Reklam Ver

Milli Tarım Projesi uygulanabilir mi?

Başbakan Binali Yıldırım, İzmir Ödemiş’te “Milli Tarım Projesi”ni açıkladı.Çiftçilerin, yatırımcıların, ihracatçıların, sektördeki herkesimin sorduğu soru şu; bu proje uygulanabilir mi?
Milli Tarım Projesi’nin açıklanmasından iki gün önce bu sütunda ” Başbakan’ın tarıma destek paketinde neler var?” başlıklı yazımızda havza modeli, hayvancılık politikasındaki değişiklik,ovaların korunması, desteklerin 2 taksitte ödenmesi ve benzeri konuların bir paket olarak açıklanacağını belirtmiştik. Yazdıklarımızdan farklı olarak sadece mazot desteği ilk kez açıklanmış oldu.
Pazar günü Silivri Belediyesi’nin organize ettiği ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı tarım toplantısında görüştüğümüz çiftçiler, ziraat mühendisleri, ziraat odası yöneticileri, milletvekillerinin hepsi mazot konusundaki açıklamanın önemine değindi.
Ayrıntılarını yarınki yazımızda okuyacağınız Silivri’deki toplantının bir bölümünde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sözü mazot desteğine getirerek; seçim öncesi mazotta dahil, projeleri dile getirdiklerinde hükümet yetkililerinin, “kaynağı nereden bulacaksınız” diye sorduklarını hatırlatarak:” Demek ki kaynak varmış” dedi. Mazot desteğinin kendi projeleri olduğunu dile getirdi.
Gerçekten de son 4-5 seçimde en çok gündeme getirilen konulardan birisi çiftçinin kullandığı mazotun fiyatının düşürülmesiydi. AKP Hükümeti ise buna “popülist” diye karşı çıkar, “kaynak nerede” diye sorardı. Öyle görünüyor ki, muhalefetin özelliklede CHP’nin bir projesi daha AKP Hükümeti tarafından uygulamaya geçirilecek.
Herkesin merak ettiği ve sorduğu soruya gelelim. Milli Tarım Projesi uygulanabilir mi?
Bildiğimiz kadarıyla, hedefleri,stratejisi, uygulama biçimi ve takvimi belirlenmiş bir proje metni yok. Bir kitapçık hazırlandı,ancak baskımı yetişmediği için toplantıda dağıtılamadı.Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in zaman zaman dile getirdiği ve Bakanlar Kurulu’na yaptığı bir sunum var. Bu sunumun biraz “politize” edilmiş versiyonu Başbakan Binali Yıldırım tarafından Ödemiş’te kamuoyuna açıklandı.
Başbakan Yıldırım’ın sunumundaki ana konular ve uygulanabilirliği konusunda şunları söyleyebiliriz.
Havza Modeli; Mehdi Eker’in bakanlığı döneminde, 2006 yılında TÜBİTAK Projesi olarak başlayan ve 2009’da tamamlanarak açıklanan ancak uygulanmayarak rafa kaldırılan havza modeli raftan indirildi. 2009’da açıklanan havza modelinde arpa, aspir, ayçiçeği, buğday, çavdar, çay, çeltik, kuru fasulye, kanola, mercimek, mısır, nohut, pamuk, soya, yulaf ve yağlık zeytin üreten çiftçilerin havza bazlı desteklerden yararlanacağı ilan edilmişti. Şimdi buna fındık,tritikale ve yem bitkileri ilave edildi. Bu modelin özü, hangi ürün hangi havzada daha verimli üretilecekse devlet orada destekleyecek.
Başbakan Binali Yıldırım’ın açıklamasına göre ,buğday ve yem bitkileri tüm havzalarda desteklenecek. Daha yola çıkarken modelin delindiği anlamına geliyor. Çünkü dekara 600 kilo buğday alan da 100 kilo alan da desteklenecek.
Hayvancılık; Milli Tarım Projesi’nin temel direklerinden birisi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik göreve geldiğinden beri hayvancılıkta farklı bir politika uygulayacaklarını, ithalatı değil yerli üretimi artıracaklarını söylüyor. Buna yönelik çalışmalar Milli Tarım Projesi sunumunda da geniş yer buldu.
Projeye göre, Ağrı,Ardahan,Artvin,Bayburt,Bingöl,Bitlis,Çankırı, Çorum,Elazığ, Erzincan, Erzurum,Giresun Gümüşhane,Iğdır,Kars,Kastamonu,Kayseri, Malatya, Muş, Samsun,Sivas,Şırnak,Tunceli,Van Yozgat’tan oluşan 25 il, “Mera Hayvancılığı Yetiştirici Bölgesi” kapsamında ilave destekler alacak.Bu illerde ağıl ve ahır yapımına veya yenilenmesine yüzde 50 hibe desteği verilecek. Et sığırcılığına uygun 200 başa kadar düve alımına yüzde 30 hibe desteği sağlanacak.Bu bölgedeki yetiştiricilere buzağı başına 200 lira daha fazla destek ödenecek.
Proje kapsamında, Adana,Adıyaman,Afyon,Aksaray,Amasya,Aydın,Balıkesir,Burdur, Bursa,Çanakkale,Çorum,Denizli,Edirne,Erzurum,İzmir,Kars,Kastamonu,Kayseri,Kırklareli, Konya,Malatya,Manisa,Muğla,Muş,Samsun,Sivas,Şanlıurfa,Tekirdağ,Tokat,Trabzon,Yozgat’ı kapsayan 31 il Damızlık Düve Üretim Merkezi olarak ilan edildi. Bu illeri kapsayan bölgede en az 500 baş kapasiteli damızlık gebe düve merkezlerinin kurulması öngörülüyor. Kurulacak bu işletmeler için inşaat,hayvan alımı ve makine alımında yüzde 50 hibe desteği verilecek.
Başbakan’ın açıklamasının üzerinden 3 gün geçmeden Damızlık Düve Üretim Merkezleri’ne 1 il daha ilave edildi. Öyle görünüyor ki, siyasi baskı ile bu merkezlere yeni iller eklenecek.
Ayrıca 22 ilde en az 500 baş kapasiteli Damızlık-Koç Teke Üretim Merkezleri, 8 ilde ise en az 250 baş kapasiteli Damızlık Manda Üretim Merkezleri kurulması öngörülüyor. Ette sınıflandırma,sütte anlık kayıt sistemi,hayvan hastalıklarıyla mücadele gibi konularda da düzenlemeler öngörülüyor.
Hayvancılıkta yapılmak istenen üretimin, ticaretin ve ihracatın planlanması. Bu gerçekleştirilebilirse Türkiye, hayvancılıkta düştüğü krizden çıkabilir.
Mazot Desteği;Milli Tarım Projesi’nin sürprizi ise mazot desteği oldu. Çiftçinin kullanacağı mazotun bedelinin yarısı devlet tarafından karşılanacak. Çiftçileri en çok memnun eden düzenleme bu oldu. Çünkü, dünyanın en pahallı mazotunu kullanan çiftçinin, girdi maliyetlerini düşürecek bir uygulama olacak. Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ürün bazında mazot giderini çıkaracak ve ürüne göre mazot desteği verilecek. Bu uygulamanın 2017’de başlayacak. Fakat, çiftçinin mazot parasını alması 2018’i bulur. Çünkü, 2017’de kayıt sistemine girecek, kimin ne kadar mazot desteği alacağı belirlenecek ve 2018’de ödemesi yapılacak.
Özetle, Milli Tarım Projesi hedefi,stratejisi,bütçesi,takvimi henüz açıklanmamış bir proje olsa da elbette uygulanabilir. Fakat, hükümetin tarıma verdiği önem ve geçmişteki uygulamaları herkeste bir kuşku uyandırıyor. Umarız bu kuşkular giderilir ve bu proje uygulanır.

Reklam Ver

2 YORUMLAR

  1. Ali Ekber Bey,
    Yazılarınızı dikkatle takip ediyorum.
    Artık tütünü yazmaz oldunuz…
    “Türkiye Milli Tarım Destekleme Modeli” kapsamında 941 havzada 2017 üretim sezonunda desteklenecek 19 ürün arasında arasında tütünün adı yok. Ancak, yabancı menşeli tütünleri ithal edip sigara üreten ulusötesi şirketlere devletin teşvik ve desteği Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesine “taraf” olmamıza rağmen sürüyor. Bir zamanlar “tütün ülkesi” olarak bilinen Türkiye, ürettiğinden daha fazla tütünü ithal eder durumda .
    TEKEL’in sigara biriminin 2008 yılında özelleştirilmesinin ardından tütün mamulleri sanayinde yabancı kontrol oranı %89,6 oldu. Bu oran imalat sektöründe gerçekleşen en yüksek yabancı kontrol oranıdır. Ulusötesi sigara şirketleri artırılan vergilere rağmen Türkiye’de en çok kar eden şirketler arasındadır.
    Selam ve saygılarımla.

  2. Ali Ekber Bey’in Tütünle ilgili daha önce, özellikle TEKEL in son dönemimde yazdıklarını okumuş bir Tütün Eksperi olarak yukarıdaki yazısında Tütünden bahsetmemiş olması bana da garip geldi. Umarım Maliye Eski Bakanımız sn. Unaktan’dan azar işittiği için bir daha ağzına tütün lafını almayacağını söyleyen, bir TBMM ziyaretimde makamında ziyaret ettiğim bir sn. Vekilimiz gibi düşünmüyordur 🙂

    Selamlar, saygılar kendisine..

    Cengiz Şahin – 13. Dönem Tütün Eksperi

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız