Mera
Mera, hayvanların (özellikle büyükbaş ve küçükbaş) doğrudan otlayarak beslenmesi için ayrılmış, üzerinde genellikle çok yıllık doğal veya ıslah edilmiş otsu bitki örtüsü bulunan arazidir. Meralar genellikle kamu (hazine veya köy/mahalle tüzel kişiliği) mülkiyetinde bulunur ve belirli usullerle köy veya belde halkının ortak kullanımına tahsis edilir; bu yönüyle özel mülkiyetteki tarım arazisinden ayrılır.
Meraların ekonomik ve ekolojik önemi çok yönlüdür. Hayvancılık işletmeleri için mera, özellikle küçükbaş ve büyükbaş yetiştiriciliğinde en düşük maliyetli yem kaynağıdır; hayvanın kendi otlaması, satın alınan yem bitkisine veya kesif yeme olan bağımlılığı azaltır. Aynı zamanda mera, toprağın erozyona karşı korunmasında, yer altı su kaynaklarının beslenmesinde ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesinde rol oynayan bir doğal ekosistemdir.
Meraların sürdürülebilirliği, otlatma kapasitesinin doğru yönetilmesine bağlıdır. Kapasitenin üzerinde ve kontrolsüz otlatma (aşırı otlatma), bitki örtüsünün seyrelmesine, toprağın çıplak kalmasına ve zamanla erozyona açık hale gelmesine yol açar. Bu nedenle mera ıslahı çalışmaları (yabancı ot mücadelesi, gübreleme, dinlendirme dönemleri, bölümlere ayırarak dönüşümlü otlatma) hem verimi korumak hem de arazinin uzun vadeli kullanılabilirliğini sürdürmek için uygulanır.
Türkiye’de meraların büyük bölümü, tarım dışı amaçlarla kullanılmaya karşı özel bir statüyle korunur ve amaç dışı kullanımı sınırlıdır. Tarım haberciliğinde mera konusu; hayvancılık işletmelerinin maliyetleri, kırsal kalkınma, otlatma hakları ve mera ıslahı destekleri bağlamında sıklıkla gündeme gelir.
Mera kullanım hakları genellikle geleneksel olarak köy veya belde sınırları içindeki hayvan sahiplerine tanınır ve otlatma dönemleri, hayvan sayısı gibi hususlar yerel uygulamalar ve mevzuatla düzenlenir. Meraların bakımsız kalması veya kapasitesinin üzerinde kullanılması, uzun vadede hem hayvancılık verimliliğini hem de arazinin ekolojik değerini geriletir; bu nedenle mera ıslahı ve amenajmanı (planlı otlatma düzeni), sürdürülebilir hayvancılığın önkoşullarından biri olarak görülür.