarik merkezi olmaya başladı.
Türkiye, artan enerji, işçilik, lojistik ve girdi maliyetleri, yüksek fiyatlar, yanlış dış ticaret politikası ve dövizin baskılanması nedeniyle rekabet gücünü kaybederken, Mısır, uygun fiyatlarıyla rekabet gücünü artırıyor.
Önümüzdeki günlerde Mısır’ın tarım ve gıda piyasasında etkinliğini daha çok artırması bekleniyor. Bu nedenle Mısır’ın tarım ve gıda stratejilerinin yakından izlenmesinde yarar var.,
Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı Kahire Ticaret Müşavirliği’nin hazırladığı “Mısır Tarım ve Gıda Sanayi Pazar Araştırması Raporu” bu konuda çok kapsamlı bilgiler içeriyor.
Raporda, tarih boyunca tarım sektörünün Mısır için önemine değinilerek: “ Bu çerçevede 1960 yılında başlayan yüksek baraj inşaatı ve akabinde hayata geçirilen kapsamlı arazi kazanım ve sulama projeleri sektörün dönüşümünde belirleyici bir rol oynamıştır. Mısır’ın toplam yüzölçümü içinde tarıma elverişli arazilerin payı dünya genelindeki en düşük seviyelerden biri olan yüzde 4 civarında bulunmakla birlikte, tarım sektörü stratejik önemini korumaktadır. Mısır’ın tarım sektörü 2024/2025 mali yılı gayrisafi yurt içi hasılası (GSYH) içindeki yüzde 15 payıyla ülke iş gücünün yaklaşık dörtte birini istihdam etmekte olup bu oranlar OECD ülkelerindeki seviyelerinin üzerinde bulunmaktadır.” bilgisine yer veriliyor.
Ekonomide tarımın payı artıyor
Mısır Planlama ve Ekonomik Kalkınma Bakanlığı verilerine göre; Mısır’da Üretici Fiyatlarıyla Gayrisafi Katma Değer, Cari Fiyatlarla (GSKD), 2024/2025 mali yılında 17,4 trilyon EGP (yaklaşık 362 milyar ABD Doları) olarak gerçekleşti. Bir önceki mali yıl olan 2023/2024’te 13,2 trilyon EGP (yaklaşık 294 milyar ABD Doları) düzeyinde bulunan toplam GSKD, yüzde 31,4 oranında nominal artış gösterdi. Aynı dönemde tarım sektörünün GSKD’si 1,9 trilyon EGP’den (yaklaşık 42 milyar ABD Doları) 3,0 trilyon EGP’ye (yaklaşık 63 milyar ABD Doları) yükselerek yüzde 57,47 oranında daha güçlü bir nominal artış kaydetti. Bu gelişme sonucunda tarım sektörünün toplam GSKD içindeki payı 2023/2024’te yüzde 14,4 iken, 2024/2025’te yüzde 17,3’e çıktı.
Tarım alanları genişliyor
Raporda, Mısır’da mevcut tarımsal alanların en etkin biçimde değerlendirilmesi ve buna ilave olarak yeni tarımsal alanların kazanımı projelerinin önem taşıdığı belirtilerek şu bilgilere yer verildi: “ Egypt State Information Service-SIS verilerine göre 2014’te 8,9 milyon feddan (3,7 milyon hektar ) olan Mısır’ın toplam ekili alanı 2024’te 10 milyon feddana (4,2 milyon hektar) ulaşmıştır. Islah ve sulama projeleri sayesinde toplam ekili alanın 21 milyon feddanın (8,8 milyon hektar) üzerine çıkarılması hedeflenirken, sözleşmeli tarım sisteminin de 1,8 milyon feddanı (756 bin hektar) kapsayacak şekilde genişletilerek bu kapsama buğday, şeker kamışı, şeker pancarı, domates, patates ve turunçgillerin yanı sıra, mısır, pamuk ve ayçiçeği ile soya fasulyesi gibi yağlı tohumların da dâhil edilmesi planlanmaktadır. Ayrıca, özellikle buğday ve mısır gibi ithalata bağlı ürünlerde tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve buğday için depolama kapasitesinin 5,5 milyon tona çıkarılması planlanmaktadır.”
Kahire Ticaret Müşavirliği’nin bu yıl hazırladığı “Mısır Tarım ve Gıda Sanayi Pazar Araştırması Raporu”nun önemli bölümlerini özetleyerek paylaşıyoruz.
Devlet destekleri ve altyapı yatırımları ön plana çıkıyor
Mısır’ın Akdeniz sahilleri dışında çok az yağış alması nedeniyle ülke tarımı önemli ölçüde sulamaya bağımlıdır. Bu nedenle, Mısır’da sulama tekniklerinin geliştirilmesi ve yönetimi de önem kazanmaktadır. Bu çerçevede, tarımsal arazi ıslahı ve sözleşmeli tarım destekleri Mısır’ın öncelikli politikaları arasında yer almakta olup bu kapsamda sektördeki büyümeyi hızlandırmak üzere tarıma yönelik olarak devlet destekleri ön plana çıkmaktadır.
Mart 2024’te Mısır devleti; tarım, yenilenebilir enerji ve serbest bölgelerde faaliyet gösteren imalat şirketlerine yönelik toplam 120 milyar EGP (yaklaşık 2,4 milyar ABD doları) tutarında sübvansiyonlu kredi programını onaylamıştır. Program kapsamında, işletme sermayesi ile üretim hatları ve tesis yatırımlarının finansmanı için piyasa koşullarının altında yüzde 15 faiz oranı uygulanmaktadır.
Sübvansiyonlu kredi programı, 2025 yılında da devam ettirilerek 90 milyar EGP(Mısır Poundu) seviyesinde uygulamaya konmuştur. Ayrıca, 2025/2026 mali yılı kalkınma planı kapsamında tarım ve sulama projelerine 144,8 milyar EGP tutarında yatırım yönlendirilmesi planlanmıştır. Bu çerçevede, Yeni Delta, Toshka, Dabaa Koridoru ile Kuzey ve Orta Sina bölgelerinde uygulanan tarımsal arazi ıslah projelerinin genişletilmesi, ayrıca yüksek verimli, erken olgunlaşan ve suyu verimli kullanan ürünlerin geliştirilmesi ile sulama sistemlerinin modernizasyonu yoluyla ürün veriminin yüzde 5 ila yüzde 10 oranında artırılması hedeflenmektedir. Modern tarla sulama sistemlerinin kullanıldığı alanın artırılması ve tarımsal drenajın iyileştirilmesi ile damla ve pivot sulama gibi uygulamaların daha yaygın biçimde kullanılması planlanmaktadır.
Mısır’da toplam ekili alanın artırılması, çöl arazilerinin tarıma kazandırılması, gıda güvenliğinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir üretim kapasitesinin artırılması amacıyla ulusal düzeyde uygulanan arazi ıslah programı çerçevesinde 2027 yılına kadar yaklaşık 4-4,5 milyon feddan (1,72 milyon hektar) yeni tarım arazisinin üretime kazandırılması hedeflenmektedir.
Tarım alanları yüzde 15 artırılması hedefleniyor
New Delta Projesi, programın en büyük bileşeni olup ülkenin batı ve kuzeybatı bölgelerinde yoğunlaşmaktadır. Proje kapsamında Batı Nil Deltası’nda yaklaşık 2,2 milyon feddan (924 bin hektar) yeni tarım arazisinin oluşturulması hedeflenmekte ve bu sayede ülkenin mevcut tarım alanlarının yaklaşık yüzde 15 oranında artırılması öngörülmektedir. Proje kapsamında Toplam yatırımın 800 milyar EGP’ye (yaklaşık 15,1 milyar ABD Doları) ulaştığı ve feddan başına geliştirme maliyetinin ise 350-400 bin EGP arasında gerçekleştiği belirtilmektedir.
Özel sektör yatırımları artıyor
Tarım sektöründe özel sektör yatırımları da hız kazanmıştır. Özellikle tarımsal arazilerin genişletilmesi ve sözleşmeli tarım uygulamalarının önümüzdeki dönemde üretim kapasitesini artırması ve ihracat odaklı tarımsal değer zincirlerini güçlendirmesi planlanmaktadır.
Mısır’ın tarımsal üretim yapısı incelendiğinde, ülkenin sınırlı ekilebilir alanına rağmen gelişen sulama altyapısı ve iklim avantajları sayesinde yoğun ve çok yönlü bir tarımsal yapı geliştirdiğini ortaya koymaktadır. Mısır’ın tarımsal üretimin büyük çoğunluğu Nil nehrinin yakınlarında gerçekleşmekte olup yılın her döneminde taze ürün bulunmaktadır. En önemli tarım ürünleri arasında; pamuk, domates, pirinç, buğday, mısır, patates, soğan, sarımsak, zeytin, şeker kamışı, hurma, narenciye, mango ve bahçecilik ürünleri (üzüm, çilek, biber, şeftali, kavun, karpuz) yer almaktadır. Özellikle uzun elyaflı Mısır pamuğu dünya pazarlarında talep görmektedir.
Dünyanın önemli gübre ihracatçılarından birisi
Mısır, gübre üretimi açısından da bölgesinde önde gelen ülkelerden biri olup, yıllık yaklaşık 18-19 milyon tonluk üretim kapasitesine sahiptir. Ülkenin gübre ihtiyacı yaklaşık 4 milyon ton seviyesinde olup, üretimin önemli bir kısmı ihraç edilmektedir. Mısır, özellikle azotlu gübrelerde küresel ölçekte önemli ihracatçılar arasında olup dünya gübre ihracatında yüzde 2,2’lik payıyla onuncu sırada yer almaktadır. Diğer taraftan Mısır bazı temel tarım ürünlerinde halen ithalata bağımlı durumdadır. Bunun yanı sıra buğday, mısır, yemeklik yağ ve bakliyatta önemli ölçüde ithalatı bulunmaktadır.
Bitkisel üretimde çeşitlilik hakim
Mısır’da en yüksek üretim hacmine sahip ürünler arasında şeker pancarı (13,9 milyon ton) ve şeker kamışı (13,3 milyon ton) öne çıkmakta olup bu iki ürün, hem iç tüketim hem de gıda sanayine yönelik önemli bir girdi sağlamaktadır. Buğday (9,4 milyon ton) ise temel gıda güvenliği açısından kritik bir ürün olmakla birlikte, mevcut üretim düzeyi ülke talebini karşılamaya yetmemekte ve Mısır’ı dünyanın en büyük buğday ithalatçılarından biri konumuna getirmektedir.
Patates (8,1 milyon ton) ve domates (7,5 milyon ton) üretimi, Mısır’ın sebze üretiminde yüksek hacimli ve sürekli arz sağlayan bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Benzer şekilde mısır (7,2 milyon ton) ve pirinç (6,4 milyon ton) üretimi, hem insan tüketimi hem de hayvan yemi açısından önemli bir rol oynamaktadır.
Mısır’da en çok üretilen bitkisel ürünler aşağıdaki tabloda

Meyvede rekabet gücü yüksek
Meyve üretiminde ise Mısır’ın belirgin bir rekabet avantajı bulunmaktadır. Portakal (4,2 milyon ton) üretimi, ülkeyi dünya narenciye ihracatında önemli bir oyuncu haline getirirken; mandalina, limon, muz ve üzüm gibi diğer meyveler de yüksek hacimli üretim ile ihracata katkı sağlamaktadır. Özellikle hurma (1,75 milyon ton) ve mango-guava grubu (1,86 milyon ton) gibi tropikal ve yarı tropikal meyveler, Mısır’ın iklim avantajını yansıtan ürünler olarak öne çıkmaktadır.
Sebze grubunda kuru soğan (3,4 milyon ton), patlıcan (1,78 milyon ton), biber türleri (1,08 milyon ton) ve kabak türleri (1,27 milyon ton) dikkat çekerken; lahana, salatalık, enginar ve karnabahar gibi ürünler daha düşük hacimlerde ancak çeşitlilik açısından önemli bir yer tutmaktadır. Bu geniş ürün yelpazesi, Mısır’ın hem iç tüketimi karşılayabilen hem de ihracata yönelik üretim yapabilen bir sebze sektörüne sahip olduğunu göstermektedir.

Yağlı tohumlar ve bakliyatta dışa bağımlı
Yağlı tohumlar ve bakliyat üretimi ise görece sınırlı düzeydedir. Yer fıstığı (273 bin ton), susam (41 bin ton) ve ayçiçeği tohumu (118 bin ton) gibi ürünler belirli bir üretim hacmine sahip olmakla birlikte, ülkenin bitkisel yağ ihtiyacını karşılamada yetersiz kalmakta ve yüksek ithalat ihtiyacını beraberinde getirmektedir. Benzer şekilde soya fasulyesi (75 bin ton) üretiminin düşük olması, yem ve yağ sanayinde dışa bağımlılığı artırmaktadır.
Genel olarak değerlendirildiğinde, Mısır’ın tarımsal üretim yapısı sebze ve meyvede yüksek hacim ve çeşitlilik, temel tahıllarda kısmi yeterlilik ancak ithalat bağımlılığı ve yağlı tohumlar ile yem girdilerinde belirgin dışa bağımlılık şeklinde özetlenebilir. Bu yapı, bir yandan ihracat potansiyeli yüksek ürünlerde rekabet avantajı yaratırken, diğer yandan stratejik ürünlerde ithalata olan ihtiyacı sürdüren ikili bir tarımsal yapı ortaya koymaktadır.
Gıdada bölgesel üretim merkezi oluyor
Mısır’da gıda sanayi üretimi, tarımsal üretimle güçlü bağlantıları olan ve ülke ekonomisi açısından stratejik önem taşıyan bir sanayi koludur. Mısır’ın gıda üretim değerinin, kısmen ihracat artışı ve devletin yatırımı teşvik etme ve Mısır’ı bölgesel bir gıda üretim merkezi olarak konumlandırma çabaları sayesinde 2026 yılı itibarıyla 30,5 milyar ABD dolarına ulaşması beklenmektedir.
Yerel üretim ve işleme tesisleri ağırlıklı olarak bakliyat ve tahıl işleme (öğütme ve paketleme), et ve tavuk işleme, süt ürünleri ve içecek üretimi ile dondurulmuş gıda imalatı alanlarında yoğunlaşmaktadır. Bu tesisler geleneksel olarak kendi markalı ürünlerine odaklanmakla birlikte son üç yılda modern perakende zincirlerinin hızlı genişlemesine paralel olarak private label (özel marka) üretim talebinde de belirgin bir artış yaşanmıştır.

Gıda enflasyonu yüzde 73’ten yüzde 4,6’ya düşürüldü
Gıda ürünlerinin tüketici sepetindeki yüksek ağırlığı nedeniyle sektör, Mısır’daki yüksek enflasyon oranına en fazla katkı sağlayan alanlardan biri haline gelmiştir. Gıda enflasyonu Eylül 2023’te yüzde 73,6 ile tüm zamanların zirvesini görmüş; ardından kademeli olarak gerileyerek Mayıs 2025’te yüzde 11 seviyesine gelmiştir. Şubat 2026 itibarıyla yıllık gıda enflasyonu yüzde 4,6’ya gerilemiş ancak bölgesel gerilimin enerji fiyatları üzerindeki etkisiyle Nisan 2026’da genel enflasyon yüzde 14,9 olarak ölçülmüş; aylık olarak sebze fiyatları yüzde 5,1, meyve fiyatları yüzde 3,8, tahıl ve ekmek fiyatları ise yüzde 1,5 oranında artmıştır.
Stratejik ürünlerin stoklanması yasak
Fiyat baskılarını kontrol altına almak amacıyla Aralık 2023’te yayımlanan Başbakanlık Kararı ile yemeklik yağ, bakla, pirinç, süt, şeker, makarna ve beyaz peynir stratejik ürün olarak tanımlanmış; bu ürünlerin stoklanarak piyasadan çekilmesi yasaklanmıştır. Ticaret ve İç Tedarik Bakanlığı’nca söz konusu ürünler için azami perakende satış fiyatı (MRP) uygulaması getirilmiş, üretici ve tedarikçilerin fiyat ve üretim bilgilerini hem fatura hem de ambalaj üzerinde belirtmesi zorunlu hale gelmiştir. Ayrıca stratejik ürünlerin piyasadan çekilmesi, stoklanması veya azami perakende satış fiyatına aykırı satış gibi uygulamalara ilişkin cezalarda para cezasının yanısıra hapis cezası da içeren hükümler getirilerek fiyat denetimlerinin caydırıcılığını artırmıştır.
Mısır Devleti tarafından ekmek, sıvı yağ, makarna, şeker, pirinç ve bazı diğer temel gıda maddeleri aylık karne sistemi kapsamında desteklenmektedir. Bu ürünler içinde ekmek merkezi bir konuma sahip olup nüfusun yaklaşık üçte ikisi sübvansiyonlu ekmek satın almaktadır. 2025/2026 mali yılı bütçesinde, toplam sübvansiyon harcamalarının yüzde 22’sine karşılık gelen yaklaşık 160 milyar EGP (~3,2 milyar ABD Doları) gıda sübvansiyonlarına ayrılmıştır.
Mısır’da tarımsal üretimde olduğu gibi gıda sanayi alanında da son yıllarda yatırımlar hız kazanmaktadır. Bu kapsamda tarım ürünlerinin işlenmesi, kurutulması, paketlenmesi ve dondurulması için işleme tesislerinin kurulmasına yönelik olarak projelerin yürütülmesi amacıyla 2024 yılında Mısır devleti tarafından MAFI for Agricultural Produce Industries adlı özel serbest bölge statüsünde bir şirket kurulmuştur.
Menoufiye Valiliği’ne bağlı Sadat şehrinde, Industria sanayi bölgesinde hayata geçirilmesi planlanan proje kapsamında toplam yatırım tutarı yaklaşık 180 milyon ABD doları olarak öngörülmüş olup üretimin büyük ölçüde Avrupa, ABD ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere dış pazarlara yönelik olması planlanmaktadır.
Tarım ve gıda ihracatı 11,2 milyar dolar
2025 yılında Mısır’ın Tarım ve Gıda Sanayi ürünleri ihracatı 11,2 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiş olup, ilk 20 ülke, toplam ihracatının yüzde 70’ini oluşturmaktadır.
Bölgesel olarak değerlendirildiğinde, Mısır’ın ihracatında Orta Doğu ve Körfez ülkeleri en yüksek pazar payına sahiptir. Bunu Afrika ülkeleri takip etmekte; özellikle Kuzey Afrika ve komşu ülkeler Mısır’ın temel gıda ihracatında kritik rol oynamaktadır. Avrupa Birliği ise yüksek katma değerli ve kalite odaklı ihracatın yöneldiği stratejik bir pazar olarak öne çıkmaktadır. Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD gibi gelişmiş pazarlar da daha çok işlenmiş ve katma değerli ürün segmentinde önem kazanmaktadır.

Türkiye, 270,5 milyon dolar ve yüzde 2,4 pay ile Mısır’ın orta ölçekli ancak stratejik öneme sahip ticaret ortaklarından biridir. Türkiye’ye yapılan ihracat, ağırlıklı olarak tarımsal ürünler (susam, baharat, bakliyat), bazı işlenmiş gıda ürünleri ve sınırlı ölçüde yaş meyve-sebze üzerinden gerçekleşmektedir. İki ülkenin benzer üretim yapısına sahip olması rekabeti artırmakla birlikte, coğrafi yakınlık ve lojistik avantajlar özellikle ara girdi ticareti ve belirli niş ürünlerde iş birliği potansiyelini beraberinde getirmektedir.
Genel olarak Mısır’ın tarım ve gıda ihracat yapısı; taze meyve-sebze, işlenmiş gıda ürünleri ve temel gıda maddeleri ekseninde şekillenmekte, coğrafi yakınlık ve tüketim alışkanlıkları ihracatın yönünü belirlemektedir. İhracatın belirli bölgelere yoğunlaşması kısa vadede lojistik avantaj sağlarken, uzun vadede pazar çeşitlendirme ihtiyacını da beraberinde getirmektedir.

Ulusal Hayvancılık Geliştirme Stratejisi uygulanıyor
Mısır devleti, yerel sığır ve manda ırklarını iyileştirmek, ülke koşullarına uyum sağlayabilen yüksek verimli süt ve et ırklarını yerelleştirmek, süt ve et üretimini artırarak kendi kendine yeterliliği sağlamak, ithalat açığını azaltmak ve küçük yetiştiriciler ile çiftçileri desteklemek amacıyla Ulusal Hayvancılık Geliştirme Stratejisi’ni başlatmıştır. Yatırım planı kapsamında ayrıca 2025/2026 döneminde hayvan varlığının 1 milyon baş artırılmasını hedeflemekte; kanatlı ve balık üretiminin genişletilerek beyaz et ve balıkta kendi kendine yeterliliğe ulaşılmasını ve kırmızı ette kendi kendine yeterlilik oranının yüzde 60’a çıkarılması öngörülmektedir.
Sığır, manda, koyun, keçi ve develeri kapsayan toplam hayvan varlığı 2024 yılında yüzde 6,7 artarak 7,6 milyon baştan 8,1 milyon başa yükselmiştir. Kesilen hayvan sayısı 2024 yılında yüzde 3,6 artarak 4,2 milyon baştan 4,4 milyon başa yükselmiştir. Kesilen hayvanlardan elde edilen et üretimi 2024 yılında yüzde 16 artarak 650 bin tondan 754 bin tona yükselmiştir.
Çiğ süt üretimi 2024 yılında yüzde 15,7 artarak 5,7 milyon tondan 6,6 milyon tona yükselmiştir.
Toplam kanatlı hayvan varlığı yaklaşık 1,7 milyar adet seviyesine ulaşmış; yaklaşık 1,2 milyar adet kanatlı kesilerek yaklaşık 2,4 milyon ton kanatlı eti üretilmiştir.
2024 yılında yıllık yumurta üretimi de yüzde 1,4 artarak 16,4 milyar adetten 16,6 milyar adede yükselmiştir.
Balıkçılık sektörü büyüyor
Mısır’da balıkçılık sektörünün yıllık üretimi yaklaşık 2 milyon ton seviyesine ulaşmakta olup bunun 1,1 milyon tonu su ürünleri yetiştiriciliğinden (akuakültür) sağlanmaktadır. Akuakültür üretiminin yüzde 95’i özel sektör tarafından gerçekleştirilmektedir. Kişi başına düşen yıllık yerli balık üretimi ortalama 20,5 kilogramdır.
Mısır, toplam balık üretiminde Afrika’da birinci, tilapia üretiminde ise dünya genelinde birinci sırada yer almaktadır. Ülke genelinde yaklaşık 7 bin 500 balık çiftliği bulunmaktadır.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’ne göre, Mısır’ın su ürünleri yetiştiriciliği üretiminin 2032 yılına kadar yaklaşık yüzde10 oranında artması beklenmektedir.
Özetle, bu kapsamlı raporun da ortaya koyduğu gerçek şu ki; Mısır’ın tarım ve gıdadaki çalışmalarının yakından izlenmesinde yarar var. Ucuz işçiliği, gübredeki üretim avantajı ve devlet destekleri ile tarımda elde ettiği avantajı değerlendirerek bir çok pazarda Türkiye’ye rakip oluyor. Bazı ürünlerde de Türkiye’nin pazarını almaya başladı.