Paylaş
Köşe Yazısı Antep karası Bursa siyahı

Sultani üzüme alternatif Antep Karası ve Bursa Siyahı

İzmir’de olmanın avantajı, sadece denize, tatil yerlerine kolayca ulaşmak değil, tarımsal üretim alanlarına da çok kolay ulaşabiliyorsunuz. Ege’nin zengin topraklarında yetişen ürünleri yerinde görmek ve üreticilerle, alıcı, ihracatçı ve sanayicilerle konuşmak büyük bir avantaj.…

Sultani üzüme alternatif Antep Karası ve Bursa Siyahı

İzmir’de olmanın avantajı, sadece denize, tatil yerlerine kolayca ulaşmak değil, tarımsal üretim alanlarına da çok kolay ulaşabiliyorsunuz. Ege’nin zengin topraklarında yetişen ürünleri yerinde görmek ve üreticilerle, alıcı, ihracatçı ve sanayicilerle konuşmak büyük bir avantaj. Elbette saha bilgisi ile gazetecilik yapmak isteyenler için.

NTV İzmir Temsilcisi Merih Ak ve Kameraman Burak Uygun ile birlikte 9-13 Nisan tarihlerinde yaşanan zirai don felaketinin üzüm bağları ve meyveciliğe verdiği zararı yerinde görerek üreticilerle röportaj yaparak gündeme taşımıştık. Bir anlamda bu haberin devamı niteliğinde zirai don felaketinin üretime etkilerini, üzüm fiyatının yansımalarını yerinde görmek üzere geçen Cuma günü bir kez daha Salihli’ye gittik.

Salihli merkeze ulaşmadan önce İzmir – Uşak karayolu üzerindeki Mersindere Köyü’nde yolun üst tarafında büyük bir üzüm sergisi görünce durduk. Görmeye alışık olduğumuz sarı renk yerine sergideki üzüm siyahtı. Serginin yanına gidince gördük ki dünyaca bilinen çekirdeksiz sultani üzüm değil. Antep Karası veya Horoz Karası olarak bilinen çekirdekli üzüm kurutuluyordu.

Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç ve sergideki üzümün üreticisi Mehmet Dalgıç’ı beklerken az ilerde sultani üzümü çuvallardan patoza dökerek ayıklayan üreticileri gördük. Onların yanına giderek sohbete başladık.

TMO olmasa hepten zarar edecektik

Nisan’da yaşanan zirai donun etkilerini, açıklanan üzüm fiyatını ve girdi maliyetlerini sorunca üreticiler anlattı. Üreticilerin anlattıkları özetle şöyle: “ Zirai don bizim buraları çok etkilemedi ama çukur yerlerde çok büyük zarar verdi. Ama bizim üretim maliyetlerimiz çok yükseldi. Özellikle işçilik maliyetleri çok yüksek. İşçi bulmak zor. Maliyet arttı ama fiyat geçen sene ile aynı. Öyle olunca para kazanamıyoruz. Bir yıllık emek boşa gidiyor. Her şeyden önce 1 kilo kuru üzümün üreticideki fiyatı kesinlikle 100 liranın altında olmamalı. Tariş, 9 numara üzüme 120 lira fiyat açıkladı. Kısa süre sonra tüccar bu fiyatı 100 liraya sonra 85-90 liraya çekti. İhtiyacı olan, ilaç bayisine, gübreciye, işçiye borcu olan mecburen üzümünü satıp borcunu kapatmak zorunda. Biz de ucuza satmak zorunda kaldık. Toprak Mahsulleri Ofisi(TMO) 9 numara üzüme 120 lira fiyat açıklayınca hepimiz rahatladık. Bu elediğimiz üzüm 30 Eylül Pazartesi günü Ofis’e gidecek. TMO, her sene bu piyasada olmalı ve fiyatı daha erken açıklamalı. Yoksa üretici bu işi sürdüremez. ”

Maliyetler artarken fiyat aynı olur mu?

Üzüm yetiştiriciliğini birkaç kuşaktır sürdürdüklerini, gelecekte de devam etmesi için üreticinin desteklenmesi ve zarar etmemesi gerektiğini dile getiren üreticiler sözlerini şöyle sürdürdü: “ Ofis devreye girinceye kadar üzümümüzün bir bölümünü mecburen 85 liradan sattık. İşçi para istiyor, bayi borcunu istiyor. Ucuz da olsa satmak zorundasın. TMO piyasaya girdikten sonra fiyat yükseldi. Tüccara satmak yerine randevu alıp Ofis’e satmaya başladık. Ofis, 9 numara üzüme kilo başına 3 lira kesinti yaparak 117 liradan ödeme yapıyor. Bu sene üzüm az olduğu için tüccar da fiyatını yükseltmek zorunda kaldı. Onlar da şimdi 100 lira veriyor. TMO’nun gecikmemesi lazım. Bakın geçen yılda fiyatlar aynı bu seviyedeydi. Girdiler yüzde 50 arttı. Geçen sene 1000 lira verdiğimiz erkek amele, işçiye bu sene 1500 lira verdik. Üzümü aynı paraya satıyoruz. Mazot geçen sene 30 liraydı bu sene 50 liranın üzerinde. Girdilere yüzde 50-60 hepsine zam yapacaksınız ama ürün fiyatı aynı kalacak. Böyle bir üretim olur mu? Dayanabildiğimiz kadar sürdüreceğiz. Ama üzümden kaçış ta var burada? Alternatif ürün arayan var. Ama biz kaçamayız, üzümden başka iş bilmiyoruz.”

TMO, fiyat açıklamasını erkene çekti

Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin normalde 2 Ekim’de fiyat açıklayacağını ancak, fiyatın çok düşmesi ile harekete geçtiklerini ve açıklamayı daha erkene 22 Eylül’e aldırdıklarını söyledi. Böylece çiftçinin zararına üzüm satmasının önüne geçildiğini ifade eden Yalvaç: “Sağ olsun belediye başkanımız Mazlum Nurlu görevi olmadığı halde üreticiye destek olmak için üzüm alım merkezinin yerini düzenledi. Kısa sürede alımlar başladı. TMO olmasa 85 liraya bile üzüm almıyorlardı. Ekonomide bir kural var, mal az ise ve talep var ise malın fiyatı artması gerekiyor. Tam tersi oldu. Bizler yarı yarıya olan rekolteden dolayı üzüm fiyatının kilo başına en az 140 – 150 lira civarında bekledik. Ama öyle olmadı. Tariş ve TMO, 9 numara yani en iyi üzüm için 120 lira fiyat açıkladı. Geçen sene Eylül’ün 15’inde üzümü 117 liraya verdik. Şu an çiftçilerin eline geçen para 110 lira. Şimdi biz bir yıl boyunca bağın içindeyiz çıkmıyoruz. Üzüm yetiştiriciliği çok zor bir iş. Bundan 4 ay önce Nisan ayında, Mayıs ayında 900 liraya aldığımız bir gübre şu an 1400 lira, 1500 lira. Maliyetler artarken fiyatın aynı olması hepimizi zorluyor. Bu üretimi sürdürmek için devletimizden destekleme primi açıklamasını bekliyoruz.”

Salihli’de Antep Karası

Üreticilerle konuştuktan sonra tekrar üzüm sergisinin başına geldik. Bölgenin bilinçli ve büyük çiftçilerinden, aynı zamanda büyük bir alıcı olan Mehmet Dalgıç’a herkes çekirdeksiz sultani üzüm üretirken neden çekirdekli Antep Karası üzümü ürettiğini sorduk. Özetle şu bilgileri verdi. “ Biz hem üretici hem de ticaret tarafında olduğumuz için piyasayı yakından izliyoruz. Bu üzüme talep olunca deneme amaçlı üretime başladık. Randıman aldıktan sonra üretimi artırdık. Bu üzüm sultani üzümden çok çok verimli bir ürün. Sultani üzümde dekara 1 ton ürün alırken bunda 3 tona yakın ürün alıyorsunuz. Bölgede deneyelim diye 6 yıl önce başladık ve şu an tam verime geçti. Bizim bu üzüm çeşidimiz, Alfons denilen çeşitten daha erken geliyor. Yöreye göre farklı isimlerle anılsa da genel olarak “Antep Karası” veya “Horoz Karası” deniliyor. İç piyasada ve ihracatta yaş yani taze olarak tercih edilen çok önemli bir çeşit. Aynı zamanda şarap üretiminde de değerlendiriliyor. Taze olarak bir kısmını ihraç ettik, iç piyasaya verdik. Kalan ürünü genelde sumaya keserdik yani şaraba giderdi. Fakat şarap fiyatları da bu sene oldukça düşük kaldığından acaba biraz daha artı değer kazandırabilir miyiz diye sermeyi, kurutmayı denedik. Bu sene de siyah kuru üzüme bayağı ilgi var. Biz bilmeden doğru bir iş yaptığımızı fark ettik. Yol kenarında olmasından kaynaklı olarak gelip geçenler gördükçe bizi arayan çok oldu. Gaziantep’ten bile arayıp da elinizde üzüm varsa kuru üzüm gelelim bakalım numune alalım işte değerlendirelim gibilerinden arayan çok oldu.”

Bursa Siyahı ve çeşit çeşit incir üretimi

Üzümü konuştuktan sonra, bölge için alternatif olabileceği ifade edilen bir başka ürün incir ile ilgili çalışmaları yerinde görmek üzere Ahmetli’nin Yaraşlı Köyü’ndeki incir bahçesine gittik. Adını kiraz ve incir üretimi ile duyuran Alara Tarım’ın kurucusu Yavuz Taner’in kurduğu ve araştırma geliştirme çalışmalarını da sürdürdüğü Cherry Fig Tarım A.Ş.’nin 7-8 farklı incir çeşidinin üretildiği bahçede işin başında olan Sedat Özer ve Fatih Alp ile sohbet ettik. Yavuz Taner ile kısa bir telefon görüşmesi yaptık.

“Bursa Siyahı” olarak adlandırılan çeşidin yanı sıra Black Mission, Siyah Orak, Mor-Mavi, Fethiye Kaya, Tiger Fig ve Ronde de Bordeaux incir çeşitleri burada üretiliyor ve ağırlıklı olarak ihraç ediliyor.

Sultani üzüme alternatif Antep Karası ve Bursa Siyahı - 1

Bodur incir ağaçlarından oluşan bahçe 235 dekar. Bunun yaklaşık 15 dekarında fidan üretiliyor. Diğer alanların dikimi 2023 Mayıs ayında tamamlanmış. Ayrıca Salihli Caferbey’de 50 dekar, Durasıllı’da 20 dekar, Gördes’de 50 dekar alanda üretim çalışmaları devam ediyor.

Türkiye’nin üretiminde ve ihracatında dünyada ilk sırada yer aldığı, söz sahibi olduğu kuru üzüm ve kuru incirde bir yandan üretici artan maliyetler karşısında fiyatın yetersiz kalmasından şikayet ederken bir yandan da bu ürünlerden daha fazla katma değer elde etmek için çalışmalar sürdürülüyor.

İncir sadece yaş/taze olarak değil, freeze dry(dondurarak kurutma), kurutmalık, olarak da ihraç ediliyor. Çiftçi üzümden para kazanamazsa alternatif ürün olarak incir üretimine geçebilir. Bu konuda arayış içerisinde olan çiftçiler var. Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç o çiftçilerden birisi. Üzüm bağlarının bir bölümünü sökerek yerine bu bodur incir ağaçlarını dikmeyi düşünüyor.

Özetle, Ege gazetesinin geçen sayısında üzümde zor bir sezon olacağını yazmıştım. Ege’nin dünyaca ünlü “Sultani” üzümünde üreticiye düşük gelen fiyat ihracatçıya yüksek geliyor. Üretici para kazanamazsa alternatif ürünler gündeme gelebilir. Bu yazıda sadece iki örnek verdim. Yarın bu örnekler çoğalabilir. Bölgeden haber ve bilgi vermeyi sürdüreceğiz.

 

 

REKLAM

Yorum Yazın

Yorumunuz denetimden sonra yayımlanır. E-posta adresiniz gösterilmez.

REKLAM
Tarım Dünyası Bülteni

Gündemi kaçırmayın, düzenli özet e-posta olarak gelsin.

Neleri almak istersiniz?

Hepsini almak için hiçbirini işaretlemeyin.

İçeriğe Atla